<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/3187 E.  ,  2025/261 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/3187<br>Karar No : 2025/261 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... Üniversitesi Eğitim Fakültesi ... Eğitimi Bölümü ... Ana Bilim Dalında lisans öğrencisi olan davacının, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 54/a maddesi ile Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinin 9/b maddesi uyarınca "Yükseköğretim kurumundan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Disiplin Kurulu kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının yükseköğretim kurumu içinde uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin dosyada herhangi bir tespit, bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından, eğitim hakkının Anayasal bir hak olduğu gözetildiğinde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 54. maddesi ile Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 9/b maddesine dayanılarak davacının yükseköğretim kurumundan çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının yükseköğretim kurumu dışında yükseköğretim öğrenciliği sıfatına, onur ve şerefine aykırı harekette bulunduğunun sabit olduğu, bu durumda davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer taraftan, davacı hakkındaki ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:..., K:... sayılı mahkumiyet kararına yönelik kanun yollarının tüketilmek suretiyle kesinleşmesi üzerine davalı idarece durumun yeniden değerlendirilebileceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.<br> Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 07/07/2023 tarih ve E:2021/5091, K:2023/3640 sayılı kararıyla; davacı hakkında "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" suçundan adli soruşturma açıldığından bahisle yürütülen disiplin soruşturması sonucunda dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, davacı hakkındaki adli süreç sonunda "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçundan hüküm kurulduğu; bu itibarla suçun tanımı değiştiğinden dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının durumunun davalı idarece yeniden değerlendirileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; suça konu uyuşturucu maddenin 28/11/2019 tarihinde Denizli İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince yapılan çalışmalar kapsamında E.A. isimli şahsın ikamet ettiği ... Mahallesi, ... Sokak, No:..., Pamukkale/Denizli adresinde bulunan apart içerisinde yapılan arama sonucu ele geçirildiği, arama sırasında evde E.A., B.B., D.H. ve davacının bulunduğu, tüm şahıslar hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan açılan kamu davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararıyla davacının atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği, istinaf kanun yoluna başvurulması sonucu ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla sanık ...'ın işlediği sabit olan "Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma veya Sağlama" suçundan eylemine uyan Türk Ceza Kanununun değişik 188/3. maddesi gereği 10 yıl hapis cezası ve 1000 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın atılı eyleme yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğinin anlaşılması sebebiyle TCK'nın 39/2-c maddesi delaletiyle TCK'nın 39/1. maddesi uyarınca cezasında yarı oranında indirim yapılarak 5 yıl hapis cezası ve 500 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hakkında TCK'nın 188/4-b maddesinde yer alan suçun işlendiği yere ilişkin artış hükmünün uygulanmadığı görülmekte ise de, Yükseköğretim kurumu dışında yükseköğretim öğrenciliği sıfatına, onur ve şerefine aykırı harekette bulunduğunun sabit olduğu anlaşıldığından, uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri satmak, satın almak, başkalarına vermek ve ticaretini yapmak suçundan hakkında hüküm kurulan ve dolayısıyla Yükseköğretim kurumu dışında yükseköğretim öğrenciliği sıfatına, onur ve şerefine aykırı harekette bulunduğu sabit olan davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, soruşturma sırasında tutuklu olması sebebiyle savunma hakkının kısıtlandığı, idarenin soruşturmayı yasal sürede tamamlamadığı, atılı suça ilişkin eylemin yükseköğretim kurumu sınırları dışında meydana gelmiş olması sebebiyle mevzuatta karşılığının bulunmadığı, dava konusu işlemin masumiyet karinesine ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY :<br>Davacı, ... Üniversitesi Eğitim Fakültesi ... Eğitimi Bölümü ... Ana Bilim Dalında 4. sınıf öğrencisi iken hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yaptığı iddiasıyla disiplin soruşturması açılmıştır.