<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/3172 E.  ,  2025/2077 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/3172<br>Karar No : 2025/2077 <br><br>DAVACI : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALILAR : 1- ... Başkanlığı / ...<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- ... Birliği / ...<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN_KONUSU : Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ile Türk Eczacıları Birliği arasında 07/01/2021 tarihinde imzalanan ve 01/03/2021 tarihinde yürürlüğe giren Geçici Koruma Altındaki Yabancıların Reçete Muhteviyatı İlaçlarının Karşılanması ve Reçetelerinin İncelenmesi İçin Gerekli Usul ve Esaslara Ait İşbirliği Protokolü'nün 3.9. ile 3.10. maddesinin ve Ek-3'ünde yer alan maddelerinin iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI _: Davacı tarafından, dava konusu düzenlemeler ile ilaca zahmetsiz ulaşma imkanının ortadan kaldırıldığı, yaşam hakkı ile sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkının ihlal edildiği, ilaca erişimin zahmetsiz şekilde sağlanması konusunda devletin yükümlülüklerini yerine getirmediği, söz konusu protokolün Ek-3'ünde belirtilen ilaçların eşit paylaşım esasına dayanılarak üst limitli olarak eczanelerce karşılandığı, ancak birbiri ile ilgisi olmayan, çok sık kullanılan ve büyük harcama gerektiren reçetelerin bir araya getirilerek sıralı dağıtıma veya kotaya tabi tutulduğu, gerekçe olarak gösterilen denetim yetersizliğinin hasta haklarının özünü zedeleyemeyeceği, bu düzenlemelerin bazı hastalar yönünden tedavilerinde kullanılan ilaçlara ulaşımı ve tedavilerinin zamanında yapılmasını engelleyeceği, ayrıca eczanelerin ticari işletme niteliğinde olduğu, böyle bir işletmenin satış hasılatına kota koyulamayacağı, sahibi olduğu eczanenin ciro kaybının olduğu, anılan düzenlemelerin kamu zararına sebep olduğu, bu durumun da kamu yararına aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALILARIN SAVUNMALARI_: Davalı Göç İdaresi Başkanlığı tarafından, dava konusu protokolün ülkemizde geçici koruma statüsünde bulunan yabancıların ilaçlarının karşılanması ve reçetelerin incelenmesi esasına yönelik olduğu, her yabancının ilaca erişiminin nasıl olacağı, bu hizmeti verecek olan eczanelerin hangi usul ile çalışacağı hususlarının net olarak belirlenmesinin istendiği, bu sayede yabancıların ilaca erişiminin kolaylaştırıldığı, protokol kapsamında yer alacak eczane sahibi eczacıların serbest iradeleriyle tip sözleşme imzaladığı, eşit paylaşım ve üst kota sınırlamasının sadece protokolün Ek-3'ünde sayılan ilaçlar için geçerli olduğu, dava konusu düzenleme ile önem arz eden ilaçlara erişimin kolaylaştırılması, bu ilaçlar sebebiyle yaşanılacak suistimaller ile kaçakçılığın önlenmesinin amaçlandığı, aynı zamanda eczaneler arasında oluşabilecek eşit olmayan paylaşımların da engellenmiş olacağı, hastaların ilaca erişimini zorlaştıran hiçbir usulun benimsenmediği, aksine hastanın hiçbir koşulda mağdur edilmeyeceğinin açıkça düzenlendiği, dava konusu protokolün Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamındaki kişilere yönelik olarak imzalanan protokol ile aynı düzenlemeleri içerdiği, Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamındaki kişiler için imzalanan protokole karşı daha önce açılan davanın reddedildiği, işbu davanın da reddi gerektiği savunulmaktadır. <br>Davalı Türk Eczacıları Birliği tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ile Türk Eczacıları Birliği arasında 07/01/2021 tarihinde imzalanan ve 01/03/2021 tarihinde yürürlüğe giren Geçici Koruma Altındaki Yabancıların Reçete Muhteviyatı İlaçlarının Karşılanması ve Reçetelerinin İncelenmesi İçin Gerekli Usul ve Esaslara Ait İşbirliği Protokolü'nün 3.9. ile 3.10. maddesinin ve Ek-3'ünde yer alan maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır.