<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/7477 E.  ,  2024/7299 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2020/7477<br>Karar No : 2024/7299<br><br>DAVACILAR : 1- ... Sendikası (...) <br> 2- ... Öğrenci Yurdu Ticaret Limited Şirketi <br> 3- ... Eğitim Kurumları Turizm Petrol İç ve Dış Ticaret A.Ş. <br> 4- ... Turizm İnşaat Oto Eml. San. Tic. Ltd. Şti.<br> 5- ... Yükseköğretim Kız Öğrenci Yurdu Adına Kurucu Temsilci ...<br> 6- ... Yükseköğretim Kız Öğrenci Yurdu ... Şubesi Adına Kurucu Temsilci ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU : <br>02/07/2020 gün ve 31173 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, 05/07/2020 gününde yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin; 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "...kovuşturma bulunmaması.." ibaresinin, 6. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "...kar amaçlı olmayan" ibaresinin, aynı maddenin 6. ve 7. fıkrasının, 9. maddesinin 9. fıkrasının (a) bendinin; 10. maddesinin 2. fıkrasının, aynı maddenin 1. fıkrasında yer alan "en az lisans mezunu" ibaresi ve 5. fıkrasında yer alan "en az ön lisans mezunu" ibaresinin, aynı maddenin 6. fıkrasında yer alan "..yönetim memurluğu için en az ön lisans mezunu olma şartı aranır." ibaresinin, aynı maddenin 14. fıkrasında yer alan "Müdürün izinleri bağlı oldukları il müdürünce; diğer personelin izinleri ise müdür tarafından verilir." cümlesinin, 16. maddesinin 5. fıkrasının (a) bendinin, 18. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin, 21. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "..örgün eğitim veren" ibaresinin, aynı maddenin 1. fıkrasının (b) bendinin, 23. maddesinin 6. fıkrasının, 26. maddesinin 3. fıkrasının, 27. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin ilk cümlesinde yer alan "...vermek zorundadır." ibaresinin ve 2. cümlesinde yer alan "...ise" ibaresinin, 36. maddesinin 6. ve 8. fıkrasının, 43. maddesinin, Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasının, Geçici 1. maddesinin 4. fıkrasında yer alan " ..aynı kurucuya ait kurumlarda olmak üzere" ibaresinin, Geçici 1. maddesinin 2. fıkrası, 3. fıkrası ve 8. fıkrasının; Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönergesi'nin ise Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının, 3. fıkrasının ve 4. fıkrasının iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI :<br> Dava konusu düzenlemenin dava konusu maddelerinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek iptali gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI :<br> Üst hukuk normlarına uygun olan dava konusu maddelerin iptali istemine ilişkin açılan davanın reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davaya konu Yönetmelik ve Yönergenin yürürlükten kaldırılması nedeniyle, karar tarihinde yürürlükte bulunmayan dava konusu düzenlemeler hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığından, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davacılar tararından,02/07/2020 gün ve 31173 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, 05/07/2020 gününde yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin; 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "...kovuşturma bulunmaması.." ibaresinin, 6. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "...kar amaçlı olmayan" ibaresinin, aynı maddenin 6. ve 7. fıkrasının, 9. maddesinin 9. fıkrasının (a) bendinin; 10. maddesinin 2. fıkrasının, aynı maddenin 1. fıkrasında yer alan "en az lisans mezunu" ibaresi ve 5. fıkrasında yer alan "en az ön lisans mezunu" ibaresinin, aynı maddenin 6. fıkrasında yer alan "..yönetim memurluğu için en az ön lisans mezunu olma şartı aranır." ibaresinin, aynı maddenin 14. fıkrasında yer alan "Müdürün izinleri bağlı oldukları il müdürünce; diğer personelin izinleri ise müdür tarafından verilir." cümlesinin, 16. maddesinin 5. fıkrasının (a) bendinin, 18. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin, 21. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "..örgün eğitim veren" ibaresinin, aynı maddenin 1. fıkrasının (b) bendinin, 23. maddesinin 6. fıkrasının, 26. maddesinin 3. fıkrasının, 27. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin ilk cümlesinde yer alan "...vermek zorundadır." ibaresinin ve 2. cümlesinde yer alan "...ise" ibaresinin, 36. maddesinin 6. ve 8. fıkrasının, 43. maddesinin, Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasının, Geçici 1. maddesinin 4. fıkrasında yer alan " ..aynı kurucuya ait kurumlarda olmak üzere" ibaresinin, Geçici 1. maddesinin 2. fıkrası, 3. fıkrası ve 8. fıkrasının; Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönergesi'nin ise Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının, 3. fıkrasının ve 4. fıkrasının iptali istenilmektedir.<br> Yukarıda belirtilen maddeleri dava konusu edilmiş olan Yönetmelik, yüksek öğrenim öğrencilerine barınma hizmeti sunmak amacıyla gerçek veya tüzel kişiler tarafından özel barınma kurumu açılmasına ,işletilmesine ve denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılmış olup, dayanağı ise 24/03/1950 tarihli ve 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanunun 1 inci maddesi ile 25/08/2011 tarihli ve 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13.maddesidir.