<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/11748 E.  ,  2025/1932 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/11748<br>Karar No : 2025/1932 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Gemisi Donatanı Adına Gemi Kaptanı ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... adlı geminin Kocaeli İli, Körfez İlçesi, ... Limanı'nda bulunduğu sırada kirli balast suyu deşarj etmek suretiyle deniz kirliliğine sebebiyet verdiğinden bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinin 3 nolu alt bendi ile (her ne kadar işlemde (bb) bendi uyarıca tesis edildiği belirtilmiş ise de, para cezasının hesaplanmasına ilişkin işleme göre) 2. fıkrası uyarınca gemi donatanına 1.173,206,00-TL para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi idari yaptırım kararının iptali ile indirimli olarak ödenen 879.904,50 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir. <br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, Çevre ve Orman Bakanlığı'nın 2011/9 sayılı Genelgesi ile 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümlerine uyulup uyulmadığının denetlenmesi ve aynı Kanunun 24. maddesi hükmüne göre idari yaptırım uygulanması konusunda Büyükşehir Belediye Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlıklarına yetki devri yapıldığı, bu yetki devrine istinaden de yapılan denetimlerde 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca işlem yapıldığı açık olup, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, anılan Kanun uyarınca yapılacak denetim yetkisinin belediye başkanlıklarına devri mümkünse de, 2872 sayılı Kanun'un 25. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırım uygulanmazdan evvel yapılacak denetim sonucu düzenlenecek tutanağın denetleme elemanlarının bağlı bulunduğu ve idarî yaptırım kararını vermeye yetkili mercie intikali gerektiği açıktır.<br> Bu durumda; görevli memurlarca yapılan denetimden sonra, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 34/e maddesi uyarınca Kanunlarda belirtilen cezaları vermekle yetkili karar organı olan Belediye Encümenine sevk edilerek işlem tesis edilmesi gerekirken, doğrudan belediyenin karar organı olmayan, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı imzasıyla tesis edilen işlemde "yetki" yönünden hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; 2872 sayılı Çevre Kanunu'nda idari yaptırım kararı vermeye yetkili olarak belediye tüzel kişiliği içinde idari kurul, makam veya kamu görevlilerinin açıkça belirlenmemesi nedeniyle gerek anılan Kanunda gerekse bu Kanuna dayalı olarak yetki devrine ilişkin Genelgede yer alan "büyükşehir belediye başkanlıkları" ibaresi ile büyükşehir belediye başkanlığı tüzel kişiliğinin ifade edildiği sonucuna varıldığından, anılan Kanun'un 25. maddesi uyarınca denetim sonucu düzenlenecek tutanağın denetleme elemanlarının bağlı bulunduğu ve idarî yaptırım kararını vermeye yetkili merci olarak belediyeye intikal ettirildikten sonra belediye başkanının bu tüzel kişiliğin en üst amiri olarak, çevre para cezası vereceğinin kabulü gerektiğinden dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.<br>Uyuşmazlık konusu olayda; davacı tarafından dava dilekçesinde, her ne kadar denize akan suyun balast suyu olmadığı, balast suyu olduğuna dair kalıntı bulunmadığı ve numune alınmadığı ileri sürülmüş ise de, dosyada mevcut denetim tutanağından ve davalı idarece alınan görüntü kayıtlarından davacının donatanı olduğu gemiden denize kirli balast deşarjı yapıldığı sabit görüldüğünden, 1.173,206,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu idari yaptırım kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Dava konusu idari para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığından davacının 3/4 indirimli şekilde ödediği 879.904,50 TL'nin yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi talebinin de reddi gerekmektedir.<br>Belirtilen gerekçelerle, davalı idarenin istinaf talebinin kabulü ile ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılması suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin belediye encümeni tarafından tesis edilmediğinden yetki yönünden hukuka aykırılık bulunduğu, davalı idare tarafından hem istinaf kanun yoluna başvurularak dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunun ortaya konulmaya çalışılması ama diğer taraftan aynı fiil için ikinci bir işlem tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu, gemiden akan suyun balast suyu olmadığı, kaldı ki balast suyu olarak kabul edilse dahi, Türkiye karasularından alınan deniz suyunun, yine Türkiye karasularının bir başka noktasına deşarj edilmesinin deniz kirliliğine yol açmayacağı, fiilin varlığının ispatına yönelik numune alınmadığı, bu haliyle hem deniz kirliliğinin hem de varsa bu kirliliğin davacıdan kaynaklı olduğunun ispatlanamadığı, yalnızca fotoğraf esas alınmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, davanın reddi yolundaki İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ihbar üzerine olay yerine gidildiği, ancak bu sırada deşarjın sonlandırıldığı ve denize akan kirliliğin yayılarak kaybolduğu, bu nedenle numune almak bakımından fiili imkansızlığın söz konusu olduğu, dolayısıyla olay anına ilişkin fotoğraflardan balast suyundaki renk değişiminin net bir şekilde görülebildiği, belli şartlarda balast suyunun deşarj edilmesi mevzuata aykırı olmamakla birlikte, tanka alınan deniz suyunun, tanktaki kirlilikten veya başka bir sebepten kirlenmesi nedeniyle bu suyun kirli balast olarak deşarj edilmesinin mevzuata uygun olmadığı, bu nedenle kirli balast suyunun deşarj edildiği sabit olduğundan, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

denetim