<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2023/19030 E.  ,  2025/7562 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/19030<br>Karar No : 2025/7562<br><br>DAVACI: ...<br><br>DAVALI : ... Kurulu / ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br><br>DAVANIN KONUSU: Davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından; savunma hakkı tanınmadan meslekten çıkarılmasına karar verildiği, yargısal faaliyet kapsamında vermiş olduğu karardan dolayı meslekten çıkarıldığı, verdiği karar üzerinden uzun bir zaman geçtikten sonra soruşturmanın başlatıldığı, HSK'nın yapmış olduğu soruşturmada tarafına bilgi ve belge gönderilmesini talep ettiği ancak kovuşturma izni verilinceye kadar gönderilmediği, hakim ve savcıların hangi fiilleri işlediklerinde hangi prosedür izlenerek meslekten çıkarılacakları 2802 sayılı Kanunda belirtildiği, itiraz ve yargı süreçleri belirlenen bu kanuna uyulmayarak yasaların geriye yürümezliği ihlal edilerek açık ve öngörülebilir olmayan somut bir gerekçeye yer verilmeden meslekten çıkarılmasının Anayasa'ya ve İnsan hakları Avrupa Sözleşmesine aykırı olduğu, dava konusu işlemin şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğu, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Davacının eyleminin niteliği, ağırlığı, yoğunluğu, mesleki ve etik değerler karşısındaki durumu dikkate alındığında mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu, sübuta eren fiilleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemlerde herha...ngi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.<br> <br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme başvurusunun reddine dair aynı Dairenin ...tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br>2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69.maddesinin 1. fıkrasında "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir." hükmü; anılan maddenin son fıkrasında da, "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükümlerine yer verilmiştir.<br>Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerektiği, toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebinin, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklandığı, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamalarının icap ettiği, yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılı olduğu, hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarları olduğu, bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade ettiği, Hukuk Devletinin, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve saygınlığını korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumlu olduğu, bu nedenle, yasa koyucunun, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.<br>Dosyanın incelenmesinden; davacının FETÖ/PDY örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda planlı ve sistematik biçimde bir organizasyonla hukuka aykırı eylemlerde bulunması nedeniyle mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görülen eylemleri sübut bulduğundan bahisle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69' uncu maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.<br>Diğer taraftan davacının Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3'üncü maddesinin (I) numaralı fıkrası kapsamında FETÖ örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu sabit görüldüğünden meslekte kalmasının uygun olmadığı ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği ve bu karara karşı açılan dava ve temyiz başvurularının reddedildiği, ceza davasında da ''silahlı terör örgütüne üye olma'' suçundan dolayı mahkumiyet kararı verilmiş olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, Yargıtay ....ceza Dairesinin (ilk derece) E:..., K... sayılı kararıyla '' Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek '' suçuna ilişkin olarak yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetine karar verilmiş olduğu da dosyada mevcut bilgi ve belgelerden tespit edilmektedir. <br> Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı birlikte incelendiğinde, olayın tarihi, gelişim şekli gözönüne alındığında FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında örgütün amaç ve hedefleri doğrultusunda hareket ederek "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiğinin sabit olduğu kabul edilmek suretiyle 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmüştür.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br> TMK 'nın mülga 10. maddesi ile görevli ... hakimi olarak görev yaptığı dönemde 19/12/2009 tarihinde sahte olarak düzenlendiği anlaşılan ihbar tutanağı ile başlayan ve kamuoyunda "Kozmik Oda" olarak bilinen soruşturmada, Seferberlik Tetkik Kurulu ... Bölge Başkanlığında, içerisinde "Devlet sırrı" niteliğinde bilgi ve belgeler bulunan, 11 ve 16 numaralı odalarda yer alan, Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgi ve belgeleri, hukuka aykırı yollarla, siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin ederek başka kişilere açıkladığı iddialarıyla disiplin soruşturması başlatılmıştır.<br>Anılan soruşturma neticesinde Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; "... İlgili Hâkim ...'ün, Ankara TMK'nın 10. Maddesi İle Görevli ... No.lu Hâkimliği'nin ... tarih ve... Değişik İş No.lu kararıyla; "Soruşturma dosyası ve talep yazısı incelendi. Şüpheliler hakkında 'Örgüt Faaliyeti Kapsamında Hükümete Karşı Suça Teşebbüs' suçundan soruşturma yapıldığı, soruşturma kapsamında Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığının bulunduğu binada mahkeme kararı doğrultusunda daha önce arama yapılmış olduğu, arama sonunda bir kısım belgeler, bilgisayarlar ve şüphelilerin kullandıkları bir kısım bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerindeki kayıtların kopyasının hard diske alınmış olduğu, bilgisayar ve tüm belgelerin taşınarak 20/01/2010 tarihli tutanak ile Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığındaki görevlilerin talebi üzerine Seferberlik Bölge Başkanlığının 1. katta bulunan 16 no'lu arşiv odasına el konularak mühürlendiği, sözkonusu odanın mahkeme veya hâkim kararı olmadan açılamayacağının kayıt altına alındığı görülmekle, Suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphenin bulunduğu anlaşıldı." şeklindeki gerekçeyle, "talebin KABULÜ İLE; Ankara TMK'nın 10. Maddesi ile Görevli ve Yetkili Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğinin ... Sayılı soruşturma kapsamında; 20/01/2010 tarihli tutanak ile el konularak mühürlenen Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığının 1. katında bulunan 16 no'lu odada ve oda içerisindeki belgelerde, bilgisayar ile bilgisayar kütüklerinde CMK. 116 ve devamı ile 134. Maddesi gereğince karar tarihinden itibaren 7 GÜN İÇERİSİNDE, GÜNDÜZLEYİN, İŞLEMLER TAMAMLANINCAYA KADAR BİR DEFAYA MAHSUS OLMAK ÜZERE ARAMA YAPILMASINA, Suçta delil olarak kullanılabilecek eşya, belge bilgisayar ve ekipmanlarına CMK. 127 ve devamı maddesi gereği EL KONULMASINA, El konulacak bilgisayar, bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde, disket, CD, DVD, flash bellek, vb. elektronik cihazlar ile doküman ve malzemeler üzerinde arama yapılmasına, kopya çıkarılmasına, kayıtların çözülmesine, yukarıda belirtilen dijital malzemelerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veyahut gizli bilgilere ulaşılamaması halinde bilgisayarlara el konulmasına, arama neticesinde suç unsuru elde edilmesi halinde Suç unsurlarına konulmasına, el konulacak bilgisayar, disket, CD vb. elektronik cihazlar ile doküman ve malzemeler üzerinde CMK 134 maddesi gereği İNCELEME YAPILMASINA, çözümlerinin METİN HALİNE GETİRİLMESİNE (CMK. 134) Soruşturma dosyasının ve kararın ikmali için TMK'nun 10. Maddesi ile Görevli ve Yetkili Ankara C. Başsavcı Vekilliğine iadesine..." itirazı kabil olmak üzere karar verdiği, (...)<br>Sonuç olarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 47. ve 125. maddelerindeki düzenlemeler uyarınca, devlet sırrı olduğu anlaşılan belge veya bilginin bu niteliğinin anlaşıldığı andan itibaren soruşturma aşamasında hâkim veya savcı tarafından incelenemeyeceği, bunun ancak kovuşturma aşamasında mümkün olduğu, buna rağmen ilgililerin, yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan işlem ve kararlarla Türkiye Cumhuriyeti Devletinin iç ve dış güvenliği açısından hayati derecede öneme haiz olan, ilgililer hakkındaki yargılamanın yapıldığı Yargıtay .... Ceza Dairesinin... Esas sayılı dosyasında, Genel Kurmay Başkanlığından alınan raporlar, aynı kurumdan ve MİT'ten sorulan görüşler, Genel Kurmay