<br>T.C. Anayasası'nın Genel Esasları Belirleyen 1. kısmın 7. maddesinde; yasama yetkisinin Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olduğu ve devredilmeyeceği, 8. maddesinde, yürütme yetkisinin Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılacağı amir hükmüne yer verildikten sonra, Cumhuriyetin Temel Organlarını belirten 3. Kısmın yürütmeye ilişkin 2. Bölümün 123. maddesinde; idare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir, düzenlemesi yer almıştır.<br>Öte yandan Anayasa'nın "Yönetmelikler" başlığını taşıyan 124/1. maddesinde; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler, hükmüne yer verilmiştir.<br>Anılan madde hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, hak, yükümlülük ve idari işleyişin kanunla düzenleneceği, bu düzenlemeler parelelinde idari işleyişe açıklık getirmek ve idari işleyişte bütünlüğü sağlamak amacıyla kanunla yetkilendirilmiş makam ve kuruluşların yönetmelik hazırlayabilecekleri anlaşılmaktadır.<br>Normlar hiyerarşisinde anayasal ve yasal düzenlemelerden sonra gelen idari düzenlemeler bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanır ve kanun hükümlerine açıklık getirilmesi suretiyle bu kanun hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanır. Diğer yandan, normlar hiyerarşisindeki düzenleme soyuttan somuta doğru kademeli bir sistem içermektedir. Anılan sistemde bir üst norm bir alt norma oranla daha genel ve soyut ifadeler taşımakta, bir alt norm ise daha özel ve somut ifadelerle bir üst normun ne amaçlamak istediğini somut olarak ortaya koymaktadır. Öğretide türevsel bir yetki olarak kabul edilen idarelerin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağı da İdare Hukukunun en temel ilkelerindendir. Dolayısıyla; sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir düzenleme yetkisine sahip olan idarenin, Anayasa'da öngörülen ayrık durumlar dışında, yasalarla düzenlenmemiş bir alanda, düzenleme yapmak suretiyle kural koyması mümkün değildir. <br>Dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 4. fıkrasında yer alan ".. kar amaçlı olmayan.." ibaresi yönünden;<br> 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları Ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. maddesinin 3. fıkrasının (ğ) bendinde yapılan inceleme, soruşturma ve denetimlerle yurt ve benzeri kurumun kurum açma izninde belirlenen amaç dışında kullanılması fiili için brüt asgari ücretin beş katı idari para cezası uygulanacağı ve bu fiilli işleyen kurumların kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatları iptal edileceği kuralına yer verilmiştir.<br> Dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 4. fıkrasında ise; kurum binalarının, öğrenci barınma hizmetleri dışında başka bir amaçla kullanılamayacağı, ancak kurumların sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için düzenlenmiş alanlarının, öğrencilerin barınma hizmetlerini aksatmayacak şekilde kar amaçlı olmayan sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için kullandırılabileceği hüküm altına alınmıştır.<br> Dava konusu madde hükmü ile dava konusu Yönetmeliğe dayanak olan 5661 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 3. fıkrasının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; kurum binalarının öğrenci barınma hizmeti dışında bir amaçla kullanılamayacağı açık olup; dava konusu Yönetmelik hükmünden, kurumların sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için düzenlenen alanlarının sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere kullandırılabileceği, ancak bu faaliyetlerin kar amacı gütmemesi ve öğrencilerin barınma hizmetlerini aksatmaması gerektiği anlaşılmaktadır.<br> Her ne kadar davalı idarece; kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti vermek için verildiği, ruhsatın kurum binasının bulunduğu alanın tamamını kapsadığı, kurumların başka bir ticari faaliyette bulunuyor olmasının diğer kurumların lehine rekabeti bozabileceği, bu nedenle kurum binalarının amaç dışı kullanılmaması gerektiği savunulmakta ise de; dava konusu düzenlemede sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için öğrencilerin anılan kurumlarda yoğunlukla kaldığı dönemler ile hiç öğrencinin kalmadığı dönemler yönünden herhangi bir ayrım yapılmaksızın kar amacı güdülmemesi şartının getirildiği, bu kapsamda sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle sınırlı olmak şartıyla öğrencilerin yurtlarda hiç bulunmadığı dönemler yönünden ayrıma gidilmesi gerektiği anlaşıldığından bu haliyle eksik düzenlenen dava konusu madde hükmünde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>"Kurumların tür, bina ve bina bölümlerine ilişkin esaslar" başlıklı 6. Maddesinin ve 6. fıkrasında, Meyhane, kahvehane ve bar gibi umuma açık veya alkollü içki servisi yapılan yerler ile kurumlar aynı binada bulunamaz' ibaresi <br>Yönetmeliğin 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanunda, ortaokul ile orta öğrenim öğrencilerine barınma hizmeti veren yurtlar ve benzeri kurumlar ile umuma açık yerler ve alkollü içki satan yerler arasında en az yüz metre mesafe bulunmasının esas olduğu,yüksek öğrenim öğrencilerine barınma hizmeti veren yurtlar ve benzeri kurumların bu yerlere uzaklığının kurum türlerine göre yönetmelikle belirleneceği özellikle belirtilmiş olup,Yönetmeliğin 6. Maddesinin ve 6. fıkrasında, Meyhane, kahvehane ve bar gibi umuma açık veya alkollü içki servisi