<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/5879 E.  ,  2025/601 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/5879<br>Karar No : 2025/601 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri V. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Antakya Belediye Başkanlığında zabıta komiseri olarak görev yapan davacının, memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiilini işlediğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının disiplin soruşturmasına konu iddia konusu yaşı küçük kız çocuğuna istismar fiili ile ilgili olarak yargılandığı ceza davasında,... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla " Olay tarihinde 17 yaşında olan mağdur ...'nın okuldan çıktıktan sonra ikametine gitmek saat 16:45 sularında ... civarında bulunan bir duraktan ... nolu Halk otobüsüne bindiği, birkaç durak sonra aynı otobüse sanığın da bindiği, saat 17:00 sıraları olduğu için çalışanların mesai çıkışına denk geldiği, bu nedenle otobüsün bir hayli kalabalık olduğu, sanık ve mağdurun otobüsün arka koridorunda sırt sırta ayakta yolculuk yaptıkları, dosya arasında yer alan kamera izleme tutanağı, tanık ve mağdur anlatımlarından anlaşılacağı üzere, sanığın sağ elinde bere olduğu, sol eliyle de otobüsün üst demirinden tuttuğu, otobüsün kalabalık olmasının da sağladığı kolaylık nedeniyle sanığın sağ eliyle mağdurun kalçısını okşadığı, bu eylemini birden fazla kez tekrarladığı, mağdurun, kalçasına başkasına ait çantanın temas ettiğini düşünmesi nedeniyle tepki vermediği, tanık ...'nın sanığın eylemlerinden şüphelenmesi ve daha sonra emin olması nedeniyle sanığın mağduru taciz ettiği anı cep telefonu kamerasına aldığı, otobüsten bir kısım yolcuların inmesi nedeniyle mağdurun ön sıralarda boşalan alana doğru ilerlediği, tanık ...'nın çektiği görüntüleri mağdura gösteriği, bu suretle otobüs içerisinde küçük çaplı tartışma başladığı, olay yerine kolluk ekiplerinin gelmesi sonucu tarafların beyan ve savunmalarının alındığı, sanığın mağdurun kalçasını birden fazla kez cinsel amaçlı okşamak suretiyle üzerine atılı TCK 103/1-2 Cümlede tanımlanan çocuğa karşı basit cinsel istismar suçunu işlediği anlaşılmıştır. " gerekçesine yer verilmek suretiyle davacının çocuğun basit cinsel istismarı suçu nedeniyle neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu durumda, davacıya isnat edilen eylemin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanun'unda yer alan "Devlet memurluğu sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" kapsamında olduğu, davacı hakkında usulüne uygun olarak yürütülen disiplin soruşturmasında düzenlenen soruşturma raporu, alınan ifadeler, hakkında yapılan ceza yargılaması sonucunda verilen mahkumiyet hükmü ve dava dosyasında bulunan diğer bilgi ve belgeler ile davacının memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiilini işlediği hususunun sübuta erdiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kendisine iftira atıldığı, ceza yargılamasının devam ettiği, beraat etme ihtimalinin yüksek olduğu, olayın yaşandığı otobüsün kalabalık olması nedeniyle istemsiz olarak D.G.'ye temas etmiş olabileceği, kastının bulunmadığı, iddia edilen fiili destekler somut bir delilin bulunmadığı, adil yargılanma hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği, alt ceza uygulanmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Antakya Belediye Başkanlığında zabıta komiseri olarak görev yapan davacının, Hatay Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü'nün ...tarih ve ... sayılı yazısı ile ... günü saat 17:00 sıralarında ... numaralı halk otobüsü içerisinde D.G. isimli yaşı küçük kız çocuğuna istismarda bulunduğunun tespit edilmesi üzerine, göz altına alınarak 07/01/2020 günü Hatay Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildiğinin bildirildiği, ayı gün ve ... sayılı Antakya Belediye Başkanlığı işlemi ile davacının görevinden uzaklaştırılarak hakkında soruşturma açılmasına Olur verildiği, davacı hakkındaki soruşturma raporunun davacının ifadesi alınmak ve Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/... Srş. Sayılı dosyasındaki kayıtlar incelenmek suretiyle tamamlandığı; Antakya Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemleri ile davacının henüz 17 yaşındaki bir çocuğa cinsel istismar suçunu oluşturacak şekildeki eyleminin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerden sayılacağı kanaati ile İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edildiği, davacının savunmasının alındığı, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla video görüntüsünün bir örneğinin Mahkemesinden istenmesine karar verildiği, video görüntüsü, soruşturma dosyası içeriği ve davacının savunması birlikte değerlendirilerek İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, davacının 06/01/2020 tarihinde saat 17:00 sıralarında resmi üniforma ile ... numaralı özel halk otobüsünde 17 yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu, bu suretle "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediği sübuta erdiğinden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.<br>Aynı Kanunun 131. maddesinde; "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturulmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü yer almaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> 657 sayılı Kanun'un anılan hükmü kapsamında Ceza Mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. <br>Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, Ceza Mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle hakkında beraat kararı verilen memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, Disiplin Hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de disiplin yönünden değerlendirilmesinde hukuki bir engel bulunmadığı açıktır. <br> Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i kapsamında bağlayıcı olacağı kuşkusuzdur. <br> Uyuşmazlıkta; davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil etmesi nedeniyle, davacı hakkında "Çocuğun cinsel istismarı" suçundan açılan davada, ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Ceza Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, istinafa konu kararın görev yönünden bozulmasına karar verildiği, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla da bozma kararına uyulmak suretiyle görevsizlik kararı verildiği ve yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası üzerinden devam ettiği ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.<br> Dava konusu "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasına esas alınan eylemlerin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanması ve ceza yargılamasına da konu edilmesi nedeniyle, davacının bu fiilleri işleyip işlemediği; ancak, Ceza Mahkemesince verilecek kararın kesinleşmesi sonucunda belirlenebilecektir.<br>Bu durumda; söz konusu ceza davasının sonucunun araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan ve kesinleştikten sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 06/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>

disiplin