<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4667 E. , 2025/120 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/4667<br>Karar No : 2025/120 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1-...2- ... 3- ... 4- ... 5-...6- ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından; murisleri...'in 25/03/2015 tarihinden itibaren ... Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutulmakta iken, yaşadığı sağlık sorunları sebebiyle hayatını başkasının yardım ve desteği olmadan idame ettiremeyecek durumda olmasına ve birçok kez başvurmasına rağmen cezasının infazının geriye bırakılmamasından ötürü hayatını kaybetmesi nedeniyle, idarenin gerçekleşen ölümden ötürü sorumluluğunun bulunduğundan bahisle uğradıkları maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle yaptıkları başvurunun reddine ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplam 600,00 TL maddi ve toplam 600.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının infaza ara verme taleplerinin değerlendirilmesi aşamasında idarece gerek Adli Tıp Kurumu'ndan gerekse de ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden infaz erteleme hususunda görüş istenilmesi üzerine düzenlenen raporlarda Adli Tıp Kurumu'nca müteveffanın hayatını yalnız devam ettirebileceği, diyeti, hemodiyaliz programı, düzenli poliklinik kontrolleri ile kişinin kabul etmesi halinde önerilen cerrahi tedavilerin sağlanması durumunda, doktoru ve reviri olan cezaevi şartlarında cezasının infazına devam edilebileceği yönünde görüş ve önerilerde bulunulduğu; yine ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 23/07/2015 tarihli sağlık kurulu raporunda da hemodiyaliz ve gerekli tedavilerinin yapılması durumunda hapis cezasının infazının müteveffanın hayatı için kesin tehlike oluşturmayacağı bilgisine yer verildiği, sağlık raporlarında yer alan görüşlere istinaden idarece müteveffanın gerekli cerrahi tedavilerinin ve poliklinik kontrollerinin yapılması amacıyla birçok kez hastaneye sevkinin sağlandığı, ceza infaz kurumu revirinde doktor ve diğer sağlık görevlileri nezaretinde diyet programı uygulanarak tedavisinin gerçekleştirildiği, müteveffanın ölümünün tedavi için sevk edildiği hastanede meydana geldiği, sonuç itibariyle gerçekleşen ölüme ilişkin olarak davalı idareye yüklenebilecek herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığı, öte yandan kusursuz sorumluluk kuramına göre idarenin sorumluluğunu gerektirecek bir durumun da olmadığı, dolayısıyla tazminata ilişkin koşulların olayda gerçekleşmediği görüldüğünden, davacılar tarafından tazminat istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun reddine dair işlemde hukuka aykırılık, davacıların tazminat taleplerinde ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, müteveffa hakkında tam teşekküllü hastanelerden alınmış, "hapishane şartlarında hayatını tek başına idame ettiremeyeceği" yönünde raporların mevcut olduğu, infazın geri bırakılması amacıyla başvurular yapıldığı fakat bu başvuruların reddedildiği, müteveffanın ağır hasta olmasına rağmen Ceza İnfaz Kurumunda yaşam mücadelesi vermek durumunda bırakıldığı ve sağlıklı tedavi imkanlarından yararlanılmadığından Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY : <br>Davacılar yakını olan ...'in ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:...K:... sayılı kararı ile 6 yıl 3 ay süreli hapis cezasına çarptırılması üzerine, cezasının infazı için 26/03/2015 tarihinde ... Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na gönderilmiştir. <br>Aynı yerde cezasının infazı devam ettiği sırada 19/01/2018 tarihinde kalp krizi geçirmesi nedeniyle ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılmış, hastanede tedavi işlemleri devam ederken 03/02/2018 tarihinde vefat etmiştir.<br>Bunun üzerine müteveffanın mirasçıları olan davacılar tarafından, müteveffanın ağır hasta olduğunun ve hayati tehlikesinin bulunduğunun bilinmesine rağmen idarece infazın ertelenmesi yoluna gidilmediği ve bu sebeple ceza infaz kurumunda hükümlü iken yakınlarının ölümünün gerçekleştiğinden bahisle uğradıkları zarara karşılık olarak 600.000,00 TL maddi ve 600.000,00 TL manevi olmak üzere toplamda 1.200.000,00 TL tazminatın ödenmesi talebinde bulunulmuştur. Anılan başvurunun, meydana gelen zarardan ötürü idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle reddi üzerine de bakılan dava açılmıştır.<br> <br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" başlıklı 16. maddesinde, "(1) Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır.<br>(2) Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.