<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/448 E.  ,  2025/3218 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/448<br>Karar No : 2025/3218<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, bir kamu görevlisinin uzunca bir süre bazı meslekleri icra etmekten men edilmesinin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu ve ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, hiçbir organın kaynağını Anayasadan almadığı Devlet yetkisini kullanamayacağı, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama, suçlu ilan etme ve cezalandırma yetkisinin bulunmadığı, aksine durumun fonksiyon gaspına yol açacağı, Anayasanın bağlayıcı hükümlerinin dikkate alınması gerektiği, kimsenin içeriğini bilmediği MGK kararlarına uymadığı gerekçesiyle suçlanıp cezalandırılamayacağı, Türk hukukunda kamu görevlilerinin, adil yargılanma hakkının temel güvencelerine uygun bir yargılama sonucu meslekten çıkarılmadığı ve kendileri talep etmedikleri sürece, zorunlu emeklilik yaşına kadar kamu görevinde kalma, sundukları kamu hizmetinin karşılığı olarak düzenli şekilde maaş (gelir) elde etme ve Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenli ve zorunlu olarak ödedikleri katkı payı nedeniyle de emeklilik yaşında emeklilik maaşı alma hakkına sahip olduğu, tüm bu hakların mülkiyet hakkının kapsamı ve koruması altında bulunduğu, savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği, tanık beyanının kendi beyanıyla çelişmediği, ders çalışmak için evlere gitmesi nedeniyle cezalandırılmasının suç ve cezaların kanuniliği ilkesiyle bağdaşmayacağı, ardışık aramaya ilişkin Yargıtay tarafından belirlenen kriterlerin hiçbirinin kendisi açısından geçerli olmadığı, ankesörlü telefondan kendisine yapılan aramalara ilişkin bu görüşmelerde ne konuşulduğu, örgütsel toplantıya çağrılıp çağrılmadığı, çağrıldıysa toplantıya katılıp katılmadığı, toplantıya katıldı ise toplantının örgütsel nitelikte hiyerarşik yapısı içerisinde faaliyet yürüttüğüne dair herhangi bir bulgu elde edilmediği, bu nedenle HTS kayıtlarının delil olarak kabul edilemeyeceği, ardışık arandığı iddia edilen kişilerle meslek hayatında süregelen bir dostluğunun söz konusu olduğu, bu nedenle yapılan aramaların hayatın olağan akışı içerisinde olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ya da iltisaklı olduğuna ilişkin hiçbir kriterin şahsında gerçekleşmediği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br></font></p></body></html>

disiplin