<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/1329 E. , 2025/1787 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2025/1329<br>Karar No : 2025/1787 <br><br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Destekleme Kurumu <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Mardin ili Ömerli ilçesi, ... Köyü sınırları içinde bulunan arazisinde süt üretim tesisi kuran davacı tarafından, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Mardin İl Koordinatörlüğünün ... tarih ve ... sayılı ödeme emri işleminin iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından; hibe sözleşmesine aykırılıkların ve eksikliklerin verilen süreye rağmen davacı şirket tarafından giderilmediğinin anlaşılması üzerine davalı idarenin tek taraflı fesih hakkını kullanılarak hibe olarak verilen tutarın ödenmesine ilişkin olarak şirkete tanınan 1 aylık sürede geri ödenme yapılmadığı ve anılan karara itiraz edilmediği veya dava açılmadığı da görüldüğünden kesinleşen hibe alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, arazisinde süt üretim tesisi kurduğunu 27/12/2016 tarihinde projenin fiziki kapanışı yapılarak kendisine ödemenin yapıldığını ve devamında beş yıllık izleme dönemine geçildiğini bu kapsamda tarımsal teşvik desteğinden faydalandığını, ancak kurum tarafından hibe sözleşmesinin feshedilerek kendisine geri alım amacıyle borç bildirim yazısının tebliğ edilerek akabinde dava konusu ödeme emrinin düzenlendiğini, oysa sıkı bir denetim altında olduğunu ve Avrupa Komisyonu ile devletimiz tarafından finanse edilen IPARD programı kapsamında aktedilen sözleşmeye herhangi bir aykırılığının bulunmadığını belirterek temyiz konusu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Temyiz isteminin reddine,<br>2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br>(X) KARŞI OY : <br> 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesinde, amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği, hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği, ''Ödeme emri'' başlıklı 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı hüküm altına alınmış olup, ''Ödeme emrine itiraz'' başlıklı 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla dava açabileceği hükmüne yer verilmiştir.<br>6183 sayılı Kanun'un anılan hükümleri uyarınca, kamu alacağının cebren tahsili yoluna gidilebilmesi için alacağın usulüne uygun olarak tarh, tebliğ, tahakkuk aşamalarından geçmesi, borcu vadesinde ödemeyen borçluya borcu ödemesi lüzumunun bir ödeme emri ile usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerekmektedir.<br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, amme alacağının 6183 sayılı Kanun uyarınca ödeme emri düzenlenmek suretiyle tahsili yoluna gidilebilmesinin ön koşulunun, ortada kesinleşmiş, tahsil aşamasına gelmiş bir kamu alacağının bulunması gerekmekte olup bunun için de, vadesinin geçmiş olmasına karşın ödenmemiş olması, ayrıca ödeme emrinin konusunu oluşturan amme alacağına karşı dava açılmayarak veya açılan davanın olumsuz sonuçlanması suretiyle kesinleşerek cebren tahsili aşamasına gelmiş olması gerekmektedir. Bir başka ifade ile, ödeme emrinin dayanağı işlemlere karşı açılan davanın "ret" ile sonuçlanmasından ve bu konuda verilen kararın kesinleşmesinden sonra borç bildirim yazısı düzenlenerek anılan borcun bir aylık süresi içerisinde ödenmemesi sonrasında ödeme emri tanzim edilebilecektir.<br>Bu durumda; anılan mevzuat hükümleri uyarınca, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle dayanak işlemlere karşı açılan dava sonuçlanıp kamu alacağı tahsil edilebilir hale gelmeden ödeme emri düzenlenemeyeceğinden, dava konusu ödeme emirlerine dayanak alınan hibe sözleşmesinin feshi işlemine karşı yapılan itirazın reddine dair ... tarih ve ... sayılı işleme karşı açılan davayı reddeden ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla (kesin olmak üzere) reddi kararının temyizi üzerine Danıştay Dördüncü Dairesinin 21/11/2024 tarih ve E:2023/13290, K:2024/6603 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği dolayısıyla gerek ödeme emrinin düzenlendiği tarih itibariyle gerekse bu aşamadan önce borç bildirim yazısının düzenlendiği tarihte dayanak alınan hibe sözleşmesinin feshi işleminine karşı açılan davanın sonuçlanmadığı dolayısıyla henüz kesinleşmiş bir alacağın bulunmadığı ve dava konusu ödeme emrinin tesis edildiği tarihteki hukuki duruma göre henüz ortada kesinleşmiş bir kamu alacağından sözedilemeyeceğin'den söz konusu kamu alacağının kesinleştiğinden bahisle tahsili amacıyla 19/11/2020 tarihinde düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyiz konusu Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşü ile Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.<br> <br> <br><br></font></p></body></html>
denetim