<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/412 E.  ,  2025/1774 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2025/412<br>Karar No : 2025/1774 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Burdur ili, Gölhisar ilçesi, Yamadı Çayır mevkisinde yapılan toplulaştırma işleminin ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; mevzuat hükümleri, açıklamalar, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu üç parselin toplulaştırmanın amacı ve malikler tarafından imzalanmış çiftçi tercih formları gözetilerek arazinin yoğun olduğu ... ada ... parselin etrafında tek bir parsel halinde planlanabilecekken yine üç ayrı parsel şeklinde tahsis yapıldığı, ayrıca toplulaştırma işlemiyle tarımsal işletmeye elverişli daha rasyonel geometrik biçimli dikdörtgen şeklinde parsellerin elde edilmesinin amaçlandığı dava konusu işlem neticesinde tahsis edilen ... ada ... parselin ise L şeklinde olduğu, dolayısıyla tarımsal işletme elverişliliğinin ortaya konulamadığı, tüm bu hususların arazi toplulaştırmanın amacına uygun olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde toplulaştırma ilke ve esasları yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; 31/01/2022 tarihinde sunulan ek raporda, "... nolu parselin 33.098,98m2 olarak toplulaştırmaya girdiği, davalı idarenin iddia ettiği gibi bu parselde 65 kişinin hak edişinin bulunduğu, ... nolu parselin 140.325,48m2 olarak toplulaştırmaya girdiği, davalı idarenin iddia ettiği gibi bu parselde 66 kişinin hak edişinin bulunduğu, ... nolu parselin 9.342,81m2 olarak toplulaştırmaya girdiği, davalı idarenin iddia ettiği gibi bu parselde 64 kişinin hak edişinin bulunduğu, hisse sahibi olan kişilerin çoğunluğu miras yoluyla hak ediş sahibi olduğu, her 3 parselde de esas malik sayısının 20 kişi ve çoğunun aynı kişiler olduğunun tespit edildiği, uygulamada her ... parselde de bütün kişiler hisse sahibi edilerek toplulaştırma yapıldığı, davacı mülakat formunda tek tapu talebinde bulunduğu, davacının her ... parselde toplam hisse miktarı 33.811,94m2 olduğu, Kanun ve yönetmelik kapsamında davacıya müstakil parsel verilmesinde hiçbir engel bulunmadığı, 3083 Sayılı Arazi Toplulaştırma Kanuna göre hazırlanan, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, Kamulaştırma Toplulaştırma ve Dağıtım Dairesi Başkanlığı, Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatının 19. maddesi ile yeni parsel planlarının hazırlanması esaslarının belirlendiği, buna göre; davacının yoğun olduğu parseli ... nolu parsel olduğundan, bu parsel etrafında toplanması gereken diğer parçalar, aynı yerlerinde bırakılarak maddenin (b) bendine aykırı işlem yapıldığı, yine, aynı maddede maliklerin istekleri dikkate alınır denilmesine rağmen, davacı parsellerinin “Tek tapu olarak mevkiinde planlanması” talep edildiği halde, bu talep dikkate alınmayarak davacının 3 parça olan parselinin yine 3 parça olarak planlandığı, dolayısıyla yapılan uygulamanın (b) bendine aykırı olduğu, aynı zamanda toplulaştırma öncesi ... parselde fiili kullanıma haiz iken, toplulaştırma sonrası 3 ayrı parselde hissedar olduğu, bu durumun malikin fiili kullanım alanını artırdığı, davacının ... ve ... nolu parselleri bu madde kapsamında dikdörtgen şekilde planlanmış ise de ... nolu parselinin “L” şeklinde planlandığı, ayrıca komşu parsellerinde de üçgen parseller oluşturulduğundan dava konusu işlemin Maddenin (e) bendine aykırı olduğu, (k) bendinde, “…malik ve hisse oranları aynı olanlar bir arada toplulaştırılabilir.” denilmesine rağmen davacı parsellerinin aynı hisselerle tahsis edildiği, dolayısıyla, yapılan işlemin bu maddeye de aykırı olduğu, dava konusu parsellerde hak ediş sahibi olan malikler incelendiğinde, davacı gibi en fazla hak edişe sahip ... kişi bulunduğu, çözüm olarak da; davacıya ... nolu eski parsel yerinde oluşturulan ... ada... nolu parsel müstakil olarak verilebileceği, bu durumda hiçbir parselde kayma olmayacağı, sadece ... parselde hak ediş sahibi olan hissedarların eski ... yeni ... ada ... parselde biraz