<br>Disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen 17/01/2020 tarihli soruşturma raporunda; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 54/a maddesi ile Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinin 9/b maddesi uyarınca "Yükseköğretim kurumundan çıkarma" cezası ile cezalandırılması teklif edilmiştir.<br>Bu teklif doğrultusunda, Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla davacının yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.<br>Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 54. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; "Yükseköğretim kurumları içinde veya dışında yükseköğretim öğrenciliği sıfatına, onur ve şerefine aykırı harekette bulunan, öğrenme ve öğretme hürriyetini, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kısıtlayan, kurumların sükun, huzur ve çalışma düzenini bozan, boykot, işgal ve engelleme gibi eylemlere katılan, bunları teşvik ve tahrik eden, yükseköğretim mensuplarının şeref ve haysiyetine veya şahıslarına tecavüz eden veya saygı dışı davranışlarda bulunan ve anarşik veya ideolojik olaylara katılan veya bu olayları tahrik ve teşvik eden öğrencilere; eylem başka bir suçu oluştursa bile ayrıca uyarma, kınama, bir haftadan bir aya kadar veya bir veya iki yarıyıl için kurumdan uzaklaştırma veya yükseköğretim kurumundan çıkarma cezaları verilir." hükmü yer almış, 'Yönetmelikler' başlıklı 65. maddesinin (a) fıkrasının 9. bendinde, öğrencilerin disiplin işlemleri ile ilgili hususların Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenleneceği kurala bağlanmıştır.<br>Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 1. maddesinde "Bu Yönetmeliğin amacı, yükseköğretim kurumları öğrencilerine verilecek disiplin cezaları ile soruşturma usul ve esaslarını düzenlemektir. Bu Yönetmelik yükseköğretim kurumlarındaki tüm öğrencileri kapsar.", 2. maddesinde "Bu Yönetmelik 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 54 üncü maddesi ile 65 inci maddesinin (a) fıkrasının (9) numaralı bendine dayanılarak hazırlanmıştır." hükmü yer almış, 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise "Yükseköğretim kurumlarında uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri satmak, satın almak, başkalarına vermek ve ticaretini yapmak" fiili yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasını gerektiren eylemlerden sayılmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Anayasa Mahkemesinin 20/09/2022 tarih ve 31959 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 08/09/2022 tarih ve E:2022/54, K:2022/99 sayılı kararıyla, "...disiplin cezası gerektiren eylemlerle disiplin cezalarının belirlendiği ancak disiplin suç ve cezaları arasında yeterli bağlantının kurulmadığı bir alanda idareye söz konusu alanın yönetmelikle düzenlenmesi yetkisini vermektedir. Bu durumda, ilgililerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun uygulanacağını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkân tanıyacak şekilde belirliliğe sahip olmayan düzenlemelerle idareye verilen yetkinin çerçevesinin çizildiği söylenemez." gerekçesiyle 2547 sayılı Kanun'un 54. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile 65. maddesinin "...disiplin işlemleri ..." ve "… ile ilgili hususlar ..." ibarelerinin iptaline karar verilmiş ve doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.<br>Yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi kararından sonra (söz konusu dokuz aylık sürenin dolmasından önce) yasama organınca 2547 sayılı Kanun'da değişiklik yapılmış, 2547 sayılı Kanun'un 09/02/2023 tarih ve 32099 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7437 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 54. maddesinde  "Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri satmak, başkalarına vermek ya da ticaretini yapmak" fiili yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasını gerektiren eylemlerden sayılmıştır.<br>Anayasa Mahkemesi bir Kanun maddesini iptal ettikten sonra yasama organınca yeni bir yasal düzenleme yapılırsa, uyuşmazlığın bu düzenlemeye göre çözümlenmesi gerekmektedir. Aksi yaklaşımın, işlenen fiillerin cezasız kalması neticesini doğuracağı açıktır.