<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/1403 E.  ,  2024/22215 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2021/1403<br>Karar No : 2024/22215<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı / ...<br>VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığının... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davacının eşinin Bank Asya'da bulunan hesap bakiyesinin 14/12/2014 tarihinde 14.221,23-TL olduğu, 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonra davacının bu hesaba 2014 ve 2015 yıllarında para yatırdığı, davacının yurt dışında görev yaptığı ...'de bulunan ... Camiindeki faaliyetleriyle ilgili yapılan soruşturmada alınan ifadeler incelendiğinde, R.A isimli kişinin ifadesinde, davacının konuşmalarında FETÖ terör örgütüyle ilgili övücü konuşmalarda bulunduğu, bu konuşmaları ise bu örgüte ait evlerde ve Cami lokalinde yaptığı, terör örgütüne ait zaman gazetesi, dergi, kitap gibi mataryelleri pazarladığı, ellinin üzerindeki kişiyi bu neşriyatlara üye yaptığını ifade ettiği; S.A. adlı diğer bir tanığın ifadesinde, davacının zaman gazetesi aboneliği için çalıştığını, zaman gazetesinin evine geldiğini, Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi, 'değişimde fayda olacağı, biskevit iyidir" gibi ifadeler kullandığını ifade ettiği; Ü.U adlı diğer tanığın ifadesinde davacının özel okulların kapatılmasının yanlış olduğunu yönünde söylemlerde bulunduğunu ifade ettiği; L.Ö. adlı diğer bir tanığın ifadesinde zaman gazetesinin evine geldiğini, davacının yurt dışında FETÖ terör örgütüne kapılmış olabileceğini, çünkü Türkiye'den geldiğinde böyle bir düşünceye sahip olmadığını, Cumhurbaşkanlığı seçimleri için değişimde fayda olacağı yönünde söylemlerde bulunduğunu ifade ettiği; diğer tanık A.D'nin ise davacının cami yönetimiyle birlikte stand kurarak zaman gazetesi aboneliği yaptırdığı ve FETÖ/PDY terör örgütüne üye kazandırmaya çalıştığı, FETÖ gruplarıyla bir araya gelerek toplantılara katıldığı, ev sohbetlerine iştirak ettiği, 17-25 Aralık 2013'ten sonra da terör örgütü lehine çalışmaya devam ettiği, çocuğunu FETÖ'nün ... yurduna yerleştirdiği yönünde ifade verdiği; bu ifadelere karşı davacının vermiş olduğu ifadesinde ise hiçbir cemaatle irtibatının veya iltisakının olmadığı, oğlunun ...'da Devletin sosyal evlerinde kaldığı, yurt dışında siyasi faliyetinin bulunmadığı, Hollanda'da cemaat evinde kalmadığı, terör örgütünün hiçbir gazete veya dergisine aboneliğinin bulunmadığı, bir başkasını abone yapmadığını ifade etmiş olduğu; dosyada yer alan ve ... ilinde yaşayan kişilerin alınan ifadelerinde ise davacının Türkiye'deki faaliyetlerinde FETÖ terör örgütüyle irtibatlı veya iltisaklı olduğuna dair bir emareye rastlamadıklarını ve davacıya iftira atılmış olabileceğini ifade ettikleri görülmüş olup; bu durumda, davacının durumunun, adli suç niteliğindeki somut bir eyleminin soruşturulması mahiyetinde bir değerlendirilme yapılmaksızın, belli bir yapıyla herhangi bir bağının olup olmadığına ilişkin kanaatin oluşturulacağı bir sürecin irdelenmesi olduğundan, dosyada yer alan bilgi ve belgeler uyarınca, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatının bulunduğu yönünde kanaate varıldığından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. maddenin (B) fıkrasının 10. bendi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin dayanağı soruşturma raporunda yer alan