<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/22823 E.  ,  2025/1088 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/22823<br>Karar No : 2025/1088<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne, Anayasa'ya, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na aykırı olduğu, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği gerekirken OHAL süresini aşan tedbirlerin alınmasının hukuka aykırı olduğu, söz konusu KHK'nın 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulu'nda onaylanmadığı, bu nedenle yok hükmünde olduğu, 17-25 Aralık sürecinden öncesinde de sonrasında da FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir bağının bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını gösteren hiçbir somut bilgi, belge ve gerekçeye yer verilmediği, Anayasa'nın 129/2. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadığı, hakkında disiplin soruşturması yürütülmediği, ByLock programını kesinlikle kullanmadığı, Bank Asya'da hesabının bulunmadığı, örgüte müzahir herhangi bir dergi veya gazete aboneliğinin olmadığı, örgüte müzahir okullara gitmediği, kod adı kullanmadığı, sadece dini sohbet ve toplantılara katıldığı, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verildiği, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, sohbet ve toplantılara katıldığı yönünde verilen itirafçı tanık beyanlarını kabul etmediği, anılan beyanların 17-25 Aralık sürecinin çok öncesine ilişkin olduğu, hukuken itibar edilemeyeceği, ankesörlü/sabit hatlardan örgütsel saiklerle ardışık aranma iddiasının gerçeği yansıtmadığı, kamu görevinden çıkarılma işleminin idari işlemin unsurları olan yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Yasin Özdemir / Türkiye kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: <br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br></font></p></body></html>

disiplin