<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/237 E.  ,  2025/817 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/237<br>Karar No : 2025/817 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av....<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı, ... Yol Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğünde teknisyen olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... Büyükşehir Belediye Encümeninin ...... tarih ve... sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; dava konusu disiplin soruşturmasına dayanak eylem sebebiyle, ilk olarak... tarih ve ... numaralı soruşturma onayı ile disiplin soruşturmasına başlandığı, ancak suç vasfının değişme ihtimali sebebiyle "uyuşturma madde kullanma veya bulundurma" fiili kapsamında, davacının 657 sayılı Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (d) alt bendi uyarınca kınama cezasıyla cezalandırıldığı ve cezanın kesinleştiği, ancak davacının devam eden ceza yargılaması sonucunda "uyuşturucu madde ticareti yapma" eylemiyle tipikliği nedeniyle 12 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine bu kez, "uyuşturucu madde ticareti yapma" eyleminden yeni bir disiplin soruşturmasına başlanıldığı görülmekle, dayanak ceza yargılaması aynı olsa da, farklı eylemler sebebiyle iki defa disiplin cezası alan davacının, aynı fiil sebebiyle iki kez cezalandırılması söz konusu olmadığından, uyuşmazlığın esasının inceleneceği; uyuşmazlıkta, davacıya isnat edilen “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak",” fiilin dayanağını aynı fiil kapsamında yargılandığı "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçlaması oluşturduğu; anılan suçun Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanmış olması nedeniyle, davacının bu suçları işleyip işlemediği ancak ceza mahkemesince verilecek karar sonucunda belirlenebileceği; olayda, davacı yönünden yürütülen disiplin soruşturmasının, usulüne uygun olarak yürütüldüğü görülerek, davacı hakkında, disiplin cezasına konu fiili nedeniyle; ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:...sayılı esasında "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunun işlendiği sabit görülerek 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin E:... sayılı esasına kayden istinaf aşamasında olduğunun anlaşıldığı; bu durumda, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlediğini anılan adli yargı kararı ile de sabit olan davacının, bu fiili, “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" niteliğinde olduğundan sübut bulan eyleminin karşılığında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Adli yargıda hakkında verilen nihai kararın henüz kesinleşmediği, bu nedenle dava konusu işlemin masumiyet karinesinin ihlali niteliğinde olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Davacının aynı eylem nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (d) alt bendi uyarınca kınama cezası ile cezalandırıldığı ve dava açılmayarak işlemin kesinleştiği, dolayısıyla dava konusu işlemin mükerrer ceza mahiyeti olduğu anlaşıldığından temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>MADDİ OLAY : <br>... Büyükşehir Belediye Başkanlığı, ... Yol Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğünde teknisyen olarak görev yapan davacı hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlarından, ... Sulh Ceza Hakimliğince ... tarihinde tutuklama kararı verilmiş, bunun üzerine ... tarihinde soruşturma oluru verilerek hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır.<br>Henüz ceza yargılaması devam ederken yürütülen soruşturma sonunda, mevcut delil durumu itibarıyla suç vasfının değişmesi ihtimali de göz önünde bulundurularak an itibarıyla eylem uyuşturucu madde kullanmak ve bulundurmak olarak değerlendirilip “Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak” kapsamında olan fiili nedeniyle 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (d) alt bendi uyarınca kınama cezası verilmiş, bu işleme karşı dava açılmayarak disiplin cezası kesinleşmiştir. <br>... Ağır Ceza Mahkemesinde yürütülen kamu davası sonunda, anılan Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan davacının 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000-TL adli para cezası ile cezalandırılması üzerine 10/06/2020 tarihinde Başkanlık Makamınca soruşturma oluru verilerek davacı hakkında yeniden bir soruşturma başlatılmış; yürütülen soruşturma sonucunda davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemin tesisi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (d) alt bendinde, "Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak" fiili kınama cezası gerektiren fiil ve haller arasında; (E) bendinin (g) alt bendinde ise, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili ise Devlet memurluğundan çıkarma cezası gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.<br>Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Disiplin cezalarının sağlıklı ve objektif olması cezayı veren disiplin amirlerinin olayı objektif değerlendirebilmeleriyle mümkündür.<br>Yukarıda yer verilen kurallara göre, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin tespitinden sonra belli yasal süreler içinde ilgili memur hakkında tarafsız bir soruşturmacı görevlendirilerek disiplin soruşturması açılması, söz konusu soruşturmada memurun lehine ve aleyhine olan tüm deliller toplanarak ekleriyle birlikte bir soruşturma raporunun oluşturulması ve bu şekilde memurun hangi fiili, nerede, ne zaman, nasıl, ne şekilde işlediğinin somut, hukuken kabul edilebilir delillerle ve şüpheye yer vermeyecek açıklıkta ortaya konularak yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından bir disiplin cezası verilmesi gerekmektedir. Eğer kamu görevlisinin işlediği iddia edilen suç kanunda öngörülen tanıma uymuyorsa, verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı ve cezanın iptalinin gerektiği açıktır.