<br> 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununun 1. maddesinde; Birliğin, Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını yürütmeye yetkili olup da, özel yasalarında üye olamayacakları belirtilenler hariç, sanatlarıyla uğraşan ve meslekleriyle ilgili hizmetlerde çalışan eczacıların katılmasıyla; eczacıların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, eczacılığın genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak; eczacıların birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere, meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadıyla tüzelkişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olarak kurulduğu, 4. maddesinde; Türk Eczacıları Birliğinin; üyelerinin maddi ve manevi hak ve menfaatlerini korumak ve bunları halkın ve Devletin menfaati ile en iyi şekilde telife çalışmak, halk sağlığı ve eczacılık mesleği ile alâkalı meseleler için resmi makamlarla karşılıklı işbirliği yaparak bu makamların yardımını temine çalışmakla yükümlü olduğu; aynı Yasanın 34. maddesinde, Birliği temsil görev ve yetkisinin Merkez Heyetine ait olduğu; 39/j maddesinde de Birliğin temsilcisi olan Merkez Heyetinin, eczanelerden sağlık hizmeti satın alacak bütün kamu ve özel kurum ve kuruluşlarla anlaşmalar yapmak, imzalanan protokole uygun tip sözleşmeleri bastırmak ve belirleyeceği bedel karşılığı eczanelere dağıtma görevi bulunduğu belirtilmiştir.<br> 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Mülga 103. Maddesiyle (1) Göç alanına ilişkin politika ve stratejileri uygulamak, bu konularla ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak, yabancıların Türkiye’ye giriş ve Türkiye’de kalışları, Türkiye’den çıkışları ve sınır dışı edilmeleri, uluslararası koruma, geçici koruma ve insan ticareti mağdurlarının korunmasıyla ilgili iş ve işlemleri yürütmek üzere İçişleri Bakanlığına bağlı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü kurulmuş, anılan Genel Müdürlük 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle yeniden düzenlenmiş, 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle ismi Göç İdaresi Başkanlığı olarak değiştirilmiştir. 6458 sayılı yasanın Geçici koruma başlıklı 91. maddesinde, (1) Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir. (2) Bu kişilerin Türkiye’ye kabulü, Türkiye’de kalışı, hak ve yükümlülükleri, Türkiye’den çıkışlarında yapılacak işlemler, kitlesel hareketlere karşı alınacak tedbirlerle ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlar arasındaki iş birliği ve koordinasyon, merkez ve taşrada görev alacak kurum ve kuruluşların görev ve yetkilerinin belirlenmesi, Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.<br> hükmü yer almıştır.<br> 6458 sayılı Yasaya dayalı olarak yayımlanan Geçici Koruma Yönetmeliğinin 27 . Maddesinin (1). Fıkrasının ç) bendinde, "Sunulan sağlık hizmeti bedeli, Sağlık Bakanlığı kontrolünde, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından genel sağlık sigortalıları için belirlenmiş olan sağlık uygulama tebliğindeki bedeli geçmeyecek şekilde Genel Müdürlük tarafından ödenir." hükmü yer almış; dayanakları arasında yer alan anılan yönetmelik ve 6643 sayılı kanunun 39/j bendi uyarınca Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ile Türk Eczacıları Birliği arasında 07/01/2021 tarihinde imzalanan ve 01/03/2021 tarihinde yürürlüğe giren Geçici Koruma Altındaki Yabancıların Reçete Muhteviyatı İlaçlarının Karşılanması ve Reçetelerinin İncelenmesi İçin Gerekli Usul ve Esaslara Ait İşbirliği Protokolü düzenlenmiş, anılan