<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2025/2807 E.  ,  2025/6854 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/2807<br>Karar No : 2025/6854 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Ufuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ... Bölümünde ... olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, görev süresinin uzatılmamasına ilişkin ... tarih, ... sayılı üniversite işleminin iptali ile sözleşmesinin yenilenmediği 01/09/2023 tarihinden itibaren söz konusu işlem dolayısıyla mahrum kalınan parasal ve özlük haklarının mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; davalı idarece mali sıkıntının giderilmesine yönelik Üniversite genelinde (kadro planlaması vs.) ne gibi çalışmalar yapıldığının, personel azaltılması dışında gelir arttırıcı-gider azaltıcı olacak şekilde alınan önlemlerin somut olarak dosyaya sunulamadığı, davacının bilimsel ve akademik açıdan yetersiz olduğuna veya görevi ile ilgili bir başarısızlığına yahut verimsizliğine dair herhangi bir tespitin bulunmadığı gibi hizmetine ihtiyaç olmadığının da somut olarak ortaya konulamadığı, davacının görev yaptığı süre boyunca herhangi bir disiplin cezası almadığı gibi hakkında açılmış herhangi bir adli veya idari soruşturmanın da bulunmadığı hususları bir bütün olarak dikkate alındığında, idarenin sözleşme yenilememe konusunda sahip olduğu takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanıldığının somut olarak ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacının sözleşmesinin yenilenmeyerek görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ve dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediğinden, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının her bir parasal hakkın tahakkuk ettiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının mahrum kaldığı özlük haklarının iadesine ve davacının yoksun kaldığı parasal haklarının her bir parasal hakkın tahakkuk ettiği tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; davacının 24/09/2010 tarihinden itibaren birer yıllık hizmet sözleşmesi ile davalı idare bünyesinde çalıştığı, en son sözleşme döneminin 01/09/2022 ila 31/08/2023 tarihleri arasında olduğu, davacının, emekli maaşı alan öğretim elemanı olarak Üniversitede görev yaptığı, doğum tarihi itibari ile Bölümündeki diğer öğretim elemanlarından daha ileri yaşta (71 yaşında) olduğu, akademik yönden hizmetine ihtiyaç olmadığının belirtildiği, Mahkemenin 15/02/2024 tarihli ara kararı üzerine davalı idarece verilen cevap incelendiğinde, "dava konusu işlemden sonra davacının görev yaptığı bölümün profesör kadrosuna herhangi bir atama yapılmadığı, ihtiyaç olması halinde kadro eksikliğinin birim içi görevlendirme ve 2547 sayılı Kanun'un 40/a maddesi kapsamında karşılanacağı"nın belirtildiği, hizmet gerekleri, mali durum ve kadro ihtiyacı gözetilerek tesis edilen işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, bu işlemden dolayı yoksun kalınan parasal hakların tazmini talebinin de kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin gerekçesiz olduğu, bilimsel ve akademik açıdan yetersiz ya da başarısız olduğuna dair bir tespit olmadığı, davalı idare tarafından hizmetine ihtiyaç olmadığına ilişkin somut veri sunulmadığı, görev yaptığı bölüme yeni atamalar yapıldığı, görev yaptığı süre boyunca hakkında açılmış herhangi bir adli ya da idari soruşturma bulunmadığı, davalı idarece mali sıkıntı içerisinde olunduğu ileri sürülse de buna ilişkin alınan önlemlerin dosyaya sunulmadığı, akademik personel için belirlenen yaş haddinin 77 olduğu, 71 yaşında olmasının görev süresinin uzatılmamasına gerekçe olamayacağı, kaldı ki üniversitede kendisinden ileri yaştaki öğretim elemanlarının görev yaptığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Yükseköğretim Denetleme Kurulunun Üniversitenin malî durumunun bozulduğuna dair denetim raporları olduğu, personel giderlerinin bütçe üzerinde büyük yük oluşturduğu, toplam giderler içindeki oranının %61,07 olduğu, malî kriz nedeniyle hizmetine ihtiyaç duyulmayan bazı akademik personelin görev süresinin yenilenmediği, davacının uzmanlık alanının "İktisadi Gelişme ve Uluslararası İktisat" olduğu, ... Bölümünde de yeteri kadar öğretim