<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/137 E. , 2024/3609 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU <br>Esas No : 2024/137<br>Karar No : 2024/3609<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu<br> VEKİLİ : Av. ...<br> KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 14/03/2023 tarih ve E:2021/4370, K:2023/2439 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... Hâkimi iken Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 14/03/2023 tarih ve E:2021/4370, K:2023/2439 sayılı kararıyla;<br>2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69 ve 72. madde hükümlerine yer verildikten sonra,<br>2802 sayılı Kanun'un "Ceza soruşturması veya kovuşturması ile disiplin soruşturmasının bir arada yürütülmesi ve zamanaşımı" başlıklı 72. maddesinin 2. fıkrasının birinci cümlesinde, hâkim ve savcılar hakkında başlatılacak disiplin soruşturmasıyla ilgili olarak, "Meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler hariç olmak üzere, bu Kanuna göre disiplin soruşturmasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise disiplin soruşturması açılamaz." denilerek meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarının dışında kalan disiplin cezaları için üç yıllık bir soruşturma zamanaşımı süresinin, aynı fıkranın devam eden cümlesinde "Disiplin cezasını gerektiren eylemin işlendiği tarihten itibaren beş yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez." denilerek beş yıllık bir ceza zamanaşımı süresinin belirlendiği, meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarıyla ilgili olarak soruşturma ve ceza verme zamanaşımı süreleri arasında bir ayrıma gidilmeyerek, bu cezalara ilişkin hem soruşturma hem de ceza zamanaşımı sürelerinin beş yıl olarak belirlendiğinin görüldüğü, ancak, aynı maddenin 3. fıkrasında, "Disiplin cezasını gerektiren eylem, aynı zamanda bir suç teşkil eder ve bu suç için kanunda daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olur ve ceza soruşturması veya kovuşturması da açılır ise, ikinci fıkrada belirtilen süre yerine bu süreler uygulanır." denilerek üç ve beş yıllık soruşturma ve ceza verme zamanaşımı sürelerine bir istisna getirildiğinin de açık olduğu,<br>Anılan mevzuat hükümlerine göre, meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler hariç olmak üzere soruşturmaya başlanması bakımından zamanaşımı süresinin 3 yıl olarak belirlendiği; meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler için soruşturmaya başlanması bakımından ayrıca bir zamanaşımı süresinin belirlenmediği, ceza verme yetkisi bakımından zamanaşımı süresi için ise meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler ile diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemler arasında bir ayrım yapılmadığı ve genel kural olarak 2802 sayılı Kanun'un 62. maddesinde sayılan tüm disiplin cezası türleri için ceza verme yetkisi bakımından 5 yıllık zamanaşımı süresinin belirlendiği; bu nedenle meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler yönünden 5 yıllık zamanaşımı süresinin gerek soruşturmaya başlanması bakımından gerekse de ceza verme yetkisi bakımından zamanaşımı süresini kapsadığı, bu kuralın iki istisnasının bulunduğu, bunlardan ilkinin, disiplin cezasını gerektiren eylemin aynı zamanda bir suç teşkil etmesi nedeniyle ceza soruşturması veya kovuşturmasının açılması durumu, ikincisinin ise, disiplin cezası verilmesi için kovuşturma sonucunun beklenilmesine karar verilmesi durumu olduğu,<br>Bu durumda, disiplin cezasını gerektiren eylemin aynı zamanda bir suç teşkil etmesi nedeniyle ceza soruşturması veya kovuşturması açılmış olması ve kanunda söz konusu suç için daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmüş olması durumunda, disiplin cezası verme yetkisi bakımından zamanaşımı süresinin 5 yıl olarak değil de, Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen dava zamanaşımı süresi olarak uygulanması