Başkanlığından daha evvel alınan raporlardaki tespit ve görüşler değerlendirerek, devlet sırrı vasfında olan, bu özelliğini kaybeden ya da halen devam ettiren bilgi ve belgeleri sınıflandıran ... tarih ... sayılı İnceleme Heyeti Sonuç Raporu esas alınarak yapılan; "…temin edilen belge ve bilgilerin; ÇOK GİZLİ gizlilik dereceli tasnifli yedek personel isimlerinin yer aldığı, Seferberlik Tetkik Kurul Başkanlığının işleyişi, teşkilatı ve çalışmalarını ortaya çıkarabilecek nitelikte olduğu, hiçbir güncel bilgi içermese dahi düşman ülkeye savaş hazırlıklarımızı, savaş etkinliğimizi, askeri harekât planlarımızı ve çalışma prensiplerimizi ortaya koyabilecek nitelikte bilgiler içerdiği, Yönergelerin sistemin tüm işleyişi hakkında bilgi verdiği, diğer belgelerde ve defterde ise yedek personel isimlerinin yer aldığı, TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonunda görevli milletvekilleri tarafından nüfuz edilen, resimleri çekilerek internette ve yazılı basında yayınlanırı, bu suretle aleniyet kazandığı belirtilen belgelerin, inceleme heyeti tarafından incelenen davaya konu olan hard disklerin içerisindeki 2045 adet belgenin arasında yer almadığı, bu nedenlerle belgelerin büyük çoğunluğunun başlangıcından itibaren “devlet sırrı” olduğu ve bu özelliğini halen koruduğu anlaşılmaktadır. Esasen “İzinsiz olarak açıklandığında milletimize, müttefiklerimize hayati bakımdan son derece büyük zararlar verecek olan, güvenlik bakımından olağanüstü önemli olan evrak...” mahiyetinde olan ve Harp Planları, Özel Harekât Planları ve ayrıntıları, gelecekte harekâtta kullanılabilecek bazı özel teknik ve yöntemler ile bu nitelikteki teknik ve yöntemlerin uygulanması amacıyla kurulan birliklerin kuruluşları, yerleri vb. belgeler kapsamında kaldığı anlaşılan suç konusu bilgi ve belgelerin, Devletin dış ilişkilerine, milli savunmasına ve milli güvenliğine zarar verebilecek; dış ilişkilerinde tehlike yaratabilecek, yabancı bir devlete geniş yararlar temin edecek nitelikteki bilgiler cümlesinden olarak Devlet sırrı kabul edilmesinde zaruret vardır. Temin edilen belgelerin bir kısmının kurumca elde edilmesinin ve saklanmasının, bilginin aidiyet ve mahiyeti itibariyle ilgililerin görev tanımı kapsamında kabul edilemeyeceğinin, bu itibarla da Devlet sırrı vasfı taşıyamayacağının tartışmasız bulunması, bir kısmının da sonradan bu vasfını kaybetmesi, temin edilen diğer bilgi ve belgelerin suç tarihi itibariyle ceza normunun himayesine mazhar olma özelliğine zeval getirmez." şeklindeki tespit doğrultusunda “Devlet sırrı” niteliğindeki bazı bilgi ve belgeleri, hukuka aykırı yollarla siyasal ve askeri casusluk maksadıyla ele geçirip ifşa ettikleri, söz konusu karar, işlem ve eylemleriyle, mesleki kıdem ve deneyimlerinden beklenen basireti göstermeyip, toplumsal barış, huzur ve güveni olumsuz etkileyen, yargıya duyulan güven ve saygınlığı ortadan kaldıran karar ve eylemleriyle adalet ülküsü dışında hareket ettikleri, sonraki süreçte Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... Karar sayılı kararıyla FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakları sebebiyle meslekten çıkarılmalarına karar verilmiş olan ilgililerin örgütün amaç ve hedefleri doğrultusunda hareket ettikleri dosya kapsamındaki delillerden anlaşılmakla..." şeklindeki gerekçe ile davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.<br>Davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve K:... kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K... kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın iptaline karar verilmesi talebiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br>Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden davacının Yargıtay .... Ceza Dairesinin (ilk derece) ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "FETÖ/PDY Silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan 8 yıl 9 ay, "Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek" suçundan ise ise 3 yıl 4 ay, hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>Ayrıca, davacının, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Davacı tarafından, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin söz konusu kararın iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın Dairemizin 24.11.2021 tarihli ve E:2017/5730 K:2021/4036 sayılı kararı ile "... davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği..." gerekçesiyle reddedildiği ve kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15.02.2023 tarihli ve E:2022/3218, K:2023/236 sayılı kararı ile anılan kararın onanmak suretiyle kesinleştiği görülmüştür.