<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/2981 E. , 2025/463 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/2981<br>Karar No : 2025/463 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin<br> ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Malatya ili, ... Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapan davacının, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, ... Asliye Hukuk Mahkemesine ait E:... (bozma öncesi E:...) sayılı dava dosyasındaki gider avansından, davacılar veya vekilinin talebi ya da Mahkemece bu hususa ilişkin verilmiş bir karar olmaksızın kendisi tarafından hesaplaması yapılan ve Yazı İşleri Müdürü tarafından düzenlenen reddiyat makbuzlarını söz konusu reddiyatı teslim alacak kişiler adına ve onların yerine gerçeğe aykırı şekilde imzaladığı ve bu reddiyat makbuzlarında belirtilen 993,60-TL ve 967,00-TL'yi uhdesine almak suretiyle menfaat temin ettiği, davacının bu eylemlerinin memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici nitelikte olduğu anlaşılmakla, anılan eylemleri nedeniyle davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan; hukuka uygun olan işlem nedeniyle oluşan bir zarardan bahsedilemeyeceğinden yoksun kalındığı iddia edilen parasal hakların ödenmesine hükmedilmesine de olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yüksek Disiplin Kuruluna Bakan Yardımcısı veya onun vekili katılmaksızın hakkında tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, ayrıca ceza yargılaması sonucu beklenilmeksizin karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğu, hakkındaki suçlamaların asılsız olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, <br>temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Yüksek Disiplin Kurulunun, başkan veya başkan vekilinin<br>katılımı olmaksızın toplanarak karar alındığı göz önüne alındığında, dava konusu işlemde yetki ve şekil unsurları yönünden hukuka uygunluk görülmediğinden, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY : <br> Malatya ili, ... Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapan davacının, ... Asliye Hukuk Mahkemesince tutulan 26/03/2018 tarih ve tutanağa istinaden başlatılan soruşturma neticesinde hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunda; ... Asliye Hukuk Mahkemesince tutulan 26/03/2018 tarihli tutanak ile tespiti yapılan 07/03/2017 tarihli harç masraf reddiyatı için gerekli hesaplama işleminin davacı tarafından yapıldığı, hesaplama sonrası reddiyat makbuzuna ilişkin işlemin 08/03/2017 tarihinde Yazı İşleri Müdürü ... tarafından yapıldığı, 03/04/2017 tarihli harç masraf tahsilatı için gerekli hesaplama işleminin ve aynı tarihli harç masraf tahsilatı işlemlerinin davacı tarafından yapıldığı, 07/05/2017 tarihli harç masraf reddiyatı için gerekli hesaplama işleminin davacı tarafından yapıldığı, hesaplama sonrası reddiyat makbuzuna ilişkin işlemin 18/05/2017 tarihinde Yazı İşleri Müdürü ... tarafından yapıldığı, gider avanslarının iadesine ilişkin davacılar veya vekilinin herhangi bir taleplerinin olmadığı, yine avansların iadesi hususunda Mahkemece verilmiş herhangi bir kesinleşmiş bir karar veya ara kararın bulunmadığı, gider avanslarının hak sahiplerine iade edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin dosyada mevcut olmadığı, beyanlarına başvurulan mağdur (tanık) ... ve davacılar vekili tanık Av. ...'nin gider avanslarının kendilerine ödenmediği hususundaki beyanları, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve ... soruşturma sayılı yazıları ile şüpheliler ... ve davacı hakkında zimmet suçundan dolayı başlatılan soruşturma raporunda; bu olaylara ilişkin fiil ve hallerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde belirtilen "Memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" şeklindeki maddesine karşılık bulduğu değerlendirmesi yapılarak Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilmiştir.<br> ... Adli Yargı İlk Derece Mahkeme Adalet Komisyonu Başkanlığının (Disiplin Amirliği) ... tarih ve ... sayılı kararı ile getirilen teklif doğrultusunda davacının bu eylemlerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde belirtilen "Memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" şeklinde değerlendirilerek Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine, bu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalacağı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinde; "Devlet memurluğundan çıkarma" bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmak olarak tanımlanmış ve maddenin (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" bu cezayı gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.<br> Anılan Kanun'un 126. maddesi ikinci fıkrasında da; Devlet memurluğundan çıkarma cezasının amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verileceği kurala bağlanmıştır.