<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/47 E.  ,  2025/816 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/47<br>Karar No : 2025/816 <br><br>TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- DAVACI : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- DAVALI : ... Belediye Başkanlığı <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Belediye Başkanlığında veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (d) ve (f) alt bentleri uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarına karşılık, ıslahla belirlenen 150.850,77-TL maddi ve 100.000,00TL manevi tazminatın işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacıya isnat edilen fiillere ilişkin olarak usulüne uygun disiplin soruşturması başlatılarak, bağımsız ve tarafsız araştırmacı görevlendirilip, söz konusu soruşturmada davacının lehine ve aleyhine olan tüm deliller toplanarak bir soruşturma raporunun oluşturulması ve bu şekilde memurun hangi fiili, nerede, ne zaman, nasıl işlediğinin somut ve hukuken kabul edilebilir delillerle şüpheye yer vermeyecek açıklıkta ortaya konularak, davacının bu konulara dair son savunması da alındıktan sonra, şayet sübuta eren fiili varsa yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından bir disiplin cezası verilmesi gerekmekte iken, bu hususlardan hiçbirine riayet edilmeksizin, diğer bir ifadeyle disiplin hukukunun belirtilen ilkelerine uyulmaksızın, sadece belediye bünyesinde oluşturulan disiplin kurulu tarafından davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu Devlet memurluğundan çıkarma işleminin, ilgili yasal düzenlemelerde belirtilen kurallara uyulmaksızın ve İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararı olmaksızın davalı idare bünyesinde oluşturulan Disiplin Kurulu tarafından tesis edildiği, ilgili mevzuatta dava konusu Devlet memurluğundan çıkarma cezasının, amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verileceği açık olduğundan, davalı idarenin Devlet memurluğundan çıkarma cezasına ilişkin dava konusu işleminde yetki yönünden de hukuka uyarlık bulunmadığı; davacının maddi tazminat istemi incelendiğinde; 09/09/2020 tarihli ara kararı ile davalı idareden, 12/01/2018 tarihinden yürütmenin durdurulması kararı sonrası davacının göreve başladığı tarih arasında görevde bulunmuş olsa idi davacıya ödenecek tutarın ne kadar olacağının sorulması üzerine sunulan davalı idare cevabında, ödenmesi gereken miktarın 97.383,81-TL olarak bildirildiği, sonrasında davacı vekili tarafından verilen ve 11/03/2021 tarihinde Mahkeme kaydına giren ıslah dilekçesi ile maddi tazminat konusu miktarın, davacının 2018/41,42,43 sayılı icra takip dosyalarındaki ana para dışında tahsil harçları, başvurma harçları, toplam faiz, icra masraf ve vekalet ücreti de dahil edilmek suretiyle 150.850,77-TL olarak arttırıldığı; olayda davacının, Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verildiğinden, Mahkemece hukuka aykırılığı saptanan ve iptal edilen işlem nedeniyle davacının ilişiğinin kesildiği 12/01/2018 tarihi ile göreve döndürüldüğü 05/04/2020 tarihi arasındaki dönemde yoksun kaldığı parasal haklarının (97.383,81-TL) ve maaşından mahrum kaldığı dönemde ödeyemediği icra takip dosyalarında oluşan ve yukarıda anılan kalemlerin (53.466,96-TL) de dahil edilmek suretiyle toplamda150.850,77 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği; davacının manevi tazminat istemine gelince; manevi tazminatın, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp manevi tatmin aracı niteliğinde bulunduğu, bu nedenle manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi, idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması veya şeref ve haysiyetinin rencide edilmiş bulunması gerektiği; davacının Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin işlemin sonuçları itibariyle davacı üzerinde ağır etki bırakan bir tasarruf olduğu, kamu görevinden çıkarma işlemi nedeniyle ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olduğu anlaşıldığından, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile takdiren istenen manevi tazminatın 30.000,00-TL'lik kısmının kabulüne, bu miktarı aşan 70.000,00-TL'lik istemin ise reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, 150.850,77-TL maddi, 30.000,00-TL manevi tazminatın davanın açıldığı 02/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebinin 70.000,00-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinafa konu kararın, dava konusu işlemin iptali ile maddi tazminat isteminin "işlem nedeniyle davacının görevden ilişiğinin kesildiği 12/01/2018 tarihi ile göreve döndürüldüğü 05/04/2020 tarihi arasındaki dönemde aylık ve diğer mali haklarının ödenmemesi sebebiyle mahrum kaldığı parasal haklarından doğan zararına ilişkin" kısmı yönünden kabulü ile 97.383,81 TL maddi tazminatın davanın açıldığı 02/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine dair kısımları hakkında davalı idarenin istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların, kararın anılan kısımlarının kaldırılmasına neden olacak mahiyette görülmediğinden, davalı idarenin istinaf başvurusunun bu kısımlar yönünden reddi gerektiği; davalı idarenin istinaf başvurusu, dava konusu işlem nedeniyle davacının ilişiğinin kesildiği 12/01/2018 tarihi ile göreve döndürüldüğü 05/04/2020 tarihi arasındaki dönemde ödeyemediği borçları için icra takip dosyalarında oluşan zararına karşılık 53.466,96 TL maddi tazminat isteminin ve manevi tazminat isteminin 30.000,00 TL'lik kısmının kabulüne ilişkin kısımlar yönünden incelendiğinde; Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu, idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmesi için bir zararın mevcut olması ve bu zararla idari faaliyet arasında illiyet bağının bulunması gerektiği, bu genel şartların yanı sıra, ilgililerin zarara uğramasına neden olan idari işlem veya eylemin, ya bir hizmet kusuru teşkil etmesi ya da kusursuz sorumluluk esasının uygulamasına elverişli bulunması gerektiği; hizmet kusurunun, idari hizmetin kuruluş ve işleyişinden kaynaklandığı, kamu hizmeti eksik ve kötü yürütülmekte ise veya idari faaliyet hizmet gerekleriyle bağdaştırılamayacak nitelikte ise idarenin hizmeti kusurlu yürüttüğünün kabulünün zorunlu olduğu, oluşan zararın idarenin görev ve yetkisinin kapsamında kalan bir idari faaliyete ilişkin olmaması ve/veya zararın idarenin eyleminden ya da eylemsizliğinden kaynaklanmaması halinde ise, o idareye kusur atfedilmesine hukuken imkan bulunmadığı; bir başka deyişle, idarenin hukuka aykırı bir işlemden doğan sorumluluğu sebebiyle tazminat ödemeye mahkum edilebilmesi için, öncelikle ilgilinin somut/gerçek bir zararının mevcut olması, devamında da, bu zararın doğrudan idarenin kusurundan kaynaklanması gerektiği, idarenin kusurunun ise, somut / belirlenebilir olması, varsayıma dayandırılmaması ve muhayyel olmamasının aranacağı; İdare Mahkemesince, davacı tarafından dosyaya sunulan 11/03/2021 kayıt tarihli beyan dilekçesinde belirtilen ve aleyhine başlatılan icra takipleri sebebiyle oluştuğu öne sürülen 53.466,96 TL zararın da tazmini yönünde hüküm kurulduğu, olayda, davalı idarenin davacıya karşı olan parasal yükümlülüğünün, kamu hizmetinde istihdam edilmesi sebebiyle hak ettiği aylık maaşını ödemekten ibaret olduğu, davacının üçüncü kişiye olan para borçlarının üstlenilerek ödenmesi hususunda ise davalı idarenin asli veya fer'i bir sorumluluğunun bulunmadığı; davacının aylık maaşı davalı idarece zamanında ödense dahi, icra takibinden doğan borçlarını alacaklıya zamanında ödeyip ödemeyeceğinin belli olmadığı ve davalı idarenin davacıyı bu ödemeleri yapmaya zorlama hakkı da bulunmadığı, tabiatıyla, davalı idarenin bir tasarrufu ve müdahalesi olmaksızın, davacının özel hukuk kapsamında şahsi iradesi ile üçüncü kişi (banka) ile girdiği borç ilişkisinden doğan para borcunu zamanında ödememesi halinde doğacak zarardan da, aylık maaşını zamanında alıp almadığından bağımsız olarak sadece davacının malen sorumlu olacağı; bu sebeple, davacının bu konuda doğan / doğacak zararından, sadece dava konusu işlem ile Devlet memurluğundan çıkarılması gerekçe gösterilerek, maaş alacağını zamanında elde etmiş olsa borçlarını zamanında ödeyeceği varsayılmak suretiyle davalı idarenin sorumlu tutulmasına, bir başka deyişle, oluştuğu ileri sürülen zararın dava konusu işlemden kaynaklandığının kabulüne imkan bulunmadığı; manevi tazminat istemi yönünden ise; dava konusu işlem, usulüne uygun bir disiplin soruşturması yapılmadığı ve yetkisiz makam tarafından disiplin cezası verildiği gerekçesi ile iptal edilmiş olduğundan, davalı idarece yargı kararının gerekçesi dikkate alınarak yeniden bir işlem tesis edilebileceği, dolayısıyla davalı idarenin olayda hizmet kusurunun ve manevi zarar yönünden tazmin yükümlülüğünün bulunup bulunmadığının da tesis edilecek yeni işlemin değerlendirilmesi