<br>Evrensel bir hukuk kuralı olan "Ne Bis İn İdem" prensibi, disiplin hukukunda da uygulanması gereken genel bir ilke olup, bu ilke uyarınca suç teşkil eden bir fiile tek bir ceza tayin edilmeli, eğer bir fiil ile kanun veya kanunların değişik hükümleri ihlal edilmişse, bu durumda en ağır cezayı gerektiren kanun hükmü uygulanmalıdır.<br>Davacının, cezaya konu fiillerinden dolayı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinde "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından kamu davası açıldığı halde yürütülen soruşturma sonunda 02/08/2019 tarihli işlemle, 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (d) alt bendi uyarınca kınama cezası ile cezalandırıldığı, bu işleme karşı dava açılmadığından işlemin kesinleştiği ve halen geçerliliğini koruduğu, daha sonra davacı hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapmak" suçundan Ceza Mahkemesince mahkumiyet hükmü verilmesi üzerine Belediye Başkanlık Makamının 10/06/2020 tarihli Oluru ile aynı eylemler nedeniyle yeniden soruşturma başlatıldığı, yürütülen soruşturma sonucunda davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının önerilmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.<br>Uyuşmazlıkta, davacı hakkında disiplin soruşturması yürütülerek işlediği öne sürülen eylemleri nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, davacının dava konusu disiplin cezasına dayanak alınan aynı eylemleri nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (d) alt bendi uyarınca kınama cezası ile cezalandırıldığı, davacı tarafından bu işleme karşı dava açılmayarak işlemin kesinleştiği ve halen geçerliliğini koruduğu, aynı eylem nedeniyle yeniden soruşturma oluru alınarak tesis edilen işlemin mükerrer ceza mahiyetinde olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. <br>Bu durumda, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. <br>Öte yandan, davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi durumunda davalı idarece, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca işlem tesis edilebileceği açıktır. <br><br>KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 18/02/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br>Dava, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı, ... Yol Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğünde teknisyen olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Ddevlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. <br>657 sayılı Kanun'un "Zamanaşımı" başlıklı 127. Maddesinde, "Bu Kanun'un 125. maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmüne yer verilmiştir. <br>Dosyanın incelenmesinden, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı, ... Yol Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğünde teknisyen olarak görev yapan davacı hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlarından ... Sulh Ceza Hakimliğince... tarihinde tutuklama kararı verilmesi üzerine 01/02/2019 tarihinde soruşturma oluru verilerek hakkında disiplin soruşturması yürütüldüğü, eylem uyuşturucu madde kullanmak ve bulundurmak olarak değerlendirilip “Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak” kapsamında olan fiili nedeniyle 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (d) alt bendi uyarınca kınama cezası verilmiş olup, bu işleme karşı dava açılmayarak disiplin cezasının kesinleştiği; ancak, davacının devam eden ceza yargılaması sonucunda "uyuşturucu madde ticareti yapma" eylemiyle tipikliği nedeniyle 12 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine bu kez "uyuşturucu madde ticareti yapma" eylemi nedeniyle 10/06/2020 tarihinde soruşturma oluru alınarak yeni bir disiplin soruşturmasına başlanıldığı, yürütülen soruşturma sonucunda; davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemin tesisi üzerine temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Davacı hakkında ilk olarak... tarih ve ... numaralı soruşturma onayı ile disiplin soruşturmasına başlanıldığı; ancak, suç vasfının değişme ihtimali sebebiyle "uyuşturma madde kullanma veya bulundurma" fiili kapsamında görülen eylemi nedeniyle davacının, 657 sayılı Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (d) alt bendi uyarınca kınama cezasıyla cezalandırıldığı ve disiplin cezasının kesinleştiği, bilahare, davacının devam eden ceza yargılaması sonucunda "uyuşturucu madde ticareti yapma" eylemi nedeniyle 12 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine bu kez "uyuşturucu madde ticareti yapma" eyleminden yeni bir disiplin soruşturmasına başlanıldığı, dayanak ceza yargılaması aynı olsa da, farklı eylemler sebebiyle iki defa disiplin cezası alan davacı hakkında, aynı fiil sebebiyle mükerrer ceza tesisinden söz edilemeyeceği; ancak, bununla birlikte davacının 27/09/2018 tarihindeki eylemi nedeniyle idarenin en erken ilk soruşturma olurunun alındığı 01/02/2019 tarihinde haberdar olunduğu, dava konusu işlemin ise 10/06/2020 tarihinde alınan soruşturma olur'u üzerine yürütülen soruşturma sonucunda verildiği, dolayısıyla 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinde belirtilen Devlet memurluğundan çıkarma cezaları için geçerli olan 6 aylık soruşturma zamanaşımı süresinin dolduğu, işlemde bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşıldığından, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle, karara gerekçe yönünden katılmıyoruz. <br><br></font></p></body></html>

disiplin