<br><br>B) İLGİLİ MEVZUAT:<br>2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Disiplin Cezaları" başlıklı 62. maddesinde, Hâkim ve Savcılara, sıfat ve görevleri gereklerine uymayan hal ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, uyarma, aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değiştirme ve meslekten çıkarma cezalarından birinin verileceği düzenlenmiştir.<br>Anılan Kanun'un dava konusu işlemin de dayanağı olan "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinde de;<br>"Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.<br>68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.<br>Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.<br>Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.<br>Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." kuralına yer verilmiştir.<br><br>C) İNCELEME VE GEREKÇE:<br>Uyuşmazlıkta, davalı Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, davacının disiplin cezasına konu olan eylemlerini FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile olan iltisak ve irtibatı kapsamında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda gerçekleştirdiği belirtilerek dava konusu meslekten çıkarma cezasının verildiği görülmektedir.<br>Dairemizce, eski yargı mensuplarının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadıklarına ve meslekten çıkarılmalarına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca verilen kararlara karşı açtıkları davalarda verilen kararlarında da belirtildiği üzere; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; FETÖ’nün, paravan olarak kullandığı dini, din dışı dünyevi emellerine ulaşma hâline getiren; siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma tasavvuruna sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden; bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyip güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı şiar edinen; bir istihbarat örgütü gibi kod isimler, özel haberleşme kanalları, kaynağı bilinmeyen paralar kullanıp böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da kendi mensubu olmayanları düşman olarak görüp mensuplarını motive eden; “Altın Nesil” adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle Devlete tabandan tavana sızan; bu kadroların sağladığı avantajlarla Devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden; böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan; casusluk faaliyetlerini de bünyesinde barındıran atipik/suigeneris bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir.<br>1970’li yıllardan itibaren özellikle, mülkiye, adliye, emniyet, millî eğitim ve TSK içerisinde kadrolaşmaya giden FETÖ liderinin vaaz, röportaj ve kitaplarında bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun anılan kararında da yer alan “Esnek olun, sivrilmeden can damarları içinde dolanın!”, "Bütün güç merkezlerine ulaşıncaya kadar hiç kimse varlığınızı fark etmeden sistemin ana damarlarında ilerleyin!", “Türkiye’deki devlet yapısı ölçüsüne göre bütün anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephemize çekeceğimiz ana kadar her adım erken sayılır. …bunca kalabalık içinde ben bu dünyayı ve düşüncemi sözde mahremiyet içinde anlattım. …sırrınız sizin sırrınızdır. Söylerseniz siz esir olursunuz.”, “Bir gün bana Ankara’da bin evimiz olduğunu söyleyin, devletin paçasından şöyle bir tutacağım, devlet uyandığında yapacağı hiçbir şey kalmayacak” şeklindeki sözleri bu suigeneris örgütün, Devleti ele geçirme gayretlerinin somut talimatları olarak ortaya çıkmıştır.<br>Nihayetinde, FETÖ'nün, yıllar itibarıyla takiye (olduğundan farklı görünme) esasına dayanan uzun vadeli bir projenin aşamalarını izleyerek kurduğu strateji doğrultusunda, kamu kurumlarında ve yargı organlarında demokratik devlet düzeninden ayrıksı ve ona paralel şekilde teşkilatlanmak suretiyle ülkenin bağımsızlığını, bütünlüğünü ve demokratik hukuk devletini tehdit edici, anayasal düzene sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar gösteren bir yapılanma hâline geldiği anlaşılmaktadır. Nitekim bu yapılanma tarafından 15 Temmuz 2016 gecesi anayasal düzene, demokratik kurumlara ve bizatihi Türk Milletine karşı darbe teşebbüsünde bulunulmuştur.