aşamasında belli olacağı; bu aşamada ise, disiplin cezasına konu edilen fiillerin sübut bulup bulmadığı hakkında bir değerlendirme yapılmadığından ve işin esası hakkında bir karar verilmediğinden; davacının bu aşamada tazmini gereken bir manevi zararının olduğunun kabulüne de imkan bulunmadığı; bu durumda, dava konusu işlem nedeniyle davacının ilişiğinin kesildiği 12/01/2018 tarihi ile göreve döndürüldüğü 05/04/2020 tarihi arasındaki dönemde ödeyemediği borçları için icra takip dosyalarında oluştuğu ileri sürülen zararına karşılık 53.466,96-TL maddi tazminat istemi ile, manevi tazminat isteminin 30.000,00 TL-lik kısmı yönünden de davanın reddi gerekirken, İdare Mahkemesi kararının bu talepler yönünden davanın kabulüne ilişkin kısmında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile istinafa konu kararın, dava konusu işlem nedeniyle davacının ilişiğinin kesildiği 12/01/2018 tarihi ile göreve döndürüldüğü 05/04/2020 tarihi arasındaki dönemde ödeyemediği borçları için icra takip dosyalarında oluştuğu ileri sürülen zararlarına karşılık 53.466,96-TL maddi tazminat istemi ile, manevi tazminat isteminin 30.000,00-TL'lik kısmı yönünden davanın kabulüne yönelik kısımlarının kaldırılmasına, bu kısımlar yönünden davanın reddine; Mahkeme kararının, dava konusu işlemin iptali ile maddi tazminat isteminin "işlem nedeniyle davacının görevden ilişiğinin kesildiği 12/01/2018 tarihi ile göreve döndürüldüğü 05/04/2020 tarihi arasındaki dönemde aylık ve diğer mali haklarının ödenmemesi sebebiyle yoksun kaldığı parasal haklarından doğan zararına ilişkin" kısmı yönünden kabulü ile 97.383,81-TL maddi tazminatın davanın açıldığı 02/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısımları yönünden ise istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından; evvelce düzenli olarak ödemeye devam ettiği kredilerini, davalı idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle memuriyetten çıkarılması sonrasında ödemekten aciz duruma düştüğü, bu nedenle işlemle doğrudan illiyet bağı bulunduğu, istinaf makamınca, tazmini gereken manevi zararın olup olmadığının idarenin, yargı kararının gerekçesine göre yeniden işlem tesis edebileceği varsayımına dayandırıldığı, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesi uyarınca zamanaşımı sürelerinin dolduğu anlaşıldığından idarenin yeniden işlem tesis etmesinin hukuken mümkün olmadığı, bu nedenle manevi tazminatın bu gerekçeyle reddinin hukuka uygun olmadığı belirtilerek, kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br>Davalı idare tarafından; davanın süresinde açılmadığı, dava konusu işlem tesis edilirken davacının işe devam etmede sıkıntılar yaratmasının, sık sık gerçeğe aykırı raporlar almış olmasının ve iş yerinde diğer çalışanlar hakkında mesnetsiz ve gerçek dışı şikayetler yapmasının etkili olduğu, davacının memuriyet görevini icra etmede yeterli olmadığı, ciddi psikolojik problemleri bulunduğu, bu sağlık sorunlarının memuriyet hizmetini gereği gibi yerine getirmesine engel olduğu, öte yandan parasal haklara dava tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceği, bu uygulama halinde davacının hak etmediği maaş alacakları için de faiz almış olacağı belirtilerek, kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından; temyize konu kararın lehe olan kısımlarının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş; davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın iptale ve manevi tazminat talebinin reddine ilişkin kısmının onanması, maddi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>MADDİ OLAY : <br>... ili, ... ilçesi, ... Belediye Başkanlığında veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacının, atandığı tarihten itibaren görevli bulunduğu ikametinde oturmadığı, sürekli bahaneler ileri sürerek eşinin çalıştığı sağlık kurumu ve diğer kurumlardan iş göremezlik belgesi alarak görevine gelmediği, sağlık kurumlarına gittiğinde giriş-çıkış saatlerini yazdırmadığı ve tam gün görevine gelmediği, mesai arkadaşlarını gereksiz ve lüzumsuz yere valilik, kaymakamlık ve savcılık makamlarına şikayet ettiği, kamudaki görevini aksattığı gibi belediye başkanı ve diğer personelin de aksatmasına sebebiyet verdiği, atandığı tarihten itibaren tedavi ve istirahat günleri haricinde, bir yıl içinde 33 gün görevine mazeretsiz olarak gelmediğinden bahisle yürütülen soruşturma sonunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (d) ve (f) alt bentleri uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gölgeli Belediyesi Disiplin Kurulunun...tarih ve ... sayılı işleminin tesisi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar başlıklı 126. maddesinde ''Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde valiler tarafından verilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir. Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler. Özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümleri saklıdır.'' kuralına yer verilmiştir. <br>Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin "Kurulların kuruluşuna ilişkin esaslar" başlıklı 4. maddesinin (D) bendinde, ''Mahalli idarelerin yüksek disiplin kurulu, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruludur. Ancak, büyük şehir belediye başkanlıklarında bu kurullar büyükşehir belediye encümeninden teşekkül eder.'' düzenlemesine yer verilmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Bölge idare mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptali ile manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. <br>Kararın, 97.383,81-TL maddi tazminatın davanın açıldığı 02/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısmı incelendiğinde;<br>Davacı hakkında, yürütülen soruşturma sonunda Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırma konusunda yetkili olan İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunca işlem tesis edilebileceği; davalı idare tarafından bu usul hatası düzeltildikten sonra aynı disiplin cezası verilebileceği gibi, başka bir disiplin cezası verilmesinin de mümkün bulunduğu; dolayısıyla, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal bir hakkının bulunup bulunmadığının da bu usul hatası düzeltilip yeniden işlem tesis edilmesi halinde belli olacağı açıktır.<br>Bu durumda, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal bir hakkının bulunup bulunmadığının bu aşamada belli olmaması nedeniyle, davacının parasal hak istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının "97.383,81-TL maddi tazminatın davanın açıldığı 02/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile dava konusu işlem nedeniyle davacının ilişiğinin kesildiği 12/01/2018 tarihi ile göreve döndürüldüğü 05/04/2020 tarihi arasındaki dönemde ödeyemediği borçları için icra takip dosyalarında oluştuğu ileri sürülen zararlarına karşılık ...TL maddi tazminat istemi ile manevi tazminat isteminin ...TL'lik kısmı yönünden davanın kabulüne yönelik kısımlarının kaldırılması, bu kısımlar yönünden davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,<br>2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile dava konusu işlemin iptaline,...-TL maddi, ...-TL manevi tazminatın davanın açıldığı 02/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebinin ...TL'lik kısmı yönünden davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlem nedeniyle davacının ilişiğinin kesildiği 12/01/2018 tarihi ile göreve döndürüldüğü 05/04/2020 tarihi arasındaki dönemde ödeyemediği borçları için icra takip dosyalarında oluştuğu ileri sürülen zararlarına karşılık ...TL maddi tazminat istemi ile manevi tazminat isteminin ...-TL'lik kısmı yönünden davanın kabulüne yönelik kısımlarının kaldırılması, bu kısımlar yönünden davanın reddi; Mahkeme kararının, dava konusu işlemin iptali ile maddi tazminat isteminin işlem nedeniyle davacının görevden ilişiğinin kesildiği 12/01/2018 tarihi ile göreve döndürüldüğü 05/04/2020 tarihi arasındaki dönemde aylık ve diğer mali haklarının ödenmemesi sebebiyle yoksun kaldığı parasal haklarından doğan zararına ilişkin" kısmı yönünden kabulü ile ...-TL maddi tazminatın davanın açıldığı 02/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısımları yönünden ise istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin...1 tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA,<br>3. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, ...TL maddi tazminatın davanın açıldığı 02/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,<br>4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 18/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY:<br>Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... K... sayılı kararının, maddi tazminata ilişkin kısmı usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından onanması gerektiği görüşüyle, Daire kararının bu kısmına katılmıyorum. <br><br><br><br></font></p></body></html>

disiplin