<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/6482 E. , 2024/21750 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2021/6482<br>Karar No : 2024/21750<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı / ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde Daire Başkanı olarak görev yapmakta iken 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında davacı hakkında; ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasındaki bilgilere göre, şehir mezarlığına PKK terör örgütü tarafından el yapımı patlayıcı kullanılarak düzenlenen saldırı öncesinde PKK terör örgütünün talimatıyla açılan çukurların kapatılmasını ve yapılan asfaltlama çalışmalarının kamufle edilmesinde, görevini kötüye kullanarak işlemleri hızlandırdığı ve terör örgütünün eylemine yardım ettiği ve PKK/KCK terör örgütünün şehir yapılanması içinde sorumlu düzeyde faaliyet gösterdiği yönünde istihbari bilginin bulunduğu tespitlerine yer verildiği, davacının bahsi geçen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarihli E:..., K:... sayılı kararı ile üzerine atılı suçtan beraatine karar verildiği, PKK/KCK terör örgütünün şehir yapılanması içinde sorumlu düzeyde faaliyet gösterdiği yönündeki istihbari bilginin kaynağına ilişkin ve davacı hakkında PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakına ilişkin tespit, belge, istihbari bilgi olup olmadığı varsa bunlara ilişkin tüm bilgi, belge ve istihbari verilerin gönderilmesi istemine ilişkin Mahkemelerinin 21/10/2019 tarihli ara kararına gelen cevabi yazılarda davacı hakkında PKK/KCK terör örgütü ile iltisakını gösterir bir bilgi ve belgenin gönderilmediği görülmekle, kamu görevine iade talebiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun ... tarih ve ... karar sayılı işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında beraat kararı verilmiş ise de; söz konusu olayda ele geçirilen patlayıcıların miktarı, konuldukları yerlerin açık alan ve yol güzergahında olması, kazılan alanın miktarının fazla olması hususları dikkate alındığında, Yol Yapım Bakım Altyapı Koordinasyonun Daire Başkanı olarak belediyenin görev alanında kendi sorumluluğu çerçevesinde gözetim ve denetim sorumluluğu bulunan davacının, özellikle sit alanı içinde bulunan bölgede Diyarbakır Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı yazısı ile yol ve kaldırım çalışmalarında kullanılan malzemelerin il genelinde meydana gelebilecek toplumsal olaylarda kullanılmasının engellenmesi amacıyla fen işleri ile ilgili çalışmaların günlük olarak planlanması, yapılacak çalışmaların 24 saat öncesinden sorumluluk alanına göre emniyet ve jandarma birimlerine bilgi verilmesi gerektiği yönündeki yazılarına rağmen gerekli gözetim ve denetim sorumluğunu yerine getirmemesi sebebiyle, davacının PKK/KCK terör örgütü ile iltisak ve irtibat ilişkisinin bulunduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçe ile davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : PKK/KCK terör örgütü ile irtibatı ve iltisakını ortaya koyan herhangi bir bilgi, belge bulunmamasına rağmen kamu görevinden çıkarılmasının ve göreve iade talebiyle yaptığı başvurunun reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, hakkında verilen beraat kararının onandığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br> <br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dava dosyası tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:<br> Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. <br> Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.<br> MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.<br> 14/07/2017 tarih ve 30124 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin 30/11/2022 tarih ve E:2018/83, K:2022/144 sayılı kararıyla 7089 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir. <br> Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrasında, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” düzenlemesine yer verilmiştir. <br> Davacı, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesinde görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 692 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbir Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.<br> Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br>Diğer yandan, davacı hakkında "Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma, Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma veya El Değiştirme, Kasten Öldürmeye Teşebbüs" suçlarından yapılan ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile beraatine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmüştür. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.<br> AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).