<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/21185 E.  ,  2025/1703 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/21185<br>Karar No : 2025/1703<br><br>TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ... <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- (DAVALI) : ... Başkanlığı / ... <br> VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından; Van ili, Çaldıran ilçesi, ... Mahallesi Camii imam-hatibi olarak görev yapmakta iken, hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde Atama ve Yer Değiştirme Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı doğrultusunda görevine son verilmesine ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında başlatılan disiplin soruşturması kapsamında alınan tanık ifadelerinde, "... davacının, PKK/KCK terör örgütüne müzahir olduğu halk tarafından da bilinen şahıslarla yakın arkadaşlık yaptığı ve bu kişilerle ailece görüştüğü, bir taziyede terör örgütü PKK lehine ve Devlet aleyhine söylemlerde bulunup, terör örgütünün propagandasını yaptığı ve halk tarafından PKK sempatizanı olarak bilindiği" şeklinde ifadelere yer verildiği, ayrıca davacının terör örgütüyle iltisaklı olduğu gerekçesiyle 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı hususu da dikkate alındığında, PKK/KCK terör örgütü ile iltisaklı olduğundan bahisle görevine son verilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu işlemin hukuka uygun şekilde tesis edildiği ortaya konulduğundan, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebinin de reddi gerektiği belirtilmiştir. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının görevine son verilmesine yönelik işlemin tesis edildiği tarihte Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bağlı olduğu Bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ve ilgili Bakanın onayı ile işlemin tesis edilmesi gerekirken, ilgili mevzuatta yer verilmeyen bir usul benimsenmek suretiyle, Atama ve Yer Değiştirme Kurulu tarafından tesis edilen Diyanet İşleri Başkanı Olur'lu karara Başkan adına İnsan Kaynakları Genel Müdürünce Olur verilmesi şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden ise, davacının 24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 695 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte davalı idarede görev yapmadığı görüldüğünden, davacının dava konusu işlem nedeniyle uğramış olduğu herhangi bir parasal hak kaybının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü parasal haklarının tazmini isteminin reddine karar verilmiştir.<br> Dairemiz kararının özeti: Dairemizin 23/05/2023 tarih ve E:2019/4710, K:2023/6830 sayılı kararıyla; Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesi yönünden temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini isteminin reddine ilişkin kısmı ile davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmına yönelik davacının temyiz isteminin incelenmesi yönünden UYAP kayıtlarının incelenmesinden davacının OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile görevine iade edildiğinin görüldüğü, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakkı bulunup bulunmadığı ile OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla görevine iadesi üzerine herhangi bir parasal hak ödemesi yapılıp yapılmadığı hususları araştırılıp açıklığa kavuşturulduktan sonra davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürüdüğü parasal haklarının tazmini talebi hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının onanmasına, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasına karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; bozma kararına uyularak yapılan 31/01/2024 tarih ve 21/05/2024 tarihli ara kararlar uyarına, davacı yanca davalı idareden talep edilen resmi tatil mesai ücreti, maaş zamları, banka promosyonları ve enflasyon farkının ödenmediği, bozma kararı sonrası hukuki uyuşmazlığın anılan parasal hak kalemleri hakkında olduğunun anlaşıldığı, maaş zamlarına ilişkin istem yönünden; Davacıya geçmişe dönük maaş ödemeleri yapıldığı 10/12/2019 tarihinde memurlara yapılan ocak ve temmuz ayları maaş zamları katsayıları ödemeye yansıtılarak ödendiği, buna ilişkin ödeme emrinin dosyaya sunulduğu değerlendirildiğinde konusu kalmayan talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, enflasyon farkına ilişkin istem yönünden; davacının geçmişe dönük ödenen maaşlarına yasal faiz işletilerek ödendiği görülmüş olup, yasal faiz ödemesinin de paranın değerinde meydana gelen aşınma nedeniyle enflasyon farkını karşıladığı açık olduğundan, enflasyon farkı ödenmesi isteminin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, Banka promosyon ücretlerine ilişkin istemi yönünden; Kamu kurumları ile bankalar arasında belirli sürelerle imzalanan karşılığında anlaşma yapılan bankadan maaşını alan personele dönemler halinde ödeme yapılmasını taahhüt eden protokollerle belirlenen promosyon ücretlerinin kaynağını memur maaşları oluşturmakta olup ilgili dönem içinde davacının maaş almadığı, ilgili dönemdeki maaşlarının ileri bir tarihte tarafına ödenmesinin maaş promosyon ödenmesini de gerektirmeyeceğinden ilgili dönem içinde maaş almayan davacının promosyon ücretine de hak kazanamayacağı dikkate alındığında, görevde bulunmayan davacının yoksun kaldığı banka promosyon ödemelerinin yasal faizleri ile birlikte davalı idareden tazmin edilerek tarafına ödenmesine karar verilmesi talebinin yerinde görülmediği, Resmi Tatil Mesai ücretlerine ilişkin istem yönünden; imam hatip olarak görev yapıyor olması nedeniyle resmi tatil mesai ücretinden yararlanmakta olan davacının, kamu görevinden çıkarılması yönünde tesis edilen olağanüstü hal işlemine karşı yaptığı başvurunun Komisyonca kabul edilmiş olması karşısında, "fiilen" çalışamaması halinin, haksız yere kamu görevinden çıkarılmış olması anlamına geldiği açık olduğundan, davacının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten görevine iade edildiği tarihe kadar geçen süre içerisinde ödenmeyen resmi tatil mesai ücretlerinin dava tarihinden (14/03/2018) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br> Davacı tarafından; İstinaf konusunun, parasal hakların eksik ödenmesi sebebiyle ... İdare Mahkemesinin ... sayılı esasında kayıtlı davada verilen karara yapılan istinaf başvurusu olarak değerlendirilmek suretiyle istinaf konusunda hataya düşüldüğü, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br>Davalı idare tarafından; davacının 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemin icrai niteliğinin bulunmadığı, PKK/KCK terör örgütü ile irtibatlı veya iltisaklı olduğu değerlendirilerek 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-f maddesi gereğince kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği, dava konusu işlemin mevzuatta öngörülen yetkili kişi tarafından mevzuata uygun olarak tesis edildiği, Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacıya açıkta geçirdiği sürelere ilişkin ödeme yapılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : <br> Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br>Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Davacının OHAL Komisyon kararı ile göreve iadesi üzerine ödenmeyen parasal hakları yönünden başka bir dava açıldığı hususu da dikkate alındığında, kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarına ilişkin olarak zararı doğuran olayın Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlem olduğu, uyuşmazlıkta ise dava konusu işlem ile zarar arasında illiyet bağının bulunmadığı, bu kapsamda dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalındığı ileri sürülen parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesine olanak bulunmadığından temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Van ili, Çaldıran ilçesinde imam-hatip olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca Diyanet İşleri Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmiştir.<br> Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br> Öte yandan, davacı, 24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 695 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle de kamu görevinden çıkarılmıştır. <br> Davacı tarafından, anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin ekli listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleme karşı OHAL İnceleme Komisyonuna başvuruda bulunulmuş, Komisyonun 12/09/2019 tarihli kararı ile davacının görevine iade edildiği anlaşılmıştır.<br> Diğer yandan, davacı tarafından eksik ödenen parasal haklarının ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddi üzerine ödenen maaşlarının yasal faizinin, yoksun kaldığı ek ders ücretinin, resmi tatillerde ödenen fazla çalışma ücretinin, banka promosyonunun, maaş zammının, enflasyon farkının ve yaz Kuran kursu ücretlerinin hak ediş tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... sayılı esasına kayden istinaf incelemesinin devam ettiği görülmüştür. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT: <br> Anayasa'nın "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesinde, "İlgililer haklarını ihlâl eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay'a ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması hâlinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu hâlde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." kuralına yer verilmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Anayasa'nın 125. maddesinde idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralına yer verilmiş olup, hukuka aykırılığı yargı mercilerince saptanan işlemler nedeniyle ilgililerin uğradığı zararların tazmini gerekmektedir.<br>İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle illiyet (nedensellik) bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br>Bu bağlamda, hukuka aykırılığı yargı kararıyla tespit edilerek iptal edilen bir idari işlem nedeniyle ilgililerin uğradığı zararların tazmin edilmesi gerekmekle birlikte, tazmin borcunun doğduğunun kabul edilebilmesi için, yargı yerince verilen kararın gerekçesinin ve hukuki etkilerinin değerlendirilmesi, oluşan zarar ile işlem arasındaki illiyet bağının kurulabilmesi gerekmektedir. <br>Bu kapsamda, zarara yol açtığı iddia edilen davacının kamu görevinden çıkarılması işlemi ile bu işlem nedeniyle yoksun kalındığı ileri sürülen parasal haklar arasında nedensellik bağının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekmektedir.<br> Dosyanın incelenmesinden, davacının 24/12/2017 tarihinde 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle de kamu görevinden çıkarılması üzerine 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesi uyarınca ... tarih ve E... sayılı dava konusu işlem ile görevine son verildiği, 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleme karşı OHAL İnceleme Komisyonuna başvuruda bulunulduğu, anılan Komisyonun 12/09/2019 tarihli kararı ile görevine iade edilen davacının 15/10/2019 tarihinde görevine başlatıldığı, 10/12/2019 tarihli ödeme belgesi ile geçmişe dönük maaşları ödenen davacı tarafından eksik ödenen parasal haklarının ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddi üzerine ödenen maaşlarının yasal faizinin, yoksun kaldığı ek ders ücretinin, resmi tatillerde ödenen fazla çalışma ücretinin, banka promosyonunun, maaş zammının, enflasyon farkının ve yaz Kuran kursu ücretlerinin hak ediş tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... sayılı esasına kayden istinaf incelemesinin devam ettiği görülmüştür. <br>Olayda, dava konusu işlem öncesi 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının OHAL Komisyon kararı ile göreve iadesi üzerine bir kısım parasal haklarının ödendiği, ödenmeyen parasal hakları yönünden başka bir dava açıldığı hususu da dikkate alındığında, davacının kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarına ilişkin olarak zararı doğuran olayın Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlem olduğu, uyuşmazlıkta ise ... tarih ve E... sayılı dava konusu işlem ile zarar arasında illiyet bağının bulunmadığı, bu kapsamda dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalındığı ileri sürülen parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin kabulüne,<br> 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,<br> 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 18/02/2025 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

disiplin