üyesi olup davacının hizmetine ihtiyaç bulunmadığı, sözleşmenin belirli süreli olduğu, süre sonunda kendiliğinden sona erdiği, davacının yaşı konusundaki değerlendirmenin ise Mahkeme tarafından yapıldığı, takdir yetkisinin kurum yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanıldığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Davacı, ilk olarak 15/09/2010 tarihli işlem ile davalı Üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ... Bölümüne ... olarak atanmış ve davacı ile davalı idare arasında 24/09/2010-15/06/2011 tarihlerini kapsayan hizmet sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı devam eden yıllarda da yine Üniversite ile imzaladığı hizmet sözleşmeleri çerçevesinde görevine devam etmiştir. En son 01/09/2022-31/08/2023 tarihlerini kapsayan hizmet sözleşmesi imzalanmış, Ufuk Üniversitesi Mütevelli Heyet Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile sözleşme süresinin sonunda görev süresinin kendiliğinden sona erdiğinden bahisle davacının sözleşmesinin yenilenmemesine karar verilmiştir. Bu hususun davacıya ... tarih ve ... sayılı işlemle bildirilmesi üzerine, davacı tarafından anılan işlemin iptali ile sözleşmesinin yenilenmediği 01/09/2023 tarihinden itibaren söz konusu işlem dolayısıyla mahrum kalınan parasal ve özlük haklarının mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'nın 130. maddesinin 1. fıkrasında; kamu tüzel kişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversitelerin Devlet tarafından kanunla kurulacağı belirtildikten sonra, 2. fıkrasında; kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabileceği, son fıkrasında ise; vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumlarının, mali ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabi oldukları düzenlenmiştir. <br> 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ''Tanımlar'' başlıklı 3. maddesinde; ''Öğretim elemanları; yükseköğretim kuramlarında görevli öğretim üyeleri, öğretim görevlileri ve araştırma görevlileri'' olarak, ''Öğretim üyeleri ise; yükseköğretim kuramlarında görevli profesör, doçent ve doktor öğretim üyeleri'' şeklinde tanımlanmış, aynı Kanun'un "Çalışma esasları" başlıklı 36. maddesinin 1. fıkrasında ise; ''Öğretim elemanları, üniversitede devamlı statüde görev yapar.'' hükmüne yer verilmiştir. <br> 31/12/2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin ''Öğretim elemanları" başlıklı 23. maddesinde; "Öğretim elemanlarının seçimi, değerlendirilmesi, seçilenlerin uygun görülen akademik unvanlarla görevlendirilmeleri ve yükseltilmeleri yürürlükteki kanun ve yönetmelik hükümlerine uyularak vakıf yükseköğretim kurumunun yetkili akademik organlarınca yapılır. Öğretim elemanlarının atamalarında, devlet yükseköğretim kurumlarındaki atamalarda aranan şartlara ilaveten vakıf yükseköğretim kurumunun akademik yönden gerekli gördüğü şartlar da aranabilir. Vakıf meslek yüksekokullarında özellikle uygulamalı derslerde görevlendirilecek öğretim elemanlarının atanmasında çalışma deneyimine sahip olması gözetilir. Vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alacak olan akademik ve idari personelin çalışma esasları 2547 sayılı Kanunda devlet üniversiteleri için öngörülen hükümlere tabidir. Bu personelin aylık ve diğer özlük hakları bakımından ise 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> İdareler işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve kanunlarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahiptirler. Ancak bu takdir hakkı, serbestçe kullanılanabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmeli ve dayanak bilgi ve belgeler ortaya konulmalıdır.<br> Diğer bir anlatımla; hukuk devletinde, idareye tanınan idari işlem tesis etme yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp, işlemlerin üst hukuk normlarına, kamu yararına ve hukuken geçerli sebeplere dayanması gerekmektedir. İdari işlemlerin hukuken geçerli bir sebebe dayanması, idare hukukunun temel ilkelerindendir. İdari işlemin sebep unsurunun, diğer bir ifade ile idareyi işlem yapmaya iten nedenin değerlendirilmesi, idarenin saydamlığı, idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktasında büyük öneme sahiptir.