<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/3569 E. , 2024/5296 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/3569<br>Karar No : 2024/5296 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Diyarbakır 8. Ana Jet Üs Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacının, “ahlaki zayıflık” disiplinsizliğini işlediğinden bahisle 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca "Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararın ve bu karara istinaden re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; 2008 yılından bu yana TSK’de görev yapmakta olan ve sicil notları ortalaması "çok iyi" seviyede gerçekleşen, meslek safahatında disiplin amirlerince sözü edilen yaşantısı nedeniyle herhangi bir ikaz ya da cezai işleme tabi tutulmamış olan davacının, hukuki yönden şüpheli durumda bulunan özel hayatını ihlal eden ifade tutanağı ile tespit edilmiş, bahsi geçip aleniyete kavuşmamış, başka olgu ve bulgularla desteklenip doğrulanmamış olaylara bağlı olarak ayırma işlemine tabi tutulmuş olduğu gözetildiğinde; TSK’nın itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle tesis edilen ayırma işleminde birey ve kamu yararı dengesinin gözetilmediği, ölçülülük ilkesine uyulmadığı ve takdir yetkisinin objektif kullanılmadığı; öte yandan, davacı hakkındaki ihbarın davalı idareye ulaşması üzerine 13/12/2013 tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığınca ifadesinin alındığı, davacının ifadesinde kısmen ihbarı doğrular şekilde beyanda bulunduğu, bu durumda davalı idarece, ayırma disiplin cezasını gerektirecek durumun oluştuğunun en geç 13/12/2013 tarihinde tespit edildiği, bir yıllık zamanaşımı süresinin 13/12/2014 tarihinde dolduğu, zamanaşımının geçmesinden çok sonra 11/05/2015 tarihinde Hv.K.Komutanı tarafından onaylanması ile tekemmül eden Hv.K.K.lığı Yüksek Disiplin Kurulunun... tarih ve... sayılı kararı ile davacının “ahlaki zayıflık” disiplinsizliğini işlediğinden bahisle 6413 sayılı Kanun'un 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasına ve bu karara istinaden re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde zamanaşımı bulunduğu kanaatine varıldığından, işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçeleriyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 26/10/2023 tarih ve E:2021/5571, K:2023/5312 sayılı bozma kararına uyularak; davacının ifadesinde belirttiği ve diğer tanık beyanları ile doğrulanan eylemlerin ahlak dışı hareket niteliğinde olduğu, davacının “TSK‟da göreve devam etmesinin uygun olmadığı” yönünde kanaate ulaşılmasını haklı kılacak objektif nitelikli yeterli derecede veri bulunduğu, <br>eylemlerin özel hayat sınırını aştığı, düşkünlük seviyesine vararak TSK'nın yapısına zarar vermeye başladığı, diğer personeli etkilediği, astlık-üstlük ilişkilerini zedelediği, onlara kötü örnek teşkil ettiği; idarenin, dava konusu işlemi tesis ederken, takdir yetkisini kişi yararı ile kamu yararı arasındaki dengeyi gözeterek, ölçülü ve nesnel olarak kullandığı; sonuç olarak, davacı hakkında “ahlaki zayıflık” disiplinsizliğini işlediğinden bahisle 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca "Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası" ile cezalandırılmasına ve bu karara istinaden re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde takdir yetkisinin ölçülü ve objektif olarak kullanıldığı ve anılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.<br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkında zamanaşımına uğramış eylemler nedeniyle disiplin cezası verildiği, Hava Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığınca yürütülen idari tahkikat kapsamında kendisi ile yapılan görüşmede söylemediği sözlerin tutanağa geçirildiği, ayrıca söylediği sözlerin farklı anlama gelecek şekilde tutanağa geçirildiği, sorulan soruların meslek hayatına ilişkin olarak değil özel hayatla ilgili olduğu, sorgulamanın hukuka aykırı olduğu, eylemiyle yaptırım arasında adil bir denge kurulmadığı ve ölçü olmadığı, işlemleri FETÖ Terör Örgütü subayların tesis ettiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının sicil notları her ne kadar mükemmele yakın gibi görünse bile Hv.K.K.lığı ortalamasına bakıldığında, çok iyi olarak addedilemeyeceğinin açık olduğu, davacı hakkında sicil amirleri tarafından 3 adet menfi kanaat belirtilmesinin yanında davacının, çeşitli disiplinsizlikleri nedeniyle 6 yıl içerisinde toplam 8 adet disiplin cezası ile cezalandırıldığı, soruşturma kapsamında sübuta erdiği anlaşılan ahlaki zafiyet olarak nitelendirilecek fiillerinin Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmasını engelleyecek seviyede vahamet derecesine ulaştığı, idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullandığı belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde yeniden verilecek kararlara karşı yapılacak temyiz başvurularının Bölge İdare Mahkemesince bozma esaslarına uyulmuş olup olmadığı yönünden incelenmesi mümkündür.<br> Temyizen incelenen kararda, Bölge İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,<br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 05/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br><br> <br><br></font></p></body></html>
disiplin