<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/3181 E. , 2025/270 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/3181<br>Karar No : 2025/270<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı<br> 2- ... Genel Müdürlüğü<br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Dava; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde 4. sınıf emniyet müdürü olan davacının, İstanbul İstihbarat Şube müdürü olduğu dönemde bizzat kendisi tarafından 15/08/2017 tarihinde "Çalışma yapıyorum şube ile ilgili" gerekçesiyle sorgu tarihinde eşi olan ...'ya ait TC kimlik numarasını girerek, DEVA II adlı proje üzerinden "akrabalık, birinci derece, yurt dışı giriş çıkış bilgileri. İDP kaydı, aynı gün oda bilgileri, araç sahiplik bilgileri, aynı uçuş bilgileri, kişi bilgileri, ÖSYM aldığı puanlar, güzergah bilgileri, ikametgah adresleri, adli olay bilgileri, aynı daire, aynı ay telefon irtibat bilgileri " gibi özel sayılabilecek bir takım bilgileri sorguladığı, eşine ait bu bilgilere ulaşmasının şube müdürlüğü görevi ile ilgili olamayacağı, eşinin avukatı tarafından belirtilen iddialar göz önüne alındığında yapılan sorgunun kişisel maksatlı olduğu ve usulüne uygun olmadığı, davacının bu davranışı ile kusurlu olduğunun tespit edilmesi nedeniyle, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-z-aa maddesinde yer alan "Yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapmak, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşmak veya yayın yoluyla duyurmak, log kayıtlarını değiştirmek veya silmek" fiili uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ...gün ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ...İdare Mahkemesinin... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında, istihbarat hizmetlerinde kullanılan DEVA ve İRİS programlarında sorgulama yapıldığından bahisle başlatılan disiplin soruşturması neticesinde, davacının 15/08/2017 tarihinde istihbarat hizmetlerine özel DEVA-II isimli projeden, N.B.K. isimli şahsı “Çalışma yapıyorum şube ile ilgili” gerekçesi yazarak sorguladığı ve sorgu tarihi itibariyle resmi nikahlı eşi olan kişinin, aynı gün, oda, uçuş, güzergâh, telefon irtibat bilgileri gibi özel bilgilerinin de yer aldığı bir takım bilgilerine ulaştığı, anılan sorgulamanın görevi gereği olmadığı, bu davranışı nedeniyle kusurlu bulunduğundan bahisle 7068 sayılı Kanunun 8/6-z-aa maddesi uyarınca ''meslekten çıkarma'' cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... gün ve ... sayılı kararına karşı açılan davada,... İdare Mahkemesinin ...günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, 'savunma süresi bitmeden ve savunması alınmadan davacı hakkında disiplin cezası verildiği görüldüğünden, savunma hakkının hukuka uygun şekilde kullanılmasını kısıtlayan bu durum sebebiyle davacı hakkında tesis edilen işlemin iptaline, işbu kararın davacının doğrudan göreve iadesi sonucunu doğurmadığı, davacının usulüne uygun şekilde savunması alınmak suretiyle disiplin açısından yeniden bir değerlendirme yapılabileceğine' karar verildiği, davalı idarece mahkeme kararını uygulamak üzere dava konusu işlemin tesis edildiği, davacının sorguladığı eski eşinin, aynı gün, oda, uçuş, güzergâh, telefon irtibat bilgileri gibi özel bilgilerinin de yer aldığı bir takım bilgilerine ulaştığı, anılan sorgulamanın görevi gereği olmadığının sabit olduğu, ayrıca davacı hakkında iş bu dava konusu disiplin cezasına dayanak olan olaylarla ilgili olarak "Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirmek veya Yaymak" suçu isnadıyla sanık sıfatıyla yargılamasının ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... sayılı dosyasında devam ettiğinin görüldüğü, bu durumda, usulüne uygun olarak yapılan soruşturma sonucunda davacıya isnat olunan iddianın sübuta erdiği, davacının bu eylemiyle 'yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapmak, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşmak veya yayın yoluyla duyurmak, log kayıtlarını değiştirmek veya silmek' fiilini işlediği anlaşıldığından, 7068 sayılı Kanunun 8/6-z-aa maddesi uyarınca ''meslekten çıkarma'' cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacı tarafından savunma hakkının ihlal edildiği ve cezanın zamanaşımına uğradığı iddia edilmişse de, savunma istem yazılarının davacının avukatına tebliğ edildiği ve 7068 sayılı Kanunun 29/4. maddesi uyarınca da yargı kararının uygulanması mahiyetinde olan dava konusu cezada zamanaşımının da söz konusu olmayacağından davacının bu iddialarına itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; savunma hakkı kısıtlandığı için mahkemelerce iptal kararları verildiği,... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında dava konusu işlemin iptal edildiği, derdest dosya varken verilen cezanın mükerrer olduğu, eksik incelemeyle karar verildiği, ...Asliye Ceza Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında yargılama yapılmasının, soruşturmaya konu isnatların gerçeği yansıttığını ispat etmeyeceği, fiilin sübut bulmadığı, hakkında tesis edilen meslekten çıkarma cezasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>MADDİ OLAY : <br> İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yaptığı dönemde davacının, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-z-aa maddesinde yer alan "Yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapmak, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşmak veya yayın yoluyla duyurmak, log kayıtlarını değiştirmek veya silmek" fiili uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun... gün ve... sayılı kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br> 7068 sayılı Kanun'un 8/6-z-aa maddesinde "Yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapmak, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşmak veya yayın yoluyla duyurmak, log kayıtlarını değiştirmek veya silmek" meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.<br>Bu bağlamda, yapılan soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillere dayanması gerektiği; aksi durumda; Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yargı kararları ile güvence altına alınmış bulunan masumiyet karinesinin ihlali sonucunun doğabileceği açıktır.<br><br>Nitekim; Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun, Karar Tarihi:02/07/2020, Başvuru Numarası:2016/14253 olan "Barış Baş" başvurusunda verdiği kararın 56. paragrafında; "Ceza muhakemesi hukuku ve disiplin hukuku farklı kural ve ilkelere tabi disiplinlerdir. Disiplin hukuku kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir hukuk alanıdır. Bazı hâllerde ise kamu görevlisinin fiili ceza hukuku kapsamında suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin hukuku yönünden de sorumluluk gerektiren bir mahiyet taşıyabilir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Özcan Pektaş, B. No: 2013/6879, 2/12/2015, § 25; Kürşat Eyol, § 30)."; 58. paragrafında ise; "Adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabilir. Masumiyet karinesi kapsamındaki güvencelerin sağlanıp sağlanmadığının tespiti yapılırken ise kararın gerekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir (Galip Şahin, § 48; M.I., B. No: 2012/1268, 30/12/2014, § 50). Bu kapsamda karar vericilerin kullandıkları dil kritik önem taşır (Mustafa Kıvrak, B. No: 2013/3175, 20/2/2014, § 36). Kamu makamlarının işlem ya da kararlarında belirttikleri gerekçeler veya kullandıkları dil nedeniyle bireye cezai sorumluluk yüklememeleri, ceza mahkemeleri tarafından suçlu bulunmamış bireyin masumiyeti üzerine gölge düşürülmesine sebebiyet vermemeleri gerekmektedir (Galip Şahin, § 47)." değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir.<br>Dava dosyasına sunulan belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; davacının, dava konusu işleme dayanak gösterilen olaylardaki fiilleri nedeniyle "Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirmek veya Yaymak" suçundan yargılandığı ceza davasında, İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin E:2021/518 sayılı dosyasında açılan davanın devam ettiği, müteakip duruşmasının 22/04/2025 gününe atılı olduğu anlaşılmaktadır.<br>Tüm bu açıklamalar doğrultusunda, davacıya isnat edilen fiilin aynı zamanda Ceza Kanunu bakımından da suç olduğu göz önüne alındığında; bu suça yönelik ceza yargılaması neticesinde verilecek kararın sonucu da beklenilerek bakılan uyuşmazlıkta yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>
disiplin