yapılan yerler ile kurumlar aynı binada bulunamaz' ibaresinde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>"Kurumların tür, bina ve bina bölümlerine ilişkin esaslar" başlıklı 6. Maddesinin 7. fıkrasında, "Kurum binaları ile akaryakıt istasyonları, yanıcı, parlayıcı ve patlayıcı maddelerin üretildiği veya depolandığı yerler arasında en az yüz metre mesafe bulunması zorunludur. Bu fıkrada belirtilen mesafelerin ve işletmelerin tespitinde kurum açma izni verilmesi için inceleme yapanlar tarafından gerektiğinde ilgili kurumlarla işbirliği yapılır." ibaresi;<br> 24/06/2017 tarih ve 30106 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği'nin 3. maddesinin (c) bendinde "Kurum", Millî Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki okul, merkez, pansiyon, uygulama oteli, hizmetiçi eğitim enstitüsü, olgunlaşma enstitüsü ile sosyal tesisler; (e) bendinde "Pansiyon", Bakanlığa bağlı her derece ve türdeki okullara bağlı olarak faaliyet gösteren ve yatılı öğrencilerin barınma, beslenme, etüt ve diğer sosyal ihtiyaçlarının karşılandığı yer olarak tanımlanmış; kurumların açılabilmesi için gereken şartları düzenleyen "Genel esaslar" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının 10/09/2018 tarih ve 30531 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik (c) bendinde ise, "Yatırım programına alınması teklif edilecek eğitim kurumu için tahsis edilen arsanın;... akaryakıt servis istasyonlarına en az 50 m,.. uzaklıkta... olması,..." gerektiği koşuluna yer verilmiştir.<br><br> Dava konusu Yönetmelik'te ise yukarıda belirtildiği üzere gerçek ve tüzel kişilerce açılacak yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti sunacak kurumların binalarının akaryakıt istasyonlarına en az yüz metre mesafede olması koşulu öngörülürken, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı kurumları kapsayan Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği'nde ise, yine öğrencilerin barınma ihtiyacını karşılamak üzere açılacak binalar için, akaryakıt servis istasyonlarına asgari uzaklığın elli metre olması gerektiği kurala bağlanmıştır. <br> Uyuşmazlıkta, aynı kullanım amacına hizmet eden binalar için akaryakıt istasyonlarına uzaklıkları yönünden farklı koşulların belirlendiği ve bu şekilde bir farklılığa gidilmesinin gerekçesinin de ortaya konulmadığı görülmektedir.<br> Bu durumda; öğrencilerin barınmasına yönelik düzenlemeler içeren Yönetmeliklerde, hizmet sunulan binalar ile akaryakıt istasyonları arasında olması gereken asgari mesafe koşulu yönünden, bilimsel bir gerekçe ortaya konmaksızın farklılığa gidilmesinin idareye güven ilkesini zedelediği ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu, bu haliyle dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 7. fıkrasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.<br>5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. maddesinin 3. fıkrasında; yapılan inceleme, soruşturma ve denetimlerle yurt ve benzeri kuruma idari para cezası uygulanacak hâller ile cezanın miktarı ve tekerrür halinde uygulanacak kurallar hüküm altına alınmıştır.<br>Anılan Kanun'a dayanılarak yayımlanan ve yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin, dava konusu "Kurucu ve kurucu temsilcisi" başlıklı 9. maddesinin 9. fıkrasının (a) bendinde; bu Yönetmelik kapsamında, kurucu temsilcisi değişikliği amacıyla başvuru yapan kurumların taleplerinin, müracaat tarihinden önce yapılan inceleme, soruşturma veya denetimler sonucunda kuruma, Kanun kapsamında idari para cezası verilmesi halinde idari para cezasının ödenmesi sonrasında değerlendirmeye alınacağı kurala bağlanmış; ödemeye ilişkin söz konusu koşul, aynı Yönetmeliğin "Devir" başlıklı 16. maddesinin 5. fıkrasının (a) bendinde; devir ve kurucu değişikliği amacıyla başvuru yapan kurumların talepleri ile "Tür değişikliği" başlıklı 18. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde; tür değişikliği amacıyla başvuru yapan kurumlar açısından da öngörülmüştür.<br>Öte yandan, Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasında; bu Yönetmelik'te geçen Kanun'un, 24/03/1950 tarih ve 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'u, ifade ettiği düzenlenmiştir.<br>Uyuşmazlıkta, davalı idare tarafından, dava konusu Yönetmelik kapsamında faaliyette bulunan bir kurumun, kurucu değişikliği, devir veya tür değişikliğini yapabilmesinin, 5661 sayılı Kanun kapsamında kuruma verilen idari para cezasının ödenmiş olması ön koşuluna bağlandığı anlaşılmaktadır. <br>Her ne kadar, 5661 sayılı Kanun'un 1. maddesinde, kurumlara idari para cezası verilecek haller belirlenmiş ise de, tahsil usulüne ilişkin herhangi bir hükme yer verilmediği görülmektedir. Bu durumda, para cezasının, mevzuatımızda genel kanun niteliğinde olan, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca tahsil edilmesi gerekmektedir. <br>Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 5661 sayılı Kanun'da para cezasının tahsili konusunda özel bir hükme yer verilmediği, bir diğer anlatımla, para cezasının ödenmemiş olmasına herhangi bir sonuç bağlanmadığı, davalı idarece 6183 sayılı Kanun'da yer verilen usullere göre para cezasının tahsili yoluna gidilebileceği, bu haliyle mevzuatımızda para cezasının tahsilini sağlamak amacıyla işletilebilecek hükümler bulunduğu sonucuna varıldığından, kurumların, yukarıda aktarılan dava konusu düzenlemelerde olduğu gibi değişiklik taleplerinde para cezasının ödenmiş olması koşulu aranmasında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.