<br> Üniversitelerde sözleşmeli olarak çalışan akademik personelin, görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlemlerde de gerekçelerin davalı idarece açıkça ortaya konulması gerekmektedir. Sözleşme uzatım taleplerinin değerlendirilmesi aşamasında, akademik personelin görev yaptığı dönemlerde göstermiş olduğu akademik başarısı ve mesleki yeterliliğinin yanında, varsa disiplin cezalarının da göz önüne alınacağı kuşkusuzdur. <br> Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemde, davacının "sözleşmesinin süre sonunda kendiliğinden sona erdiği" gerekçesi dışında başka herhangi bir gerekçeye yer verilmediği; 27/12/2023 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren davalı idarenin savunma dilekçesinde, süresi belirli olan sözleşmenin akademik yıl sonunda kendiliğinden sona erdiği, akdedilen sözleşmelerde de sözleşmenin hangi tarihte biteceğinin açıkça yazdığı, akademik personelin de bu sözleşmeleri okuyarak sözleşmesinin hangi tarihte sona ereceğini bilerek imzaladığı, sözleşmesi sona eren akademik personel ile yeni bir sözleşme imzalamak hususunda Üniversitenin takdir yetkisinin bulunduğu, öte yandan davacı ile yeni akademik yılda sözleşme imzalanmamasının sebeplerinden birinin de Üniversitenin içerisinde bulunduğu ekonomik ve mali kriz olduğunun belirtildiği; davalı idarenin daha sonra sunduğu dilekçelerde de davacının hizmetine ihtiyaç olmadığı iddiasının öne sürüldüğü görülmektedir.<br>Üniversitelerde görev yapan öğretim elemanlarının sözleşmelerinin feshi veya yenilenmemesi durumlarında, fesih veya yenilenmemeye gerekçe olarak gösterilen tüm hususların, somut bilgi ve belgelerle idarelerce ortaya konulması gerekmektedir. Somut bilgi veya belgeye dayandırılmadan salt takdir yetkisi kapsamında işlemin tesis edildiği yönündeki idare savunmalarına itibar edilmeyip, takdir yetkisinin kamu yararına ve hukukun temel ilkelerine uygun olarak tesis edilip edilmediğinin denetlenmesi idare hukukunun temel ilkelerindendir.<br> Davalı idarenin, ekonomik ve mali kriz nedeni ile davacının görev süresinin yenilenmediği iddiasına ilişkin olarak; ekonomik ve mali krize ve bu hususta alınan tedbirlere, personel azaltılması dışında gelir arttırıcı-gider azaltıcı olacak şekilde alınan önlemlere dair somut bir kanıtın dava dosyasına sunulmadığı görülmektedir.<br> Davalı idarenin, davacının hizmetine ihtiyaç olmadığı iddiasına ilişkin olarak, dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; Ufuk Üniversitesi Mütevelli Heyet Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile sözleşme süresinin sonunda görev süresinin kendiliğinden sona erdiğinden bahisle davacının sözleşmesinin yenilenmemesine karar verildiği; davacının görev yaptığı Ufuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölümünde dava konusu işlem öncesinde davacı da dahil olmak üzere üç profesör, bir doçent ve bir araştırma görevlisinin görev yaptığı; dava konusu işlem sonrasında ise bir profesör, bir doçent ve bir Dr. öğretim üyesinin görev yaptığı anlaşılmaktadır.<br> Davacı ile aynı bölümde görev yapan Prof. Dr. ... tarafından, "profesör doktor kadro unvanı ile öğretim üyesi olarak atanması teklifinin reddine dair" üniversite işleminin iptali istemi ile açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih, E:..., K:... sayılı kararıyla; "davalı idarece, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ve ... Bölümünde yeterli akademik personel bulunması, YKS'de öğrenci tercihlerinde azalma ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nca kontenjan sayılarının düşürülmesi, netice itibariyle söz konusu kadroya ihtiyaç duyulmadığı gerekçeleriyle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, idarece ara kararlarımıza sunulan evraklardan, dava konusu işlem tarihi olan 10/08/2023 tarihinden sonra Üniversite İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ... Bölümünde 13/12/2023 tarihinde Dr. N. H. S.'nin göreve başladığı, Üniversitede görev yapan Prof. Dr. H. A.'nın 17/01/2024 tarihinden itibaren, Dr. E. Ö.'nün ise 04/03/2024 tarihinden itibaren adı geçen bölümde çalışmaya başladığı, dava konusu kadroya duyulan ihtiyaç sebebiyle davalı idarece 27/01/2018 tarih ve 30314 sayılı Resmi Gazete'de verilen ilan doğrultusunda atama işlemlerinin