<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2746 E. , 2024/3350 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/2746<br>Karar No : 2024/3350 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Kurulu<br> VEKİLİ : Av. ...<br> <br> KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 17/05/2023 tarih ve E:2016/58871, K:2023/6307 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve...sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun...tarih ve...sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 17/05/2023 tarih ve E:2016/58871, K:2023/6307 sayılı kararıyla;<br>Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş, <br>"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,<br>Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; <br> "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmaya Engellemeye Teşebbüs Etme" ve "silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından" açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla davacı hakkında kamu davası açılmasını gerektirir yeterlikte ve nitelikte deliller elde edilemediğinden kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği ve UYAP sistemi üzerinde yapılan incelemede anılan kararın kesinleştiğinin görüldüğü, <br>Davacının kendi beyanı yönünden, davacının kızının üniversiteye hazırlık döneminde FETÖ/PDY terör örgütüyle bağlantılı Fem Dershanesine gittiğine ve bu nedenle örgüte ait Zaman gazetesine abone olduğuna ilişkin yukarıda yer verilen kendi beyanının, örgütle irtibat ve iltisaklı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,<br>Davacıya yüksek teftiş notu verilmesi yönünden, davacıya örgütle iltisaklı/irtibatlı olması nedeniyle 2013 yılı teftişinde yüksek not (83 puan) verildiğine dair iddianın soyut nitelikteki bir iddiadan ibaret olduğu, somut bilgi ve belgelerle desteklenmediği görüldüğünden, belirtilen hususun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, <br> Dijital materyallerin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu yönünden, raporda sadece WhatsApp uygulamasının kripto algoritmasıyla şifrelendiği düşünüldüğünden dosyaların içerikleri ile ilgili herhangi bir tespitin yapılamadığının bildirilmiş olmasının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğunun göstergesi olarak kabulüne olanak bulunmadığı sonucuna varıldığı, <br> Davacının örgütün tepe yöneticilerinden A.Ç. ile mesajlaşma kayıtlarının bulunması ve hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda yer alan tespitler yönünden, A.Ç. isimli şahıs ile davacı arasındaki mesaj kayıtlarının örgütsel faaliyet kapsamında iletişim kurulmasına yönelik olduğu iddiasının başkaca somut tespitler ile desteklenmediği görüldüğünden, davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda yer alan söz konusu tespitin davacının örgütle irtibat ve iltisaklı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği; ayrıca, davacı hakkında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmaya Engellemeye Teşebbüs Etme ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından yürütülen soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararında davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını gösteren herhangi bir delil bulunmadığı anlaşıldığından, anılan karardaki hususların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, <br> Davacının eşine ait Asya Katılım Bankası (Bank Asya) Hesabı ve eşi K.T.'nin kamu görevinden çıkarılmış olması yönünden, davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda yer alan eşinin Asya Katılım Bankası A.Ş. nezdinde hesabının bulunduğuna yönelik tespitin, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı; ayrıca davacının eşi K.T. hakkındaki tespitlerde, davacının bizzat kendisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkilendirecek herhangi bir hususa yer verilmediği gibi davacının eşinin kamu görevine iade edildiği anlaşıldığından, davacının eşi K.T.'nin kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmiş olmasının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı, <br> Davacının kardeşi A.T. hakkındaki tespitler yönünden, davacının kardeşine yönelik olan söz konusu iddiaların, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığının değerlendirildiği, <br> Davacıyla ilgili şikayet ve soruşturma bilgisi yönünden, davalı idare tarafından davacı hakkında şikayet bilgisi olduğu yönünde ileri sürülen iddialar ile ilgili olarak işlem yapıldığına ilişkin ve davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı bulunduğuna delil teşkil edebilecek nitelikte dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmaması nedeniyle, söz konusu ihbar/şikayet dilekçesi ile soruşturmalar da davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı, <br>Davacı hakkındaki sosyal çevre bilgileri yönünden, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtilerek, <br>Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin 20/05/2021 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı, <br>Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,<br> Öte yandan; davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle, <br>Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ...tarih ve... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmeme gerekçesinin kararda yer almadığı, dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, bu nedenle hukuki denetimin disiplin işlemi kapsamında yapılamayacağı, dava dosyasına sunulan delillerin, idarelerince davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatını ortaya koymaya yeterli görüldüğü, davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan başlatılan adli süreç mahkûmiyet dışında bir kararla sonuçlanmış ise de, dava konusu işlem "üyelik" değil "iltisak ve irtibat" isnadına dayandığından söz konusu kararın davacının hukuki durumunu değiştirmediği; meslekten çıkarılan ilgililer hakkında işlem tesis edildiği tarihte idarelerince yapılan değerlendirmeyi destekleyen ve idari/adli süreçte taraflarına gönderilen bilgi ve belgelerin yargı yeri ile paylaşılmasının, işlemin dayanağı delillerin sonradan tespit edildiği anlamına gelmeyeceği, bu şekildeki bir ifadenin hukuki dayanaktan yoksun olduğu; davacının kızının örgüte ait bir dershaneye gitmiş olmasının eğitim saikiyle açıklanamayacağı, davacının Zaman gazetesine aboneliğinin de iltisak ve irtibatını gösterdiği, 2013 yılında 83 puan teftiş notu veren müfettişlerin meslekten ihraç edildiği ve bu kişilerin davacıya yüksek not vermelerinin örgütsel saikle gerçekleştirildiğinin kabulünü gerektirdiği, davacının WhatsApp uygulamasına uyguladığı şifreleme nedeniyle hakkındaki dokümanların elde edilememesine sebebiyet verdiği ve bilirkişi marifetiyle tespit edilen bu hususun davacının örgütle olan irtibat ve iltisakını destekleyen bir delil olduğu, davacının örgütün tepe yöneticilerinden A.Ç. ile mesajlaşmasının örgütle irtibat ve iltisaklı olduğunu gösterdiği; davacının eşi ve kardeşi ile ilgili elde edilen delillerin tesadüfi olmadığı, davacının da delillere ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığı, Danıştay Savcısının davanın reddi yönündeki beyanının dikkate alınarak temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Kurulumuzun 15/02/2024 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevaba ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2. Dava konusu kararların davacıya ilişkin kısmının yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 17/05/2023 tarih ve E:2016/58871, K:2023/6307 sayılı kararının ONANMASINA,<br>3. Kesin olarak, 12/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br><br><br></font></p></body></html>
disiplin