<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3372 E. , 2025/628 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/3372<br>Karar No : 2025/628 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Orta Akdeniz Gümrük Ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Serbest Bölge Müdürlüğünde gümrük muhafaza memuru olarak görev yapan davacının, yurt dışından getirilen ve gümrük vergilerine tabi eşyanın, gümrük işlemlerine tabi tutulmadan mevzuata aykırı şekilde serbest bölge dışına çıkarılmasına bilerek ve isteyerek iştirak ettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ticaret Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı mali hakların mahrumiyet tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda; davacının olay günü gümrük işlemlerine tabi tutulmadan çıkış yaptırılan eşyaları taşıyan araçların çıkış yaptığı kapıda görevli olduğu halde eşyanın, gümrük işlemlerine tabi tutulmadan mevzuata aykırı şekilde serbest bölge dışına çıkarılmasına bilerek ve isteyerek iştirak ettiği yönünde yapılan şikayet üzerine, davacı hakkında yapılan adli soruşturma kapsamında... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında açılan davada, Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla "5607 sayılı yasanın 4/6 maddesi delaletiyle aynı yasanın 3/1 maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 1000 gün adli para cezasıyla cezalandırılmalarına..." karar verildiği, buna göre, dava dosyası içeriğindeki disiplin soruşturması raporu ve ekleri ile adli soruşturma-kovuşturma kapsamında alınan ifadeler ve diğer bilgi ve belgeler birlikte incelendiğinde; davacının memuriyetten çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlem ile adli yargıda yürütülen kovuşturmanın temelini oluşturan "Eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokmak" eyleminin aynı oluşu dikkate alındığında "Eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokmak" suçunu işlediği Ceza Mahkemesi kararıyla sabit görülen davacının, bu fiilinin davalı idarece disiplin yönünden "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" kapsamında değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve dolayısıyla davacıya isnat edilen fiilin disiplin soruşturması kapsamında elde edilen bilgi ve belgeler ile Ceza Mahkemesi kararıyla sübut bulduğu anlaşılmış olup, fiiline uygun olarak; Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan davacının parasal ve özlük hak talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi...dari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına sebep olabilecek düzeyde bir maddi delil mevcut değilken varsayımlara dayalı yapılan teorik değerlendirmelerle ağır bir disiplin cezası verildiği, davacının mesleki ve özel hayatında suça bulaşmadığı, görev yaptığı yerde çok yoğun araç geçiş trafiğinin olduğu, yeterli personel bulunmadığı, tüm araçların detaylı bir şekilde aranmasının mümkün olmadığı, atılı eyleme iştirak etmediği ve alt ceza uygulaması şartları olduğu halde uygulanmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br> MADDİ OLAY : <br>Orta Akdeniz Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Serbest Bölge Müdürlüğünde gümrük muhafaza memuru olarak görev yapan davacının, yurt dışından getirilen ve gümrük vergilerine tabi eşyanın, gümrük işlemlerine tabi tutulmadan mevzuata aykırı şekilde serbest bölge dışına çıkarılmasına bilerek ve isteyerek iştirak ettiği yönünde yapılan şikayet üzerine hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır.<br>Soruşturma neticesinde düzenlenen raporda; davacının, Savcılık iddianamesine konu kaçakçılık fiiline bilerek göz yumduğu, bu eylemin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde düzenlenen memur sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareket niteliğinde olduğu değerlendirmesinde bulunularak, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının teklif edilmesi sonrasında dava konusu işlem tesis edilmiştir.<br>Bunun üzerine anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. <br> Aynı Kanun'un 131. maddesinde, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturulmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmüne yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> 657 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen hükmü kapsamında Ceza Mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.<br> Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden fiil, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur. <br> Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de disiplin hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır.<br> Bir memura isnat olunan disiplin cezasına konu fiillerin, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre cezalandırılmasının gerekli olması durumunda, disiplin cezası hakkında karar verilmesi için mevcut deliller yeterli görülmeyerek Ceza Mahkemesi kararına ihtiyaç duyulduğu kanaati hasıl olmuş ise, disiplin cezasına konu fiilin hukuki denetiminden önce Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenilmesi gerekmektedir. <br> Uyuşmazlık konusu olayda; disiplin cezasına konu fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç olması nedeniyle, davacının, "5607 sayılı Kanun'a muhalefet (Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokma)'' suçundan, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 5 yıl hapis cezası ve 50.000,00-TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Ceza Dairesinin ... tarih ve E:...,K:... sayılı kararıyla davacının istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bozulmasına ve yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, yargılamanın ...Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında devam ettiği anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda; davacının işlediği iddia edilen fiiller sebebiyle yargılandığı ceza davasının sonucunun araştırılması ve ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 06/02/2025 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
disiplin