<br>Ayrıca, dava konusu Yönetmelik uyarınca faaliyette bulunan kurumların, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında şirket olmaları halinde de anılan Kanun'da şirketlerin kurucu değişikliği yapması veya devri hallerinde şirkete ait borçların nasıl ödeneceği veya bu borçlardan sorumluluk hususlarının açıkça düzenlendiği, bu anlamda bir hukuki boşluk bulunmadığı da dikkate alındığında; dava konusu Yönetmelik ile kurumlar için ilgili Kanunlarında öngörülmeyen bir koşulun getirilmesinde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br> "Personele ilişkin esaslar" başlıklı 10. maddesinin 2. fıkrası; Öğrenci ile aynı cinsiyette olan yöneticinin yatakhanelere daha rahat girmesi, her hangi bir olay anında gerekli müdahalenin rahatlıkla yapılabilmesi, öğrenciler ile daha iyi iletişim kurulabilmesi amacıyla yapılan düzenlemede hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.<br>Yönetmeliğin 'Personele İlişkin Şartlar 'başlıklı 10. Maddesinin 1. fıkrasında yer alan Kurum müdürlerinin en az lisans mezunu olması gerekir ibaresi,5.fıkrasında yer alan Kurum ihtiyaç duyulması halinde en az ön lisans mezunu müdür yardımcısı çalıştırabilir ibaresi, aynı maddenin 6. Fıkrasında yer alan kurumlarda Bakanlıkça belirlenecek sayıda yönetim memuru çalıştırılır. Yönetim memurluğu için en az ön lisans mezunu olma şartı aranır hükmüne yer verilmiştir. Yönetmelikle getirilen 'eğitim şartı' düzenlemesi ile İdare, Barınma kurumlarında görev yapan personelin mevzuata hakim, liyakat sahibi ve eğitim niteliğine sahip olma amaçlandığından ,sözkonusu yönetmeliğin 10. Maddesinin 1,5,6.fıkralarında getirilen lisans ve ön lisans mezunu olma şartında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br> Dava konusu Yönetmeliğin 10 maddesinin 14. fıkrasında yer alan "Müdürün izinleri bağlı oldukları il müdürünce; diğer personelin izinleri ise müdür tarafından verilir." cümlesi yönünden;<br> 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları Ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. maddesinin son fıkrasnda öğrencilere barınma hizmeti veren öğrenci yurtları ve benzeri kurumlarda görevlendirilen personelde, ikinci fıkrada belirtilen şartlar ve 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde belirtilen genel şartlara ek olarak istenen diğer şartlar ile bu personelin özlük, ödül, disiplin iş ve işlemlerine ilişkin hususların yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır.<br> Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendinde ise; personelin bu Yönetmelik kapsamında kurumda çalışan personelin tamamını ifade ettiği, 10. maddesinin 13. fıkrasında kurum personelinin, Sosyal Güvenlik Kurumunca belirlenen sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası esaslarına bağlı olarak 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında sözleşme ile çalıştırılmalarının zorunlu olduğu, kamu tüzel kişileri tarafından açılan ve işletilen kurumlarda görevlendirilen personelin tabi olduğu mevzuat hükümleri uyarınca istihdam edileceği, aynı maddenin 14. fıkrasında personelin tabi olduğu mevzuat hükümleri doğrultusunda izin kullanacağı, müdürün izinlerinin bağlı oldukları il müdürünce; diğer personelin izinlerinin ise müdür tarafından verileceği hüküm altına alınmıştır.<br> Yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti sunmak amacıyla gerçek veya tüzel kişiler tarafından açılan özel barınma kurumlarının dava konusu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde davalı idarenin denetim ve gözetimi altında olduğu ve davalı idarece bu kurumlarda çalışan personelin izin kullanımına yönelik kriterlerin belirlenebileceği kabul edilmekle birlikte; kurum personeli olan yurt müdürünün İş Kanunu kapsamında sözleşme ile çalıştırıldığı hususu dikkate alındığında yurt müdürünün izinleri yönünden İl Müdürü'ne bağlı kılınmasına ilişkin dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir. <br> "Barınma şartları" başlıklı 21. maddesinin 1. fıkrasında, Kurumlarda barınacak öğrencilerde; " a) Örgün eğitim veren bir yükseköğretim kurumuna kayıtlı olmak," ibaresi yönünden, örgün eğitim kurumlarında kayıtlı olmayan öğrencilerin büyük kısmının ailelerinin yanında ikamet ettiği,ailesinin yanında kalmayanların çoğunun da eğitim ve iş hayatını birlikte devam ettirdikleri gerçeği karşısında örgün eğitim kurumlarına kayıtlı olan ve olmayan bu öğrencilerin aynı kurumda barınmaları halinde örgün eğitim alan öğrencilerin başarısız olabilecekleri ve bir takım sorunların çıkabileceği nedeniyle anılan düzenlemelerin kamu yararına uygun olduğu şüphesizdir.<br> Dava konusu Yönetmeliğin 21. maddesinde kurumda barınacak öğrenciler yönünden barınma şartlarının düzenlendiği görülmüş olup; 21. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde "Taksirli suçlar hariç herhangi bir suçtan dolayı 6 ay veya daha fazla hapis cezası almamak ve kesinleşmiş mahkumiyeti bulunmamak" barınma şartları arasında sayılmıştır.<br> Yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti sunmak amacıyla gerçek veya tüzel kişiler tarafından açılan özel barınma kurumlarında öğrencilerin güvenli, sağlıklı ve düzenli bir ortamda barınmalarını sağlamak amacıyla barınacak öğrenciler yönünden belli koşulların aranabileceği açıktır.