daha fazla hak sahibi olacağı, yine ... nolu eski parsel yerinde oluşturulan ... ada ... nolu parsel müstakil olarak verilebileceği, bu durumda da hiçbir parselde kayma olmayacağı, sadece ... parselde hak ediş sahibi olan hissedarların eski ... yeni ... ada ...parseldeki payının artmış olacağı, yine ... nolu eski parsel yerinde oluşturulan ... ada ... nolu parselin kuzey veya güney tarafında davacıya müstakil bir parsel ayrılarak verilebileceği, bu durumda da hiçbir parselde kayma olmayacağı, sadece ... parselde hak ediş sahibi olan hissedar sayısının azalmış olacağı, uygulamanın yapıldığı gibi kalması halinde yeni parsellerin kullanım bakımından hisse sayısı dikkate alındığında fiili kullanımın mümkün olmayacağı, bazı hak edişlerin yeri bile belli olmayacağı için hiç kullanamayacağı arazileri olacağı" tespit ve değerlendirmelerine yer verildiğinin görüldüğü, bu durumda, hükme esas alınabilecek nitelikte bulunan bilirkişi raporu ve ek raporundaki tespit ve değerlendirmeler incelendiğinde, davacının dava konusu parsellerden toplulaştırma işlemi ile kesilecek kamu ortalık payı sonrasında kalan hak edişlerinin oluşturulan parsellerin birinden tahsis edilmesinin teknik olarak mümkün olduğu anlaşıldığından, davalı idarenin söz konusu iddiaları istinaf başvurusuna konu kararın kaldırılmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun yukarıda yer verilen açıklamanın ilavesi suretiyle reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak, usule ve hukuka aykırı şekilde düzenlendiği, hak sahiplerinden bazılarının 25/11/2018 tarihli dilekçeleri ile arazilerin eş değer olmadığı, mevcut kullandıkları şekliyle kalmak istediklerini talep ettikleri, bu dilekçelere istinaden maliklerin istekleri de dikkate alınarak toplulaştırma işlemi tesis edildiği, bilirkişilerin toplulaştırma işleminin uygun olmadığı hususuna dayanak olarak gösterdiği maliklerin isteklerinin dikkate alınmasının tam olarak gerçekleştirildiği, dosya üzerinde yapılan eksik inceleme, bilimsellikten uzak, gerekçesiz tespitler ile toplulaştırma işlemlerinin yürütülmesinin imkansız hale getirildiği, idari yargının idareyi bu seçeneklerden birisini tercihe zorlayacak ya da belli bir yönde işlem ve eylem tesisine zorunlu kılacak biçimde yargı kararı vermeleri halinde, hukuka uygunluk denetimi aşılarak yerindelik denetimi yapılmış olacağı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br> <br> <br>(X) KARŞI OY : <br> 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Burdur ili, Gölhisar ilçesi, ... mevkisinde yapılan toplulaştırma işleminin ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada verilen iptal kararı davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.<br>Dosyanın incelenmesinden; dava konusu edilen ... nolu parselin bölgede DSİ tarafından yapılan dere ıslah çalışmaları sonucu ..., ... ve ... no'lu parseller olarak, araları drenaj kanalı ve servis yolu ile ayrılıp 3 parça halinde kamulaştırma işlemi yapıldığı, kamulaştırma sonucu oluşan parsellerin de "Burdur ili, Gölhisar ilçesi Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi" kapsamında kaldığı, yapılan toplulaştırma işlemi sonucu oluşan ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parseller yönüyle toplulaştırma işlemine karşı iptal davasının açıldığı, davacının eski parseli ile dağıtım sonucu verilen yeni parselleri karşılaştırıldığında; parsellerin aynı yer olduğu, toprak verimliliği, tekstürü, strüktürü, toprağın fiziksel yapısı, toprak horizon katmanları yönünden farklılığın olmadığı, verimlilik ve konum açısından aynı özelliklerde olduğu, yani toplulaştırma işlemi sonucunda verilen taşınmazlar ile önceki taşınmazların, bulunduğu konum ve verimlilik esaslarına göre eşdeğer olduğu, davacıya tahsis edilen parsellerin ve tahsis öncesi sahip olduğu ..., ... ve ... nolu parsellerin aynı yer olduğu düşünüldüğünde, her iki durumda da tarım alanı olarak kullanımlar açısından uygun konumda olduğu, davacıya ait ... nolu parsel ile tahsis edilen ... ada... nolu parselin ilişkisi gözetilerek