protokolün 3.9. Maddesinde, " Bu protokol kapsamında ilaç temin eden tüm eczaneler 3.10 uncu madde de belirtilen reçete gruplarında üst limitli veya eczanelerce eşit paylaşım esasına dayalı sisteme uymak zorundadır." hükmü, 3.10. Maddesinde, "Protokol Ekinde (EK-3) belirtilen ilaç gruplarını içeren reçeteler TEB sorumluluğunda ve ilgili Bölge Eczacı Odası koordinasyonunda eczanelerce eşit paylaşım esasına dayanarak üst limitli olarak karşılanır. Söz konusu reçeteler eczacı tarafından Bölge Eczacı Odasına onaylatıldıktan sonra GİGM’e fatura edilecektir. GİGM tarafından sağlık hizmetlerinin finansmanı sağlanan kişiler, bu madde kapsamındaki reçeteleri ile istedikleri eczaneye başvurabilirler. Bu madde hükmüyle ilgili düzenlemeler Protokol ekinde (EK-3) belirtilmiştir. Gerek duyulan konularda TEB Merkez Heyeti hastayı mağdur etmeyecek ilave önlemler alır. TEB Merkez Heyeti bu maddenin uygulanmasını yasal düzenlemeler ve mahkeme kararlarına uygun olarak yapar. Sisteme ilişkin GİGM’e iletilen öneri ve şikâyetler GİGM tarafından yazılı olarak TEB’e iletilir. TEB tarafından yapılan iyileştirmeler de GİGM’e yazılı olarak bildirilir. Bölge Eczacı Odaları tarafından hizmetin yürütümü için gerekli olan katkı payı, bu sistemin işleyişi için yapılan masrafları geçmeyecek şekilde TEB Merkez Heyeti tarafından belirlenir. Kişilerin ilaca erişiminin, dağıtımı yapan eczacı odası tarafından aksatılması halinde bu sorun giderilinceye kadar aksaklığın olduğu bölgede GİGM bu madde hükmünü uygulamamaya yetkilidir." hükmü yer almış, EK-3. Maddesinde de, "Bu protokolün (3.10) numaralı maddesi kapsamında yer alan reçeteler, Kurumla tip sözleşme imzalayan eczaneler tarafından aşağıda belirtilen esas ve usuller çerçevesinde karşılanacaktır.<br>1. Eczacılar, protokolün (3.10) numaralı maddesinde yer alan reçeteleri karşılarken, TEB Merkez Heyeti tarafından oluşturulan yazılım programında yer alan farklı grup uygulaması ve sıralama sistemi uyarınca işlem yapacaklardır.<br>2. Eczacılar, eşit paylaşım ve kota üst limiti esasına göre kapsamdaki reçeteleri karşılar.<br>3. Bu reçetelerde kota üst limiti, bölgesel kriterler göz önünde bulundurularak her grup için Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti tarafından belirlenir. Reçetelerin bölünememesi nedeniyle sıralama limitinin aşılması halinde limit üstü tutar, eczanenin bir sonraki sırasının kotasından düşülecektir.<br>4. Sıralama, eczane isimlerinin o il/ilçedeki alfabetik dizilişi esas alınarak oluşturulur ve kura ile belirlenecek harften başlar. Sıralamanın oluşturulmasından sonra sisteme dahil olacak eczacılar mevcut sıranın sonuna eklenir.<br>5. Eczacılar, gerekli iletişimin sağlanabilmesi için aktif olarak kullandıkları en az bir sabit telefon numarası, cep telefonu numarası, faks numarası ve elektronik posta adresini eczacı odalarına yazılı olarak bildirmek zorundadır. Bu bilgilerde bir değişiklik olması halinde üç gün içinde güncel bilgi eczacı odasına yazılı olarak bildirilir.<br>6. Kotası dolmayan ve Kurumla sözleşmesi bulunan her eczacı bu kapsamdaki reçeteyi karşılar.<br>7. Kurumla sözleşmesi bulunan her eczacı, kapsamda yer alan reçetenin eczanesine gelmesi halinde reçete hakkında eczacı odasına/bürosuna veya eczacı odası temsilcisine bilgi vermekle yükümlüdür.<br>8. Kotası dolan eczacı tarafından bildirilen reçete, eczacı odası veya temsilcisi tarafından sıradaki eczaneye iletilir. Kotası dolmayan sıradaki eczacı, reçete muhteviyatını en kısa süre içerisinde hastaya veya hastaya ulaştırılmak üzere eczacı odasına/temsilcisine/bürosuna veya reçetenin geldiği eczaneye ulaştırır.