<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/7111 E.  ,  2025/225 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/7111<br>Karar No : 2025/225<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E: ..., K: ... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Dava; Edirne ili Süloğlu İlçe Emniyet Amiri olarak görev yapan davacının Emniyet Genel Müdürlüğü ... Dairesi'nde görev yaptığı dönemde bir sosyal paylaşım sitesinde yaptığı yorumlar ile "Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak veya basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon kurumlarına bilgi, yazı, demeç vermek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/35. maddesine göre meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... günlü, ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E: ..., K: ...sayılı kararıyla; bir sosyal paylaşım sitesindeki hesabında yaptığı yorumlar ile mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak veya basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon kurumlarına bilgi, yazı, demeç vermek fiilini işlediği, usulüne uygun olarak yürütülen disiplin soruşturması neticesinde sabit olan davacının, işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/35. maddesine istinaden meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine hükmedilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, paylaşımların kendisi tarafından yapıldığına dair kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı, masumiyet karinesine aykırı olarak ceza verildiği, verilen cezanın orantısız olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümleré kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>MADDİ OLAY : <br>Davacının bir sosyal paylaşım sitesindeki hesabında "Hala şu kelepçe rezaletini görüp te ama, fakat, da, de ile kelam etmeye çalışanlar umuda, istikbale, kardeşliğe kurşun sıkıyorlar. ... Hiçbir mağduriyet başkasının mağduriyetine zafer naraları atarak giderilemez. ... Hadi gelin en baştan birbirimize ne günah işlediysek tövbesini yapalım, sağlamasına çalışalım. Çok ütopik kaçtığımın farkındayım. Ama bu kin devam ederse korkarım kan konuşuyor olacağız. Kurşunlar uçuşursa isimler, sıfatlar, rütbeler, adresler sadece önemsiz bir teferruat kalır. İntikam ile insan olunmaz. Allah muhafaza. D. Ç." ve "Ben hırsıza biat etmem. D. Ç." şeklinde yorumları ile "Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak veya basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon kurumlarına bilgi, yazı, demeç vermek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/35. maddesine istinaden meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>İşlem tarihinde yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/35. maddesinde, "Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak veya basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon kurumlarına bilgi, yazı, demeç vermek," meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.<br>Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. <br>08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8-6/ü maddesinde de, "Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak ya da basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı ve demeç vermek" fiilinin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği hüküm altına alınmıştır. <br>Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmüne yer verilmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br> Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.<br>Dava dosyasının incelenmesinden; "Facebook" adlı sosyal paylaşım sitesinde yer alan ve davacı tarafından kullanıldığı ileri sürülen sosyal paylaşım hesabından yapılan, "Hala şu kelepçe rezaletini görüp te ama, fakat, da, de ile kelam etmeye çalışanlar umuda, istikbale, kardeşliğe kurşun sıkıyorlar. ...Hiçbir mağduriyet başkasının mağduriyetine zafer naraları atarak giderilemez. ...Hadi gelin en baştan birbirimize ne günah işlediysek tövbesini yapalım, sağlamasına çalışalım. Çok ütopik kaçtığımın farkındayım. Ama bu kin devam ederse korkarım kan konuşuyor olacağız. Kurşunlar uçuşursa isimler, sıfatlar, rütbeler, adresler sadece önemsiz bir teferruat kalır. İntikam ile insan olunmaz. Allah muhafaza. D.Ç." ve "Ben hırsıza biat etmem. D.Ç." şeklindeki yorumun, suç unsuru teşkil edebileceğinin değerlendirilmesi üzerine yürütülen disiplin soruşturması neticesinde; davacının "mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak veya basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon kurumlarına bilgi, yazı, demeç vermek" fiilini işlediği ve disiplin yönünden kusurlu olduğundan bahisle dava konusu disiplin cezasının tesis edildiği görülmektedir.<br>Yukarıda da açıklandığı üzere, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin veya fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.<br>Davacı, gerek disiplin soruşturması kapsamında verdiği ifadelerde gerekse yargılama aşamasında sunduğu dilekçelerde; "disiplin cezasına konu yorumun yapıldığı Facebook hesabının ve bu hesaptan yapılan yorumun kendisine ait olmadığını" beyan etmesine karşın; davalı idarece, söz konusu Facebook hesabının dolayısı ile bu hesaptan yapılan yorumun davacıya ait olduğu hususunun somut delillerle ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.<br>Bu itibarla, davacının üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine yönelik her türlü şüpheden uzak somut bir tespit bulunmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararınına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda ise hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E: ..., K: ... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15/01/2025 tarihinde gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY :<br><br> Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlarla; mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak ya da basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları na bilgi, yazı ve demeç vermek; fiilinin işlenildiğinden bahisle, meslekten çıkarma cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen kararın, temyiz yolu ile incelenilmesi istenmektedir.<br> İsnat edilen fiilin oluşmasında kullanılacak araçların madde metninde sayma yoluyla bellirlendiği, sosyal medya hesabı aracılığı ile söz konusu fiilin işlenilmesinin mümkün olmadığı, bu mutlak elverişsizlik nedeniyle, dava konusu disiplin cezası işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı açıktır.<br> Hukuksal olarak, sosyal medya hesabı üzerinden bu fiil işlenemeyeceğine göre, bu tür davalarda, sosyal medya hesabın/ hesaplarının davacıya ait olup olmadığı veya diğer maddi vaka incelemelerinin yapılmaması gereklidir.<br> Aksi hal, isnat edilen fiilin sosyal medya hesabı üzerinden de yapılabileceğinin kabul edildiği ve kullanılan sosyal medya hesabının davacıya ait olmaması halinde, eylemin sübut bulmadığı gerekçesi ile; kullanılan sosyal medya hesabının davacıya ait olması halinde verilecek kararın gerekçesi arasında, çelişki oluşacağı gibi; fiilin sübutuna ilişkin yargı kararının, davacı veya davalı yönünden, uyuşmazlığın çerçevesini aşan sonuçlar doğurabileceği görülmektedir.<br> Açıklanan nedenler ile temyize konu davanın reddine ilişkin kararın, bu gerekçeyle bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.<br> <br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>

disiplin