<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2483 E. , 2024/3372 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/2483<br>Karar No : 2024/3372 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... Odası <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 15/01/2024 tarih ve E:2023/8053, K:2024/256 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 18/10/2017 tarih ve 30214 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kayadan Oyma Yapıların Tasarım, Hesap ve Yapım Esaslarına Dair Yönetmeliğin 6. maddesinin 5 ve 6. fıkraları, 7. maddesinin 2 ve 3. fıkraları, 10. maddesinin 3 ve 4. fıkralarındaki “varsa” ibareleri ve aynı maddenin 5. fıkrasının iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 15/01/2024 tarih ve E:2023/8053, K:2024/256 sayılı kararıyla; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/06/2023 tarih ve E:2022/2988, K:2023/1353 sayılı kararının bozmaya ilişkin kısmına uyularak;<br> Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, kaya kütle etüdünün; kayadan oyma yapıların yapılacağı alanda yer alan kayaçların kaya kütle parametrelerinin belirlenmesi için gerekli analiz ve araştırmaları içeren etüdü ifade ettiğinin belirtildiği,<br> Yönetmeliğin 10. maddesinde ise, kayadan oyma yapılar için gerekli araştırma ihtiyacı ve kapsamının tasarımın boyutu, jeolojik yapının karmaşıklığı ve jeolojik model içerisindeki belirsizlikler göz önünde bulundurularak projeden sorumlu mühendis tarafından belirleneceği, kayadan oyma yapılar tasarlanmadan önce kaya kütle etüdünün düzenleneceği, kaya kütle etüdünde sondaj ve varsa jeofizik ölçüm yerlerinin harita üzerinde gösterileceği ve boyut, şekil, yönelim (doğrultu) ve kaya destekleme özelliklerinin belirleneceği, bu yapılırken herhangi bir jeolojik tehlike (kaya düşmesi, kaya kayması ve benzeri) olasılığına karşı mühendislik verilerinin temin edileceği, kaya kütle etüdünün yapılan arazi gözlemleri, açılan sondaj/araştırma çukurları ve varsa jeofizik çalışmalara ait verileri, arazi ve laboratuvar deneylerinin prosedürleri ile sonuçlarını içereceği, kaya kütle etüdünde toplanan tüm veriler değerlendirilerek Jeolojik Dayanım İndeksi (GSI) değerinin tespit edileceği ve buna göre projenin uygulanıp uygulanamayacağına dair hükmün belirtileceği ve kaya kütle etüdünün Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin zemin ve temel etüt raporuna ilişkin maddelerinde adı geçen disiplinlere mensup mühendislerce, mühendislik hizmetleri esaslarına uygun olarak hazırlanacağının öngörüldüğü,<br> İlgili mevzuat başlığı altında yer verilen Yönetmelik maddeleri, dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi ve 10. maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde; kayadan oyma yapılar için gerekli araştırma ihtiyacı ve kapsamının, diğer bir deyişle kayadan oyma yapıların yapılacağı alanda yer alan kayaçların kaya kütle parametrelerinin belirlenmesi için gerekli analiz ve araştırmaların (kaya kütle etüdünün) kapsamının proje mühendisi tarafından belirleneceği, bu kapsamda yapılacak kaya kütle etüdünün Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin zemin ve temel etüt raporuna ilişkin maddelerinde adı geçen mühendislik disiplinlerinden hangisine mensup mühendislerce yapılacağına da karar verileceği, kütle etüdü yapılacak yerin coğrafi, topoğrafik, sismik v.b. özelliklerine göre bu etüt çalışmasında yer alması gereken mühendislik disiplinlerinin de değişebileceği, anılan özellikleri gereği daha detaylı etüt edilmesi gereken yerlerde Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin ilgili maddesinde gösterilen bütün yönlerden ve bütün mühendislik disiplinlerine mensup mühendislerce etüt yapılması gerekirken; nispeten daha yüzeysel bir etütle yetinilebilecek yerlerde Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin ilgili