<br>9. Eczacı, o an için eczanesinde mevcut olmayan reçete muhteviyatı ilacı bulabilmek için azami gayreti gösterir. Ecza depolarından sorulan ve depolarda bulunmadığı faks veya yazılı olarak eczacıya bildirilen ilacın yer aldığı reçete eczacı tarafından eczacı odasına/ bürosuna veya temsilcisine bildirilir. Reçete muhteviyatı ilacın depolarda da bulunmadığı ve bu nedenle temin edilemediği hastaya/hasta yakınına bildirilir.<br>10. İlaçların hastaya tesliminden sonra eczacı, karşıladığı reçeteye ait olan ve Türk Eczacıları Birliği’nin reçete tevzi sisteminden alınan döküm listesini onay için eczacı odasına teslim eder. Onay işlemleri eczacı tarafından yapılır, kesinlikle hastaya/hasta yakınına yaptırılmaz. Eczacı odası onayı bulunmayan bu sistem kapsamındaki reçete bedelleri GİGM tarafından ödenmez.<br>11. Kapsam dahilindeki reçetelerin karşılama usul ve esaslarına uymayan eczacılar ilk olarak yazılı olarak uyarılır. Daha sonra Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti tarafından 5000 (Beşbin) TL para cezası verilir. Üçüncü ihlalde ise sisteme dahil tüm sıralardan 6 (altı) ay süreyle çıkarılır.<br>12. Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti Kurumla mutabakat sağlayarak aşağıdaki sıralı dağıtım listesine ilaç eklemesi yapabilir.<br>13. Sisteme tabi reçete grupları aşağıda belirtilmiştir.<br>a. Mor ve turuncu reçeteye yazılması zorunlu olan ilaçların yer aldığı reçeteler,<br>b. Eritropoietin ve darbepoetin preparatlarını ihtiva eden reçeteler,<br>c. Özel yada Kamu Diyaliz Merkezlerinde düzenlenmiş tüm reçeteler,<br>d. Diyaliz solüsyonlarını ihtiva eden reçeteler,<br>e. Eczacı Odalarınca dağıtım protokolü yapılan ünitelerdeki yatan hasta reçeteleri,<br>f. Organ nakli sonrasında kullanılan ilaçlar (İçeriği Protokolün 3.8 nci maddesinde belirtilenler hariç)<br>g. Oral beslenme solüsyonlarını ihtiva eden reçeteler<br>h. Talasemi endikasyonunda kullanılan ilaçlar (Deferipron, Deferasiroks)<br>i. TNF alfa blokeri olarak kullanılan ilaçlar<br>j. Rituximab, Abatasept, Tofasitinibsitrat, Kanakinumab, Tosilizumab, Sertolizumab, Sekukinumab, Ustekinumab, Vedolizumab." kurala bağlanmıştır.<br> Söz konusu yasal düzenlemelerle, Göç İdaresi Başkanlığı ile birer sağlık hizmetleri sunucusu olan eczanelerden sağlık hizmeti satın almak üzere Türk Eczacılar Birliği arasında protokol imzalamak ve protokol kapsamında imzalanacak tip sözleşmeler yoluyla “Geçici koruma altındaki yabancıların " sağlık hizmetlerinin karşılanmasına olanak sağlanmış ve bu çerçevede Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ile Türk Eczacıları Birliği arasında 07/01/2021 tarihinde imzalanan ve 01/03/2021 tarihinde yürürlüğe giren Geçici Koruma Altındaki Yabancıların Reçete Muhteviyatı İlaçlarının Karşılanması ve Reçetelerinin İncelenmesi İçin Gerekli Usul ve Esaslara Ait İşbirliği Protokolü düzenlenmiştir.<br> Dava konusu protokolün iptale konu hükümleriyle hastalar için yaşamsal öneme sahip ve pahalı olması gibi nedenlerle bu ilaçların alınması aşamasında meydana gelebilecek yolsuzluklar nedeniyle davalı idarenin haksız yere ödeme yapmasını önlemek, eczacıların birbirleri ve hasta ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak, hastanın ve Devletin menfaatini korumak amacıyla protokol kapsamındaki reçete ve ilaçların taraflar arasında belirlenen usule göre eczanelerden dönüşümlü olarak karşılanmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, protokolde belirlenen reçetelerin Sıralı Dağıtım Sistemine tabi olarak eşit paylaşım esasına dayanarak üst limitli olarak karşılanması esası getirilmesinin objektif ölçütlere uygun, eczacı ve hasta haklarını korur nitelik taşıdığı ve dayanağı mevzuat hükümlerine uygun olduğu sonucuna ulaşılmakla, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir. <br>Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 