başlanmasına ve davalı idarece dava konusu işlem tarihi itibariyle kadro ihtiyacının bulunmadığının belirtilmesine rağmen, işlem tarihinden sonra, adı geçen bölümdeki kadro ihtiyacının, başka bir bölümde görev yapan öğretim görevlisinin dava konusu bölüme geçişi suretiyle giderilmeye çalışıldığı, netice itibariyle söz konusu kadroya ihtiyaç duyulmadığı gerekçeleriyle atama teklifinin reddine dair dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı" gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği; iş bu davada da davalı idare tarafından davacının hizmetine ihtiyaç olmadığına dair herhangi bir somut kanıtın dava dosyasına sunulamadığı görülmektedir.<br> Dosyadan ve UYAP kayıtlarından; davacı aleyhine açılmış herhangi bir idari soruşturma veya verilmiş herhangi bir disiplin cezası olmadığı, davacının mesleki yetersizliği ya da akademik başarısızlığı olduğuna dair herhangi bir somut kanıt sunulamadığı anlaşılmaktadır. <br>Öte yandan; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında; davacının doğum tarihi itibari ile Bölümdeki diğer öğretim elemanlarından daha ileri yaşta (71 yaşında) olduğu ifade edilse de; Ufuk Üniversitesi tarafından belirlenen "Personelin Yaş Haddi Nedeni İle İlişiklerinin Kesilmesi İle İlgili Usul ve Esaslar" uyarınca akademik personel için yaş haddinin 77 yaşın doldurulduğu tarih olduğu görüldüğünden, davacının 71 yaşında olmasının işleme gerekçe olmayacağı açıktır. Ayrıca temyiz aşamasında idare tarafından verilen savunmada, davacının uzmanlık alanının çalıştığı bölümden farklı olduğu ifade edilse de, davalı idarenin davacı ile 2010 yılından itibaren aralıksız sözleşme yaptığı ve davacıyı 13 yıl anılan bölümde çalıştırdığı, bu süreçte anılan iddiayı hiç öne sürmediği görüldüğünden, davalı idarenin bu iddiasına itibar edilmemiştir.<br>Bu durumda; davalı idarenin iddialarını ortaya koyamadığı ve davacının sözleşmesinin yenilenmemesine gerekçe olarak gösterilen somut, objektif ve hukuken kabul edilebilir bir bilgi belge bulunmadığı anlaşıldığından; dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir. Dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından davacının söz konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının da karşılanması gerektiği açıktır.<br>Bu itibarla; dava konusu işlemin iptali ve davacının yoksun kaldığı parasal haklarının her bir parasal hakkın tahakkuk ettiği tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, <br>4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>5. Kesin olarak 16/09/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY :<br>(X)- İdareye; personel çalıştırıp çalıştırmama veya görevi sona eren bir personelin görev süresini uzatıp, uzatmama hususunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin görev süresini uzatmama yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir görevin sona erdirilmesine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, görev süresini uzatmama işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir. Oysa süresi devam eden bir görevin sona erdirilmesinde idarenin, göreve son vermenin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla göreve niçin son verildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir görevin uzatılmaması konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani görev süresinin niçin uzatılmadığını somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi görev süresini uzatmaya zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa bir defa kamu hizmetine şu veya bu statüde dahil olan bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece mütemadiyen kamu hizmetinde kalma sonucunu doğuracaktır.<br> Öte yandan, süreli görevlerde görevlendirmenin başlangıcında ilgililer tarafından görevlendirmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden sona ereceği bilinmekte olup, görevlendirmenin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez.<br> Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacının süresi biten görevlendirmesinin uzatılmayacağının bildirilmesi şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görmediğimden aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br><br><br></font></p></body></html>

disiplin