<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/4231 E. , 2025/117 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/4231<br>Karar No : 2025/117 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br><br>VEKİLİ : Av. ...<br><br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ...<br> Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br><br>İSTEMİN KONUSU : ...<br> Bölge İdare Mahkemesi ...<br>İdari Dava Dairesinin ...<br> tarih ve E:...<br>, K:...<br>sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Sincan ...<br> nolu ...<br> Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'un ...<br> tarih ve ...<br> sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...<br> İdare Mahkemesinin ...<br> tarih ve E:...<br>, K:...<br>sayılı kararıyla; davacının davaya konu eylemi hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının E:...<br>sayılı iddianamesi ile ...<br>Ağır Ceza Mahkemesine ''Rüşvet almak'' suçundan kamu davası açıldığı ve anılan yargılamanın derdest olduğu, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler, iddianame ve anılan yargılama kapsamında ...<br> Ağır Ceza Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve O.K. arasında telefon ile 32 kez irtibat sağlandığı, tape kayıtlarında davacı ve O.K.'nın bir benzinlikte görüşmek için konuşup anlaştıkları, yine Mamak ilçesinde buluşmak için görüştükleri ve yapılan bu görüşmede şüpheli O. 'nun davacıya ''sana borcum vardı 400 onu da veririm abi'' dediği, davacının da ''Mamak'ın ne tarafına geleyim'' diye sorduğu, O.K. tarafından kendisinin biraderi olan şahsın yeğeninin kaldığı koğuşa verilmesini talep ettiği ve davacı tarafından da bu şahısların isimlerinin kendisine verilmesinin istenildiği, davacıdan, yine başka bir mahkum ile alakalı olarak başka bir mahkumla aynı koğuşta kalması için talepte bulunulduğu, yakınlarının cezaevlerindeki durumları ile ilgili davacıdan bilgi talep ettiği ve davacı tarafından bilgi verildiğinin sabit olduğu, bu durumda; davacının görevinin önem ve özelliği ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, cezaevi personeli olan ve kamu görevlisi niteliği taşıyan davacıya söz konusu fiil ve eylemleri sebebiyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkartılma cezası ile cezalandırılmasına verilmesine ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ...<br> tarih ve ...<br> sayılı dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...<br> Bölge İdare Mahkemesi ...<br>İdari Dava Dairesince; davacı hakkında açılan kovuşturma beraat kararı ile neticelenmiş ise de, yasal düzenlemelerde, memurun ceza kovuşturması sonucunda mahkum olmamış olması halinin disiplin cezası uygulanmasına mani olmayacağı,hakkında nitelikli hırsızlık suçlaması ile teknik takipli olarak soruşturma yürütülen sivil O.K. ile davacı arasında çok sayıda telefon görüşmesi gerçekleştirildiği; tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere şüpheli ve davacının yan yana (yüz yüze) da görüşmelerinin mevcut olduğu, bu görüşmelerde tarafların birbirlerinin ne iş yaptığını öğrenmemesinin / bilmemesinin hayatın olağan akışıyla bağdaşmayacağı, üstelik şüphelinin yakınlarının davacının görevli bulunduğu ceza infaz kurumunda tutuklu veya hükümlü olarak tutulduğu bilgisinin, ayrıca şüphelinin denetimli serbestlik durumu bulunduğuna dair hususun da bilindiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, taraflar arasında gerçekleştirilen görüşmelerin de bu anlayışı doğruladığı, buna göre ceza infaz kurumu gibi kamu güvenliği ve düzeni açısından stratejik bir öneme sahip bulunan bir birimde görevli olan davacının; görevli bulunduğu infaz kurumunda çocukları yatmakta olan, üstelik kendisi hakkında da denetimli serbestlik durumu bulunan bir kimse ile (olayda olduğu gibi) bu denli sık bir irtibat kurmasının yahut çeşitli adlar altında (lastik, poliçe, araç satışı, servis vs.) ticari ilişkide bulunmasının ya da bu ilişkileri kurabileceği tacirlere yönlendirme yapmasının dahi memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak olarak nitelendirilebileceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Emsal olarak sunulan ve davacı ile aynı ceza dosyasında yargılanan ve yine davacı ile beraat kararı verilen kişilerin açtıkları davalarda idare mahkemeleri tarafından iptal kararları verildiği, hatta bazılarının görevlerine başladığı , ceza dosyasında verilen beraat kararının disiplin dosyası bakımından bağlayıcı olacağı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...<br><br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, İdare Mahkemesince davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildiği görüldüğünden ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin üçüncü fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği belirtildiğinden, davacının adli yardım istemi hakkında yeni bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br> MADDİ OLAY : <br> Sincan ...<br> nolu ...<br> Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yapan davacının, Ankara Cumhuriyet Bşsavcılığınca yürütülmekte olan...<br>sayılı soruşturma kapsamında, şüpheli O.K. yönünden yapılan teknik dinleme neticesinde, O.K. ile aralarında davacının da bulunduğu infaz koruma memurlarının sık sık buluştuğu, şüphelinin cezaevinde olan oğlu ve eşinin başka cezaevine naklinin durdurulması, başka bir mahkumun açık cezaevine çıkarılması ve O.K.' nin oğlunun kapalı cezaevinden açık cezaevine nakledilmesine ilişkin olarak para talep ederek rüşvet aldıkları iddiasıyla yapılan disiplin soruşturması neticesinde; eylemlerinin memuriyet sıfatı ile bağdaşmayacak hareketler kapsamında değerlendirilerek 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ...<br> tarih ve ...<br> sayılı kararı ile Devlet memurluğundan çıkarması üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.<br>Öte yandan, aynı eylemler nedeniyle davacının yargılandığı, ...<br>Ağır Ceza Mahkemesinin ...<br> tarih ve E:...<br>, K:...<br>sayılı kararıyla; davacının "Rüşvet almak" suçundan beraatine hükmedildiği, anılan kararın, ...<br> Bölge Adliye Mahkemesi ...<br>Ceza Dairesinde istinaf incelemesinde olduğu ve henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. <br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında belirtilmiş; 131. maddesinde ise; "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü öngörülmüştür. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> 657 sayılı Kanun'un anılan hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle hakkında beraat kararı verilen memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, Disiplin Hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de Disiplin Hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmadığı açıktır. <br> Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i kapsamında bağlayıcı olacağı kuşkusuzdur. <br>Uyuşmazlıkta; davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanun'u kapsamında suç teşkil etmesi nedeniyle, davacının yargılandığı, ...<br>Ağır Ceza Mahkemesinin ...<br> tarih ve E:...<br>, K:...<br> sayılı kararıyla; "Rüşvet almak" suçundan beraat ettiği, ancak bu kararın istinaf edildiği ve henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.<br> Dava konusu "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasına esas alınan eylemlerin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanması ve ceza yargılamasına da konu edilmesi nedeniyle, davacının bu fiilleri işleyip işlemediği; ancak, Ceza Mahkemesince verilecek kararın kesinleşmesi sonucunda belirlenebilecektir.<br>Bu durumda; söz konusu ceza davasının sonucunun araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan ve kesinleştikten sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ...<br> Bölge İdare Mahkemesi...<br>İdari Dava Dairesinin ...<br> tarih ve E:...<br>, K:...<br> sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ...<br> Bölge İdare Mahkemesi ...<br> İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 15/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>
disiplin