17/04/2025 tarihinde, davacıyı temsilen davacı vekilinin mazeret dilekçesi sunduğu ve duruşmaya katılmadığı, davalı Göç İdare Başkanlığını temsilen vekili Av. ...'nın geldiği, davalı Türk Eczacıları Birliğini temsilen vekili Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Gelen taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br> Dava; Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ile Türk Eczacıları Birliği arasında 07/01/2021 tarihinde imzalanan ve 01/03/2021 tarihinde yürürlüğe giren Geçici Koruma Altındaki Yabancıların Reçete Muhteviyatı İlaçlarının Karşılanması ve Reçetelerinin İncelenmesi İçin Gerekli Usul ve Esaslara Ait İşbirliği Protokolü'nün 3.9. ile 3.10. maddesinin ve Ek-3'ünde yer alan maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır. <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> ESAS YÖNÜNDEN:<br> İlgili Mevzuat:<br> 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu'nun 1. maddesinde; Birliğin, Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını yürütmeye yetkili olup da, özel yasalarında üye olamayacakları belirtilenler hariç, sanatlarıyla uğraşan ve meslekleriyle ilgili hizmetlerde çalışan eczacıların katılmasıyla; eczacıların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, eczacılığın genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak; eczacıların birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere, meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadıyla tüzelkişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olarak kurulduğu, 4. maddesinde; Türk Eczacıları Birliğinin, üyelerinin maddi ve manevi hak ve menfaatlerini korumak ve bunları halkın ve Devletin menfaati ile en iyi şekilde telife çalışmak, halk sağlığı ve eczacılık mesleği ile alâkalı meseleler için resmi makamlarla karşılıklı işbirliği yaparak bu makamların yardımını temine çalışmakla yükümlü olduğu; aynı Kanun'un 34. maddesinde, Birliği temsil görev ve yetkisinin Merkez Heyetine ait olduğu; 39/j maddesinde de Birliğin temsilcisi olan Merkez Heyetinin, eczanelerden sağlık hizmeti satın alacak bütün kamu ve özel kurum ve kuruluşlarla anlaşmalar yapmak, imzalanan protokole uygun tip sözleşmeleri bastırmak ve belirleyeceği bedel karşılığı eczanelere dağıtmak görevi bulunduğu belirtilmiştir.<br> 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun "Hak ve yükümlülüklere ilişkin genel ilkeler" başlıklı 88. maddesinde, "(1) Uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler, karşılıklılık şartından muaftır.<br>(2) Başvuru sahibine, başvurusu reddedilen veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişilere sağlanan hak ve imkânlar, Türk vatandaşlarına sağlanan hak ve imkânlardan fazla olacak şekilde yorumlanamaz." hükmü; "Geçici koruma" başlıklı 91. maddesinde, "(1) Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir.<br>(2) Bu kişilerin Türkiye’ye kabulü, Türkiye’de kalışı, hak ve yükümlülükleri, Türkiye’den çıkışlarında yapılacak işlemler, kitlesel hareketlere karşı alınacak tedbirlerle ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlar arasındaki iş birliği ve koordinasyon, merkez ve taşrada görev alacak kurum ve kuruluşların görev ve yetkilerinin belirlenmesi, Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır. <br>22/10/2014 tarih ve 29153 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Geçici Koruma Yönetmeliği'nin "Sağlık hizmetleri" başlıklı 27. maddesinde, "(1) Aşağıda belirtilen sağlık hizmetleri geçici barınma merkezlerinin içinde ve dışında Sağlık Bakanlığının kontrolü ve sorumluluğunda yapılır veya yaptırılır...