<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/4186 E. , 2025/2 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/4186<br>Karar No : 2025/2<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Dava; davacının Mersin İl Emniyet Müdürlüğü emrinde ... olarak görev yaptığı dönemde, "..." sahte ismiyle Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen ihbar mektubu nedeniyle "gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" suçunu işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle mahrum kalınan maddi zararların yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; olayla ilgili olarak düzenlenen soruşturma raporu ile dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının teknik takip ve izleme büro amiri olarak görev yaptığı birime 2014 yılı Ocak ayı başında yapılan atamalar sonrasında "..." ve "..." isimleriyle ihbar mektuplarının gönderildiği, davacının da aralarında bulunduğu bir kısım personelin birimden ilişkilerinin kesilmesinden bir gün sonra "..." adlı twitter adresinden paylaşım yapıldığı, arkasından "..." ismiyle gönderilen dava konusu ihbar mektubu ve twitter paylaşımlarıyla devam eden konuya ilişkin olarak başlatılan idari soruşturmalardan; davacının teknik büro amiri olarak bildiği ve gizli kalması gereken bir kısım bilgilerin söz konusu ihbar mektupları ve twitter haberlerine konu edildiği, teknik büro amiri sıfatıyla gizliliğin sağlanmasından birinci derecede sorumlu olmasına karşın bu yönde bir eyleminin bulunmadığı, yine ihbar mektupları ve twitter haberlerine konu edilen birtakım bilgilerle ilgili mahkeme kararı olmaksızın yapılan dinleme ve görüntü alma olayı ile bilgi notlarının sızdırılması olaylarına karıştığı ve bu eylemlerinden dolayı meslekten ihraç edildiği, davacının bahse konu olaylardaki eylemlerinin, "gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" disiplin suçunu oluşturduğu sonuç ve kanaatine varıldığından, davacının subut bulan eylemleri nedeniyle meslekten ihraç edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, öte yandan; Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptali yolunda verilen hükmün, anılan kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, dolayısıyla dava konusu disiplin cezasının verildiği tarihte söz konusu kanun hükmünün yürürlükte olması nedeniyle, dava konusu olaya Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>Söz konusu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, Danıştay İkinci Dairesinin 27/05/2024 günlü, E:2021/7295, K:2024/3204 sayılı kararıyla bozulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararla, Bölge idare mahkemesi dava daireleri arasındaki iş bölümünün belirlenmesine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarihli, ... sayılı kararı uyarınca "Memur/Meslekten Çıkarma Cezası" işinden kaynaklanan davaların istinaf başvurularının çözümlenmesi görevi ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine ait olduğundan dosyanın adı geçen Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, anılan bozma kararına uyulmak suretiyle verilen temyize konu kararla; olayda, her ne kadar "..." sahte ismiyle Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen ihbar mektubu nedeniyle davacının, "gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" fiilini işlediğinden bahisle davaya konu işlem tesis edilmişse de; ihbar mektubunun davacı tarafından gönderildiği veya ihbar mektubunda yer verilen bilgilerin, davacı tarafından sızdırıldığı ya da açıklandığı yönünde, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut bir tespitin bulunmadığı ve bu durumun ceza mahkemesi kararıyla da ortaya konulduğu dikkate alındığında, davacının, soruşturmaya konu eyleminin sübuta erdiğinin kabulüne hukuken olanak bulunmadığından, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan; davacının, dava konusu işlem öncesinde, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... günlü ve ... sayılı işlemiyle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi uyarınca ayrı bir "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırıldığı ve bu işlemin iptali ile yoksun kaldığı maddi zararların yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açtığı davanın, temyiz aşamasında Danıştay İkinci Dairesinin 19/02/2024 günlü, E:2021/10072, K:2024/956 sayılı kararıyla, "davacıya isnat edilen fiilin aynı zamanda Ceza Kanunu bakımından da suç olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu suça yönelik ceza yargılaması sonunda verilecek kararın sonucu beklenilerek bakılan uyuşmazlıkta yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden" istinaf kararının bozulması üzerine Dairelerinin E:2024/1070 sayılı dosyasında derdest olduğu dikkate alındığında, bu aşamada, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tazmini istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının tazminine karar verilmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; ceza yargılamasıyla disiplin soruşturmasının birbirinden farklı ilkelere tabi olduğu, idarenin, ceza yargılaması sonucundan bağımsız olarak disiplin soruşturmasını yapma ve disiplin cezasını tesis etme hakkının bulunduğu, davacı hakkında ceza yargılamasında ceza verilmemiş olmasının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 131. maddesi hükmü uyarınca disiplin soruşturmasının geçerliliğine bir etkisinin olmayacağı, disipline konu eylemin sübuta erdiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkün olup, 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.<br>... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İkinci Dairesinin 27/05/2024 günlü, E:2021/7295, K:2024/3204 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta olup, bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
disiplin