<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/18615 E. , 2024/6115 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/18615<br>Karar No : 2024/6115<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : ... İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/31 maddesinde belirtilen "Görevli olmaksızın siyasal amaçla yapılacak açık ve kapalı yer toplantılarına, gösteri yürüyüşlerine katılmak" suçunu işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesine ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır.<br> İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; soruşturma dosyasında mevcut bulunan sesli ve görüntülü kayıtlar ile davacının eylem bölgesinde bulunarak siyasi eylemlere katıldığı hususunun anlaşılması karşısında, davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği sonucuna varılmakla, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/31 maddesi uyarınca davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, soruşturmaların usulüne uygun yapılmadığı, işleme konu eylemin kendisi tarafından gerçekleştirilmediği, anılan eylemle ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, tamamen arkadaşlık duygusuyla hareket ettiği, kabul anlamına gelmemekle birlikte eylemin herhangi bir siyasi parti ile irtibatının veya siyasi bir eylem olduğunun açıklığa kavuşturan bir delil bulunmadığı, geçmiş hizmetleri dikkate alınarak bir alt ceza verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca doğrudan Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:.., K:... sayılı kararın ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine 11/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br><br>(X) KARŞI OY :<br>Disiplin hukuku; kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir alandır. Mevzuatımızda, kamu hizmetini yürütenlerin; disiplin yaptırımını gerektiren eylem, işlem ve davranışlarının ve verilecek disiplin cezalarının belirtildiği farklı düzenlemeler bulunmakla birlikte; disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışın aynı zamanda cezai suç teşkil ettiği haller yönünden ayrıca düzenleme yapılarak, farklı bir ispat standardı veya oluşumsal unsurların belirtilmediği ve bu sürece ilişkin genel bir usul kanunu bulunmadığından, uygulamada ceza hukuku ilkelerine atıf yapıldığı; idari ve adli makamlarca yapılan değerlendirmelerin farklı sonuçlara ulaşabildiği görülmektedir.<br> Nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), "... yasaklanan ve disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem ve davranışlar, cezai suç teşkil etmektedir. Bununla birlikte, disiplin makamlarının bu gerekçelere dayanabilmesi için cezai bir hükmün gerekip gerekmediği hususunda herhangi bir bulgu mevcut değildir... bu yönde herhangi bir netliğin bulunmadığını dikkate alan AİHM, başvuranın davasında disiplin sorumluluğu ve cezai sorumluluk arasındaki çizgilerin, disiplin soruşturmasının en başından beri bulanık olduğunu" (AHİM- Seven / Türkiye davası (Başvuru no. 60392/08)"; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 131. maddesi uyarınca, suçlamalardan beraat etmenin, aynı olaylar nedeniyle disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı kuralı yönünden ise; "Danıştay kararında geçen, “ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı” ifadesinin, bu hususların hiçbirini aydınlatmadığı... ceza yargılamalarıyla eşzamanlı veya ceza yargılamalarının ardından yürütülen disiplin incelemelerinde üzerine atılı suç bulunan bir kişinin suçu yetkili bir mahkeme tarafından sabit bulununcaya kadar masum sayılma hakkının güvence altına alınması amacıyla izlenecek herhangi bir ilkeden" (AHİM-Kemal Coşkun/Türkiye davası (Başvuru no. 45028/07)" bahsetmediği görüşündedir.<br> Anayasa Mahkemesi ise; "Adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesinin veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunmasının masumiyet karinesinin ihlaline yol açabileceğini, (Galip Şahin, B. No: 2015/6075), idari makamlarca veya mahkemelerce salt bir kimsenin suç isnadı altında olduğunun ifade edilmesinin masumiyet karinesini zedelemeyeceğini, bu bakımdan kişinin suç isnadı altında olduğunun belirtilmesi ile hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı hâlde onun mahkûm olduğunun kesin bir dille ifade edilmesi veya bu yönde kanaat oluşmasına yol açacak nitelikte açıklamalarda bulunulması arasındaki ayrıma özen gösterilmesi gerektiğini,... disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu eylemlerin aynı olduğu hâllerde disiplin soruşturmasıyla ilgili uyuşmazlıklara bakan idari mahkemelerin fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaate saygı göstermesinin ve bunu sorgulayacak ifadeler kullanmamasının beklendiğini, aksi takdirde kişinin ceza mahkemesinde beraat etmiş olmasının bir anlamı kalmayacağını (Barış Baş, B.No 2016/14253), belirtmektedir.<br> Yukarıda aktarılan duruma göre, disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışların; cezai suç teşkil ettiği durumda, ceza yargılaması kanaatinin esas alınması gerekir.<br> Öte yandan; Anayasa Mahkemesinin Başvuru Numarası:2016/14253, 02/07/2020 tarihli kararında da belirtildiği üzere, "...Masumiyet karinesi, aynı olay kapsamında bile olsa ceza soruşturmasına konu suçun kurucu unsurunu oluşturmayan fiillerle ilgili olarak idari makamların değerlendirme yapmasını engellememektedir... Bu itibarla disiplin hukukundaki bir haksızlık ile ceza hukuku alanındaki haksızlığın kurucu unsurlarının aynı olduğu hâllerde idarenin kurucu unsurları ceza hukukununkiyle aynı olmayan başka bir haksızlık temelinde disiplin cezası uygulamasına herhangi bir mâni bulunmamaktadır."<br> Somut olayda; davacının, görevli olmaksızın siyasal amaçla yapılacak açık ve kapalı yer toplantılarına, gösteri yürüyüşlerine katılmak fiilinin sübut bulup, bulmadığının incelendiğinde; 2911 sayılı Kanun'un 28/1 maddesinde "Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşleri düzenleyen veya yönetenlerle bunların hareketlerine katılanlar" suçuna ilişkin düzenlemeler yapıldığı ve<br> 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi uyarınca uyuşmazlıkta uygulanması gereken 8/6-(s) maddesinde ise, "... görevli olmaksızın siyasal amaçla yapılacak açık veya kapalı yer toplantılarına ya da gösteri yürüyüşlerine katılmak." fiilinin, meslekten çıkarma disiplin cezasını gerektirdiği hükme bağlandığı görülmektedir.<br> Dosyanın incelenmesinden; davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/31 maddesinde belirtilen "Görevli olmaksızın siyasal amaçla yapılacak açık ve kapalı yer toplantılarına, gösteri yürüyüşlerine katılmak" suçunu işlediğinden bahisle ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırıldığı, söz konusu fiili nedeniyle ''Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçu ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçlarından ... Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davanın E:... sayılı dosyada derdest olduğu, davacı hakkında görevli olmaksızın siyasal amaçta yapılacak açık ve kapalı yer toplantılarına, gösteri yürüyüşlerine katılmak fiili nedeniyle verilen disiplin cezasına ilişkin davanın temyizen incelendiği, bu aşamada da adli yargı kararının kesinleşmediği anlaşılmaktadır.<br> Bu itibarla, ceza yargılaması sonucunda, davacının görevli olmaksızın siyasal amaçla yapılacak açık ve kapalı yer toplantılarına, gösteri yürüyüşlerine katılmak suçunu işleyip işlemediğinin belirlenmesinden sonra karar verilmesi gerektiğinden, davanın reddi yolundaki kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.<br> Açıklanan nedenlerle; davacının temyiz istemi kabul edilerek, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>
disiplin