<br>c) İkinci ve üçüncü basamakta sunulan sağlık hizmetleri de dâhil olmak üzere, sağlık hizmeti bedelleri; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından genel sağlık sigortalıları için belirlenmiş olan sağlık uygulama tebliğindeki bedeli geçemez.<br>ç) Sunulan sağlık hizmeti bedeli, Sağlık Bakanlığı kontrolünde, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından genel sağlık sigortalıları için belirlenmiş olan sağlık uygulama tebliğindeki bedeli geçmeyecek şekilde Genel Müdürlük tarafından ödenir..." kuralı yer almaktadır. <br> Öte yandan; Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca kabul edilen ve Ülkemizin de taraf olduğu İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 25. maddesinin birinci fıkrasında, her şahsın, kendisi veya ailesi için, sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkanlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı olduğu hükmüne yer verilmekle, sosyal devletin yükümlülüğü belirtilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 56. maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla görevli olduğu hükmü ile sosyal devletin eşit bir şekilde, kaliteli, aksamadan ve zamanında sağlık hizmetlerini yürütmekle görevli olduğu vurgulanmıştır. Devletin ekonomik ve sosyal alanda Anayasa ile kendisine verilen bu görevi sürdürebilmesi amacıyla kurallar getireceği açıktır. <br><br> Dava Konusu Protokolün İncelenmesi:<br> 6643 sayılı Kanun'un verdiği yetki ile hareket eden Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti ile Göç İdaresi Genel Müdürlüğü arasında her iki tarafın tabi olduğu mevzuat hükümlerine uygun olarak 07/01/2021 tarihinde imzalanan ve 01/03/2021 tarihinde yürürlüğe giren Geçici Koruma Altındaki Yabancıların Reçete Muhteviyatı İlaçlarının Karşılanması ve Reçetelerinin İncelenmesi İçin Gerekli Usul ve Esaslara Ait İşbirliği Protokolü düzenlenmiştir. İmzalanan protokol ile geçici koruma altındaki yabancıların tedavileri için gerekli görülen yurt içi ilaçların Türk Eczacıları Birliği üyesi olup Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmeli olan eczanelerden temini işlemlerine ilişkin usul ve esaslar kurala bağlanmıştır. <br> Anılan Protokol'ün 3.9. maddesinde, "Bu protokol kapsamında ilaç temin eden tüm eczaneler 3.10 uncu madde de belirtilen reçete gruplarında üst limitli veya eczanelerce eşit paylaşım esasına dayalı sisteme uymak zorundadır." kuralına; 3.10. maddesinde, "Protokol Ekinde (EK-3) belirtilen ilaç gruplarını içeren reçeteler TEB sorumluluğunda ve ilgili Bölge Eczacı Odası koordinasyonunda eczanelerce eşit paylaşım esasına dayanarak üst limitli olarak karşılanır. Söz konusu reçeteler eczacı tarafından Bölge Eczacı Odasına onaylatıldıktan sonra GİGM’e fatura edilecektir. GİGM tarafından sağlık hizmetlerinin finansmanı sağlanan kişiler, bu madde kapsamındaki reçeteleri ile istedikleri eczaneye başvurabilirler. Bu madde hükmüyle ilgili düzenlemeler Protokol ekinde (EK-3) belirtilmiştir. Gerek duyulan konularda TEB Merkez Heyeti hastayı mağdur etmeyecek ilave önlemler alır. TEB Merkez Heyeti bu maddenin uygulanmasını yasal düzenlemeler ve mahkeme kararlarına uygun olarak yapar. Sisteme ilişkin GİGM’e iletilen öneri ve şikâyetler GİGM tarafından yazılı olarak TEB’e iletilir. TEB tarafından yapılan iyileştirmeler de GİGM’e yazılı olarak bildirilir. Bölge Eczacı Odaları tarafından hizmetin yürütümü için gerekli olan katkı payı, bu sistemin işleyişi için yapılan masrafları geçmeyecek şekilde TEB Merkez Heyeti tarafından belirlenir. Kişilerin ilaca erişiminin, dağıtımı yapan eczacı odası tarafından aksatılması halinde bu sorun giderilinceye kadar aksaklığın olduğu bölgede GİGM bu madde hükmünü uygulamamaya yetkilidir...