<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/3935 E.  ,  2024/7334 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/3935<br>Karar No : 2024/7334 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ... Köyü (Mahallesi) mevkiinde ... paftasında yapılması planlanan Patlatmalı Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Projesine ilişkin ÇED sürecinin sonlandırılmasına yönelik Ankara Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve E-... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; Proje Tanıtım Dosyası'nda Hidrojeoloji bölümünde herhangi bir detay çalışmaya yer verilmediği, söz konusu faaliyetin yüzey ve yeraltısularına olabilecek etkileri, çevredeki kaynak, kuyu, çeşme vb. su noktalarının varlığı, patlama faaliyetleri sonrası oluşabilecek zarar, koruma önlemleri, alınacak potansiyel tedbirler, jeoloji ve hidrojeoloji harita ve kesitleri, patlanma paternleri, deneme patlatmasının yüzey ve yeraltısularına etkisi, kimyasal izleme, izleme kuyusu açılması ve seviyelerin düzenli olarak izlenmesi gibi hiçbir tedbire dosya içerisinde yer verilmediği, yapılacak olan işletmenin yeraltısuyu seviyesini, miktarını ve kalitesini etkileyeceği, madencilik faaliyetinin, yörede hakim jeolojik birim olan kireçtaşında yapılacak olması ve bu kireçtaşı birimlerinin akifer özellik göstermesinden dolayı çevredeki kaynakların debi, miktar ve kalitesini etkileyeceği, nitekim yöre halkının kullandığı çeşmelerin kireçtaşı birimlerinin boşalımından beslendiği, yapılacak olan patlatmalı faaliyetlerin kırık çatlak sistemlerine etki edeceği, doğal süzülmeyi ve akış dengesini değiştireceği, bu birimden boşalacak ve yeraltısuyu potansiyeline katılacak olan yağış ve yüzeysel akış sularına doğrudan etki edeceği, yeraltısuyu miktar ve kalitesine olumsuz yönde etki edeceği, bu nedenle Devlet Su İşleri ... Bölge Müdürlüğü'nün görüşünün bilimsel açıdan yerinde olduğu anlaşıldığından, söz konusu görüşe istinaden Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ... Köyü (Mahallesi) mevkiinde ... paftasında yapılması planlanan Patlatmalı Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Projesine ilişkin ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bilirkişi raporundaki jeoloji ve hidrojeoloji değerlendirmesinin eksik inceleme ile yapılmış olduğu, bilirkişi heyetinde hidrojeoloji uzmanı olmadığı, bölgedeki akifer yapısı bilinmeden yeraltı su seviyesi ve yeraltı su yapısını gösteren hiçbir bilimsel dayanak olmadan saha civarındaki çeşmeleri besleyen suların bahse konu ruhsat sahasından geldiğini söylemenin kabul edilemez bir yorum olduğu, aynı bölgede bir çok maden ruhsatına izin verilmiş olduğu, temyiz dilekçeleri ekinde Hidrojeolojik Değerlendirme Raporu sundukları, dosyadaki temel eksikliğin inceleme sırasında hidrojeoloji uzmanı olmaması olduğu, faaliyetin yapılması halinde akifer yapılara beslenme alanlarına, kuyu ve kaynaklara herhangi bir etkinin olup olmayacağının araştırılmadığı, bölgenin su kaynakları ve kullanımları ile ilgili bilgilerin dahi toplanmadığı, bu çalışmanın taraflarınca ... Mühendislik Ltd. Şti'ye yaptırıldığı, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, etüt sahası, iklim, nüfus değerlendirmesi yapılmadığı, proje hakkında irdeleme yapılmadığı, su noktaları, kaynaklar, çeşmeler, sondaj kuyuları, göller ve sulak alanlar irdelenmeden rapor tanzim edildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı tarafından, 08.05.2024 tarihli ara kararında ...'in hidrojeoloji mühendisi olarak gösterildiği, bilirkişi raporunda PTD'de hidrojeoloji bölümünde herhangi bir detay çalışmaya yer verilmediğinin belirlendiği, bu durum davacı tarafından fark edilmiş olacak ki ... Mühendislik Ltd. Şti'ye hazırlatılan Hidrojeolojik Değerlendirme Raporunun temyiz dilekçesi ekine sunulduğu, Mahkeme tarafından tayin edilmeyen bir şirket tarafından hazırlanan raporun hükme esas alınamayacağı, işlemin kamu yararı doğrultusunda tesis edildiği, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile söz konusu projenin belirtilen alanda, gerekli tedbirlerin alınması suretiyle yapılmasının mümkün olup olmadığının ek bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi sonrasında, esas hakkında tekrar karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile eksik inceleme ile verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1.Temyiz isteminin reddine,<br> 2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br> 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br> 5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 12/12/2024 tarihinde esas yönünden oybirliği, gerekçe yönünden oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY : <br>Dosyanın incelenmesinden; mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda özetle, "Ankara İli, Gölbaşı İlçesi, ... Köyü mevkiinde ... paftasındaki 571.900 m2 (57,19 ha)lik ruhsat alanı içindeki 208.187,5 m2 (20,18 ha) lik ÇED alanında, planlanan "Patlatmalı Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Projesinin" ÇED sürecinin Ankara Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından sonlandırıldığı, bölgede kalker rezervi olduğu ve civarda kalker ocakları ve Mangan ocağı bulunduğu, projede yılda 10 ay, ayda 30 gün ve günde 8 saat üretim yapılarak yıllık 624.240 ton kalker üretimi planlandığı, delme-patlatma ile sökülecek cevherin 395.000 tonunun kırma-eleme tesisine gönderilip kırılacağı ve boyutlandırılacağı, ÇED alanının 12.26 hektarlık kısmında üretim yapılacağı, 1,43 hektarlık alanının kırma-eleme tesisi için ayrıldığı, 1.02 hektarlı alanda kırılmış malzemenin stoklanacağı, 0,71 hektarlık alanın pasa stok alanı ve 0,21 hektarlık alanın şantiye alanı olarak kullanılacağı, Proje Tanıtım Dosyasına göre kalker madenciliğinin açık işletme yöntemi ile yapılacağı, kalker cevheri sert bir yapıda olduğundan, üretim oluşturulacak basamaklarda delme-patlatma gerçekleştirileceği, sahada 38.880.000 ton işletilebilir Kalker rezervi bulunduğu, delme-patlatma faaliyetlerinin çevre üzerinde, titreşim, hava şoku, taş savrulması, gürültü ve toz şeklinde etkilerinin olacağı, Proje Tanıtım Dosyasındaki bilgilere göre proje alanına 2500 metre mesafedeki ... Mahallesi ve 3500 mesafedeki ... Mahallesinin titreşim, hava şoku, taş savrulması, gürültü ve toz gibi olumsuzluklardan etkilenmeyeceği, Proje Tanıtım Dosyasında belirtilen üretim koşullarına ve verilen taahhütlere uygun hareket edildiğinde madencilik faaliyetleri sonucu projenin başta toz, gürültü, titreşim, taş savurma ve hava şoku gibi çevresel olumsuzluklara sebep olmayacağı, proje kapsamında, kalker ocağından patlatma yardımıyla sökülen malzemelerin kamyonlar vasıtasıyla bunkere boşaltılarak 1. Kırıcıda kırılacağı, 1. Kırıcıda kırılan malzemenin bantlar vasıtasıyla eleğe gönderileceği, elekte alta geçen malzemenin bantlar vasıtasıyla siloda depolanacağı, elek üstünde kalan malzemenin tekrar kırılmak amacıyla 1. Kırıcıya gönderilerek işleme tabi tutulacağı, toz kaynağı olan her bir ünitenin (bunker, kırıcılar, elekler, bantlar) kapalı ortam içerisine alınacağı ve kapalı ortam içerisine alınan ünitelere toz bastırma (pülvarize sistem) kurulacağı, proje kapsamında kurulacak kırma-eleme tesisinde yıkama yapılmayacağı, Proje Tanıtım Dosyasındaki taahhütlere uyulduğu takdirde toz oluşumu ve yıkama sonrası atıksu oluşmayacağı, taşıma sırasında oluşabilecek toz probleminin de arazöz yardımıyla giderilebileceği, böylece çevreyi etkileyebilecek bir toz oluşumunun olmayacağı, tesisten çıkabilecek ambalaj atıklarının da Yönetmeliğe uygun olarak toplanarak bertaraf edileceği belirtilmekle taahhütlere uyulması durumunda çevreye olumsuz bir etkisinin olmayacağı, tesiste proses kaynaklı atıksu oluşmayacağı, davaya konu proje alanında Ust-Jura yaşlı kireçtaşı birimlerinin bulunduğu, bu kireçtaşı birimlerinin yörede hakim olarak yayılım gösterdiği, söz konusu işletmenin bu kireçtaşı birimlerini işleteceği, işletmeye konu olan kireçtaşı biriminin akifer özelliği taşıdığı, akiferlerin ekonomik olarak önemli miktarda suyu depolayabilen ve yeterince hızlı taşıyabilen geçirimli jeolojik birimler olduğu, akiferlerin, yeraltı sularını tutması ve çekilebilmesi için, yüksek porozite (gözeneklilik) ve permeabiliteye (geçirgenlik) sahip olması gerektiği, dava konusu alanın Ankara Güneyi Yeraltısuyu İşletme Sahası içerinde kaldığı, alanın hemen güneyinde Mogan ve Eymir Gölü Havzası Kuzey Bölümü Yeraltısuyu İşletme Sahasının bulunduğu, bu sahalardaki yeraltısuyunun kireçtaşlarından beslendiği, yapılacak olan işletmenin yeraltısuyu