birbiriyle çelişkili tanık ifadeleri dışında davacının terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu hususunun somut delillerle ortaya konulamadığı, Dairelerinin 15/10/2020 tarih ve E:2020/267 sayılı ara kararı ile davacının, eşinin ve birinci derece yakınlarının (anne, baba, kardeş ve çocuk) FETÖ/PDY terör örgütü üyesi veya anılan örgüt ile irtibatlı ve iltisaklı olup olmadıkları yönünde araştırma yapıldığı, bu kapsamda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan; söz konusu kişilerin Bank Asya nezdinde hesaplarının bulunup bulunmadığının sorularak varsa hesap açma-kapama tarihleri ile hesap hareketlerini gösterir hesap dökümünün gönderilmesinin istenilmesi üzerine dosyaya sunulan CD içeriğinin incelenmesinden, davacının ve birinci derece yakınları adına açılmış herhangi bir hesaba rastlanılmadığı, eşi D.G.'ye ait banka hesabının 09/07/2012 tarihinde yani örgüt liderinin çağrısından çok önce 15.000-TL yatırılarak açıldığı, katılım hesabı nedeniyle otomatik olarak bankaca yapılan işlemler ile 09/07/2012 tarihinde açılmış BES hesabının aylık taksitlerinin yatırılması dışında başka bir işlem yapılmadığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, ... İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarda Mücadele Şube Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğü, ... İl Emniyet Müdürlüğü ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığından gönderilen bilgi ve belgelerde ise; davacının, eşinin ve birinci derece yakınlarının; FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin kendi aralarında iletişimlerini sağladıkları ByLock isimli programın kullanıcısı olmadıkları, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı şirketlerde kayıtlarının olmadığı, FETÖ/PDY kapsamında değerlendirilen dernek veya sendikalarda üyelik kayıtlarının olmadığı, davacının terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatının davalı idarece somut olarak ortaya koyulamadığı anlaşıldığından, imam hatip olarak görev yapan davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönünde verilen istinafa konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, FETÖ/PDY terör örgütüne iltisakı veya irtibatı bulunduğu anlaşılan davacı hakkında, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. madde hükmü uyarınca tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belitilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: <br>Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.<br>Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir. <br>Türkiye Cumhuriyeti Devletinin demokratik hukuk düzenini ortadan kaldırmayı amaçlayan ve bu amacı gerçekleştirmek üzere, özellikle Devletin Mülkiye, Adliye, Emniyet Teşkilatı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde kadrolaşmaya giden FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin "kamu görevinde çıkarılmasına ilişkin tedbirler" kapsamında olağanüstü hal döneminde birçok kanun hükmünde kararname yürürlüğe konulmuştur.<br>Olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra, 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye Geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararı ile) Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararı ile) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; ...10) Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılır." kuralı getirilmiştir. Ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.<br>Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde imam hatip olarak görev yapan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca ... tarih ve ... sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır.<br>Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br>Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. <br>Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir uygulanmakta iken, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. <br>AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).<br>Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir.<br>Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.<br>Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında 08/08/2016 tarihinde yapılan BİMER başvurusu üzerine Ordu İl Müftülüğünce görevlendirilen muhakkikçe düzenlenen 06/12/2016 tarihli İnceleme Raporunda yer alan davacı hakkındaki tanık beyanlarının incelenmesinden; Ş.K.'nin beyanında, “Ben ... Mahallesinin Muhtarıyım. ... Hocamız hakkındaki bu iddia ve suçlamaların doğru olduğuna kesinlikle inanmıyorum. Bu yönde kendisinde hiçbir belirti ve şüphe uyandıracak durum görmedim. ... Hoca bizde uzun yıllar görev yaptı. Çok başarılı bir Hocamızdır. Fetö hakkında lehte değil aleyhte çok uyarı ve ifadelerine şahit olmuşuzdur. Ben muhtar olarak ... Hoca'ya her türlü kefil olurum, Fetö ile ilgili en ufak bir emareye kendisinde rastlamadık. Sözümün de sonuna kadar arkasındayım. Çok net söylüyorum. Bu dilekçe ve iddialar kıskançlıkla yazılmış iftiralardır. Çok çalışkan, dürüst ve başarılı bir görevlidir. Köyümüzde çok başarılı ve büyük organizasyonlara imza atmıştır. Bu iddialar asılsız ve çirkin iftiradır. ... Hoca tertemizdir. Bu dilekçeyi yazan kişi bu büyük iftiralarının vebalinden kurtulamaz", A.Ş.'nin beyanında, "... Hoca çok temiz bir insandır. Diyanet dışındaki oluşum ve cemaatlere karşı olan birisiydi. Basit bir namaz hocası kitabını bile Diyanet dışındaki yayınlardan aldırmaz, hep Diyanet'i tavsiye ederdi. Bizi dini konularda eğitti. Bilmediğimiz çok şeyi kendisinden öğrendik. Kendisi hakkında en ufak bir şüphem yoktur. Bu dilekçe kıskaçlıkla yazılmış bir iftira dilekçesidir ve iddialar kesinlikle asılsızdır. ... Hoca kesinlikle Fetöcü değildir, olamaz da.", H.G.'nin beyanında, "... ... çok uzun süre köyümüzde görev yapmıştır. Kendisini yakından tanırım. Fetö ile kesinlikle hiçbir ilgisinin olmadığına ben şahidim. Kendisi Diyanet dışındaki oluşumlara karşı birisiydi. Yakın ilişkilerimiz oldu. Kendisinde Fetö sempatizanı olabileceğini çağrıştıracak hiçbir tavır veya telkin görmedim, Bunlar vebali olan işlerdir. Böyle çalışkan ve dürüst insanları iftiralarla karalamaya çalışmak çok çirkin bir harekettir. ... Hoca'nın Fetö ile en ufak bir ilgi ve irtibatı yoktur, olmaz, olamaz", H.G.'nin beyanında, "... Hoca köyümüzde görev yaptığı zaman en yakın komşumdu. Sadece bu gün değil eskiden beri bu hareketin yanlış yolda olduğunu söyleyen birisiydi. Diyanete bağlı olunması gerektiğini devamlı söylerdi, ...'dan döndüğünde bu hareketin iç yüzünü Avrupa'da daha iyi gördüğünü ve kesinlikle yanlış yolda olduklarını söylerdi. Bu yapıyla irtibatı bir yana kendisini dışlamaya çalıştıklarını ve mücadele içinde olduklarını anlatırdı. Kesinlikle belirtmek isterim ki ... Hoca tertemiz ve çalışkan bir görevlidir. Fetöyle asla hiçbir bağı ve irtibatı yoktur. Bunu