<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/7146 E. , 2025/503 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/7146<br>Karar No : 2025/503<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Dava; davacı tarafından, Emniyet Genel Müdürlüğü ... Dairesi Başkanlığında Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde "Yetkisini veya nüfuzunun kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/7. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ve maaş ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; ... Daire Başkanlığın'ca 03/06/2011 tarihinde bir değerlendirme raporu hazırlanarak, 06/06/2011 tarihli üst yazı ekinde ve dijital formda İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne gönderildiği, raporun 33. sayfasında Cumhurbaşkanı'nın eşi ve kızının 22/10/2010 ile 26/10/2010 tarihlerinde İstanbul Atatürk Havalimanın'dan yurda girişlerine dair bilgilere raporda hedef kişi olan ... isimli şahsın 27/06/2010 ile 26/11/2010 tarihleri arasında yurda giriş bilgileri değerlendirilirken yer verildiği, değerlendirme raporunda yurt dışına para transferinde kurye oldukları belirlenen şüpheli şahısların birlikte hareketlerinin belirlenmesi amacıyla yapılan yolcu giriş çıkış kaydı sorgulamasında, şüpheli şahsılar ile hiçbir somut bağlantısı olmayan, şüpheli, mağdur, tanık gibi hiçbir sıfatı bulunmayan şahısların kişisel veri niteliğindeki yolcu giriş çıkış kayıt bilgilerinin Değerlendirme Raporuna konu edildiği, bu hususun Emniyet Genel Müdürlüğü Genelgesine uygun olmadığı, raporun rutin bir uygulama olmadığı, raporda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile irtibata geçilerek yurt dışına nakit olarak çıkarılan paraların kaynağının tespitine yönelik çalışmaların başlatılması ile ilgili izin alınması yönünde talimat verildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na 13/09/2012 tarihinde yaklaşık olarak 15 ay kadar süre geçtikten sonra bilgi verildiği, bu sürenin ortalama sürelerin çok üstünde bir süre olduğu, raporun konusu başlıklı bölümünde, raporun hazırlanma amacına ilişkin değerlendirme ve tespitlerin daha önce hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen eylemler çerçevesinde hazırlandığı, raporda isimlerine yer verilenlerden şüpheli şahıslardan olan ... isimli şahsın yurda giriş çıkış bilgilerinin analiz edildiği 33. sayfadaki tabloda Cumhurbaşkanı'nın eşi ve kızının isimlerinin adı geçen şahsın birlikte hareket ettiği şüpheli şahıslarla ilişkisi olan isimlerin listesinde yer verildiği, özellikle 22/10/2010 tarihinde sanki yurda aynı tarih ve saatlerde giriş yapanlar arasında bir ilişki analizinin yapılmış olduğuna dair izlenim yaratıldığı, 22/10/2010 ve 26/10/2010 tarihlerinde yolculuk yapan raporda isimleri geçen şüpheli şahıslarla, Cumhurbaşkanı'nın eşi ve kızının aynı uçakta yolculuk yapıp yapmadığı incelendiğinde, aynı uçakta yolculuk yapmadıklarının teyit edildiği, KOM Daire Başkanlığınca yazılarak İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne dijital formda gönderilen ve daha sonra ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma dosyasında yer alan raporların birebir aynı olduğu, ... soruşturma dosyasına bu raporun esasa alındığı, davacının savunmalarında rapor içinde geçen isimlerin varlığını hatırlamadığı, 33. sayfada geçen isimlerin yer aldığı sayfanın kendinin parafından sonra değiştirilmiş olabileceği, raporun paraftan sonra ... Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne gönderilen ve Başbakanlık dijital ve fiziki arşivlerinde bulunan nüshaları ile aynı olması halinde, değiştirme işleminin bu birimlerdeki görevlilerce yapılmış olabileceği hususunun davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından idarenin ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı, yazılı ve sözlü olarak yaptığı savunmalar değerlendirilmeden ceza verildiği, tarafına isnat edilen suçu işlediğini gösteren hiçbir delilin bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, davacının duruşma istemi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yerinde görülmeyerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>MADDİ OLAY : <br>Davacı tarafından, Emniyet Genel Müdürlüğü ... Dairesi Başkanlığında Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde hazırlanan değerlendirme raporunda isimlerine yer verilen şüpheli şahıslardan olan ... isimli şahsın yurda giriş çıkış bilgilerinin analiz edildiği 33. sayfadaki tabloda, Cumhurbaşkanı'nın eşi ve kızının isimlerinin adı geçen şahsın birlikte hareket ettiği şüpheli şahıslarla ilişkisi olan isimlerin listesinde yer verilerek "Yetkisini veya nüfuzunun kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/7. maddesi gereğince İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... günlü ... sayılı kararı ile meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesinde; "Yetkisini veya nüfuzunun kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.<br>08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/6-ç maddesinde de; "Yetkisini veya nüfuzunun kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmü yer almaktadır. <br> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde; "Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;<br>a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,<br>b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.<br>Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." kuralına yer verilmiştir.<br>Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un "Zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinin 2. fıkrasında da "Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü yer almaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından, kamu görevlilerinin, mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.<br>Bu bakımdan, disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.<br> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun yukarıda aktarılan hükmünde, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ceza verilmediği takdirde, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı açık bir şekilde düzenlenmiştir.<br> Uyuşmazlık konusu olayda, davacının sorumluluğunun, değerlendirme raporunun gönderildiği üst yazıyı Şube Müdür Yardımcısı olarak parafe ettiği 06/06/2011 tarihinde başladığı ve disiplin soruşturması ile ceza tayini için bu tarihin esas alınması gerektiği açıktır.<br> Bu durumda, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesi uyarınca, suç sayılan eylemin oluştuğu tarihten itibaren en geç 2 yıl içerisinde, 06/06/2013 tarihine kadar disiplin cezası verilmesi gerekirken, ceza verme zamanaşımı süresi geçirildikten sonra, 14/12/2015 tarihinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık ve davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine yönelik temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
disiplin