<br>Bununla birlikte, Ceza Hukuku kökenli bir ilke olan lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiil sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış ise veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehinde ise, sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir. Bu anlamda idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının yargısal denetiminde ilke olarak suç ve cezada lehe olan normun uygulanması kuralının geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır. Ancak lehe hükmün uygulanması amacıyla verilecek bir iptal kararının, davacının eylemine uyan başka bir disiplin cezasının uygulanmasına engel olmayacağı da açıktır.<br> Bu bağlamda, Anayasa Mahkemesinin yukarıda değinilen iptal kararından sonra yürürlüğe giren 7437 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 2547 sayılı Kanunun 54. maddesinde; yükseköğretim kurumları içerisinde olup olmadığı yönünde bir ayrım yapılmaksızın "uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri satmak, başkalarına vermek ve ticaretini yapmak" fiili, yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasını gerektiren bir fiil olarak düzenlendiğinden sonraki yasal düzenlemenin davacı lehine olmadığı görülmektedir. <br> Hal böyle olunca, davacı lehine olan önceki norma göre yapılan değerlendirmede; "yükseköğretim kurumlarında" uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri satmak, satın almak, başkalarına vermek ve ticaretini yapmak, yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçları arasında sayıldığından ve davacının bu eyleminin yükseköğretim kurumu içerisinde gerçekleştiğine yönelik herhangi bir delil bulunmadığından, bu düzenleme kapsamında davacının yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasını gerektiren bir eyleminin varlığından söz etmek mümkün değildir.<br> Bu durumda, davacının yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2.Davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,<br>3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/02/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY <br> X-Dava; Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi ... Eğitimi Bölümü ... Ana Bilim Dalında lisans öğrencisi olan davacının, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 54/a maddesi ile Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinin 9/b maddesi uyarınca "Yükseköğretim kurumundan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br> 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 54. maddesinin (a) bendinin ve 65. maddesinin (a) fıkrasının (9) numaralı alt bendinde yer alan "…ile öğrencilerin…" ibaresinin, Anayasa’nın 2., 7. ve 42. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebiyle yapılan itiraz yolu başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi'nin 08/09/2022 tarih ve E:2022/54, K:2022/99 sayılı kararıyla; itiraz konusu 54. maddenin (a) fıkrasındaki kuralla ilgili olarak; "anılan kuralda, Yükseköğretim kurumları içinde veya dışında yükseköğretim öğrenciliği sıfatına, onur ve şerefine aykırı harekette bulunan, öğrenme ve öğretme hürriyetini doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kısıtlayan, kurumların sükûn, huzur ve çalışma düzenini bozan, boykot, işgal ve engelleme gibi eylemlere katılan, bunları teşvik ve tahrik eden, yükseköğretim mensuplarının şeref ve haysiyetine veya şahıslarına tecavüz eden veya saygı dışı davranışlarda bulunan ve anarşik veya ideolojik olaylara katılan veya bu olayları tahrik ve teşvik eden öğrencilere; eylem başka bir suçu oluştursa bile ayrıca uyarma, kınama, bir haftadan bir aya kadar veya bir veya iki yarıyıl için kurumdan uzaklaştırma veya yükseköğretim kurumundan çıkarma cezalarının verileceği hüküm altına alındığı, kuralda yükseköğretim öğrencileri bakımından disiplin suçu teşkil eden eylemler ve uygulanabilecek disiplin cezaları gösterilmekle birlikte bu suç ve cezalar arasında herhangi bir ilişkilendirme yapılmadığı, diğer bir ifadeyle hangi eylemin hangi disiplin cezası ile cezalandırılacağının açık ve net olarak gösterilmediği ya da bunun tespit edilmesine imkân sağlayacak herhangi bir ölçüt getirilmediği veyahut bu hususta kişiler ve idare açısından belirlilik ve öngörülebilirliği sağlayacak şekilde kanuni bir çerçeve oluşturulmadığı, bu kapsamda idarenin, söz konusu eylemler ve cezalar için kuralda öngörülen sıralamayı gözetmekle de yükümlü tutulmadığının anlaşıldığı, bu çerçevede, disiplin cezasını gerektiren eylemin gerçekleşmesi durumunda bir disiplin cezasının verilebileceği öngörülmekle birlikte bu ölçütün disiplin cezasının muhatapları açısından yeterli bir hukuki güvence sağlamadığı açık olup buna göre kuralın, bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkân tanımamakta olup bu itibarla eğitim ve öğrenim hakkına sınırlama getiren kuralın kanunilik şartını taşımadığı anlaşılmakla, kuralın, Anayasa’nın 13. ve 