<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/3707 E. , 2025/2995 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/3707<br>Karar No : 2025/2995 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Birliği Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br> 2- ... Odası Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Antalya ilinde eczacı olan davacı tarafından, sıralı dağıtıma tabi reçetelerin limit-kota dışı karşılanması nedeniyle 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu'nun 30/c maddesi gereğince Antalya Eczacı Odası tarafından verilen 30 gün süre ile sanat icrasından men cezası kararının aynı Kanunun 45. maddesi uyarınca onaylanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Türk Eczacıları Birliği Yüksek Haysiyet Divanı kararının iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 21/10/2021 tarih ve 31635 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 22/09/2021 tarih ve E:2021/16, K:2021/62 sayılı kararıyla 6643 sayılı Kanun'un 30. maddesinin Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edildiği, anılan kararın Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe gireceğinin ayrıca karara bağlandığı, Anayasa Mahkemesi'nce, iptal kararının yürürlüğü girmesi dokuz ay süre ile ertelenmiş ise de, hukuka aykırılığı Anayasa Mahkemesi kararı ile saptanmış yasal düzenleme uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlığa konu işlemin tesis edilmesine dayanak alınan disiplin cezası verilmesini düzenleyen hükmün Anayasa Mahkemesince iptal edilmekle birlikte henüz yürürlüğe girmediği açık olan Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının bakılan davada uygulanmasının mümkün olmadığı, aksi yöndeki düşüncenin kabulü halinde, Anayasanın 153. maddesi hükmünün ihlâl edilerek hukuki boşluğa sebebiyet verileceği, bu durumun, Anayasa Mahkemesinin anılan kararının, Resmî Gazete'de yayımlandığı tarih ile kararın yürürlüğe gireceği tarih arasında idarece disipline aykırı eylemlere karşı hiçbir disiplin cezası verilememesi ve daha önce verilip de henüz yargılama süreci devam eden tüm disiplin cezalarının da iptali sonucunu doğuracağı, böylece azımsanmayacak bir süreçte işlenen ve disiplin cezasını gerektiren tüm fiilerin yaptırımsız kalacağı, diğer taraftan, Ceza Hukukunda yer alan lehe olan düzenlemenin uygulanması ilkesi gereğince istinaf incelemesinin yapıldığı tarih itibariyle iptal edilen Kanun maddesinin yeniden düzenlendiğinin göz önünde bulundurulması, yargılamanın tüm bu hukuksal çerçeve gözetilerek yapılması gerektiği, bu halde sıralı dağıtıma tabi reçetelerin limit-kota dışı karşılandığının subut bulduğu, her ne kadar davacı tarafından eylemlerin çalışanları tarafından sehven yapıldığı iddia edilmekte ise de farklı sistemlere, maddi kazanca neden olacak şekilde farklı bilgi girilmesinin hata ile açıklanamayacağı, eczanenin sahip ve mesul müdürü olan davacının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı anlaşılmakta olup suç ile ceza arasında denklik gözetilerek tesis edilen davalı idare işleminde hukuka aykırılık, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesi ile istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakkında tesis edilen idari işlemin hukuki dayanağı Kanun maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği, ilgili hükmün veya yeni düzenlemenin işbu dava açısından uygulanma kabiliyeti bulunmadığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte Anayasa Mahkemesi iptal kararının bu davada uygulanamayacağı düşünülse bile, hileli satışta bulunmadığı, ilgili reçetelerdeki problemlerin Farmainbox sisteminin hatasından kaynaklandığı, Farmainbox dökümleri, reçeteler ve listelerin her Eczacı Odasının denetiminden geçtiği ve Oda'da görevli eczacılar tarafından gerekli incelemeler yapıldıktan sonra ıslak imza ile onaylandığı, yapılan inceleme neticesinde kendilerine herhangi bir yanlışlık bulunduğuna dair bilgilendirme yapılmadığı, nitekim Oda onayı olmaksızın anılan reçetelerin SGK'ya fatura edilmesinin mümkün olmadığı, sistemin fazla ilaç yazımına imkan vererek kullanıcıları yanılttığı, sadece reçete adet kontrolü yapıldığı, bedel kontrolü yapılmadığından eczacıların mağdur edildiği, Türk Eczacıları Birliği'nin 2020 Nisan ayında e-onay formatı getirerek sistemsel hatayı giderdiği, 44 adet reçetede 89 kalem ilaç sehven kotaya dahil organ nakli ilacı olarak girildiğinden kotanın dolmasına sebep olduğu, bu durumun Eczacı Odasına bildirilmesine rağmen ilgili kararda bu hususun belirtilmediği ve kotadan düşümün gerçekleştirilmediği, sehven kota aşımı yapılan tutarın tevzi bedelinin Oda'ya ödendiği, ayrıca Oda tarafından davacının organ nakli sonrası ilaç giriş ekranının Mayıs ayına kadar kapatıldığı belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Türk Eczacıları Birliği tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.Diğer davalı Antalya Eczacı Odası tarafından savunma verilmemiştir.<br> <br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 18/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
disiplin