<br> Ancak dava konusu madde hükmünün incelenmesi neticesinde; taksirli suçlar hariç herhangi bir suçtan dolayı 6 ay veya daha fazla hapis cezası almayan öğrencilerin barınma şartını yerine getirmiş sayılacağı belirtildikten sonra "...ve kesinleşmiş mahkumiyeti bulunmamak" ifadesiyle taksirli suçlar hariç herhangi bir suçtan dolayı 6 ay ve daha fazla hapis cezası almamak şartı yanında ek bir şart olarak değerlendirilebilecek şekilde düzenleme yapıldığı görülmüş olup; bu ifadede yer alan "kesinleşmiş mahkumiyeti bulunmamak" şartının tüm suç ve cezaları mı kapsadığı başka bir anlatımla taksirli suçlardan veya 6 ayın altında verilen hapis cezaları için de mi geçerli olduğu yoksa sadece taksirli suçlar hariç herhangi bir suçtan dolayı 6 ay veya daha fazla hapis cezası alan öğrencilere mi ilişkin olduğu noktasında tereddüte mahal verdiği ve açıklık ve netlik taşımaması nedeniyle anılan madde hükmünün uygulanmasının hak kayıplarına neden olabileceği anlaşıldığından dava konusu madde hükmünde hukuka uyarlık görülmemiştir.<br>"Kurumlarda geçici barınma" başlıklı 23. maddesinin 6.fıkrasında yer alan 'Geçici Barınma bir ayı geçemez ' ibaresi yönünden, asıl olanın öğrencilerin kurumlarda kayıtlı olarak kalması olduğu, istisnai durum olan geçici barınmanın bir süre ile sınırlandırılmasının hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.<br> "Barınma hizmetlerine ilişkin esaslar" başlıklı 26. maddesinin 3.fıkrası; İdarenin takdir yetkisini genişletip,bir tür kamu hizmeti olan barınma hizmeti verecek olan kişilerin tasarruf özgürlüğünü kısıtladığından, hukuka uygun bulunmamaktadır.<br>Yönetmeliğin 27.maddesinin 2.fıkrasının (a) bendinde yeralan 'vermek zorundadır' ibaresi ile 2.cümlesinde yer alan 'ise' ibaresinin; Yönetmeliğin 27.maddesinin 27/a fıkrasında, Yurtlarda sabah kahvaltısı vermek zorunludur, öğle ve akşam yemeği ise hizmet sunum taahhütnamesinde belirtilmek kaydıyla verilebilir, düzenlenmesi öğrencilerin beslenme ihtiyacına yönelik olması ve kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olması nedeniyle hukuka uygundur.<br>"Ücretler ve yükümlülükler" başlıklı 36. maddesinin 6, 8. fıkraları; Kurumun bir önceki öğretim yılında barınma hizmeti karşılığında öğrencilerden aldığı ücrete yeni dönemde yapabileceği en yüksek zam oranı, kayıt yenileme tarihinde açıklanmış olan yıllık “(Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi + Tüketici Fiyat Endeksi)/2” oranına yüzde beş daha eklendiğinde bulunan orandan daha fazla olamaz hükmü ve Kuruma kayıt yaptıran öğrencilerden 15 Eylül tarihine kadar kurumdan ayrılanlardan hizmet sunum taahhütnamesinde belirlenen yıllık barınma hizmeti ücretinin %10’u, 15 Eylül sonrasında ayrılanlardan ise barınma hizmeti aldığı aylar ve içinde bulunulan ayın ücretinin tamamı ve kalan aylara ait barınma hizmeti ücretinin %30’u alınır. Bu öğrencilere depozitoları ile peşin ödeme yapılan hallerde bu fıkraya göre hesaplanacak ücret mahsup edilmesi sonrasında geriye kalan tutar bir ay içinde iade edilir ve hizmet sunum taahhütnamesi feshedilir. Aylık barınma hizmeti ücreti, hizmet sunum taahhütnamesinde belirlenen yıllık barınma hizmeti ücretinin hizmet sunulmak üzere belirlenen ay sayısına bölünmesi ile tespit edilir. Kurumdan çıkarma cezası alan öğrencilere de bu fıkra hükmü uygulanır hükmü düzenlenmiş olup, 6.fıkradaki düzenlemede, hem özel barınma hizmeti veren kurumların ,hem de kurumlarda barınan öğrencilerin menfaatinin gözetildiği; 8. fıkrasında ki düzenlemelerde ise öğrenci ve ailelerinin ekonomik sıkıntı yaşamamaları gözetildiğinden,anılan düzenlemeler hizmet gereklerine uygundur.<br> "Geçiş hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası; davalı idarece, yerine getirilebilmesi mümkün olan ve olmayan standartlar yönünden ayrıma gidilerek önceki standartlara göre açılmış özel öğrenci barınma hizmeti sunan kuruluşların, yerine getirilebilmesi teknik olarak mümkün olmayan standartlardan (bina ve fiziki mekan şartlarına ilişkin) muaf tutulması gerekirken, böyle bir ayrım yapılmaksızın tüm standartlar yönünden 01/08/2020 tarihine kadar uyum sağlanmasını öngören dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br> "Geçiş hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinin 2. fıkrası;Deprem, yangın, iş güvenliği ve sağlığına ilişkin mevzuat ile aranan şartları taşımadığı tespit edilen kurumların faaliyetleri eksiklikler giderilinceye kadar durdurulur. Söz konusu eksikliklerin 1/8/2021 tarihine kadar giderilmemesi halinde ruhsatları iptal edileceği, bu kurumlardaki öğrencilerin barınmasına yönelik gerekli tedbirler kurum tarafından alınacağı kurala bağlanmış olup öğrencilerin can ve mal güvenliğini gözeten söz konusu düzenleme kamu yararı ve hizmet gereklerine uygundur.<br> Geçici 1. maddesinin 3. fıkrası yönünden;<br> 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Yapı Ruhsatiyesi" başlıklı 21. maddesinde, "Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir. Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır., 26. maddesinde ise; “Kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak veya yaptırılacak yapılara, imar planlarında o maksada tahsis edilmiş olmak, plan ve mevzuata aykırı olmamak üzere mimari, statik, tesisat ve her türlü fenni mesuliyeti bu kamu kurum ve kuruluşlarınca üstlenilmesi ve mülkiyetin belgelenmesi kaydıyla avan projeye göre ruhsat verilir.” hükmüne yer verilmiştir. <br> Aynı Kanun'un Yapı Kullanma İzni" başlıklı 30. maddesinde ise, "Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik bürolarından; 27 nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir. Belediyeler, valilikler mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır..." hükmüne yer verilmiştir.<br>Dava konusu Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasında "18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 121 inci maddesi ile 25/10/1983 tarihli ve 2935 Sayılı Olağanüstü Hal Kanununun 4 üncü maddesine göre yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameler doğrultusunda kapatılan özel öğrenci yurtlarının Hazineye veya Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilen binalarında, vergi muafiyeti bulunan veya kamu yararına çalışan vakıf veya dernekler tarafından özel yükseköğrenim öğrenci yurdu açılmak istenmesi halinde, bu Yönetmeliğin can güvenliği yönünden zorunlu tuttuğu şartları sağlamak kaydıyla bu binaların inşaat ruhsatı veya yapı kullanma izni aranmadan, binanın sağlam ve dayanıklı olduğuna ilişkin çevre ve şehircilik il müdürlükleri, yapının proje müellifleri ya da yetkili serbest proje büroları veya üniversitelerin ilgili bölümlerince düzenlenen teknik rapor ile teknik raporu düzenleyen serbest inşaat mühendisinin geçerliliği devam eden serbest inşaat mühendisliği belgesi ile işyeri tescil belgesi istenerek 1/8/2021 tarihine kadar açılış işlemleri yapılır." hükmüne yer verilmiştir.<br>Yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti veren kurumların açılış işlemleri yönünden dava konusu Yönetmeliğin incelenmesinden; anılan Yönetmeliğin 5. maddesinin 4. ve 5. fıkraları uyarınca kurum binalarında yangın ve depreme ilişkin mevzuat ile iş güvenliği ve sağlığı mevzuatında yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmesinin zorunlu olduğu görülmektedir.<br>Ayrıca dava konusu Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanan Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönergesi'nin kurumların ilk açılış iş ve işlemlerinin düzenlendiği 5. maddesinin 6. fıkrasında kurum açma işleminde istenen belgeler arasında; binanın sağlam ve dayanıklı olduğuna ilişkin çevre ve şehircilik il müdürlükleri, yapının proje müellifleri ya da yetkili serbest proje büroları veya üniversitelerin ilgili bölümlerince düzenlenen teknik rapor ile teknik raporu düzenleyen serbest inşaat mühendisinin geçerliliği devam eden serbest inşaat mühendisliği belgesi ile işyeri tescil belgesine, bina ve çevresinin sağlık yönünden uygun olduğuna ilişkin ilgili il veya ilçe çevre sağlık birimince düzenlenen rapora, bina ve bölümlerinde yangına karşı ilgili mevzuata göre gerekli önlemlerin alındığına ilişkin itfaiye müdürlüğünce düzenlenen rapora ve kurum açılacak binanın inşaat ruhsatı veya yapı kullanma izin belgesine yer verildiği anlaşılmaktadır.<br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; gerçek veya tüzel kişilerin, kurum binalarında yer alması gereken tüm şartları sağlaması halinde özel öğrenci yurdu açabileceği; ancak dava konusu Yönetmelik hükmüyle vergi muafiyeti bulunan veya kamu yararına çalışan vakıf veya derneklerin Anayasa'nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameler doğrultusunda kapatılan özel öğrenci yurtlarının Hazineye veya Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilen binalarında, özel yükseköğrenim öğrenci yurdu açmak istemesi halinde ise bu binaların inşaat ruhsatı veya yapı kullanma izninin aranmayacağı yönünde düzenleme öngörüldüğü anlaşılmaktadır.<br>Her ne kadar davalı idarece mevcut kurumlardan istifade etmek ve öğrencilerin mağdur edilmemesi amacıyla anılan düzenlemeye yer verildiği savunulmakta ise de; yükseköğrenim öğrencilerinin mevzuatta yer alan şartları eksiksiz olarak sağladığı belgelendirilen kurum binalarında barınmasının esas olduğu dikkate alındığında; dava konusu Yönetmelik hükmü ile vergi muafiyeti bulunan veya kamu yararına çalışan vakıf veya derneklerin madde hükmünde belirtilen binalarda özel yükseköğrenim öğrenci yurdu açmak istemesi halinde inşaat ruhsatı veya yapı kullanma izni aranmasına ilişkin şarttan muaf tutulması sonucunda hem öğrencilerin barınacakları kurum binalarının imar mevzuatına uygun olup olmadığının tespitinin imkansız hale geldiği, hem de kurum açılacak binalarda yer alması gereken şartlardan birinin anılan vakıf veya dernekler yönünden aranmamasının eşitlik ilkesini zedelediği ve bu haliyle dava konusu Yönetmelik hükmünün hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır.<br>Öte yandan; yukarıda yer verilen İmar Kanunu'nun yapı ruhsatı ve yapı kullanım iznine ilişkin hükümleri uyarınca bu Kanun kapsamına giren bütün yapılar için yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni alınmasının mecburi olduğu ve dava konusu Yönetmelik hükmünde yer alan düzenlemeye ilişkin olarak anılan Kanun'da herhangi bir istisnaya yer verilmediği anlaşıldığından kanuni dayanağı olmayan Yönetmelik hükmünde bu yönüyle de hukuka uyarlık görülmemiştir.<br> Geçici 1. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "..aynı kurucuya ait kurumlarda olmak üzere" ibaresi yönünden; <br> Dava konusu Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin 4. fıkrasında " Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte faaliyette olan kurumlarda çalışma izni alarak görev yapmakta olan personelin çalışma izinleri, aynı kurucuya ait kurumlarda olmak üzere, görevlerinde kaldıkları sürece geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir.<br> Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından anılan hükmün kazanılmış hakları tam olarak korumadığı iddiasıyla bakılan davanın açıldığı, davalı idare tarafından ise mevcut personelin kazanılmış haklarını kaybetmesini engellemek amacıyla anılan düzenlemeye yer verildiği anlaşılmaktadır.<br> Danıştay'ın, yerleşik içtihatları uyarınca, kazanılmış haklar, yürürlükteki kurallara uygun şekilde ve kişisel olarak elde edilmiş haklar olarak tanımlanmaktadır.<br> Bu bağlamda; dava konusu Yönetmelik hükmünün Yönetmeliğin yürürlük tarihinde faaliyette olan kurumlarda çalışma izni alarak görev yapan personelin çalışma izinlerinin aynı kurucuya ait kurumda görev yapıldığı sürece geçerli kabul edilmesine ilişkin olduğu ve kurucunun değişmesi halinde ise anılan personelin çalışma izinlerinin geçerli sayılmadığı bu haliyle mevcut kurumlarda çalışan personelin çalışma izinlerine ilişkin kazanılmış haklarının tam olarak korunmadığı anlaşıldığından, söz konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmaktadır.<br> Geçici 1. maddesinin 8. fıkrası yönünden;<br>Dava konusu Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin 8. fıkrasında " Kamu tüzel kişilerince açılmış olan bu kurumların kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesi sürecinde inşaat ruhsatı veya yapı kullanma izni aranmadan, binanın yangına karşı güvenlik önlemlerinin alındığına dair düzenlenen rapor ile binanın sağlam ve dayanıklı olduğuna ilişkin çevre ve şehircilik il müdürlükleri, yapının proje müellifleri ya da yetkili serbest proje büroları veya üniversitelerin ilgili bölümlerince düzenlenen teknik rapor ve teknik raporu düzenleyen serbest inşaat mühendisinin geçerliliği devam eden serbest inşaat mühendisliği belgesi ile işyeri tescil belgesi istenerek işlem yapılır. Bu kurumlar, 1/8/2021 tarihine kadar binalarını bu Yönetmelikte belirlenen şartlara uygun hale getirirler." hükmüne yer verilmiştir.<br>Dava konusu Yönetmelik hükmünün incelenmesi neticesinde; kamu tüzel kişilerince açılmış olan mevcut kurumların kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesi sürecinde inşaat ruhsatı veya yapı kullanma izni aranmaksızın anılan maddede yer alan diğer hususlar dikkate alınmak suretiyle işlem yapılacağı ve bu kurumların 01/08/2021 tarihine kadar binalarını bu Yönetmelikte belirlenen şartlara uygun hale getirecekleri anlaşılmaktadır.<br>Bu bağlamda; dava konusu Yönetmelik hükmü ile kamu tüzel kişilerinin yükseköğrenim öğrenci yurdu açmak istemesi halinde inşaat ruhsatı veya yapı kullanma izni aranmasına ilişkin şarttan muaf tutulmadığı, sadece kamu tüzel kişilerince açılmış olan mevcut kurumlar yönünden bir düzenleme getirildiği anlaşıldığından dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.<br> 02/07/2020 tarih ve 31173 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'ne dayanılarak hazırlanan "Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönergesi"nin 1. maddesinde, bu Yönerge'nin amacının; yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti veren kurumların ruhsatlandırılmasına, kurum binalarına, bölümlerine, denetimine ve barınma hizmetine ilişkin standartları ve esasları belirlemek olduğu belirtildikten sonra, konu ile ilgili ayrıntılı düzenlemeler yapılmıştır.<br>Amacı, kapsamı ve düzenleme alanına yukarıda yer verilen dava konusu Yönerge'nin hukuka uygun olup olmadığının, idarenin düzenleme yetkisi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.<br>Uyuşmazlığın çözümü için, genel olarak, idarenin düzenleme yetkisinin kapsamı ve bu bağlamda idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisi üzerinde durulmalıdır. Anayasa'nın 124. maddesinde "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin Resmi Gazete'de yayımlanacağı kanunda belirtilir." hükmü, idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin Anayasal dayanağını oluşturmaktadır.<br>İdarenin düzenleme yetkisinin aslında ikincil, türev nitelikte olduğu hususunda bugün için bir duraksama bulunmamaktadır. Anayasa'ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini yasalar çerçevesinde ve yasalara uygun olarak kullanması gereklidir. Yasanın öngördüğü düzenleme yetkisinin yine yasada belirtildiği gibi kullanılması, yasa hükmü bir konunun yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyorsa düzenlemenin yönetmelikle yapılması zorunludur.<br>Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, davalı idarenin dava konusu alandaki düzenleme yetkisinin ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerekmektedir.<br> 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. maddesinin 4. fıkrasında; yurt ve benzeri kurumların, ortaokul, ortaöğrenim ve yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti vermek amacıyla açılacağı ve bu Kanun ile 25/8/2011 tarih ve 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 13. maddesine göre işyeri açma ve çalışma ruhsatı alacakları, öğrenim düzeyine göre barınma hizmeti verilecek öğrenciler ile bu hizmetin verilebileceği kurumlar ve bu hizmeti sunacak gerçek ve tüzel kişilerin niteliklerinin ilgisine göre Millî Eğitim Bakanlığı veya Gençlik ve Spor Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirleneceği hükmüne yer verilmiştir.