kendimden emin olarak söylüyorum." yolunda ifadelerin bulunduğu; anılan Raporun "Sonuç ve Teklifler" kısmında "...... hakkında herhangi bir işleme gerek olmadığı..." yönünde kanaat belirtildiği, söz konusu raporun Diyanet İşleri Başkanlığına intikal etmesi üzerine anılan raporu usul ve esas yönünden inceleyen Müfettiş A.G. tarafından, "davacı hakkındaki şikâyet dilekçesinin yurt dışından gönderilmesine ve davacının 19/08/2009-19/08/2014 tarihleri arasında ... Din Hizmetleri Ataşeliği Çalışma Bölgesi ... Caminde görev yapmasına rağmen bu cami cemaatinden kimsenin bilgisine başvurulmadığı, mevcut görev yerinden sadece dört kişinin ifadesiyle yetinildiği belirtilerek incelemenin mahallinde (...'da) tekrar yapılması" yönünde görüş belirtilmesi üzerine davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucunda ... Başkonsolosluğunun... tarih ve ...-...-... sayılı Soruşturma Raporunda yer alan davacı hakkındaki tanık beyanlarının incelenmesinden; A.D.'nin beyanında, "...Camii cemaatini sürekli olarak Camii lokalinde, ev toplantıları yaptıkları yerlerde, uygun bir ortam bulduğu anda zaman gazetesinin aboneliğini yaptırıyordu. Caminin içinde din görevlisi Camii yönetimiyle beraber stand kurarak zaman gazetesi aboneliği yaptırdı. Şu anda camii cemaatinden kime sorsanız zaman gazetesi aboneliği yaptığını size söyleyecektir. Camii yönetimiyle beraber Fetö örgütüne üye kazandırmak için tüm gayretleriyle çalışıyorlardı. Kurban zekat fitre topladıklarını duydum ama gözümle görmedim. Fetö gruplarıyla biraraya gelerek toplantılara katılıyorlardı. Organize eden B.A.'ın önderliğinde toplantılara katıldığını bizzat biliyorum. Bizim bulunduğumuz bölgede yapılan ev toplantılarına din görevlisi ... ... katılıyordu. Toplantıların yapılmasında bizzat etkisi vardı. Zaten hocanın sözü dinleniyordu. Hocanın misafiri çok olurdu. Fetö örgütüne yakın din görevlileri hocanın evinde toplanırlardı. Din görevlileriyle ev sohbetlerini kendi evinde yapardı. Kendisine yakın din görevlilerininde görevden ihraç edildiğini basından duydum. Hocanın ev sohbetlerine katıldığını mahalledeki deliye bile sorsanız aktif bir şekilde Fetöcülerle çalıştığını söyler. O dönem Başbakan olan şu an Cumhurbaşkanımız olan sayın Recep Tayyip Erdoğanın ısrarla özünüze dönün bu örgütün peşinden gitmeyin söylemlerine karşın Din görevlisi ... ve Fetö ile irtibatı olan A... de oturan kişiler 17/25 Aralık 2013 tarihinden sonra bile örgüt lehine çalışmaya devam ettiler. Hoca burdan dönmeden önce çocuğunu ... Fetö yurduna yerleştirdi. Kendisine çocuğun nerde kalacak diye sordum. Bazı tanıdık kişilerden yardım alıp çocuğu bir yere yerleştirdik dedi. Sonradan öğrendim ki B.A.'ın yönettiği Fetö örgütünün irtibatlı olduğu yurda yerleştirmiş. Şu anda çocuğu başka bir şehirde öğrenim görmekte ve onların organize ettiği evlerde kalmakta olduğunu buradaki herkes bilmektedir. Ben bunu bizzat hocadan duydum. Bu konuyu Camii cematinden istediğinize sorabilirsiniz. Camii cemaatine sorulduğu zaman bu konu hakkında bilgi alınacaktır. O dönem ki yönetimden, kadın kollarından ve Fetöye yakın kişilerden doğru ve sağlıklı ifadeler alınması halinde gerçeğin ortaya çıkacağını düşünüyorum...", Ö.K.'nın beyanında, "...... İli ... İlçesi ...İmam-Hatibi ...'i B.A. ile birlikte Din Görevlileri ile yine B.A.'ın FETÖ/PDY terör örgütüne eleman kazandırmak için düzenlediği tamamının Din Görevlilerinden oluşturduğu yemekli bir toplantıda gördüğünü, B.A.'