seviyesini, miktarını ve kalitesini etkileyeceği, madencilik faaliyetinin, yörede hakim jeolojik birim olan kireçtaşında yapılacak olması ve bu kireçtaşı birimlerinin akifer özellik göstermesinden dolayı da çevredeki kaynakların debi, miktar ve kalitesini etkileyeceği, nitekim yöre halkının kullandığı çeşmelerin kireçtaşı birimlerinin boşalımından beslendiği, yapılacak olan patlatmalı faaliyetlerin kırık çatlak sistemlerine etki edeceği, doğal süzülmeyi ve akış dengesini değiştireceği, bu birimden boşalacak ve yeraltısuyu potansiyeline katılacak olan yağış ve yüzeysel akış sularına doğrudan etki edeceği, yeraltısuyu miktar ve kalitesine olumsuz yönde etki edeceği, bu nedenle Devlet Su İşleri 5. Bölge Müdürlüğü'nün görüşünün bilimsel açıdan yerinde olduğu, Proje Tanıtım Dosyası'nda Hidrojeoloji bölümünde herhangi bir detay çalışmaya yer verilmediği, söz konusu faaliyetin yüzey ve yeraltısularına olabilecek etkileri, çevredeki kaynak, kuyu, çeşme vb. su noktalarının varlığı, patlama faaliyetleri sonrası oluşabilecek zarar, koruma önlemleri, alınacak potansiyel tedbirler, jeoloji ve hidrojeoloji harita ve kesitleri, patlanma paternleri, deneme patlatmasının yüzey ve yeraltısularına etkisi, kimyasal izleme, izleme kuyusu açılması ve seviyelerin düzenli olarak izlenmesi gibi hiçbir tedbire dosya içerisinde yer verilmediği, proje kapsamında kurulacak kırma eleme ünitesi bakımından ise herhangi bir olumsuzluk bulunmadığı" tespitlerine yer verildiği görülmekte ve temyiz konu kararda ise söz konusu bilirkişi raporundaki tespitler esas alınarak, Proje Tanıtım Dosyası'nda Hidrojeoloji bölümünde herhangi bir detay çalışmaya yer verilmediği, söz konusu faaliyetin yüzey ve yeraltısularına olabilecek etkileri, çevredeki kaynak, kuyu, çeşme vb. su noktalarının varlığı, patlama faaliyetleri sonrası oluşabilecek zarar, koruma önlemleri, alınacak potansiyel tedbirler, jeoloji ve hidrojeoloji harita ve kesitleri, patlanma paternleri, deneme patlatmasının yüzey ve yeraltısularına etkisi, kimyasal izleme, izleme kuyusu açılması ve seviyelerin düzenli olarak izlenmesi gibi hiçbir tedbire dosya içerisinde yer verilmediği, yeraltısuyu miktar ve kalitesine olumsuz yönde etki edeceği, bu nedenle Devlet Su İşleri ... Bölge Müdürlüğü'nün görüşünün bilimsel açıdan yerinde olduğu anlaşıldığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Karara esas alınan bilirkişi heyeti raporunda hidrojeoloji disiplini yönünden yapılan değerlendirmelerde, projenin yüzey ve yeraltı sularına olumsuz etkileri olacağı ve PTD'de hidrojeoloji bölümünde herhangi bir detay çalışmaya yer verilmediği, söz konusu faaliyetin yüzey ve yeraltısularına olabilecek etkileri, çevredeki kaynak, kuyu, çeşme vb. su noktalarının varlığı, patlama faaliyetleri sonrası oluşabilecek zarar, koruma önlemleri, alınacak potansiyel tedbirler gibi hiçbir tedbire dosya içerisinde yer verilmediği belirtilmiş ise de, söz konusu projenin çevreye olan olumsuz etkilerinin, bahsi geçen tedbirlerin alınması halinde kabul edilebilir seviyelere indirilip indirilemeyeceği, gerekli tedbirler alınarak projenin ilgili alanda yapılıp yapılamayacağı hususlarının proje tanıtım dosyası tamamlanıp tesis edilmesi halinde ÇED gerekli değildir kararı hakkında yapılacak incelemede değerlendirilebileceği açıktır. <br>Bu durumda; her ne kadar yukarıda belirtilen hususta bilirkişi heyeti tarafından eksik inceleme yapılmış ise de, dosyanın niteliği ve geldiği aşama da dikkate alındığında, bu durumun kararın bozulmasını gerektirir bir husus olmadığı, PTD'de projenin çevreye olan olumsuz etkilerinin bertarafı için gerekli tedbirlere yer verilmemiş olduğu sabit olmakla birlikte, davanın konusunun ÇED sürecinin tamamlanması sonrasında verilmiş bir karar olmadığı, ÇED sürecinin sonlandırılmasına yönelik bir işlem olduğu, dolayısıyla davacı tarafından, karara esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen ve PTD'de yer verilmediği tespit edilen tedbirleri içerir nitelikte nihai bir PTD hazırlanarak, bahsi geçen eksikliklerin giderilmesi suretiyle projenin ilgili alanda gerçekleştirilmesi için yeni bir başvuru yapılması her zaman mümkün olduğundan temyize konu kararın belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.<br><br><br><br></font></p></body></html>

disiplin