<br>652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Özel barınma hizmeti veren kurumlara ilişkin iş yeri açma ve çalışma ruhsatı" başlıklı 13. maddesinde ise; 10/07/2004 tarih ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi, 03/07/2005 tarih ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi ile 22/02/2005 tarih ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde belirtilen izin veya ruhsatlara ilişkin hükümlerin, öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlar hakkında uygulanmayacağı, öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlara iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Millî Eğitim Bakanlığınca, yükseköğrenim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığınca verileceği, Bakanlıkların bu yetkilerini valiliklere devredebileceği ve bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.<br>Ayrıca, 5661 sayılı Kanunu'nun 1. maddesi ile 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 13. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 02/07/2020 tarih ve 31173 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği" yürürlüğe konulmuştur.<br>Diğer yandan, 3011 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanunla, Başbakanlık, Bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin; işbirliğine, yetki ve görev alanlarına ait hükümleri düzenleyen, kamuyu ilgilendiren yönetmeliklerin Resmi Gazete'de yayımlanacağı belirtilmiştir.<br>Değinilen Kanun hükümlerinin birlikte incelenip değerlendirilmesinden; davalı idarenin, 5661 sayılı Kanun uyarınca barınma hizmeti sunacak olan kurumların niteliklerine ilişkin hususları çıkaracağı yönetmelikle düzenlemesi gerekmektedir. Kaldı ki, dava konusu Yönerge'nin dayanağı olan ve bu konuyu düzenleyen bir yönetmelik bulunmakta olup, davalı idarenin, anılan Yönetmelik'te değişiklik yapmak veya yeni bir madde eklemek suretiyle düzenleme yapma yoluna gitmemesinin de hukuken kabul edilebilir bir nedeni bulunmamaktadır.<br>Bu durumda; amacı, kapsamı ve düzenleme alanı göz önünde bulundurulduğunda davalı idarenin bu konudaki düzenleme yetkisini yönetmelikle yapması ve bu yönetmeliği de Resmi Gazete'de yayımlaması gerekirken, yönerge şeklinde düzenleme yapmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Açıklanan nedenlerle, davanın Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "...kar amaçlı olmayan.." ibaresi ve aynı maddenin 7. fıkrası,yönetmeliğin 9. maddesinin 9. fıkrasının (a) bendi, yönetmeliğin 16. maddesinin 5. fıkrasının (a) bendi, 18. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendi, 10 . maddenin 14. fıkrasında yer alan "Müdürün izinleri bağlı oldukları il müdürünce; diğer personelin izinleri ise müdür tarafından verilir." cümlesi, yönetmeliğin 21. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde "Taksirli suçlar hariç herhangi bir suçtan dolayı 6 ay veya daha fazla hapis cezası almamak ve kesinleşmiş mahkumiyeti bulunmamak" ibaresinin, yine aynı yönetmeliğin "Barınma hizmetlerine ilişkin esaslar" başlıklı 26. maddesinin 3.fıkrası, "Geçiş hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası , 3. fıkrası ile 4. fıkrasında yer alan "...aynı kurucuya ait kurumlarda olmak üzere" ibaresi ve Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönergesi'nin Geçici 1. maddesinin 2. fıkrası, 3. fıkrası ve 4. fıkrası yönünden iptaline , Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "...kovuşturma bulunmaması.." ibaresi, 6. maddenin 6. fıkrası, 10. maddesinin 2. fıkrası, "Personele ilişkin esaslar" başlıklı 10. maddesinin 2. fıkrası; 10. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "en az lisans mezunu" ve 5. fıkrasında yer alan "en az ön lisans mezunu" ibaresi, aynı maddenin 6. fıkrasında yer alan "..yönetim memurluğu için en az ön lisans mezunu olma şartı aranır." ibaresi, 21. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "...örgün eğitim veren" ibaresi, 23. maddesinin 6. fıkrası, 27. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin ilk cümlesinde yer alan "...vermek zorundadır." ibaresi ve 2. cümlesinde yer alan "...ise" ibaresi, 36. maddesinin 6. ve 8. fıkrası, 43. maddesi, Geçici 1. maddesinin 2. fıkrası ve 8.fıkrası yönünden ise davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> 09/09/2022 tarihli ve 31948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 56. maddesiyle 02/07/2020 tarihli ve 31173 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.<br> 23/07/2020 tarihli ve 6 sayılı Makam Oluru ile yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönergesi ise 24/04/2023 tarihli ve 8 sayılı Makam Oluru ile yürürlükten kaldırılmıştır.<br> Bu bağlamda; davaya konu Yönetmelik ve Yönergenin yürürlükten kaldırılması nedeniyle, karar tarihinde yürürlükte bulunmayan Yönetmelik ve Yönerge hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığından, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. KONUSU KALMAYAN DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,<br>4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacılara iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, <br>20/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

disiplin