ın kendisini 2001/2005 yılları arası görev yaptığı dönemden tanıdığı için bu toplantıya davet ettiğini, toplantı sırasında sohbette o dönem Başbakanımız olan sayın Recep Tayyip ERDOĞAN'a hakaret içeren sözler sarf edildiğini, kendisinin bu sözleri hazmedemediği için hem B.A.'ı hem de orada bulunan din görevlilerini uyardığını konumlarını hatırlattığını toplantıyı terk ettiğini ancak kendisinin toplantıyı terk ettiği halde adı geçen ... ile birlikte diğer arkadaşların orada kaldığını daha sonraki zamanlarda toplantılara davet edilmediğini ancak oradakilerin mezkur toplantılara devam ettiklerini duyduğunu, çocuğunu Hollandada bıraktığını duyduğunu ancak nereye bıraktığını bilmediği...", M.Ç.'nin beyanında, "...B.A.'ı tanıdığını bu kişinin FECC (federatie van eduacatieve en culturele centra) başkanı olduğunu bildiğini, kendisini kahvaltılı toplantılara FETÖ/PDY terör örgütüne eleman kazandırmak için çalıştıklarını bildiğini, B.A.'ın görev yaptığı Camiye 7 Km uzakta olan FETÖ/PDY terör örgüt ile İltisakı, irtibatı olan ... Vakfında çalıştığı, buradan Cuma namazlarına geldiğini her gelişinde toplantılara katılması için ısrar ettiğini, 'Sohbet edip stres atıyoruz, kahvaltı yapıp birbirimize dertlerimizi anlatıyoruz' söylemi ile davet ettiği halde kendisinin redettiğini söylemiştir. ... Camiinin kendisine uzak olduğunu Din görevlisi ...'İ yakinen tanımadığı...", M.M.'nin beyanında, "...Müşavirimiz M.Ü.'inde katıldığı, Müşavirliğimizin tertip ettiği tanışma toplantısında B. A.'nın sivil toplum temsilcisi olarak tanıtıldığı, daha sonraki dönemlerde kendisinin FETÖ/PDY terör örgütunun ... sorumlularından olduğunu duyduğunu, Din Görevlisi... ile dört ay gibi kısa bir süre çalıştığını, hakkında fazla bilgi sahibi olmadığı...", F. A.'nın beyanında, "Din Görevlisi ... ile hiç bir bağlantısının olmadığını, komşu Camilerde çalışmalarına rağmen birbirlerine gitmediklerini, çocuğunu Hollanda da bırakacağını duyduğunu ancak nereye nasıl bırakacağını bilmediğini... başta o dönem Müşavirimiz olan M.Ü.'i ve bu yapıyla alakalı olduğunu düşündüğüm kişiler hakkında şikayetlerde bulunduğunu şikayetlerinin dikkate alınmadığını, Din Görevlisi ... ile sosyal ilişkilerinin olmadığını, bahsi geçen toplantıları gizli yaptıkları için kendilerine uyumlu kişileri davet ettiklerini kendisinin bu sebeple davet edilmemiş olabileceği...", L.Ö.'nün beyanında, "...Cemaatten bazıları yanlarında Fethullahçı Terör Örgütü FETÖ/PDY'i övücü savunucu sözler sarf ettiğini ifade ettiler. Ancak ben doğrudan değil, dolaylı olarak ifadelerine şahit oldum. ... burada Fethullahçı Terör Örgütü FETÖ/PDY'ye kapılmış olabilir. Türkiyeden geldiğinde böyle bir düşüncesine şahit olmadığım. Cami içi abonelik çalışması yapmamıştı. İlk yıl parasını burada bir vatandaşın ödediği zaman gazetesi aboneliği vardı, kendisi bunu devam ettirdimi bilmiyorum. Zaman gazatesi evine geliyordu. Çocuğunu burada bir yurda bırakarak Türkiye'ye döndü ancak hangi yurda bıraktığı hususunda derin bilgim yok. Değişimde fayda vardır gibi kapalı ifadelerle Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi yorumlarda bulundu. Biskevit iyidir gibi imalarda bulunuyordu. O zamanki Başbakanımız olan Recep Tayyip ERDOĞAN'dan rahatsız olduğu davranışlarına hal ve hareketlerine yansıyordu. Ateşe M.M.'un Din Görevlilerinin bulunduğu bir ortamda '... bey çocuğunuzu nereye bıraktınız' sorusunu bir kaç defa tekrar edip cevap almak istediğini ancak Din Görevlisi ...'in 'Bir yere bıraktım' diye cevap vererek Ataşe M.M.'un sorusunu geçiştirdiğini bizzat ... kendisi ifade etti. Burada bulunan Cematten İ.