42. maddelerine aykırı olduğu ve iptali gerektiği" gerekçesiyle; itiraz konusu 65. maddesinin (a) fıkrasının (9) numaralı alt bendinde yer alan "…ile öğrencilerin…" ibaresine ilişkin olarak ise, "anılan kuralla öğretim elemanları, memur ve diğer personel ile öğrencilerin disiplin işlemleri, disiplin amirlerinin yetkileri ve disiplin kurullarının teşkili ve çalışması ile ilgili hususların Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenmesi öngörülmüş olup anılan bentte yer alan '…ile öğrencilerin…' ibaresinin itiraz konusu kuralı oluşturduğu, bu ibarenin aynı alt bentte yer alan 'disiplin işlemleri, disiplin amirlerinin yetkileri ve disiplin kurullarının teşkili ve çalışması ile ilgili hususlar' ibareleri bakımından da geçerli ortak kural niteliğinde olduğundan, bu ibarenin esas incelemesinin aynı alt bentte yer alan '…disiplin işlemleri…' ve '…ile ilgili hususlar…' ibareleri yönünden yapılması gerektiği, itiraz konusu kuralın, öğrencilerin disiplin işlemleri ile ilgili hususların YÖK tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenmesini öngördüğü, kuralla yükseköğretim öğrencilerinin disiplin işlemleri ile ilgili hususların düzenlenmesi yetkisinin YÖK’e verildiği ancak Kanun’un 54. maddesinin (a) fıkrasında düzenlenen disiplin suç ve cezalarına işaret ettiği anlaşılan disiplin işlemleri ile ilgili hususlar belirli bir açıklık ve kesinlikte ortaya konulmadığı, kuralın, disiplin cezası gerektiren eylemlerle disiplin cezalarının belirlendiği ancak disiplin suç ve cezaları arasında yeterli bağlantının kurulmadığı bir alanda idareye söz konusu alanın yönetmelikle düzenlenmesi yetkisini verdiği, bu durumda, ilgililerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun uygulanacağını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkân tanıyacak şekilde belirliliğe sahip olmayan düzenlemelerle idareye verilen yetkinin çerçevesinin çizildiğinin söylenemeyeceği, bu itibarla kural belirlilik ve yasama yetkisinin devredilemezliği ilkeleriyle bağdaşmadığı, bu nedenle anılan kuralın, Anayasa’nın 2. ve 7. maddelerine aykırı olduğu ve iptali gerektiği" gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. <br> Anayasa Mahkemesi, somut olaya benzer nitelikte olan Kemal Alican Yeğen ve diğerleri ([2. B.], B. No: 2018/10488, 29/3/2023) kararında; yükseköğretim öğrencisi olan başvurucular hakkında çeşitli nedenlerle verilen disiplin cezalarının eğitim haklarına müdahale oluşturduğuna karar vermiştir. Bahsi geçen kararda, söz konusu disiplin cezalarının dayanağı olan yönetmelik hükümlerinin düzenlenmesine izin veren kuralın -2547 sayılı Kanun'un 54. maddesinin (a) bendi ile 65. maddesinin ilgili kısmı - Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla iptaline karar verilmesi itirazının daha önceden Mahkemece incelendiği ve ilgili kuralların iptaline karar verildiği belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi ilgili kanun maddelerinin, yükseköğretim öğrencileri bakımından disiplin suçu teşkil eden eylemler ile bu eylemlere uygulanabilecek disiplin cezaları arasında herhangi bir ilişkilendirme kurmadığı, bu bağlamda muhatapları açısından belirlilik ve öngörülebilirlik sağlanmadığı, dolayısıyla yeterli hukuki güvence oluşturmadığı, ayrıca belirlilik ve öngörülebilirliğin sağlanamadığı bir alanda idareye öğrencilerin disiplin ile ilgili işlerini yönetmelikle düzenleme yetkisinin verilmesinin de mümkün olamayacağı gerekçeleriyle bahse konu kuralların iptaline karar vermiştir. Sonuç olarak Kemal Alican Yeğen ve diğerleri kararında, başvuruya konu disiplin cezalarının yönetmelikle düzenlemesine izin veren dayanak kanun maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği gerekçesiyle kanunilik yönünden ihlal kararı verilmiştir.<br> Bu kapsamda somut olayda yapılan değerlendirmede, davacıya verilen disiplin cezasının düzenlendiği Yönetmeliğin dayanağı Kanun maddesinin Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmesi ve disiplin suç ve cezalarının kanunla düzenlenmesi gereği karşısında, yasal dayanağı kalmayan ve yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesine aykırılık teşkil eden Yönetmelik hükümleri uyarınca tesis edilen dava konusu disiplin cezası işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br> Açıklanan nedenlerle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının belirtilen gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br> <br><br>KARŞI OY<br> XX- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile temyize konu ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz. <br><br></font></p></body></html>

disiplin