<br>" kuralına yer verilmiştir. <br> Anılan Protokolün 3 no'lu ekinin ilk 12 bendinde, 13. maddesinde sayılan sıralı dağıtım sistemine tabi reçete ve ilaçların, hastalar için yaşamsal öneme sahip ve pahalı olması nedeniyle bu ilaçların alınması aşamasında meydana gelebilecek yolsuzluklar ve Kurumun haksız yere ödeme yapmasını önlemek, eczacıların birbirleri ve hasta ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak, hastanın ve Devletin menfaatini korumak amacıyla protokol kapsamındaki reçete ve ilaçların taraflar arasında belirlenen usule göre eczanelerden dönüşümlü olarak karşılanması usulünün belirlendiği; reçetelerin eczanelere eşit paylaşımı ve belirli ilaçların eczanelerce karşılanmasında kota ve sıralı dağıtım sisteminin getirildiği; reçetelerin bölünememesi nedeniyle sıralama limitinin aşılması halinde limit üstü tutarın, eczanenin bir sonraki sırasının kotasından düşülmesi; kotası dolan eczanenin reçeteyi eczacı odası veya temsilcisi tarafından sıradaki eczaneye iletmesi; sıradaki eczanenin, reçete muhteviyatını en kısa süre içerisinde hastaya, eczacı odası veya reçetenin geldiği eczaneye ulaştırması gerektiği yolunda taraflar arasında belirlenen usule göre eczanelerden sıralı olarak karşılanmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır. <br> Belli özellikleri olan ilaçların eczanelerden dönüşümlü olarak karşılanması usulünün, daha önce yürürlükte olan Protokollerde, bazı farklılıklarla yer aldığı, söz konusu Protokol hükümlerine karşı açılan davada, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesi'nin 26/03/2014 tarih ve E:2013/2576, K:2014/2154 sayılı kararında; "Olayda davalı idareler arasında imzalanan Protokol'ün 3.7. maddesinde yedi bent halinde sayılan kimi ilaçların sağlanmasının sisteme dahil eczanelerden sırasıyla yapılacağı <br>öngörülmüş, bu uygulama kimi kan hastaları ile diyaliz hastalarının ilaca erişimini zorlaştırmıştır. Özellikle haftada üç - dört kez diyaliz tedavisi gören hastaların uygulamadan olumsuz etkilendiği, çünkü ilgili hekim tarafından yazılan ilaçların temini için öncelikle sıranın hangi eczanede olduğunun ilgili Eczacı Odasından sorulduğu, Odanın yönlendirmesi ile gidilen eczaneden ilacın alınması sonrasında tekrar Eczacı Odasına onaylatıldığı anlaşılmakta, bunun ise özellikle büyük kentlerde hastanın tedavisinde gecikmelere neden olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi idari faaliyetlerin temel ve ortak amacı kamu yararını gerçekleştirmektir. İdarelerin bu amacı sağlamak için yapacağı işlem ve eylemlerin türünü, zamanını ve yöntemini belirlemekte sahip bulunduğu takdir yetkisinin sınırsız olmadığı ve kamu yararı yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.<br> Protokolü ve Ek Protokolü imzalayan idarelerin, kimi reçetelerdeki ilaçların sağlanmasında sıra sistemini getirebileceği açık ise de, bu uygulamanın hastanın ilaca erişimini zorlaştıracak şekilde olmaması gerekmektedir. Ek Protokolün dava konusu edilen 3.7. maddesinde ise birbiri ile ilgisi olmayan ve salt çok sık kullanılan ve büyük harcama yapılmasını gerektiren reçetelerin biraraya getirilerek sıralı dağıtıma tabi tutulduğu, buna gerekçe olarak da denetim yetersizliğinin yol açtığı yolsuzluğun gösterildiği görülmektedir. Denetim yetersizliğinin hasta haklarını ortadan kaldıramayacağı, bu hakkın özünü zedelemeyeceği kuşkusuzdur. Bu bağlamda, Ek Protokolün dava konusu kuralının, kimi hastalar yönünden tedavilerinde kullanılan ilaçlara ulaşımını ve dolayısıyla tedavilerinin zamanında yapılmasını engellediği sonucuna varıldığından, Protokolün 3.7. maddesi, Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen sosyal hukuk devleti ilkesine, 5. maddesinde Devletin temel amaç