<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2024/1918 E.  ,  2024/6235 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/1918<br>Karar No : 2024/6235<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Dava; Turgutlu ... No'lu Aile Hekimliği Biriminde aile hekimi olarak görev yapan davacı tarafından, 02/04/2004 tescil tarihi itibarıyla ... sicil numarasına kayıtlı ... Kömür Petrol Ürünleri Tarım Gıda Ürünleri Taşeronluk İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ortağı olduğu, 12/05/2014 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile şirket müdürü olarak atandığı, ortaklığı ve şirket müdürlüğünün halen devam ettiği tespit edildiğinden bahisle 30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'nin 15. maddesinin ihlal edildiği gerekçesiyle aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ...günlü, ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ...İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının ... Kömür Petrol Ürünleri Tarım Gıda Ürünleri Taşeronluk İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ortağı olduğu ve 12/05/2014 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile şirket müdürü olarak atandığı, anılan tarihten itibaren 02/04/2021 tarihine kadar da bu görevinin devam ettiği, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, aile hekimi olan davacının aynı zamanda limited şirket müdürü olarak bulunmasının mümkün olamayacağı, her ne kadar davacı tarafından şirket müdürü olarak atanmasının boşanma aşamasında olduğu dönemde yapılması gereken bir işlem nedeniyle gerçekleştirildiği, bunun dışında şirket ile ilgili hiçbir işlem yapmadığı, herhangi bir belgeye imza atmadığı ve kazanç elde edecek faaliyette bulunmadığı iddia edilmekte ise de, bu durumun, davacının yasal düzenlemeye aykırı davrandığı gerçeğini değiştirmeyeceği dikkate alındığında, davacının aile hekimliği sözleşmesinin feshine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.<br>Davacı tarafından; ilk derece mahkemesi kararının istinaf yoluyla incelenmesinin talep edilmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İkinci Dairesinin 22/11/2023 günlü, E:2023/28, K:2023/5470 sayılı kararıyla; temyiz istemine konu kararın bozulmasına karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : Bozma kararına uyulmak suretiyle verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; somut olayda, aile hekimliği sözleşmesinin feshine dair idari işlemin tesisinden sonra, işlemin dayanağı yasa kuralının; Anayasa'nın kanunla düzenlenmesini öngördüğü ve temel hakların sınırlandırılmasına ilişkin olan aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının sözleşmelerinin feshini gerektiren nedenlere ilişkin olarak genel ilkeler ortaya konulmadan, kanuni çerçeve çizilmeden, sözleşmenin feshini gerektiren durumlar genel hatlarıyla da olsa belirlenmeden, ilgili hususların tamamının düzenlenmesinin yönetmeliğe bırakılması suretiyle yürütmeye sınırsız, belirsiz, geniş bir düzenleme yetkisi tanıdığından bahisle Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması nedeniyle, sözleşmenin feshini gerektirecek eylemlerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığı sonucuna varılarak, Yönetmelik'in yasal dayanağı kalmayan hükmü kapsamında işlem tesis edilmesinde hukuka uyarlık görülmediği belirtilerek davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Bölge İdare Mahkemeleri kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkün olup, anılan Kanunun 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.<br>... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İkinci Dairesinin 22/11/2023 günlü, E:2023/28, K:2023/5470 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:..., K:...sayılı kararın ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara ve bir örneğinin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br><br> (X) KARŞI OY :<br><br> TBMM üyeleri tarafından, 09/12/2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesinin ''...ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,...'' düzenlemesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, aynı Kanun'un başka maddeleri ile birlikte öne sürülerek Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılmış; Mahkemenin 21/02/2008 günlü, E:2005/10, K:2008/63 sayılı kararıyla bu fıkraya ilişkin dava reddedilmiştir. <br> 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13. maddesinde, sözleşmenin yetkili merci tarafından sona erdirilmesine; 14. maddesinde, sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesine ilişkin hususlar düzenlenirken, Yönetmelik'in ekinde de Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli yer almıştır. <br> Bu Yönetmelik'in yürürlükte olduğu dönemde aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları tarafından sözleşmelerinin feshine ilişkin işlemlerin yahut kendilerine ihtar puanı verilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, kendileri hakkında uygulanan ve disiplin cezası niteliğinde olan işlemlerin yasal dayanağının bulunmadığı, Yönetmelik'in dayanağı olan 5258 sayılı Kanun'un 8/2. maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile 5258 sayılı Kanun'un 8/2. maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasının yerinde görülmemesi sebebiyle davalı idarece Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin disipline yönelik hükümlerinin uygulanmasına devam edilmiş, yargı mercilerince de sözleşme feshi ve ihtar puanlarına karşı açılan davalarda anılan Yönetmelik hükümleri doğrultusunda yargı denetimi yapılmıştır.<br> 30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği ile Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmış, yeni Yönetmelik'in bazı hükümlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, Yönetmelik'in dayanağı olan 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğunun iddia edilmesi üzerine Dairemizin 2021/17470 sayılı esasında kayıtlı dava dosyasında; 5258 sayılı Kanun'un 8/2. maddesinde yer alan anılan düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla yeniden Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur.<br> Anayasa Mahkemesince verilen 21/06/2022 günlü, E:2022/43, K:2022/81 sayılı kararla; 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 8/2. maddesinde yer alan ''..sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresinin, ''Kuralda Anayasa’nın kanunla düzenlenmesini öngördüğü ve temel hakların sınırlandırılmasına ilişkin olan aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının sözleşmelerinin feshini gerektiren nedenlere ilişkin olarak genel ilkeler ortaya konulmadan, kanuni çerçeve çizilmeden, sözleşmenin feshini gerektiren durumlar genel hatlarıyla da olsa belirlenmeden, ilgili hususların tamamının düzenlenmesinin yönetmeliğe bırakılması suretiyle yürütmeye sınırsız, belirsiz, geniş bir düzenleme yetkisi tanınmıştır. Bu itibarla kural, yasama yetkisinin devredilemezliği ilkesiyle de bağdaşmamaktadır.'' gerekçesiyle Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.<br> Anılan karar incelendiğinde, Anayasa Mahkemesince usule ilişkin bir iptal kararı verildiğinin görülmekte olup, Danıştayın da yerleşik içtihatları gereği usule ilişkin iptal kararları üzerine yürürlüğe konulan yeni düzenlemelerin, mevcut uyuşmazlıklarda dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla somut uyuşmazlıkta, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra usuli eksikliğin Kanun'la giderilmiş olması nedeniyle yargısal denetimin, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun yeni düzenlemelerine göre yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.<br> Bu itibarla, mevcut dava konusu işlemin hukuka uygunluk denetiminin, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun yeni hükümleri çerçevesinde yapılması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum. <br><br><br><br></font></p></body></html>

disiplin