<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/4321 E. , 2024/21202 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/4321<br>Karar No : 2024/21202<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 697 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın usule ve yasaya aykırı olduğu, Anayasa'nın 129. maddesine açıkça aykırı olarak, savunma hakkı tanınmadan, idari soruşturma yapılmadan, adil bir disiplin süreci işletilmeden, adil yargılanma hakkı ve mahkemeye erişim hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, hiçbir yargısal güvence sunulmadan tamamen keyfi olarak ve sivil ölüme yol açan bir ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği gerekirken OHAL süresini aşan tedbirlerin alınmasının hukuka aykırı olduğu, söz konusu KHK'nın Anayasa'nın 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulu'nda onaylanmadığı, bu nedenle yok hükmünde olduğu, Bakanlar Kurulu'nun Anayasa ve yasaların kendisine vermediği bir yetkiyi kullanmak suretiyle işlem tesis ettiği, OHAL KHK'sı ile bireysel kesin ve yürütülebilir işlem tesis edildiği, kamu görevinden çıkarılma işleminde Anayasa ve kanunlarda belirtilen usul ve esaslara uyulmadığı, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, masumiyet karinesinin, silahların eşitliği ilkesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1., 6/2., 6/3. ve 7. maddelerinin ihlal edildiği, dava konusu işlemin idari işlemin unsurları olan yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu öte yandan 697 sayılı KHK'nın Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Öte yandan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... Tanık F. Ç.'nin soruşturma aşamasında alınan beyanında özetle, 2012-2013 yıllarında biyoloji öğretmeni olarak bildiği sanıkla birlikte çalıştıklarını, sanığın serrehberlerin düzenlediği örgütsel toplantılara katıldığını, bu toplantılarda alınan kararlar doğrultusunda öğrencilerin gazete-dergi abonesi olması için faaliyet yürüttüğünü bildiğini, söz konusu toplantılarda Fethullah Gülen'in vaaz, video ve ses kayıtlarının dinletildiğini, kitaplarının okutulduğunu, 2013 haziran ayından sonra sanığın örgütsel faaliyetlerine devam edip etmediği hakkında bilgisi olmadığını belirtmiş, sanığı teşhis etmiştir. Kovuşturma aşamasında alınan beyanında ise özetle, kendisi 2012 yılında Adanada bulunan Küçüksaat Işık Dershanesi'nde kimya öğretmeni olarak göreve başladığında sanığın da aynı dershanede kimya öğretmeni olarak görev yaptığını, ser rehberlerin düzenlediği toplantılara bütün öğretmenlerin katılımının zorunlu olduğunu, sanığın da katıldığını, öğretmenlerin bir sıkıntısı olduğunda gittikleri kişi olarak bildiği serrehberin haftada bir toplantılar düzenlendiğini, öğretmen sorunlarının konuşulduğunu, bunun dışında serrehberlerin sohbet yaptığını, Fethullah Gülen' in kitaplarını okuduğunu, öğrencilerin gazete dergi abonesi yaptırılması hususunun tüm öğretmenlere şart koşulduğunu, bu nedenle sanığın da öğrencileri bu şekilde yönlendirmiş olabileceğini belirtmiş ve sanığı Mahkeme huzurunda teşhis etmiştir. Sanığın eşi dava dışı şahıs A. E. adına kayıtlı 0 ... numaralı GSM hattı üzerinden 01/08/2015 ilk tespit tarihli ID'si tespit edilemeyen BYLOCK programını kullanıldığının tespit edildiği, Bylock hattına ilişkin İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Kaçıkçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğünce düzenlenen ... tarihli Bylock Kaydı Bulunan GSM numarası araştırma tutanağında, ... numaralı GSM hattının sanık tarafından kullanıldığı tespit edilmiştir. A. E.'nin aynı suçtan yargılandığı ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yer alan Bylock Değerlendirme ve Tespit Tutanağı dosyamız arasına alınmış, 27631 ID numaralı bylock tespit değerlendirme tutanağında, kullanıcı adının chemist01 olduğu, abone bilgisinin ... numaralı A. E. adına kayıtlı hat üzerinden olduğunun tespit edildiği, ayrıca bylock sorgu sonucu evrakında A. E. adına ... numaralı hat ile ... IMEI numaralı telefon ve ... numaralı hat ile ... IMEI numaralı telefon ile kullanıldığının belirtildiği, bu doğrultuda sanığın eşi A. E.'nin kendi adına kayıtlı başka bir hat üzerinden Bylock kullandığı, BTK'dan ByLock kullanıldığı iddia edilen hatta ilişkin arama, aranma, mesaj alma, mesaj gönderme, internet veri trafiğinin baz birlikteliğine dair kayıtlar celp edilmiş, HTS ve CGNAT eşleştirilmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, raporda ; "...CGNAT sorgularında belirli bir baz istasyonu konum bilgisi belirtmediği anlaşılmış, IMEI sütununun da boş olması nedeniyle bağlantıların Wi-Fi kablosuz internet hatları aracılığıyla gerçekleştirilmiş olabileceği değerlendirilmektedir. GPRS bağlantılarında bağlantının sağlandığı baz istasyonu bilgileri ile Sanık ...'nın duruşma tutanağında belirtilen ev adresi bilgileri karşılaştırıldığında, iki konum arasında 440 metre mesafe bulunduğu görülmüştür..." şeklinde tespitlerin yer aldığı, sanığın ... numaralı GSM numarasını öğretmen hattı diye indirimli olması nedeniyle ara ara evdeyken kullandığını ancak devamlı kullanıcısı olmadığını belirttiği ..." şeklindeki beyan ve tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
disiplin