<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/3849 E. , 2025/117 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/3849<br>Karar No : 2025/117 <br> <br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) :... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br> 2- ... Birliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br> 3- ... Barosu Başkanlığı<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan davacının, meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ve tedbiren işten yasaklanmasına ilişkin Yozgat Barosu Disiplin Kurulu kararının düzeltilerek onanmasına dair Adalet bakanlığı'nın ... Olur tarih ve ... sayılı işlemi ile onaylanan Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkum olduğu ve mahkumiyet kararının kesinleştiği anlaşıldığından, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun amir hükmü gereği meslekten çıkarılması ve tedbiren işten yasaklanmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan davacı tarafından, savunması alınmadan meslekten çıkarma cezası ve tedbiren işten yasaklama kararı verildiği, UYAP kaydının habersiz bir şekilde ve süre verilmeksizin kapatılarak dosyalara erişiminin engellendiği, müvekkillerine karşı yükümlülükleri gözetilerek uygun bir süre verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de; davacı hakkında yürütülen disiplin kovuşturması sırasında davacının yazılı savunmasının alındığı, duruşma yapıldığı, Yozgat Barosu Disiplin Kurulunca verilen ilk kararın "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararına istinaden verildiği, davacının sonradan yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun kapsamındaki temyiz başvurusunun reddi üzerine de yine hakkındaki aynı suçtan kesinleşmiş mahkumiyet kararına istinaden bakılan davaya konu meslekten çıkarma ve tedbiren işten yasaklama kararının verildiği, yeni bir suç isnadı söz konusu olmadığı dikkate alındığında, yeniden savunmasının alınmasını gerektirecek bir durumun mevcut olmadığı, diğer taraftan, Avukatlık Kanunu'nun 155. maddesinin 1. fıkrası hükmü uyarınca, avukatlığa ait yetkilerin işten yasaklama kararının verildiği tarihten itibaren hiçbir şekilde kullanılamayacağı göz önünde bulundurulduğunda davacının iddialarına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunduğundan bahisle baro disiplin kurulunca verilen meslekten çıkarma ve işten yasaklama cezasının, anılan cezaya esas mahkumiyet kararı 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 7188 sayılı Kanun ile değişik 286/3 maddesi uyarınca temyiz edilmiş olduğundan, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet bulunmadığı gerekçesi ile İdare Mahkemesince iptal edildiği, anılan temyiz incelemesi neticesinde temyiz isteminin reddine karar verilmesi üzerine, hakkında aynı suçtan kesinleşmiş mahkumiyet kararı olduğundan bahisle yazılı veya sözlü savunması alınmaksızın dava konusu işlemlerin tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu, temel haklardan olan savunma hakkının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi ve Anayasa'nın 36. maddesi ile güvence altına alındığı, kaldı ki dava konusu işlemlere esas ceza kararı her ne kadar kesinleşmişse de anılan karara karşı hukuki mücadelesinin devam ettiği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Adalet Bakanlığı ve Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur. Diğer davalı Yozgat Barosu Başkanlığınca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 24/01/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY :<br><br> (X)- Dava, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan davacının meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ve tedbiren işten yasaklanmasına ilişkin Yozgat Barosu Disiplin Kurulu kararının düzeltilerek onanmasına dair Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu'nun... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile bu kararın onaylanmasına ilişkin Adalet Bakanlığı'nın ...tarih ve ... sayılı Olur'unun iptali istemiyle açılmıştır.<br> 1136 sayılı Avukatlık Kanununun "Avukatlığa kabul şartları" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde, bu Kanuna göre avukatlığa engel bir hali olmamak gerektiği, "Avukatlığa kabulde engeller" başlıklı 5. maddesinde, "Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık meslekine kabul istemi reddolunur : a) (Değişik bend: 23.01.2008 - 5728 s.k/madde 326) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (...) zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmak, b) Kesinleşmiş bir disiplin kararı sonucunda hakim, memur veya avukat olma niteliğini kaybetmiş olmak,"; "Disiplin cezaları" başlıklı 135/1-5. maddesinde, "Meslekten çıkarma; avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak avukatın adının baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılmasıdır. Avukatlık ortaklığı için de baro avukatlık ortaklığı sicilinden silinmesidir."; "Cezaların uygulanma şekli" başlıklı 136/1. maddesinde, "Bu kanunun avukatların hak ve ödevleri ile ilgili altıncı kısmında yazılı esaslara uymayanlar hakkında ilk defasında en az kınama, tekrarında, davranışın ağırlığına göre, para veya işten çıkarma cezası ve 5 inci maddenin (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanır."; "Savunma hakkı" başlıklı 137. maddesinde, "Avukatlar hakkında yapılacak kovuşturmalarda, isnat olunan hususun avukata açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve bu savunma için en az on günlük bir süre tanınması zorunludur."; "Ceza kovuşturmasının disiplin cezalarına tesiri" başlıklı 140. maddesinde, "Avukat hakkında başlamış olan ceza kovuşturması, disiplin işlem ve kararlarının uygulanmasına engel olmaz. Şu kadar ki, disiplin işlem ve kararına konu teşkil edecek bir eylemde bulunmuş olan avukat hakkında aynı eylemlerden dolayı ceza mahkemesinde dava açılmış ise, avukat hakkındaki disiplin kovuşturması, ceza davasının sonuna kadar bekletilir. Bu halde yönetim kurulunun isteği üzerine disiplin kurulu, avukatın işten yasaklanmasına yer olup olmadığı hakkında 153 ve 154 üncü maddeler uyarınca bir karar vermek zorundadır. Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali müstesna, beraatle sonuçlanmış bir ceza davasının konusuna giren eylemlerden dolayı disiplin kovuşturması, o eylemin ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir mahiyette olmasına bağlıdır. Baro yönetim kurulları hükümlülükle sonuçlanan bir ceza davasının konusunu teşkil eden eylemlerden dolayı ayrıca disiplin kovuşturması açmak zorundadırlar."; "Disiplin kovuşturmasının açılması" başlıklı 141. maddesinin üçüncü fıkrasında; "Yönetim kurulu, ilgilinin ihbar ve şikâyeti veya Cumhuriyet savcısının isteği üzerine yahut re'sen, disiplin kovuşturması açılmasına karar vermeye esas olacak soruşturmanın yapılması görevini kendi üyelerinden birine verebilir. Soruşturma ile görevlendirilen üye, delilleri toplar, gerekli gördüğü kimselerin ifadelerini yeminle de alabilir; hakkında soruşturma yapılan avukatı da dinledikten veya dinlemek için verilen süre dolduktan sonra dosyayı bir raporla yönetim kuruluna verir. (Ek cümle: 2/5/2001 - 4667/68 md.) Yönetim kurulu, soruşturma maksadıyla her türlü adlî ve idarî mercilerden bilgi ve belge isteyebilir, ilgili dosyaları veya örneklerini isteyip, inceleyebilir.", "Disiplin kurulunda duruşma" başlıklı 144. maddesinde, "Disiplin kovuşturması açılmasına karar verilen hallerde, yönetim kurulunun iletmesi üzerine, disiplin kurulu, incelemesini evrak üzerinde yapar. Disiplin kuruluna gönderilen dosya içinde avukatın sicili de bulunur. Avukatın isteği veya disiplin kurulunca gerek görülmesi halinde, inceleme duruşmalı olarak yapılır. Duruşma gizli olur. Disiplin kurulu incelemeyi ivedilikle ve herhalde kararın kendisine gelişi tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde sonuçlandırmak zorundadır. Ceza davasının sonucunun beklenmesini gerektiren haller saklıdır." hükümleri yer almaktadır. <br> Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere; avukatlar hakkında yapılacak kovuşturmalarda, isnat olunan hususun avukata açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve bu savunma için en az on günlük bir süre tanınması zorunlu olduğu gibi, disiplin kovuşturması açılıp açılmamasına esas olmak üzere baro yönetim kurulunca görevlendirilen üyenin, hakkında soruşturma yapılan avukatı dinlemesi veya dinlemek için verilen süre dolduktan sonra dosyayı bir raporla yönetim kuruluna vermesi gerektiği görülmektedir.<br> Bu durumda, davacı avukat hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan verilen kesinleşmiş mahkumiyet kararı nedeniyle, Baro Disiplin Kurulu'nun mevzuat gereği davacının meslekten çıkarılması ve işten yasaklanması hususunda bağlı yetki içinde olduğu, farklı bir işlem tayini konusunda takdir yetkisine sahip bulunmadığı ve davacı hakkında yeni bir suç isnadı söz konusu olmadığı anlaşılmakta ise de, 1136 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca Baro Disiplin Kurulunca bu yönde bir karar verilmeden önce, temyiz yargılaması neticesinde kesinleşen ceza mahkumiyetinin yarattığı yeni hukuki durum çerçevesinde davacıya savunma hakkı tanınarak, yazılı veya sözlü beyanlarının alınması gerekirken, bu yola başvurulmaksızın davacının savunma hakkını kısıtlayacak şekilde, savunması ve beyanları alınmaksızın tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığından temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br><br><br><br><br></font></p></body></html>
disiplin