<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2024/1009 E.  ,  2024/6048 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/1009<br>Karar No : 2024/6048<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Dava; davacının, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü emrinde ... olarak görev yaptığı dönemde hakkında yapılan soruşturma sonucu, "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediğinin sübuta erdiğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesi uyarınca meslekten çıkarılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının (24 no'lu A.N. isimli şahsın iletişimini dinleme olayına yönelik kısmının) iptali ile bu işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br>... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 15/11/2018 günlü, E:2016/23959, K:2018/17574 sayılı kararıyla bozulmuş, davacının karar düzeltme istemi de Danıştay İkinci Dairesinin 13/04/2023 günlü, E:2021/7974, K:2023/2081 sayılı kararıyla reddedilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Anılan bozma kararına uyularak dava dosyası yeniden incelenmek suretiyle ... İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; Mersin İl Emniyet Müdürlüğünce terör örgütleri ve organize suçlarla mücadele kapsamında usulsüz dinlemeler yapıldığı yönündeki iddialar üzerine düzenlenen soruşturma raporunun 24. sırasında belirtilen dava konusu olaya ilişkin davacı hakkında yapılan ceza yargılaması neticesinde, müşteki A.N.'nin kendi ad soyadı ve kendi kullanımındaki iletişim aracı üzerinden dinlenmiş olması, irtibat olarak gösterilen şahsa ilişkin arşiv kaydının mevcut olduğunun bildirilmesi, önleme dinlemesi tedbiri kararı alınmasına esas teşkil eden "Teknik Takip ve İzleme Talep Formu"nda yazılı gerekçelerin mevcut olup olmadığı, dinleme yapılmasını gerektirecek emarelerin varlığına veyahut yokluğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş olması, dinlemenin yasada öngörülen süre şartını ihlal etmeyecek şekilde gerçekleştirilmiş olması, yapılan dinleme işleminin istihbari amaçla önleme dinleme olması sebebiyle yoğun suç şüphesine ihtiyaç duyulmaması, önleme dinlemesinde amaç suç işlenmesinin ve kamu düzenin bozulmasının önlenmesi amacıyla başvurulan bir yol olması ve önleme amacıyla yapılan iletişimin tespiti ve denetlenmesi sonucunda ulaşılabilen bulgular da, yasanın öngördüğü amaçlar dışında ve bu arada bir ceza soruşturması veya kovuşturmasında delil olarak kullanılamayacak olması, yasada herhangi bir suç şüphesi derecesi de öngörülmediğinden yapılan iletişimin tespiti ve denetlenmesi işleminin usulüne aykırı olduğu yönünde her türlü şüpheden uzak kesin bir kanaate varılamadığından bahisle, "kişisel verilerin kaydedilmesi", "iftira", "resmi belgede sahtecilik" suçlarından ... Ağır Ceza Mahkemesince ... günlü, E:..., K:... sayılı beraat kararı verildiği (bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu ise ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiştir.), davacının kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek fiilini işlediğini kabul etmenin hukuken mümkün olmadığı değerlendirildiğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, diğer taraftan; İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, "... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararında '...usulsüz dinleme fiilinin ayrı bir fiil, belge düzenleme fiilinin ise başka bir fiil olduğu...' gerekçesi göz önüne alındığında, A.N. (sehven A.E. olarak yazılmışıtır.) isimli şahsın 29.02.2012-10.07.2012 tarihleri arasında ... nolu GSM hattı üzerinden haberleşmenin dinlenmesi işleminin teknik takip talep formunda belirtilen gerekçeler dışında iletişiminin dinlenmesini gerektirecek bilgiler/emareler olmaksızın, dayanaktan yoksun gerekçeler gösterilerek yapıldığı anlaşıldığından adı geçenin bu davranışıyla 'Yetkisini veya nüfuzunu kendisinin veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak' suçunu işlediği sübuta erdiğinden (...) meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine (...)" karar verildiği, davacıya, işbu dosya kapsamında yargılaması yapılan fiil dönemini kapsayacak şekilde tesis edilen söz konusu işlemle meslekten çıkarma cezası verildiği görüldüğünden, bu aşamada davacının yoksun kaldığı parasal haklarının tazmini istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığını ileri sürdüğü parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; aralarında davacının da bulunduğu emniyet mensuplarınca tanzim ve imza edilen belgelerle A.N.'nin iletişiminin usulsüz olarak dinlenmesine ilişkin işlemin, ... Parti il yönetimindeki muhtelif şahısların iletişimlerinin dinlenilmesi saikiyle, iletişimin dinlenilmesini gerektirecek bilgiler/emareler olmaksızın, dayanaktan yoksun gerekçelerle, gerçeğe aykırı şekilde belge düzenlemek suretiyle yapıldığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... <br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,<br>4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

disiplin