<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/3762 E. , 2025/3462 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/3762<br>Karar No : 2025/3462<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) :... Bakanlığı / ...<br>Vekili : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL Komisyonunca insan hakları ihlallerinin giderilmediği, somut olayda ceza hukukuna ilişkin ilkelerin uygulanması gerektiği, terör örgütüyle irtibat ve iltisaklı olduğuna dair değerlendirmenin yalnızca yargı merciince yapılabileceği, idarece bu konuda bir değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlem ile yasama ve yürütme makamlarınca yargı yetkisinin kullanıldığı, usulüne uygun disiplin soruşturması açılmadan ve savunma hakkı tanınmadan işlem tesis edildiği, hakkında somut bir delil ve gerekçenin sunulamadığı, kişiselleştirme yapılmadığı, dava konusu işlemin kendisine tebliğ edilmediği, olağanüstü hal döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelere dayanılarak kamu görevinden çıkarılmasının Anayasa'ya aykırı olduğu, FETÖ/PDY yapılanması hakkındaki terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararıyla alındığı, bunun 30 Mayıs 2016 tarihinde kamuoyuna duyurulduğu, ancak bu tarihten sonraki iradi faaliyet ya da kasti hareketlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, OHAL döneminde sadece durumun gerektirdiği türden geçici tedbirlerin alınabileceği, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 15. 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine aykırı olduğu ve 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği, hakkında verilen mahkumiyet kararının bu karardan çok önce tesis edilmiş olan kamu görevinden çıkarma işlemine dayanak oluşturmayacağı, yasal bir sendikaya üye olmasının kamu görevinden çıkarılmaya gerekçe yapılamayacağı, ByLock verilerinin hukuka aykırı delil niteliğinde olup, hiçbir yargılamada delil olarak kullanılamayacağı, ... hesabını örgütsel bir ilişki içerisinde veya örgüte yardım amacıyla kullanmadığı, yasal olarak kurulmuş bir bankaya para yatırmasının ve bankacılık işlemi gerçekleştirmesinin örgüt ile irtibat ve iltisakı noktasında delil teşkil etmeyeceği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, mülkiyet hakkı, eğitim hakkı, mahkemeye erişim hakkı, masumiyet karinesi, gerekçeli karar hakkı, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde yargılanma hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ve şahsiliği ilkeleri, non bis in idem ilkesi, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkeleri, ifade özgürlüğü, örgütlenme ve barışçıl toplanma özgürlüğü, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. <br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br><br></font></p></body></html>
disiplin