<br> Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 24/10/1982 tarih ve 17848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik'in 1. maddesinde; Disiplin ve Yüksek Disiplin Kurullarının kuruluş, üyelerinin görev süresi, görüşme ve karar usulü ile hangi memurlar hakkında karar verebileceklerini ve disiplin amirlerinin tayin ve tespitinde uygulanacak esasları, bunların yetki ve sorumluluklarını düzenlemek amacıyla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun değişik 134. maddesine dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde ise; Yönetmeliğin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun değişik 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar hakkında uygulanacağı, Adalet Bakanlığında görevli memurların disiplin işleriyle ilgili olarak bu Yönetmeliğin öngördüğü bütün düzenlemeleri yapma yetkisinin Adalet Bakanına ait olduğu kurala bağlanmıştır. <br> Yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik dayanak alınarak 05/04/2017 tarih ve 30029 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Adalet Bakanlığı Disiplin Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; disiplin âmirlerinin tâyin ve tespiti, disiplin kurullarının kuruluş, işleyiş ve çalışmaları ile disiplin soruşturmalarına ilişkin usûl ve esasları belirlemek amacıyla hazırlandığı; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; adlî ve idarî yargı hâkim ve savcıları dışında kalan Adalet Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtlarında görevli memurlar ile sözleşmeli personel hakkında bu Yönetmeliğin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.<br> Bu Yönetmeliğin "Yüksek disiplin kurulu" başlıklı 13. maddesinde; "Yüksek Disiplin Kurulu, Bakan tarafından görevlendirilen Bakan Yardımcısının başkanlığında, Teftiş Kurulu Başkanı, Ceza İşleri Genel Müdürü, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü, Personel Genel Müdürü ile varsa Devlet memurunun üyesi olduğu sendikanın temsilcisinden oluşur." kuralına; "Kurulların çalışma usûl ve esasları" başlıklı 15. maddesinde ise; "(1) Kurullarda toplantı gündeminin düzenlenip ilgililere dağıtılması, toplantının belirli gün, saat ve yerde yapılması, kurul çalışmalarının gereği gibi yürütülüp sonuçlandırılması, Başkan tarafından sağlanır.<br> (2) Raportörlük görevi, komisyon disiplin kurullarında komisyon yazı işleri müdürü veya gerektiğinde başkan tarafından görevlendirilecek bir yazı işleri müdürü, Bakanlık Disiplin Kurulu ve Yüksek Disiplin Kurulunda ise görevlendirilecek tetkik hâkimleri tarafından yürütülür.<br> (3) Bakanlık Disiplin Kurulu ile Yüksek Disiplin Kurulu, salt çoğunlukla; komisyon disiplin kurulları ise üye tam sayısı ile toplanır. Raportörün açıklamaları dinlendikten sonra işin görüşülmesine geçilir. Konunun aydınlanması ve görüşmelerin yeterli görülmesi hâlinde açık oylamaya geçilir ve oy çokluğu ile karar alınır. Oylamada çekimser kalınamaz. Başkan oyunu en son kullanır. Oyların eşitliği hâlinde başkanın bulunduğu tarafın oyu üstün sayılır. Karar Başkan tarafından açıklanır.<br> (4) Karar özeti, üyeler tarafından imzalanan bir tutanakla tespit edilir.<br> (5) Kurulların başkan ve üyeleri ile raportörlerin, görev başında bulunmamaları veya 14'üncü maddedeki sebeplerle katılamamaları hâllerinde, kurullara bunların vekil veya yedekleri katılır.<br>" kurallarına yer verilmiştir.<br> Adalet Bakanlığı Disiplin Yönetmeliği'nin 13. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, Yüksek Disiplin Kurulunun, Bakan tarafından görevlendirilen Bakan Yardımcısının başkanlığında toplanacağına ilişkin değişiklik, 15/05/2019 tarih ve 30775 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Adalet Bakanlığı Disiplin Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 4. maddesiyle yürürlüğe konulmuş olup, bakan yardımcıları bu tarihten itibaren Yüksek Disiplin Kurullarına başkanlık yapmaya başlamışlardır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Belirli bir idarî işlemin, bu işlemi yapabilmeye ehliyetli makam tarafından tesis edilmemesi o işlemin yetki unsuru bakımından; işlemde yer alması gereken irade açıklamasını gösteren imzanın eksikliği ise şekil unsuru bakımından hukuka aykırılığı sonucunu doğururlar. Öte yandan, dava konusu Kurul Kararı gibi "kolektif işlemlerde" kararın oyçokluğuyla alınması mümkün olmakla beraber mevzuatta yer alan özel katılım ve toplantı şartlarına da uyulmuş olması işlemin hukukî geçerliği için şarttır.<br> Bakılan uyuşmazlık bu kapsamda incelendiğinde; dava konusu işlemde uygulanacak mevzuat, 657 sayılı Kanun, Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik ile Adalet Bakanlığı Disiplin Yönetmeliği olup, yukarıda yer verilen kurallar uyarınca Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun bir başkan ve beş üye olmak üzere altı kişiden oluşacağı, salt çoğunlukla toplanacağı, başkanın görev başında bulunmaması durumunda kurula vekil veya yedeğinin katılması gerektiği düzenlenmiştir.<br> Uyuşmazlık konusu olayda; davacının, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı incelendiğinde; Yüksek Disiplin Kurulunun başkan veya başkan vekili sıfatını haiz kimsenin katılmadan teşekkül ettiği ve karar aldığı, bu şekilde yukarıda yer verilen Yönetmelik düzenlemelerine aykırı davranıldığı; bir başka ifadeyle, Yüksek Disiplin Kurulunun başkan veya başkan vekili olmadan karar alması mümkün olmadığı halde başkan veya başkan vekili bulunmadan tesis edilen dava konusu işlemin yetki ve şekil unsurları yönünden sakat olduğu sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir. <br>Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br> <br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 03/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
disiplin