<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/345 E. , 2024/3546 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU <br>Esas No : 2023/345<br>Karar No : 2024/3546<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu <br> VEKİLİ : Av. ...<br> KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 23/03/2022 tarih ve E:2017/4468, K:2022/1422 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı tüm parasal haklarının tarafına ödenmesi gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 23/03/2022 tarih ve E:2017/4468, K:2022/1422 sayılı kararıyla;<br>Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları ve davacının birleştirme talebi yerinde görülmemiş,<br>"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,<br>Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; <br>Davacı hakkında 'FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak' suçunu işlediği iddiasıyla açılan ceza soruşturması neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın (itiraz edilmediğinden) 12/07/2019 tarihinde kesinleştiği, <br>Davacının eşi Ş.I.Y.Y. hakkındaki ByLock delili yönünden, davacının eşi hakkında düzenlenmiş olan "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı" ile "ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu" ve davacının eşi Ş.I.Y.Y.'nin hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yürütülen adli soruşturma neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında yer alan tespitlerin incelenmesinden; "..." ID numaralı ByLock kullanıcısının davacının eşi Ş.I.Y.Y. olmadığı anlaşıldığından, davalı idarece davacının eşi Ş.I.Y.Y.'nin ByLock programını kullandığının delili niteliğinde olduğu ileri sürülen ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı ve ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporunun davacının örgütle irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak kabulüne olanak bulunmadığı,<br>HTS raporu yönünden, davalı idarece, HTS analiz çalışmaları neticesinde düzenlenen rapordan bahsedildiği ve bu durumun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğunun iddia edildiği, söz konusu raporun ve davacının yaptığı iddia edilen görüşmelere ilişkin somut bir tespit ya da bilgi ve belgenin davalı idare tarafından dosyaya sunulmadığı gibi, davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararda yer alan tespit ve değerlendirmeler de dikkate alındığında, davacının haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında soruşturma yürütülen birkısım kişilerle kullanımında olduğu cep telefonuyla görüşmesinin bulunması hususunun, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,<br>Davacının ... isimli elektronik posta adresinin şifresini paylaştığını beyan ettiği F.A. ve Ö.G. isimli eski yargı mensuplarının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı veya iltisaklı oldukları tespit edilerek meslekten çıkarılmış olmaları yönünden, davacının ADSL şifresini aynı lojman binasında ikamet eden F.A. ve Ö.G. isimli kişilerle örgütsel dayanışma ve amaçlarla paylaştığına dair somut herhangi bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idarece de dosyaya sunulmadığı, ayrıca ADSL şifresinin paylaşıldığı yargı mensuplarının örgütle irtibatı ve/veya iltisakı nedeniyle meslekten çıkarılmalarına dair tespitlerde davacının bizzat kendisini örgütle ilişkilendirecek herhangi bir hususa da yer verilmediği görüldüğünden, belirtilen hususun, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,<br>Davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararındaki tespitler yönünden, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararında, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını gösteren herhangi bir delil bulunmadığı anlaşıldığından, anılan karardaki hususların, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,<br>Davacıya ilişkin ihbar bilgisi yönünden, Y.B. isimli şahıs tarafından verilen ve davacının örgütle iltisakı ve/veya irtibatı olduğuna ilişkin somut veriler içermeyen ve Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından da işlem yapılmadığı anlaşılan ihbar dilekçesinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,<br>Davacıyla ilgili soruşturma bilgisi yönünden, Dairelerince yapılan 15/10/2021 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen ... tarihli cevapta, davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... sayılı) soruşturma dosyasının dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtilmiş ise de, bu disiplin soruşturması kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatına ilişkin varsa elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğu ortaya konulmadığından, söz konusu soruşturmanın, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı,<br>Sosyal çevre bilgisi yönünden, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı,<br>Davacının eşi Ş.I.Y.Y.'nin FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olması yönünden, davacının eşi Ş.I.Y.Y. hakkındaki tespitlerde ve Ş.I.Y.Y.'nin açtığı Dairelerinin E:2017/5733 sayısına kayıtlı dava dosyasına sunulan belgelerde, davacının bizzat kendisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkilendirecek herhangi bir hususa yer verilmediği gibi, davacının eşi Ş.I.Y.Y.'nin Dairelerinin E:2017/5733 sayısına kayıtlı olarak açtığı davada da, dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği anlaşıldığından, davacının eşi Ş.I.Y.Y.'nin meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olması ile buna dayanak gösterilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı,<br>Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin 15/10/2021 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı,<br>Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,<br> Dava konusu kararlarda hukuka uyarlık görülmediğinden, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği,<br> Öte yandan, davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle,<br>Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının karşılanmadığı, dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, Dairece davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ve iltisaklı olduğu noktasında katı bir bakış açısıyla sonuca varıldığı, davacının hâkimlik ve savcılık mesleğinde kalmasının uygun olup olmaması yönünden yapılan değerlendirmede sübut derecesinin aranmasının usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu, Dairenin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatları nedeniyle meslekten çıkarılmalarına karar verilen hâkim ve savcılar tarafından açılan davalarda verdiği bir kısım ret kararlarında yer alan değerlendirmeler ile işbu dosyadaki gibi verilen iptal kararlarının gerekçelerinde ciddi çelişkiler bulunduğu, davacı hakkındaki tespit ve deliller, aile bireyleri başta olmak üzere idarelerinin kayıtlarının bir bütün olarak değerlendirildiği ve neticesinde davacıyla ilgili kanaatlerinin olumsuz yönde oluştuğu, Dairenin idari yargılama usulünde geçerli “resen araştırma ilkesi" çerçevesinde öncelikli yetkisini kullanarak tüm verilere sahip olabileceği açıkken, davacının geçmişe dönük iletişim trafiği (HTS) kayıtlarının idarelerince dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle dikkate alınmamasının doğru olmadığı gibi, adli yargı mercilerince ulaşılan tespitlerin iptal kararına dayanak yapılmasının da iltisakın değerlendirildiği bu davada başka bir hukuka aykırılık oluşturduğu, savcılık düşüncesine cevap olarak sunulan 20/09/2021 tarihli dilekçede, davacı ile ilgili "digitürk abonelik iptali" bilgisi iletilmiş olmasına rağmen, Daire tarafından verilen kararda söz konusu delile değinilmediği, kararda söz konusu delilin tartışılmadığı, eksik inceleme ile hatalı bir şekilde karar verildiği, davacının, evinde kullandığı ADSL aboneliğine (eşi adına kayıtlı) ait şifresini örgütle irtibatı olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılan F.A. ve Ö.G. ile paylaşmış olmasının ve kararda yer verilen ifade içeriğinde yer alan; "...hakim savcıların baş sorumlusu O.Ç. olduğu.." şeklindeki beyanda adı geçen O.Ç. ile iletişim kayıtlarının tespit edilmiş olmasının, sosyal çevresinin örgütle irtibatlı ve iltisaklı kişilerden oluştuğunu gösterdiği, Dairece, şifre paylaşımının örgütsel saiklerle yapıldığına ilişkin somut tespit bulunmadığı gerekçesiyle delil olarak kabul edilmediği, davacının sosyal çevresi ile ilgili olarak ise herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı, oysa ki, davacının ADSL aboneliğinin (eşi adına kayıtlı) şifresini ancak kendisine yakın olan, güvenebileceği kişilerle paylaşabileceği, örgüt mensuplarının da birbirlerine olan güven ve samimiyeti, birlikte hareket etme tarzı da göz önünde bulundurulduğunda, örgütsel amaçla gerçekleştiğine ilişkin somut tespit aranmasının hatalı olduğu, idareleri tarafından ihbar ve şikâyet dilekçeleri 2802 Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 97. maddesi kapsamında disiplin hukuku bağlamında ele alınarak değerlendirildiğinden, salt şikayet dilekçesi üzerine idareleri tarafından verilen karar sonucuna göre hareket etmenin hatalı değerlendirmeye yol açacağı, meslekten çıkarılan ilgililer hakkında işlem tesis edildiği tarihte idarelerince yapılan değerlendirmeyi destekleyen ve idari/adli süreçte taraflarına gönderilen bilgi ve belgelerin yargı yeri ile paylaşılmasının, işlemin dayanağı delillerin sonradan tespit edildiği anlamına gelmeyeceği, bu şekildeki bir ifadenin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, parasal ve özlük hak, maddi, manevi tazminat ve faize ilişkin taleplerin yasal dayanaktan yoksun olduğu, 685 ve 375 sayılı KHK'lar, Anayasa'nın 159. maddesinin 10. fıkrası ve 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tam yargı davalarına karşı yargı yolunun kapalı olduğu, 685 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 23/01/2017 tarihi öncesi için hiçbir şekilde parasal ve özlük hak, maddi ve manevi tazminat ve faize hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Kurulumuzun 31/01/2024 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen cevaba ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Öte yandan, davalı idare tarafından, savcılık düşüncesine cevap olarak dava dosyasına sunulan 20/09/2021 tarihli dilekçede, davacı ile ilgili "digitürk abonelik iptali" bilgisi iletilmiş olmasına rağmen, Daire tarafından verilen kararda söz konusu delilin tartışılmadığı ileri sürülmüş ve temyize konu Daire kararında anılan husus değerlendirilmemişse de, dava dışı ... Anonim Şirketi tarafından, Dairenin 15/10/2021 tarihli ara kararına cevaben sunulan bilgi ve belgeler ile iptale ilişkin ses kaydının yer aldığı CD içeriğinden, davacının üyeliğini 08/12/2015 tarihinde iptal ettirdiği ve evindeki televizyonun bozulması nedeniyle televizyonu izleyememesini iptal gerekçesi olarak belirttiği anlaşılmış olup, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığından, bu husus bozma nedeni olarak görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle iptal ve kabule ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 23/03/2022 tarih ve E:2017/4468, K:2022/1422 sayılı kararının ONANMASINA,<br>3. Kesin olarak, 26/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
disiplin