<br> Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.<br> Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.<br> Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır. <br>Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönünde davalı idarece yapılan değerlendirmenin de kuşkusuz keyfilikten uzak olması gerekir.<br>Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün hatta olayın niteliğine göre gereklidir.<br> Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında; Yol Yapım Bakım Altyapı Koordinasyonu Daire Başkanı olarak belediyenin görev alanında kendi sorumluluğu çerçevesinde gözetim ve denetim sorumluluğu bulunan davacının, özellikle sit alanı içinde bulunan bölgede Diyarbakır Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı yazısı ile yol ve kaldırım çalışmalarında kullanılan malzemelerin il genelinde meydana gelebilecek toplumsal olaylarda kullanılmasının engellenmesi amacıyla fen işleri ile ilgili çalışmaların günlük olarak planlanması, yapılacak çalışmaların 24 saat öncesinden sorumluluk alanına göre emniyet ve jandarma birimlerine bilgi verilmesi gerektiği yönündeki yazılarına rağmen gerekli gözetim ve denetim sorumluğunu yerine getirmemesi sebebiyle, PKK/KCK terör örgütü ile iltisak ve irtibat ilişkisinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. <br>Davacı tarafından bu tespitle ilgili olarak; Daire Başkanı olarak görev alanı kapsamında olan, yüzlerce personelin çalıştığı ve binlerce köyden oluşan tüm yollarda meydana gelebilecek tüm suç sayılır fiillerden peşinen sorumlu olacağının kabul edilemeyeceği, yolun asfaltlanması talimatının Şube Müdürü K.O. tarafından verildiğinin tanık beyanları ile sabit olduğu, söz konusu durumun K.O.'nun ifadesiyle de doğrulandığı, olayla ilgili ifadesi alınan tüm şüphelilerin söz konusu yol çalışması sırasında kazma işlemi yapılmadığını, yolun zaten mevcut bir yol olduğunu, yola mıcır dökülüp sıkılaştırma işlemi yapıldığını beyan ettikleri, arefe günü öncesinde TÜPRAŞ’tan malzeme alınamaması nedeniyle çalışmaya arefe gününden önce ara verildiğini, arefe günü EYP olayının basından öğrendiklerini, bayramdan sonra da yolun asfaltının yapıldığını, sonrasında ifadeye çağrıldıklarını detaylı bir şekilde anlattıkları, bahsi geçen Diyarbakır Valiliği'nin ... tarih ... sayılı emrinin, ilçe ve il merkezlerini kapsamakta olduğu, kırsal mahalle/köy yolları ile ilgili 24 saat önceden bildirim yapılması yönünde bir emrin bulunmadığı, Koruma Kurulunca dosyaya sunulan SİT alanı kararının ekinde yer alan 2012 ve 2014 yılına ait hava/uydu fotoğraflarında, bu yolun 2012 tarihinde de bulunduğu ve kullanıldığı, İl Özel İdaresince açılan ve yapılan bir yol olduğu, dolayısıyla anılan yolun yeni yapılan bir yol olmadığının ortada olduğu, dolayısıyla da dava konusu yolda, belediye görevlilerinin yeni bir yol ya da yol genişletme çalışması yapmadığı, 2012 yılında ve öncesinde dahi mevcut olan, KÖYDES Projesi kapsamında İl Özel İdaresince yapılan ve sonrasında Büyükşehir Belediyesi Kanunuyla birlikte 2014 yılında büyükşehir belediyesine devredilen, büyükşehir belediyesi yetki ve görev sınırında bulunan bu yolda bakım kapsamında serme ve sıkıştırma işlemi yapıldığı, bu itibarla da SİT alanına müdahale edilmek suretiyle 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçunun işlendiğine yönelik iddianın hukuki bir temelinin olmadığı, Diyarbakır Valiliği'nin anılan emrinin doğrudan Belediye Başkanlık Makamları'na gönderildiği, kent ve ilçe merkezlerindeki fen işleri çalışmalarının bildirilmesinin istendiği, bu kapsamda bildirim yükümlülüğünün ihlal edilmesinden kaynaklı hakkında Bakanlıkça yürütülen bir soruşturma veya soruşturma izni işleminin mevcut olmadığı, Valilik emrinin içeriği gözetildiğinde, köy yollarındaki çalışmaların bildirilmesine dair emrinin bulunmadığı hususunun tartışmasız olduğu, bu konuda kendisine bir sorumluluk atfedilmesinin mümkün olmadığı, mezarlık yolunun yapım talimatını vermediği, yapımından dahi haberdar olmadığı işlem ile ilgili güvenlik makamlarına bildirimde bulunmadığından bahisle iltisak ve irtibat bağlantısı kurulamayacağının ileri sürüldüğü görülmüştür. <br>Davacının yukarıda aktarılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı hakkında farklı bir disiplin soruşturmasının konusunu oluşturabilecek denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğine ilişkin hususun davacının PKK/KCK ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. <br>Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; <br>2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,<br>3. Kullanılmayan YD harcının istemi halinde davacıya iadesine,<br>4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 19/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
disiplin