gerektiği; disiplin cezasını gerektiren eylemin aynı zamanda bir suç teşkil etmesi nedeniyle kovuşturma açılmış olması ve Hâkimler ve Savcılar Kurulunca kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilmesi hâlinde ise disiplin cezası verme yetkisi bakımından zamanaşımı süresinin mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren iki yıl olarak uygulanması gerektiğinin anlaşıldığı, kanun koyucunun bu hususlar dışında başka bir kural öngörmediği ve memurun sürekli ceza tehdidi altında bırakılmasını önleme fonksiyonu gereği idarece bu süreler içinde disiplin işlemlerinin sonuçlandırılmasını amaçladığı,<br>FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensuplarının görev aldıkları soruşturma ve kovuşturmalarda örgütün amaçları doğrultusunda ve örgüt yararını gözeterek işlemler tesis ettikleri, kumpas davalarıyla örgüt mensubu olmayanları tasfiye ederek devlete hakim olmaya çalıştıkları, mensuplarının hizmet aidiyetini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından üstün gördükleri ve kendi mensuplarına alan açmak amacıyla örgüt mensubu olmayan kişiler hakkında soruşturma açılmasına imkan sağladıklarının birçok somut olayda görüldüğü,<br> Olayda, davacının, ... (Kapatılan 250. madde ile görevli) ... Ağır Ceza Mahkemesi Üyesi olarak görev yaptığı dönemde "... (Kapatılan CMK 250. maddesi ile görevli) ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esasına kayıtlı dava dosyasında aleyhinde şüphe uyandıracak delil bulunmamasına rağmen kumpas kurularak sanık konumuna düşürülen müşteki H.N.B.'yi haksız şekilde 9 ay boyunca tutuklu olarak yargılamak suretiyle anılan kumpasa hizmet etmek suretiyle mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte davranışlarda bulunduğu" gerekçesiyle Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,<br>Dava konusu uyuşmazlık, 2802 sayılı Kanun'un 72. maddesinde düzenlenen zaman aşımına ilişkin hükümler çerçevesinde incelendiğinde; davacıya isnat olunan disiplin soruşturmasına konu fiillerin sonuncusunun, davacının ilgili sanığın tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına ilişkin 02/12/2009 tarihli ara kararı olduğu, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve ... sayılı soruşturma izni verilmesi teklifi üzerine soruşturmaya başlandığı ve disiplin cezasının 10/12/2019 tarihinde verildiğinin anlaşıldığı, bu bağlamda, öncelikle isnat olunan eylemin hangi disiplin cezasını gerektirdiği yönünde bir belirleme yapılarak, meslekten çıkarma cezasını gerektirip gerektirmediği ve disiplin cezası verme yetkisi bakımından zaman aşımı süresinin uzamasını gerektirecek herhangi bir ceza soruşturması veya kovuşturmasının bulunup bulunmadığı yönünde bir irdeleme yapıldıktan sonra zaman aşımına yönelik değerlendirmenin yapılması gerektiği, Dairelerinin 20/09/2022 tarihli ara kararıyla davalı idareye, davacının dava konusu disiplin cezası ile cezalandırılmasına neden olan eylemi ile ilgili herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturması açılıp açılmadığının sorulması üzerine verilen 11/11/2022 tarihli cevapta, davacının anılan eylemi ile ilgili olarak verilmiş herhangi bir kovuşturma izninin bulunmadığının belirtildiği, dolayısıyla, dava konusu disiplin cezasına konu eylemle ilgili olarak, disiplin cezası verme yetkisi bakımından zaman aşımı süresinin uzamasını gerektirecek herhangi bir ceza soruşturması veya kovuşturmasının bulunmadığı da dikkate alındığında, 2802 sayılı Kanun'un 72. maddesinde düzenlenen "Disiplin cezasını gerektiren eylemin işlendiği tarihten itibaren beş yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez." hükmü uyarınca, isnat olunan son eylemin işlendiği iddia edilen 02/12/2009 tarihinden başlayan beş yıllık ceza verme yetkisinin, dava konusu disiplin cezasının verildiği 10/12/2019 tarihi itibarıyla zaman aşımına uğradığı sonucuna ulaşıldığı,<br> Bu durumda, eylemin işlendiği tarih itibarıyla 