<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/353 E.  ,  2024/3548 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU <br>Esas No : 2023/353<br>Karar No : 2024/3548<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu<br> VEKİLİ : Av. ...<br> KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 23/03/2022 tarih ve E:2017/5733, K:2022/1414 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının (mahrum kaldığı tarihten itibaren işletilecek) yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 23/03/2022 tarih ve E:2017/5733, K:2022/1414 sayılı kararıyla;<br>Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları ve davacının birleştirme talebi yerinde görülmemiş,<br>"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,<br>Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; <br>Davacı hakkında 'FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak' suçunu işlediği iddiasıyla açılan ceza soruşturması neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın (itiraz edilmediğinden) 03/09/2019 tarihinde kesinleştiği,<br>ByLock delili yönünden, "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı" ile "ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu" ve davacının silahlı terör örgütüne üyelik suçundan hakkında yürütülen adli soruşturma neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda yer alan tespitlerin incelenmesinden; "..." ID numaralı ByLock kullanıcısının davacı olmadığı anlaşıldığından, davalı idarece davacının ByLock programını kullandığının delili niteliğinde olduğu ileri sürülen ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı ve ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporunun, davacının örgütle irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak kabulüne olanak bulunmadığı, <br>Davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karardaki tespitler yönünden, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararında, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını gösteren herhangi bir delil bulunmadığı anlaşıldığından, anılan karardaki hususların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,<br>Davacı hakkındaki ankesör/büfe sorgu raporu yönünden, davacının kullanımında olan GSM hattına ilişkin olarak tekil aranma kaydı bulunmasının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,<br>Davacıyla ilgili soruşturma bilgisi yönünden, Dairelerince, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen başkaca soruşturma bulunup bulunmadığı yönünde yapılan 15/10/2021 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen 22/12/2021 tarihli cevapta, davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... sayılı) disiplin dosyasının dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtilmiş ise de, bu disiplin soruşturması kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatına ilişkin varsa elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğu ortaya konulmadığından, söz konusu soruşturmanın, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı,<br>Sosyal çevre bilgisi yönünden, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı,<br>Davacının eşi B.Y.'nin FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olması yönünden, davacının eşi B.Y. hakkındaki tespitlerde ve B.Y.'nin açtığı Dairelerinin E:2017/4468 ve 2017/5334 sayılarına kayıtlı dava dosyalarına sunulan belgelerde, davacının bizzat kendisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkilendirecek herhangi bir hususa yer verilmediği anlaşıldığından, davacının eşi B.Y.'nin meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olması ile buna dayanak gösterilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı,<br>Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin 15/10/2021 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da, davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı,<br>Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,<br> Dava konusu kararlarda hukuka uyarlık görülmediğinden, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ve özlük haklarının da iadesi gerektiği,<br> Öte yandan, davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle,<br>Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının karşılanmadığı, dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, Dairece davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ve iltisaklı olduğu noktasında katı bir bakış açısıyla sonuca varıldığı, davacının hâkimlik ve savcılık mesleğinde kalmasının uygun olup olmaması yönünden yapılan değerlendirmede sübut derecesinin aranmasının usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu, Dairenin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatları nedeniyle meslekten çıkarılmalarına karar verilen hâkim ve savcılar tarafından açılan davalarda verdiği bir kısım ret kararlarında yer alan değerlendirmeler ile işbu dosyadaki gibi verilen iptal kararlarının gerekçelerinde ciddi çelişkiler bulunduğu, davacı hakkındaki tespit ve deliller, aile bireyleri başta olmak üzere idarelerinin kayıtlarının bir bütün olarak değerlendirildiği ve neticesinde davacıyla ilgili kanaatlerinin olumsuz yönde oluştuğu, Dairenin 15/10/2021 tarihli ara kararına cevaben Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan bilgi, belgelerde; davacının tekil aranma kaydına rastlanıldığının bilgisi yer almasına rağmen, Dairece bu aramada kaydına yönelik dosyada bilgi belge olmadığının belirtilmiş olmasının, "resen araştırma ilkesine" aykırı olduğu, "silahların eşitliği ilkesi" uyarınca da söz konusu bilgi ve belgelerin taraflarına gönderilmesi, varsa ileri sürecekleri, açıklayacakları hususların istenilmesi gerekirken bu gerekliliğe uyulmadığı, davacının ByLock kullanıcısı olmadığının tespit edilmesinin tek başına örgütle irtibat/iltisaklı olmadığı sonucunu doğurmayacağı, davacının örgüt üyeliğinden mahkumiyet almış biriyle ADSL şifresini paylaşacak kadar samimi olması durumunun gözardı edilmemesi gerektiği ve davacı hakkındaki diğer deliller ile birlikte değerlendirme yapılmasının uygun olacağı, davacı hakkında verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığına kararında; "..şüphelinin kullandığı telefon ile; haklarında FETÖ kapsamında soruşturma yürütülen bir kısım kişilerle görüşmesinin bulunduğu.." tespiti yer almasına karşın, Dairece, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına kararında iltisak ve irtibatı gösterir herhangi bir delil bulunmadığı şeklinde bir gerekçeye yer verildiği, HTS analizi ile ilgili olarak herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, bu hususun kararda tartışılmadığı ve en nihayetinde eksik inceleme ile hatalı bir şekilde karar verilmesi cihetine gidildiği, meslekten çıkarılan ilgililer hakkında işlem tesis edildiği tarihte idarelerince yapılan değerlendirmeyi destekleyen ve idari/adli süreçte taraflarına gönderilen bilgi ve belgelerin yargı yeri ile paylaşılmasının, işlemin dayanağı delillerin sonradan tespit edildiği anlamına gelmeyeceği, bu şekildeki bir ifadenin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, parasal ve özlük hak, maddi, manevi tazminat ve faize ilişkin taleplerin yasal dayanaktan yoksun olduğu, 685 ve 375 sayılı KHK'lar, Anayasa'nın 159. maddesinin 10. fıkrası ve 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tam yargı davalarına karşı yargı yolunun kapalı olduğu, 685 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 23/01/2017 tarihi öncesi için hiçbir şekilde parasal ve özlük hak, maddi ve manevi tazminat ve faize hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Kurulumuzun 31/01/2024 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen cevaba ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Öte yandan, davalı idare tarafından, temyize konu Daire kararında, davacı hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin kararda bahsi geçen HTS analizi ile ilgili olarak herhangi bir değerlendirme yapılmadığı ileri sürülmüş ise de, davacı hakkında verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararında, "...şüphelinin kullandığı telefon ile; haklarında FETÖ kapsamında soruşturma yürütülen bir kısım kişilerle görüşmesinin bulunduğunun belirtildiği ancak bu kişilerin genellikle o dönemki yargı mensubu olduğu ve örgütün üst düzey yöneticisi olduklarına dair de bir tespite yer verilmediği..." tespitinin yer aldığı görülmüş olup; davacının haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında soruşturma yürütülen bir kısım kişilerle kullanımında olduğu cep telefonuyla görüşmesinin bulunması hususunun, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını tek başına ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığından, bu husus bozma nedeni olarak görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemlerin iptali ve parasal hak talebinin kabulü ve özlük haklarının iadesi yolundaki Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 23/03/2022 tarih ve E:2017/5733, K:2022/1414 sayılı kararının ONANMASINA,<br>3. Kesin olarak, 26/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

disiplin