ve görevleri arasında belirtilen kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, insanın maddi ve manevi varlığını geliştirmek, 17. maddesinde öngörülen 'yaşama hakkı' ile 56. ve 60. maddeleri hükümleri ile yukarıda değinilen uluslararası düzenlemelere ve diğer mevzuata açıkça aykırı bulunmaktadır." gerekçesiyle Protokolün ilgili hükümlerinin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. <br> Anılan kararda, Protokolü ve Ek Protokolü imzalayan idarelerin, kimi reçetelerdeki ilaçların sağlanmasında sıra sistemi getirebileceğinin kabul edildiği ancak, bu uygulamanın hastanın ilaca erişimini zorlaştıracak şekilde olmaması gerektiği vurgulanmıştır. Bu çerçevede yapılan yargısal denetim sonucunda, ilgili hekim tarafından yazılan ilaçların temini için öncelikle sıranın hangi eczanede olduğunun ilgili Eczacı Odasından sorulduğu, Odanın yönlendirmesi ile gidilen eczaneden ilacın alınması sonrasında tekrar Eczacı Odasına onaylatıldığı, bunun ise özellikle büyük kentlerde hastanın tedavisinde gecikmelere neden olduğu saptanarak hasta haklarını ihlal eden düzenlemenin iptaline karar verildiği görülmektedir. <br> Davacı tarafından, dava konusu hükmün, hastanın ilaca erişimini zorlaştırdığı ve ilacını dilediği eczaneden almasının engellendiği, eczacıların ticari haklarının kısıtlayıcı nitelik taşıdığı, limitlerin belirlenmesinde objektif kriterlerin uygulanmadığı, sıralı dağıtım sistemi uygulamasının şikayetlere yol açtığı iddia edilmektedir. <br> Dava konusu edilen düzenlemede, davacı tarafından iddia edilen ve önceki Protokol düzenlemelerinde saptanan hukuka aykırılıkların yer alıp almadığının irdelenmesi önem kazanmaktadır.<br> Bu bağlamda, dava konusu Protokol kuralları incelendiğinde, hastaların ilaca erişimini zorlaştıran usullere yer verilmediği; ilgili hekim tarafından yazılan ilaçların temini için öncelikle sıranın hangi eczanede olduğunun ilgili Eczacı Odasından sorulması, Odanın yönlendirmesi ile gidilen eczaneden ilacın alınması sonrasında tekrar Eczacı Odasına onaylatılması gibi usullerin yer almadığı; sıralamada yer alsın ya da almasın Kurumla sözleşmesi bulunan her eczacının kapsamda yer alan reçetenin eczanesine gelmesi halinde reçete hakkında eczacı odasına/bürosuna veya eczacı odası temsilcisine bilgi vermekle yükümlü olduğu, bu sisteme dahil olmayan ve sistemde yer almakla birlikte kotası dolan eczacı tarafından bildirilen reçetenin, eczacı odası veya temsilcisi tarafından sıradaki eczaneye iletileceği, sisteme dahil ve kotası dolmayan sıradaki eczacının, reçete muhteviyatını en kısa süre içerisinde hastaya veya hastaya ulaştırılmak üzere eczacı odasına/temsilcisine/bürosuna veya reçetenin geldiği eczaneye ulaştıracağı, ilaçların hastaya tesliminden sonra reçete onayı işlemlerini hastanın veya hasta yakınının değil bizzat eczacı tarafından yapılacağı şeklinde düzenlemeler yapıldığı görülmektedir. <br> Bu durumda, Protokolün dava konusu maddelerinde, eczacılığın genel menfaatlerine uygun olarak gelişmesi, eczacıların birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlük ve güvenin hakim kılınması, eczacıların hak ve menfaatlerinin korunması, meydana gelebilecek yolsuzluklar ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün haksız yere ödeme yapmasının önlenmesi, hastanın ve Devletin menfaatinin korunması amacıyla, halkın ve Devletin menfaatleri ile dengeli olmasını öngören 6643 sayılı Kanun hükümleri ile hasta haklarına ilişkin mevzuata uygun olarak düzenleme yapılmış olup, bu yönüyle düzenlemede kamu yararı, hizmet gerekleri ve hukuka aykırı bir husus bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 17/04/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

disiplin