<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/22287 E. , 2025/251 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/22287<br>Karar No : 2025/251<br><br> Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):... <br>Vekili : Av....<br><br>Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Davanın reddi yönünde verilen mahkeme gerekçeli kararında tutarlı bir açıklama bulunmadığı, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, 2017 yılında tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin gerekçelerin 2020 yılındaki soruşturma ve devamında gelen kovuşturma olduğu, ankesörlü telefonlardan örgütsel amaçlı arandığını ortaya koyacak hiçbir somut delilin bulunmadığı, Yargıtay kararında belirlenmiş ankesörlü/sabit hatlardan aranma kriterlerinin şahsında gerçekleşmediği, hakkındaki tanık ifadelerinin gerçeğe aykırı, soyut ve ispatı olmayan beyanlar olduğu, savunma hakkı tanınmadığı, Anayasa'nın 15 ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, ölünceye kadar süreceği belirtilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin durumun gerektirdiği türden bir tedbir olmaması nedeniyle Anayasa'nın 15 ve 121. maddeleri ile AİHS'nin 15. maddesine aykırı olduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararının objektif niteliği bulunduğu, dava konusu uyuşmazlık hakkında da uygulanması gerektiği, disiplin soruşturması yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, öngörülebilirlik ilkesine riayet edilmediği, OHAL şartları ileri sürülerek yasal güvencelere aykırı olarak kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, irtibat ve iltisak kavramlarına ilişkin manevi unsurun oluşmadığı, bu kavramların öngörülebilir olmadığı ve hukuki karşılıklarının bulunmadığı,kamu görevinden çıkarma işleminin ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, ceza hukuku ilkelerinin somut uyuşmazlığa uygulanması gerektiği, yasal faaliyetlerin anayasal prensiplere sadakat yükümlülüğünü ihlal etmeyeceği, mahkeme kararına gerekçe yapılan olgu ve eylemlerin tamamının yasal nitelik taşıdığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi: ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334.maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335.maddesinin 3.fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
disiplin