<br>Bu çerçevede dava konusu olay değerlendirildiğinde, yargı mensubu olarak görev yapmakta iken ... tarih ve ... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olan davacının, disiplin soruşturmasına konu eylemlerini FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda örgütün talimatıyla gerçekleştirdiği ve söz konusu eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırıldığı görülmektedir.<br>Dava konusu disiplin cezasına konu eylemleri nedeniyle davacının "Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin belgeleri temin etmek suçundan yargılandığı Yargıtay .... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ... tarih ve E:...... K:... sayılı kararıyla reddedilerek, mahkumiyet kararının onanmasına dair verilen kararda; "...Ankara TMK'nın mülga 10. maddesi ile görevli ... No.lu Hâkimliğinde yetkili sanık ...'ün ... tarihli ve... sayılı kararı ile sanık ...'nin talebi doğrultusunda 16 numaralı arşiv odasında 20.01.2010 tarihli tutanak ile el konularak mühürlenen Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığının 1. katında bulunan 16 numaralı odada ve oda içerisinde bulunan belgelerde, bilgisayar ve bilgisayar kütüklerinde CMK'nın 116 ve devamı maddeleri ile CMK'nın 134 maddesi gereğince arama yapılmasına, suçta delil olarak kullanılabilecek eşya, belge, bilgisayar ve ekipmanlarına el konulmasına karar verdiği, bu arama esnasında tutanakta belirtilen 6, 9, 13, 14, 15, 16 ve 17 numaralı belge ve materyallere el konulmasına, devlet sırrı olduğundan bahisle askeri personelce itiraz edildiği, itirazı inceleyen Ankara TMK'nın mülga 10 maddesi ile görevli 3 No.lu Mahkeme Hâkimi olan sanık ... tarafından 19.09.2013 tarihinde kararın suç unsurlarına ilişkin ve suç delili olabilecek belgelere el konulmasına yönelik olarak verildiği (..,), sanık ...'nin talebi doğrultusunda örgüt üyesi olduğu anlaşılan sanıklar ... ve ...'nun verdikleri kararlar ve süreç içerisinde vermiş oldukları tedbir kararları ile sanık ...'nin eylemine CMK'nın 125. maddesi kapsamında açık kanuni düzenlemelere rağmen iştirak ettikleri, sanık ...'nin ise şu an firari durumda olan bilirkişi ....' ye belgeleri tevdi ettiği gibi bu dosya kapsamında TÜBİTAK tarafından görevlendirilen bilirkişiler hakkında da FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduklarında kovuşturma yapıldığına ilişkin tüm hususlar bir bütün hâklinde gözetildiğinde, sanıkların eylemlerinin atılı Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir. " şeklinde tespitlerde bulunulduğu görülmektedir.<br>Bu durumda, davacının açıklanması veya öğrenilmesi, devletin dış ilişkilerine, milli savunmasına ve milli güvenliğine zarar verebilecek; Anayasal düzeni ve dış ilişkilerinde tehlike yaratabilecek, bu nedenle de niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgi ve belgelerin ele geçirilmesine ve öğrenilmesine neden olduğu, “Kozmik Oda” soruşturması sürecinde yapmış olduğu söz konusu eylem ve işlemleri ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda hareket ettiği ve hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak ve Devlet'in güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek suçlarından hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunduğu anlaşılan davacının kendisine isnat edilen eylemleri, yargısal takdir kapsamında veya hataen değil, FETÖ terör örgütünün amaç ve menfaatleri uğruna, FETÖ terör örgütünün zihniyetine yarayacak bir bilinçten hareketle yerine getirdiği ve bu yönüyle, eylemlerinin, kendi kişisel saygınlığını yitirmesi durumundan daha ağır bir şekilde kamuoyu nezdinde hakimlik-savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte bulunduğu, dolayısıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararda ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br><br>D) KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE,<br>2.Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>4.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br></font></p></body></html>

disiplin