2802 sayılı Kanun'un 72. maddesi uyarınca disiplin cezası verme yetkisi zaman aşımına uğradığından, isnat edilen eylemle ilgili herhangi bir araştırmaya ve incelemeye girmeksizin başka bir ifade ile eylemin sabit olup olmadığı yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin davaya konu kararda hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle,<br> Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, özel bir süreyle sınırlandırılmayan disiplin soruşturmasına konu cezalar için, 5 yıllık süre geçtikten sonra hem disiplin soruşturma zamanaşımına hem de ceza verme yetkisi bakımından zamanaşımına uğramasının hukuki açıdan doğru olmadığı, süresinde başlatılan disiplin soruşturmasının tamamlanmasını müteakip eylem yönünden ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğramasının hukuki sonuçları ile Kanun'da öngörülen belli sürelerin geçmesi ile disiplin soruşturmasına başlanmasının hukuki sonucunun farklı olduğu, 2802 sayılı Kanun'da disiplin soruşturmasına başlama tarihi bakımından meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezaları yönünden zamanaşımı süresinin öngörülmemesi, bir başka deyişle bu cezaların "soruşturma zamanaşımından" hariç tutulması ve bu bağlamda iradi olarak bir düzenleme yapıldığı göz önüne alınırsa, soruşturma zamanaşımından muaf olan bir eylemin, ceza verme yetkisi bakımından zamanaşımı ile karşılaşmasının hukuki yönden bir izahının olamayacağı; kanun koyucunun hâkim ve savcılar için, bu davanın da konusu olduğu üzere, eylem suç teşkil etmese ve hükümlülüğü gerektirmese bile belli koşullar altında meslekten çıkarma cezasının uygulanabileceğini hüküm altına almış iken, diğer disiplin cezaları için öngörülen zamanaşımı prosedürünün meslekten çıkarma disiplin cezası için geçerli olmayacağını öngörerek kurallar ihdas ettiği; eylem tarihinden itibaren 5 yılı aşkın süreden sonra, disiplin soruşturmasına geçilmesinde Kanun uyarınca bir engel olmadığı için ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle soruşturmanın başlatılmamasının idarenin takdirine bırakılmış bir konu olmadığı; soruşturmanın tamamlanmasını müteakip Dairenin kabulüne göre eylem tarihi yönünden ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramış ise, soruşturma sürecindeki emek ve zaman kaybı bir yana, bu süreç sonucunda hazırlanan disiplin soruşturma raporunun değerlendirmeye alınmamasının da disiplin hukukunun amaçladığı bir sonuç olmadığı; 2802 sayılı Kanun'da meslekten çıkarma cezası yönünden özel bir süre düzenlemesine gidilmediği gibi bu ceza için disiplin soruşturmasına başlanmasının süre kaydına bile tabi tutulmamış olduğu, başka bir deyişle diğer disiplin cezaları için belirtilen süre sınırından muaf görüldüğü; dava konusu disiplin cezasına esas eylemlerin FETÖ/PDY terör örgütünün amaç ve menfaatleri doğrultusunda gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, Dairece bu hususun aksi yönde değerlendirme yapılmadığı, gizlilikle kendi amaçları uğruna faaliyet gösteren bir yapı her halükarda sonradan ortaya çıkacağından, davacının, geçmişte terör örgütünün güçlenmesine hizmet eden eylemlerini zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle cezalandırmamanın hukuk kaidelerine uygun olmayacağı, hâkim veya savcıların herhangi bir kişi, yapı veya oluşumdan aldığı emir ve talimatlar ile hareket etmesi meslekten çıkarılmaları için bile yeterli bir sebepken; kanunun lafzından hareketle, zorlama bir yorumla disiplin cezası verme süresinin zamanaşımına uğradığı yönündeki kararın; hâkimlik ve savcılık mesleğine mensup kişilerin bu mesleğin niteliği ve hassasiyeti göz önüne alınarak diğer kamu görevlilerinden farklı ve özel düzenlemelere tabi olmasını işlevsiz kılacağı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu kararın davacıya ilişkin kısmının iptaline ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 14/03/2023 tarih ve E:2021/4370, K:2023/2439 sayılı kararının ONANMASINA,<br>3. Kesin olarak, 30/12/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br> KARŞI OY <br>X- Dava; ... Hâkimi iken Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br>2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Disiplin Cezaları" başlıklı 62. maddesinde, hâkim ve savcılara, sıfat ve görevleri gereklerine uymayan hal ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, uyarma, aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değiştirme ve meslekten çıkarma cezalarından birinin verileceği düzenlenmiştir.