<br>(3) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı, Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Geri bırakma kararı, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Mahkûmun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Mahkûmun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir süre bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemlere göre bu fıkrada yazılı usule uygun olarak incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir.",<br>"Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri" başlıklı 71. maddesinin 1. fıkrasında, "Hükümlü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir.",<br>"İnfazı engelleyecek hastalık hâli" başlıklı 81. maddesinde; "Kurum hekimi veya görevli hekim tarafından yapılan muayene ve incelemeler sonucunda hükümlünün cezasını yerine getirmesine engel olabilecek hastalığı saptanırsa durum, kurum yönetimine bildirilir." hükümleri yer almaktadır. <br>4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'nun zararın doğduğu tarihte yürürlükte olan haliyle "İnfaz hâkimliklerinin görevleri" başlıklı 4. maddesinde, "İnfaz hâkimliklerinin görevleri şunlardır :1. Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak. 2. Hükümlülerin cezalarının infazı, müşahadeye tâbi tutulmaları, açık ceza evlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak. 3. Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan disiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarının kanun, tüzük veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu iddiasıyla yapılan şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak. 4. Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının kendi yetki alanlarına giren ceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarak düzenleyip intikal ettirdikleri raporları inceleyerek, varsa şikâyet niteliğindeki konular hakkında karar vermek. 5. Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak. Kanunlarda başka bir yargı merciine bırakılan konulara ilişkin hükümler saklıdır."; "İnfaz hâkimliğine şikâyet ve usulü" başlıklı 5. maddesinde, "Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu gerekçesiyle bu işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir. Şikâyet, dilekçe ile doğrudan doğruya infaz hâkimliğine yapılabileceği gibi; Cumhuriyet başsavcılığı veya ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğü aracılığıyla da yapılabilir. İnfaz hâkimliği dışında yapılan başvurular hemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir. Sözlü yapılan şikâyet, tutanağa bağlanır ve bir sureti başvurana verilir. Şikâyet yoluna, kendisi ile ilgili olmak kaydıyla hükümlü veya tutuklu ya da eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanunî temsilcisi veya ceza infaz kurumu ve tutukevi izleme kurulu başvurabilir. Şikâyet yoluna başvurulması, yapılan işlem veya faaliyetin yerine getirilmesini durdurmaz. Ancak, infaz hâkimi giderilmesi güç veya imkansız sonuçların doğması ve işlem veya faaliyetin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda işlem veya faaliyetin ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir." hükümleri bulunmaktadır.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde, dilekçelerin görev ve yetki yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise, dava dilekçeleri üzerine yapılan ilk inceleme sonunda, adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine; idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği hükmü bulunmaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Dava; davacılar tarafından, murisleri ...'in 25/03/2015 tarihinden itibaren ... Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutulmakta iken, yaşadığı sağlık sorunları sebebiyle hayatını başkasının yardım ve desteği olmadan idame ettiremeyecek durumda olmasına ve birçok kez başvurmasına rağmen cezasının infazının geriye bırakılmamasından ötürü hayatını kaybetmesi nedeniyle, idarenin gerçekleşen ölümden ötürü sorumluluğunun bulunduğundan bahisle uğradıkları maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle açılmıştır. <br>Uyuşmazlığın, davacılar yakını ...'in hastalığı sebebiyle cezaevinde kalması uygun değilken Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre infazın ertelenmesi taleplerinin reddedilmesi nedeniyle Ceza İnfaz Kurumunda vefat etmesinde idarenin kusuru olduğu ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi isteminden kaynaklandığı dikkate alındığında ve cezanın infazına ilişkin uyuşmazlıkların yukarıda anılan 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu hükümleri çerçevesinde İnfaz Hakimliğince çözümlenmesi gerektiği anlaşıldığından, birçok kez başvurulmasına rağmen cezanın infazının ertelenmemesi nedeniyle davacılar yakınının hayatını kaybettiğinden bahisle tazminat ödenmesine karar verilmesi istemli işbu davaya da adli yargı yerinde bakılması gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>Bu durumda, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacıların temyiz istemlerinin KABULÜNE,<br>2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/01/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
disiplin