Ü. ve E.M. Bu sözlere şahittir...", R.A.'nın beyanında, "...Cami Lokalinde her zaman oturmazdı. Fethullahçı Terör Örgütü FETÖ/PDY'nin elebaşı televizyonda beddua seanslarına başladığı zamanlarda, Din görevlisi ...'in bizimde duyacağımız bir şekilde 'Hocam bunu hiç iyi yapmadın senin içinde bizim içinde iyi olmadı' şeklinde ifadelerde bulunarak lokalden üzgün bir şekilde ayrıldı. O güne kadar şüphe ile bakıyordum, o günden sonra tarafını daha belirgin hale getirmesi benim şüphelerimi haklı çıkardı. Konuşmalarında Fethullahçı Terör Örgütü FETÖ/PDY'nin yaptığı çalışmaları anlatır övücü ifadeler kullanırdı. Ama bunu fazla kalabalık ortamlarda yapmaz ev, bahçe ve Cami lokalinde toplanıldığında uygun ortamlarda yapardı. Cami içersinde duymadım. Burada Fethullahçı Terör Örgütü FETÖ/PDY ile irtibatları olan kişilerle daha fazla gider gelirdi. Onlar ile münasebetleri daha fazla idi. Genelde ev toplantılarını da bu kişilerin evlerinde yaparlardı. ...'dan gelen Fethullahçı Terör Örgütü, FETÖ/PDY'nin yurtlarında kalan yada onlarla irtibatlı öğrenciler Cami Din Görevlisinin odasının önündeki boşlukta; Fethullahçı Terör Örgütü FETÖ/PDY'nin Dergi, Kitap, Zaman gazetesi gibi yayınlarını pazarlıyorlardı. Din Görevlisi ...'de başlarında idi üye olmaları Kitap ve Dergi âlmaları hususunda cemaate teşvikte bulunup bu satışları sözlü olarak destekliyordu. O zaman için ellinin üzerinde üye yaptığını düşünüyorum. F.H. bir numaralı adamı idi ayrıca evlerde de Kitap satışı yaptığını duydum. Yine bu evler de kendisine yakın Fethullahçı Terör Örgütü FETÖ/PDY ile irtibatlı olan kişilere ait evlerdi. S.A. ile her hafta bir yere toplantıya giderlerdi ancak nereye gittiklerini bilmiyorum. Giderken çocuğunu yurda bıraktığını duydum, Fethullahçı Terör Örgütü FETÖ/PDY'a ait bir yurda bıraktığı Cemaat arasında konuşuldu. Değişimde fayda vardır gibi kapalı ifadelerle Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde yorumlarda bulundu. Biskevit iyidir gibi imalarda da bulunuyordu. Ekmeleddin ... lehine konuşmalar yaptı. ...'nun; O zamanki Başbakanımız olan Recep Tayyip ERDOĞAN'dan daha bilgili ve Cumhurbaşkanlığına daha layık birisi olduğunu söylediğini ifade etti...", S.A.'nın beyanında, "...Zaman gazetesi aboneliği için çalıştığı doğrudur. İlk yıl parasını burada bir vatandaşın ödediği zaman gazetesi aboneliği vardı, kendisi bunu devam ettirdi mi bilemiyorum. Zaman gazetesi evine geliyordu. Evet Çocuğunu burada bir yurda bırakarak Türkiye ye döndü. Yurda birlikte bıraktık. Orada şahsen daha önceden tanıdığım, nur cemaatinden olduğunu bildiğim, orada görevli olduğunu duyduğum bir kişiyi, Din Görevlisi ...'in çocuğunu bırakmaya gittiğimizde gördüm. Cemaatten bir kaç kişi 'Değişimde fayda vardır gibi kapalı ifadelerle Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi yorumlarda bulundu. Biskevit iyidir gibi imalarda bulunuyordu. O zamanki Başbakanımız olan Recep Tayyip ERDOĞAN'dan rahatsız olduğu davranışlarına hal ve hareketlerine yansıyor' dediler. Doğrudan değil, duyumlarım oldu...", Ü.U.'nun beyanında, "...Tanık Ü. U.; Din Görevlisi ...'in Görevi esnasında Camide ve toplum içersinde Fethullahçı Terör Örgütü