<br>Yine aynı Kanun'un "Ceza Soruşturması veya Kovuşturması İle Disiplin Soruşturmasının Bir Arada Yürütülmesi ve Zamanaşımı" başlıklı 72. maddesinde ise;<br> "Hâkim ve savcılar hakkında ceza soruşturması veya kovuşturmasına başlanmış olması, aynı olaydan dolayı disiplin soruşturmasını gerektirmeyeceği gibi, ilgilinin mahkûm olması veya olmaması ayrıca disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmez.<br> Meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler hariç olmak üzere, bu Kanuna göre disiplin soruşturmasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise disiplin soruşturması açılamaz. Disiplin cezasını gerektiren eylemin işlendiği tarihten itibaren beş yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez.<br> Disiplin cezasını gerektiren eylem, aynı zamanda bir suç teşkil eder ve bu suç için kanunda daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olur ve ceza soruşturması veya kovuşturması da açılır ise, ikinci fıkrada belirtilen süre yerine bu süreler uygulanır. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilenler hakkında ise, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren iki yıl geçmekle ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." düzenlemesine yer verilmiştir.<br> Yukarıda yer verilen yasa hükümleri bir arada değerlendirildiğinde; 2802 sayılı Kanun'un yürürlüğe konulmasının amaçlarından birisinin de hakim ve savcılar hakkında yürütülecek disiplin soruşturması ile yürütülen disiplin soruşturması sonucunda verilecek disiplin cezalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu, bu kapsamda anılan Kanun'un 72. maddesinde de hakim ve savcılar hakkında verilecek disiplin cezalarında zamanaşımı müessesesinin hangi disiplin cezasında ne şekilde uygulanacağının açıkça hüküm altına alındığı görülmektedir.<br> Buna göre, hakim ve savcılar hakkında verilecek olan "meslekten çıkarma" ve "yer değiştirme" cezası dışındaki disiplin cezaları için soruşturma zamanaşımı süresinin eylemin işlenmesinden itibaren üç yıl, ceza verme zamanaşımının ise yine eylemin işlendiği tarihten itibaren beş yıl olarak düzenlendiği, böylece söz konusu sürelerin geçmesi halinde "meslekten çıkarma" ve "yer değiştirme" cezası dışındaki disiplin cezaları için zamanaşımı nedeniyle soruşturma yapılamayacağı ve/veya ceza verilemeyeceği, ancak ilgili Kanun hükümlerinde "meslekten çıkarma" ve "yer değiştirme" cezaları için bu yönde bir zamanaşımı süresinin öngörülmediği açıkça düzenlenmiş olup, Kanun'un 72. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen fiilin suç teşkil etmesi halinde ise 3. fıkradaki sürelere atıf yapılmak suretiyle sadece bu sürelerin ceza soruşturması veya kovuşturmasının tabi olduğu ceza zamanaşımı süreleri kadar uzayacağı açıktır.<br> Dolayısıyla, 2802 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları hakkında verilecek "meslekten çıkarma" ve "yer değiştirme" disiplin cezalarına ilişkin olarak herhangi bir zamanaşımı süresinin öngörülmediği ve anılan disiplin cezalarının açıkça zamanaşımı müessesi dışında tutulduğu sonuç ve kanaatine varıldığından, davacının, 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, davalı idarenin disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava konusu kararın iptali yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br><br><br></font></p></body></html>
disiplin