<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/569 E.  ,  2025/707 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU <br>Esas No : 2024/569<br>Karar No : 2025/707<br><br>TEMYİZ EDENLER:1- (DAVACI): 1- ...<br><br> 2-(DAVALI): ... Kurulu <br> VEKİLİ: Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 24/05/2023 tarih ve E:2021/1215, K:2023/6864 sayılı kararının; davacı tarafından, 5.000.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmı ile yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının, davalı idare tarafından ise iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... Ağır Ceza Mahkemesi üyesi olarak görev yapmakta iken, ... tarih ve ... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olan davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline, bu karar nedeniyle ihlal edildiği iddia olunan anayasal haklarına yönelik 5.000.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 24/05/2023 tarih ve E:2021/1215, K:2023/6864 sayılı kararıyla;<br>Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği ve anılan mahkumiyet kararının 21/09/2020 tarihinde kesinleştiği,<br>Bu nedenle; davacının kesinleşen mahkumiyet kararından dolayı, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "...taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir" hükmü uyarınca meslekten çıkarılması için öngörülen koşul gerçekleştiğinden, davacı hakkında 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca işlem tesis edilmesi gerekirken, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına yönelik işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı,<br>Davalı idare tarafından davacıya isnat edilen eylemlerle ilgili olarak yeniden yapılacak değerlendirme sonucunda karar verilmesi mümkün olduğundan, davacının manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi yolundaki isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline, davacının 5.000.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden ise davanın reddine, yargılama giderlerinin yarı yarıya paylaşılmasına ve davalı idere lehine 9.500,00-TL vekalet ücretine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :<br>Davacı tarafından, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesine rağmen, 5.000.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden davanın reddedilmesinin ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br>Davalı idare tarafından, meslekten çıkarma cezasının 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verildiği noktasında tereddüt bulunmadığı, söz konusu fıkrada da disiplin cezası uygulanmasını gerektiren fiilin suç teşkil etmesi veya kişinin hüküm giymesini gerektirmediğinden, kovuşturma sonucunun beklenmesi gerektiği yönünde bir değerlendirme yapmanın dosyanın çözümü açısından bir fayda sağlamayacağı; Daire kararında davacıyı 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca cezalandırmak yerine eylemine uyan 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiğini belirtmek suretiyle yerindelik denetimi yapıldığı, 69. maddenin tüm fıkraları bütüncül bir şekilde değerlendirildiğinde hakimlik ve savcılık mesleğinin gereklerine uymayan şeref, onur ve itibarına halel getirecek bir davranış, eylem, tutum veya halin varlığı durumunda adli yargılamadan bağımsız bir şekilde disiplin yaptırımının meslekten çıkarma cezası olduğu, disiplin cezasına konu eylemin suç vasfından ari olarak hakimlik mesleğinin niteliği ve gereklerine uygunluk açısından değerlendirme yapma hususunda tanınan takdir yetkisinin ceza mahkemesi kararının beklenmesi koşuluna bağlanmasının Kanun hükümlerine aykırılık oluşturduğu belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY :<br> Davacının, ... İcra Hukuk Mahkemesi Hakimi olarak görev yaptığı dönemde işlediği fiillerden dolayı hakkında 21/02/2017 tarihli Bakan oluru ile soruşturma başlatıldığı, söz konusu soruşturma raporunda özetle, "15/05/2016 Pazar günü yapılacağı iddia edilen ... Partisi Büyük Kurultayının yasa dışı bir şekilde tertip edilmesini hedeflediği ve ... Kongresine PDY'nin (Paralel Devlet Yapılanması/Fetullahçı Terör Örgütü) amaçlarına uygun bir müdahaleyi kolaylaştırmak amacıyla hareket ettiği düşüncesine neden olduğu" iddialarının soruşturulduğu ve soruşturma raporunda belirtilen fiillerin sübuta erdiği sonucuna ulaşılarak 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilmiştir.<br>Soruşturma sonucunda, davacının, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Davacının, söz konusu disiplin cezasına karşı yapmış olduğu yeniden inceleme talebi aynı Dairenin ... tarih ve K:... sayılı kararıyla; bu karara karşı yaptığı itiraz başvurusu ise Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve K:... sayılı kararıyla reddedilmiş, bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. <br>Diğer yandan, davacının ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla esastan reddedilmiş, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiş ve anılan mahkumiyet kararı 21/09/2020 tarihinde kesinleşmiştir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasa'nın "Hakimlik ve savcılık teminatı" başlıklı 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.",<br>"Hakimlik ve savcılık mesleği" başlıklı 140. maddesinin 3. fıkrasında, "Hakim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir." hükümleri yer almaktadır.<br>2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde, "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.<br>68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir. <br>Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.<br>Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.<br>Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.<br> Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonunun 23 Nisan 2003 tarihli oturumunda kabul edilen ve Hâkimler ve Savcılar Kurulunun 27/06/2006 tarih ve 315 sayılı kararı ile benimsenmiş bulunan Bangalor Yargı Etiği İlkelerinde de, bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk, dürüstlük, eşitlik, ehliyet ve liyakat korunan değerler olarak sayılmış olup, hâkimlerin herhangi bir yerden herhangi bir sebeple doğrudan ya da dolaylı olarak gelebilecek her türlü dış etki, rüşvet, baskı, tehdit ve müdahaleden uzak şekilde, olaylara ilişkin kendi değerlendirmelerine dayanarak ve hukuka dair kendi vicdani anlayışları ile uygun biçimde yargı işlevini bağımsız olarak yerine getirmeleri gerektiği; yargı görevlerini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getirmek zorunda oldukları; mahkeme içerisinde ve dışında, halkın, hukukçuların ve dava taraflarının yargı ve hâkim tarafsızlığına duyduğu güveni koruyacak ve artıracak davranışlar içerisinde olmaları gerektiği; davranışlarının makul bir kişinin gözünde tasvip edilir nitelikte olmasını sağlamaları ve hâl ve davranış tarzlarının, insanların yargının doğruluğuna ilişkin inancını kuvvetlendirici nitelikte olması gerektiği; yalnızca adaleti sağlamakla kalmamaları, bu görüntüyü yansıtmak zorunda da oldukları; sıradan bir vatandaşın ağır olarak nitelendirebileceği kişisel sınırlamaları kabul etmek durumunda oldukları ve bunu özgürce ve kendi iradeleriyle yapmaları gerektiği; ailelerinin, sosyal ilişkilerinin veya diğer ilişkilerinin, hâkim olarak meslekî davranışlarını veya kararlarını uygunsuz bir şekilde etkilemesine izin vermemeleri gerektiği; yargı görevinin yerine getirilmesinde herhangi bir kimsenin kendilerini uygunsuz bir şekilde etkileyebileceği izlenimine yol açmamaları ve başkalarının böyle bir izlenime yol açmasına müsaade etmemeleri gerektiği; özetle, hâkimlerin yargı vazifesinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranmak zorunda oldukları belirtilmiştir. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Daire kararının, dava konusu bireysel işlemin iptaline yönelik kısmı incelendiğinde;<br> Yukarıda metnine yer verilen 2802 Kanun'un 69. maddesinin ikinci fıkrasına göre, taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giyilmesi durumunun meslekten çıkarılmayı gerektireceği, aynı maddenin son fıkrasına göre ise; suç teşkil etmeyen ve hükümlülüğü gerektirmeyen fiillerin dahi, “hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte” oldukları takdirde, hâkim ve savcıların meslekten çıkarılmaları sonucunu doğuracağı kurala bağlanmıştır.<br> Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilirliklerini ve saygınlıklarını korumaları gerekmektedir. Yargı kurumları, yargı kararları ve yargı mensuplarının saygınlığı, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenin de bir sonucudur. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının toplum nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Hakimlik mesleğinin saygınlığı ve onuru, hem yargı mensuplarının kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder.<br>Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, yasa koyucu tarafından, yargı mesleğinin onur ve şerefini ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarının disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılacağı kurala bağlanmıştır.