FETÖ/PDY ile ilgili hiçbir söylemini duymadım. Özel sohbetlerde FETÖ okullarının kapatılması ile alakalı bunun vebal olduğunu yanlış olduğunu söyledi. Siyasi iradenin bu konuda yanlış yaptığını söyledi. Bu arada iki oğlunun geriye dönük facebook paylaşımlarıda yaşlarına uygun olmadığını düşündüğüm, kendilerinin yazamayacağı fikirler içeren siyasi iradeye yönelik Din Görevlisi ...'in yazdırmış olduğu paylaşımlar görülebilir. ...”'nun daha donanımlı bu göreve layık bir kişi olduğunu söyledi, Din görevlisinin bu değişiminin son altı ayda olduğunu düşünüyorum, öncesinde böyle bir durumu yoktu...", H.Ç.'nin beyanında, "... Z.K. ile Üsküdardan tanışıyoruz, beni kahvaltıya davet ettiğinde Din Görevlisi ...'i orada gördüm. Sonradan Fethullahçı Terör Örgütü FETÖ/PDY ile üyeliği, iltisakı veya irtibatının olduğu gerekçesi ile görevden ihraç edilen İ.Y. ve Z.K. v.b. ile mezkur kişinin irtibatlı olduğu kanısına vardım. Din Görevlisi ...'in; ... a/d Rijh HDV ... Camiindeki faaliyetlerinden ve cemaati ile neler yaptığından yakınen haberdar değilim bilmiyorum, İmam-Hatip ...'i B.A. ile birlikte Din Görevlileri ile yine B.A.'ın FETÖ/PDY terör örgütüne eleman kazandırmak için düzenlediği tamamının Din Görevlilerinden oluşturduğu yemekli bir toplantıda gördüm, B.A.'ı 2000-2004 yılları arası görev yaptığım dönemden tanıdım, onun istifa edip Hollanda da kaldığını biliyordum ancak FETÖ/PDY ile üyeliği, iltisakı veya irtibatının olduğunu bu toplantıda öğrendim, İmam-Hatip ...'in söz konusu tarihlerde Fethullahçı olduğunu gördüm ancak şu an durumunu bilmiyorum. Çocuğunu Hollanda da bırakarak Türkiye'ye döndüğünü duydum..." yolunda ifadelerin bulunduğu görülmüştür.<br>Uyuşmazlıkta, her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında; dava konusu işlemin dayanağı soruşturma raporunda yer alan birbiriyle çelişkili tanık ifadeleri dışında davacının terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu hususunun somut delillerle ortaya konulamadığı belirtilmiş ise de; davacı hakkında 08/08/2016 tarihinde yapılan BİMER başvurusu üzerine ... İl Müftülüğünce görevlendirilen muhakkikçe yapılan incelemede, davacı hakkındaki şikâyet dilekçesinin yurt dışından gönderilmesine ve davacının 2009-2014 tarihleri arasında Hollanda'da görev yapmasına rağmen yurt dışında görev yaptığı yerdeki cami cemaatinden kimsenin bilgisine başvurulmadığı, bu kapsamda 06/12/2016 tarihli İnceleme Raporunda yer alan lehe tanık ifadelerinin, davacının Türkiye'ye döndükten sonra görev yaptığı ... ilinde beyanına başvurulan kişiler tarafından verildiği, buna karşılık davacı hakkında 19/08/2009-19/08/2014 tarihleri arasında görev yaptığı Hollanda'da beyanına başvurulan kişiler tarafından verilen ve...tarih ve ...-...-... sayılı Soruşturma Raporunda yer alan ifadelerin ise davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğuna ilişkin birbirini doğrulayan ve benzerlik arz eden nitelikte beyanlar olduğu ve davacının FETÖ/PDY ile irtibatının/iltisakının varlığına kanaat getirilmesine yeterli düzeyde tespitin dosyada mevcut olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Bu itibarla, davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,<br> 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, <br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 23/12/2024 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br></font></p></body></html>

disiplin