hukuka ve fiili duruma uygun olduğu, davacının hisse sahibi olduğu toplulaştırmaya giren ..., ... ve ... nolu ... parseli olduğu, davacıya ait parsellerin içerisinde sabit tesis olmadığı ve parsellerin asfalta cephesi bulunmadığı dava konusu toplulaştırma işleminde yol, kanal, tahliye kanalı gibi proje gereği ihtiyaç duyulan ve kamunun ortak kullanacağı yerler için proje kapsamında 0,040261 oranında kesinti yapıldığı ve bu kesintinin projeye dahil edilen tüm taşınmaz maliklerinden eşit olarak alındığı, bu oranın da Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatının "Kamu Hizmetlerine Katılma" başlıklı 17. maddesinde belrtilen %10 sınırı içinde olduğu, bu hususta toplulaştırma mevzuatına herhangi bir aykırılık bulunmadığı, eski parseller ile dağıtım sonucu verilen yeni parseller arasında eğim farkı bulunmadığı, eğim oranlarının aynı olduğu, davacının eski parsellerinin ve yeni parsellerinin aynı yer olması nedeniyle, her üç parselin de yalnızca tarımsal faaliyetler için kullanılacağı, yeni parsellerden...nolu ve ... nolu parsellerin kullanım bakımından eski parsellere göre daha uygun olduğu, çünkü ... nolu eski parsel üçgen iken toplulaştırma işlemi sonucu verilen...parselin dikdörtgen olduğu, yine ... parselin düzgün olmayan kenarları toplulaştırma işlemi sonucunda verilen ... nolu parselle daha düzgün ve dikdörtgen haline getirildiği, ... nolu eski parselin üçgen biçimli iken toplulaştırma sonucunda tahsis edilen ... ada ... parselin daha düzgün bir geometriye sahip olduğu, toplulaştırma sonucu oluşan üç parselin de eski parsellere göre kullanım bakımından olumsuz yanının bulunmadığı" görülmektedir.<br>Dosya kapsamında Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi tarafından, davacının toplulaştırmaya giren dava konusu taşınmazlardan hak edişlerinin yoğun olduğu ve en büyük parselin bulunduğu yerde oluşturulan ... ada ... parselden verilmesinin teknik olarak mümkün olup, olmadığı, diğer parsellerde meydana gelecek olan kaymaların ne şekilde çözümleneceği hususuna ilişkin bilirkişilerden ek rapor düzenlenmesinin istenilmesi üzerine düzenlenen raporda çözüm olarak, davacıya ... nolu eski parsel yerinde oluşturulan ... ada ... parselin müstakil olarak verilebileceği, bu durumda hiçbir parselde kaymanın olmayacağı, sadece ... parselde hak ediş sahibi olan hissedarların eski ... yeni ... ada ... parselde biraz daha fazla hak sahibi olacağı, yine ... nolu eski parsel yerinde oluşturulan ... ada nolu parselin müstakil olarak verilebileceği, bu durumda hiçbir parselde kayma olmayacağı, sadece ... parselde hak ediş sahibi olan hissedarların eski ... yeni ... ada ... parseldeki payının artmış olacağı, ya da yine ... nolu eski parsel yerinde oluşturulan ... ada ... parselin kuzey veya güney tarafından davacıya müstakil bir parselin verilebileceği, bu durumda hiçbir parselde kaymanın olmayacağı, sadece ... parselde hak ediş sahibi olan hissedar sayısının azalmış olacağı değerlendirmesinde bulunulmuştur.<br>İdari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu açık olup, İdare Mahkemelerince bakılan iptal davalarında, ancak kanunda belirtilen sebeplerle hukuka aykırılık bulunduğunun tespiti halinde iptal hükmü kurulabileceği; başka bir ifadeyle, yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarından herhangi birinde hukuka aykırılık bulunmayan bir idari işlemin İdare Mahkemesince iptal edilmesine hukuki olanak bulunmadığı, aksi yönde yorumun yargı yetkisinin sınırının aşılması anlamına geleceği gibi yerindelik denetimi ile idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilmesi sonucunu da doğurabileceği, oysa kanun koyucunun bu konuda açıkça yasaklama getirdiği açıktır.<br>Bilirkişi ek raporunda yapılan değerlendirmenin idarenin takdir hakkını kısıtlayacak nitelikte olduğu, hukuki denetimin aşılarak yerindelik denetimine yol açtığı değerlendirildiğinden, hukuka aykırı olan kararın bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz onama kararına katılmıyorum.<br><br><br><br></font></p></body></html>

denetim