<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/7468 E. , 2025/50 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/7468<br>Karar No : 2025/50<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... vasisi ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Dava; davacının Antalya Emniyet Müdürlüğü emrinde ... olarak görev yaptığı dönemde A.K. isimli kişinin iletişiminin dinlenilmesi olayı ile ilgili olarak "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle dosyasının işlemden kaldırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu olayda; Türk İntikam Birliği Teşkilatı ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle A.K. isimli şahısla ilgili iletişime müdahale talebinde bulunulduğu, A.K.'nin ... Derneğinde ... olduğu, telefonun Telekomünikasyon İletişim Dairesi Başkanlığı kayıtlarında da A.K.'ye ait olduğunun görüldüğü, şahsın Türk İntikam Birliği Teşkilatı mensubu gibi gösterilerek Mahkemenin yanıltmak suretiyle dinlenildiği, arşiv kayıtlarında veri girişinin bulunmadığı, suç örgütü ile illiyet bağının ortaya konulmadığı, söz konusu dinlemeye yönelik mahkeme kararının iletişimin dinlenmesini gerektirecek bilgiler/emareler olmaksızın, gerçek dışı bilgiler ileri sürülerek aldırıldığı, başka bir ifade ile mahkemelerden dinleme kararı çıkartabilmek için kasıtlı olarak ve gerçeğe aykırı olarak iletişime müdahale talep formu düzenlendiği kanaatine varıldığı bu durumda, davacının sübut bulan kasıtlı olarak gerçeğe aykırı mahiyette iletişime müdahale talep formu düzenleme fiili nedeniyle eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi uyarınca ''meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de ceza verme zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle "dosyanın işlemden kaldırılması" yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacı tarafından 657 sayılı Kanun'un 127. maddesi uyarınca ceza verme zaman aşımının tespit edilmesinin ardından salt bu tespitle yetinilmesi ve davalı idarece hakkında isnat edilen fiilin sübuta erip ermediği ve eylemin hangi disiplin cezasını gerektirdiği yönünde değerlendirme yapılmaksızın dosyanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması yönünde işlem tesis edilmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de davacıya isnat edilen fiilerin sübuta erip ermediği ve tatbik edilmesi gereken disiplin cezasının ne olması gerektiği gibi hususların soruşturmacı tarafından irdelenmesinin ardından, idarece öncelikle fiilin sübuta erip ermediği ve tatbik edilecek cezanın ne olduğunun değerlendirilmesinin, aynı zamanda usulüne uygun bir soruşturma yürütüldüğünden bahsedilebilmesi için bir gereklilik olduğu göz önünde bulundurulduğunda, salt zamanaşımı süresinin son bulduğunun saptanılması suretiyle işin esasına yönelik bir değerlendirme yapılmaması disiplin hukuku ilkelerine aykırılık teşkil edeceğinden davacının bu iddiasına da itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir..<br>Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Geçici 28. maddesi hükmünün uygulanabilirliğini sağlamak açısından ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğradığı belirlenen fiillerde de fiilin nitelendirmesinin yapılması zorunluluk arzetmekte olup, davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda Yüksek Disiplin Kurulunca davacının fiilinin nitelendirilerek zaman aşımı kapsamında bulunduğunun belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemde bu nedenle de hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun açıklamalı reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ceza verme zamanaşımının tespit edilmesinin ardından salt bu tespitle yetinilmesi, isnat edilen fiilin sübuta erip ermediği veya eylemin hangi disiplin cezasını gerektirdiği yönünde değerlendirme yapılmaksızın dosyanın zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılması yönünde işlem tesis edilmesi gerektiği, başarılı bir personel olmasına karşın hakkında bir alt ceza uygulanmadığı, emniyet teşkilatında sıkı bir hiyerarşinin bulunduğu kimin iletişiminin dinleneceğine üstleri tarafından karar verildiği kendisinin olay tarihinde polis memuru olarak yazıcı/katiplik yaptığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.<br> <br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının adli yardım talebinin daha önce, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı karar ile kabul edildiği görüldüğünden, 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince, adli yardım istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına; davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
disiplin