<br>Dava dosyasının incelenmesinden; davacının ... İcra Hukuk Mahkemesi Hakimi olarak görev yaptığı dönemde işlediği fiillerden dolayı hakkında başlatılan soruşturma sonucunda; <br>"15/05/2016 Pazar günü yapılacağı iddia edilen ... Partisi Büyük Kurultayının yasa dışı bir şekilde tertip edilmesini hedeflediği ve ... Kongresine PDY'nin (Paralel Devlet Yapılanması/Fetullahçı Terör Örgütü) amaçlarına uygun bir müdahaleyi kolaylaştırmak amacıyla hareket ettiği düşüncesine neden olduğu" iddialarının soruşturulduğu ve soruşturma raporunda belirtilen fiillerin sübuta erdiği sonucuna ulaşılarak Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yeniden inceleme talebinin reddi üzerine yapılan itirazın da Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve K:... sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br>Temyize konu Daire kararıyla, dava konusu meslekten çıkarma cezasına ilişkin olarak isnat edilen eylemlerin de araştırıldığı silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan davacı hakkında açılan davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacının kesinleşen mahkumiyet kararından dolayı, 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "...taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir" hükmü uyarınca meslekten çıkarılması için öngörülen koşul gerçekleştiğinden, davacı hakkında 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca işlem tesis edilmesi gerekirken, 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına yönelik işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu meslekten çıkarma kararının iptaline karar verilmiştir.<br>Uyuşmazlıkta, 2802 Kanun'un 69. maddesindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde; maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında ceza mahkumiyeti durumlarında meslekten çıkarma cezasının şartları belirtilmiş olup, son fıkrasında ise bunlardan bağımsız bir şekilde kişinin eylemi "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" görüldüğü takdirde, eylemin suç teşkil edip etmediğine, kişi hakkında hüküm verilip verilmediğine bakılmadan meslekten çıkarma cezası verileceği hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla, disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren eylem, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde, eylemin aynı zamanda suç teşkil edip etmediği hakkında değerlendirme yapılmasına gerek kalmadan veya ceza mahkemesinde verilecek karar beklenmeden 69. maddenin son fıkrası kapsamında değerlendirilerek işlem tesis edilebilecektir.<br>Bu durumda, davacıya isnat edilen eylemlerin "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" olup olmadığı yönünden inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu inceleme yapılmadan, davacı hakkında kesinleşen mahkumiyet kararından dolayı 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca işlem tesis edilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br>Daire kararının, davacının 5.000.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmı ile yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmı incelendiğinde;<br>Temyize konu Daire kararıyla, davacıya isnat edilen eylemlerle ilgili olarak davalı idarece yeniden yapılacak değerlendirme sonucunda karar verilmesi mümkün olduğu gerekçesiyle, davacının 5.000.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden davanın reddine, yargılama giderlerinin yarı yarıya paylaşılmasına ve davalı idere lehine 9.500,00-TL vekalet ücretine karar verilmiştir.<br>Dairece, Kurulumuzun bozma kararı üzerine, davacıya isnat edilen eylemlerin 2802 Kanun'un 69. maddesi kapsamında "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" olup olmadığı ve dava konusu meslekten çıkarma cezasında hukuka uygunluk bulunup bulunmadığı yönünden inceleme yapılarak verilecek kararda, davacının 5.000.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden de yapılacak değerlendirme sonucunda karar verileceğinden, bu istem yönünden davanın reddi yolunda verilen Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin kabulüne;<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının ... TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden ise davanın reddine, yargılama giderlerinin yarı yarıya paylaştırılmasına ve davalı idare lehine ... TL vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 24/05/2023 tarih ve E:2021/1215, K:2023/6864 sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Beşinci Dairesine gönderilmesine, <br>4. Kesin olarak, 26/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

disiplin