<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/13148 E. , 2024/22867 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2022/13148<br>Karar No : 2024/22867<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü / ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde öğretim elemanı olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığı, çocuğunun FETÖ/PDY ile iltisaklı özel okulda kaydının olduğu, örgüte müzahir Samanyolu Yayın Grubuna ait kanalların Digitürk platformu isimli platformdan çıkarılması üzerine davacının anılan platform üyeliğini sona erdirdiği tespitlerinin değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile en az irtibat ve iltisak düzeyinde bağı bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup kamu görevinden çıkarılmasına dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Çocuğunu FETÖ ile iltisaklı okula, iş yerine en yakın özel okul olması sebebiyle gönderdiği, Bank Asya hesabını çocuğunun okul taksitlerini ödemek amacıyla açtığı, Digitürk aboneliğini fahiş ücret artışları yapması sebebiyle iptal ettirdiği, ceza yargılamasında hakkında beraat kararı verildiği, mülkiyet, çalışma, eğitim ve özel hayata saygı haklarının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br> <br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek, gereği görüşüldü: <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:<br> Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.<br> Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.<br> MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.<br> 01/09/2016 tarih ve 29818 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personeline İlişkin Tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih ve E:2018/75, K:2021/61 sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir. <br> Davalı idare bünyesinde yardımcı doçent olarak görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvuru, anılan Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.<br> Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.<br>Diğer yandan, davacı hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda; ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı beraat kararı verildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan kararın istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın 02/11/2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.<br> AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).<br> Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.<br> Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki tespit ve değerlendirmeler incelendiğinde;<br>a) Davacının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığının tespit edildiği hususunun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak;<br>Davacı tarafından, bu hususla ilgili olarak; Bank Asya hesabını, çocuğunun okul taksitlerinin okul yönetimi tarafından bu banka aracılığıyla ödenmesi gerektiği belirtildiği için açtığı, okul taksit ödemeleri dışında bir işlem gerçekleştirmediği ileri sürülmektedir.<br> FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Banka'nın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek birkısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kar amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır.<br> Bu kapsamda, davacı adına açılmış olan hesaptaki FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, bankanın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar olan dönemdeki hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatıyla uyumluluk arz edip etmediğine yönelik bir inceleme yapılması gerekmektedir. <br> Dosyanın incelenmesinden; davacının Bank Asya hesabının ilk açılış tarihinin 06/02/2002 olduğu, bu tarihten itibaren hesap hareketleri incelendiğinde, davacı tarafından düzenli olarak okul taksit ödemelerinin ve kredi kartı işlemlerinin yapıldığı görülmektedir.<br> Bununla birlikte davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen ve istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, "... sanığın adına kayıtlı FETÖ/PDY terör örgütünün finans kurumu niteliğinde olan Bank Asya'da hesabının olduğu, söz konusu hesap üzerinde yapılan değerlendirmede 14/12/2013 tarihi ile 24/06/2016 tarihleri arasında hesaba 53.902,93 TL para girişinin olduğu görülmektedir. Ancak 11/07/2014-11/07/2016 tarihleri arasında ise, 5897,46 TL para çıkışının olduğu anlaşılmaktadır. Mahkememizde yargılanan birçok sanığın Bank Asya hesap kayıtlarında bu tarihlerde para yatırdığı ve ayrıca katılım hesabı açarak birikimlerini bankada tuttuklarının görüldüğü, sanığın böyle bir işleminin bulunmadığı, sanığın cüzi miktarda ve bankacılık faaliyeti kapsamında kalabilecek işleminin olduğunun değerlendirildiği, sanığın talimat tarihlerinde para yatırmadığı gibi Ocak 2014 tarihinden sonra parasını çektiği görülmektedir. Bu durumda sanığın yatırmış olduğu miktarların örgütsel saiklerle yatırıldığına ilişkin her türlü şüpheden uzak kanaat oluşmamıştır. Bu durum sanık aleyhine değerlendirilmemiştir...." yönünde tespitlerde bulunulmuştur.<br>Anılan Ceza Mahkemesi ve Ceza Dairesi kararlarındaki tespitler ile davacının yukarıda aktarılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Bank Asya hesabının ilk açılış tarihinin 06/02/2002 olduğu, söz konusu tarihten itibaren düzenli olarak kredi kartı kullanımı, kart borcu ödeme ve çocuğunun okul taksit ödemelerinin gerçekleştirildiği, bankanın tamamen TMSF devir tarihi olan 29/05/2015 tarihinden sonra 27/06/2016 tarihine kadar işlemlerine devam ettiği, davacı tarafından Bank Asya'daki bankacılık işlemlerinin terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütsel amaçla yapıldığına dair somut bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından, Bank Asya hesap hareketlerinin, davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.<br>b) Samanyolu Yayın Grubuna ait kanalların Digitürk platformu isimli platformdan çıkarılması üzerine davacının anılan platform aboneliğini sona erdirdiği tespitinin davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak;<br>Davacı tarafından, Samanyolu Yayın Grubuna ait kanalların Digitürk platformu isimli platformdan çıkarılması üzerine anılan platform üyeliğini sona erdirdiği iddialarına ilişkin olarak Digitürk yayın platformuna 2009 yılında abone olduğu, platform zaman içinde HD yayına geçince HD yayınlar için fahiş ücretlendirme talep edilince 2015 yılının Nisan-Mayıs ayında indirim talep ettiği, fakat indirim yapılmaması ve HD yayının kesilmesi üzerine 09/10/2015 tarihinde Digiturk aboneliğini sonlandırarak daha uygun ve HD yayınları ücretsiz veren D-Smart platformuna 22/10/2015 tarihinde abone olduğunun belirtildiği görülmüştür.<br> Dosyanın incelenmesinden, örgüte müzahir yayın organlarının Digitürk dijital yayın platformundan çıkarıldıktan sonra davacının Digiturk aboneliğini iptal ettirmesi irtibat ve iltisaklı işlem olarak değerlendirilse de, abonelik iptaline ilişkin dilekçe veya ses kaydının bulunmaması nedeniyle tespiti yapılan abonelik iptali işleminin tek başına FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyeliği suçunun delili olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca davacının başka bir dijital yayın platformu olan D-Smart'a 22/10/2015 abonelik kaydı oluşturduğu, Samanyolu yayın grubunun 16/11/2015 tarihinde D-Smart platformundan da çıkarıldığı fakat davacının bu durum karşısında aboneliğini devam ettirdiği bilgileri göz önüne alındığında, anılan hususun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.<br>Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kesinleşmiş beraat kararı bulunduğu görülmüştür.<br>Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; <br> 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, <br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
disiplin