maddesinde gösterilen bazı yönlerden ve belli bir mühendislik disiplini ya da disiplinlerine mensup mühendislerce etüt yapılabileceği, örneğin Türkiye Deprem Haritasında depremsellik durumu yüksek olan bir yer ile daha düşük olan bir yerde yapılacak kütle etüdünün kapsamı ve dolayısıyla bu etütte yer alacak mühendislik disiplinlerinin de aynı olmayacağı, dolayısıyla yapılacağı yerin özellikleri gözetilmeksizin her kaya kütle etüdünde jeofizik mühendislerince jeofizik yöntem ve ölçümlerin uygulanması yönünde bir zorunluluk öngörülmesinin hem işin teknik niteliği hem de kamu yararı ile uyumlu olmayacağı, kaldı ki Yönetmelik kapsamında yapılacak araştırma, inceleme ve etüt işlerinin hangi mühendislik dalınca yapılacağı hususunda bir belirleme ve bu kapsamda jeofizik mühendislerine yönelik bir kısıtlamanın da bulunmadığı, dolayısıyla Yönetmeliğin 10. maddesinin 3 ve 4. fıkralarında "varsa" ibaresine yer verilmek suretiyle kaya kütle etütlerinde jeofizik ölçüm yerlerinin gösterilmesinin zorunlu tutulmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı,<br> Öte yandan, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 57. maddesinin 6. fıkrasının (a) bendinde düzenlenen zemin ve temel etüdünün ne şekilde ve hangi mühendislik disiplinlerine mensup mühendislerce yapılacağını göstermek amacıyla çıkarılan ve işlem tarihinden sonra 09/03/2019 tarih ve 30709 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatına Dair Tebliğin eki Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatının "Etüt Kategorileri" başlıklı 5. maddesinde, zemin ve temel etütlerinin; çalışmanın içeriğine göre Kategori 1, Kategori 2 ve Kategori 3 olmak üzere üç kategoriye ayrıldığı, alt maddelerde ise bu kategorilere girecek zemin ve temel etütlerinin hangi özellikler dikkate alınarak belirleneceğine ilişkin ayrıntıların düzenlendiği, her kategorinin düzenlendiği bölümün sonunda kategorilerine göre yapı örneklerine yer verildiği, Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatının "Zemin ve Temel Etütlerinin Kapsamı" başlıklı 7. maddesinde ise kategorik ayrıma göre zemin ve temel etütlerinin ne şekilde yapılacağına ilişkin düzenlemelere yer verildiğinin anlaşıldığı,<br> Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 57. maddesinin 6. fıkrasının yukarıda sözü edilen Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatındaki düzenlemeler ile birlikte değerlendirilmesinden; zemin ve temel etütlerinin, etüdün yapılacağı zeminin ve inşa edilecek yapının özelliklerine göre belirlenecek kategorilere göre jeoloji, jeofizik veya inşaat mühendislerince ya da bu mühendislerden ikisi veya üçü tarafından yapılacağı, her zemin ve temel etüdün muhakkak her üç mühendis eliyle yapılmasında zorunluluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı,<br> Bu itibarla, Yönetmeliğin 10. maddesinin 6. fıkrasında atıfta bulunulan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 57. maddesinin 6. fıkrasının (a) bendi ile de uyumlu olduğu anlaşılan 10. maddenin 3 ve 4. fıkralarındaki "varsa" ibarelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Yönetmelik'te belirtilen amacı gerçekleştirmek için ilgili tüm mühendislik çalışmalarından yararlanmak gerektiği, oysa dava konusu Yönetmeliğin 10. maddesinin 3. ve 4. maddesinde yer alan “varsa jeofizik ölçüm yerleri” ifadesinin keyfilik getirdiği, “varsa” ifadesinin anılan fıkralardan çıkartılması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.<br>Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/06/2023 tarih ve E:2022/2988, K:2023/1353 sayılı kısmen bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 15/01/2024 tarih ve E:2023/8053, K:2024/256 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Kesin olarak, 12/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br> <br><br></font></p></body></html>
disiplin