<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1742 E. , 2025/155 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/1742<br>Karar No : 2025/155 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ...<br>VEKİLİ: Hukuk Müşaviri...<br><br>2- ... Bakanlığı<br>VEKİLİ: Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onuncu Dairesinin 18/10/2022 tarih ve E:2019/10558, K:2022/4543 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 11/11/2016 tarih ve 29885 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin "Hastalıklar Listesi" başlıklı Ek-C kısmındaki 47. maddesi ile davacının askerlik işlemleri yönünden sakıncası olmadığı yolunda Aydın Efeler Askerlik Şubesi Başkanlığınca tesis edilen ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 18/10/2022 tarih ve E:2019/10558, K:2022/4543 sayılı kararıyla; Dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan, 7179 sayılı Askeralma Kanunu ile mülga 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun 14. maddesinde; 08/10/1986 tarih ve 86/11092 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen ve 24/11/1986 tarih ve 19291 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin eki "Hastalık ve Arızalar Listesi"nin, 07/01/2002 tarih ve 2002/3627 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 47. maddesinin (A) diliminin (1) numaralı fıkrası; (B) diliminin (2) numaralı fıkrası ve (D) diliminin (2) numaralı fıkrasının, 23/12/2004 tarih ve 25679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik ile değişik halinde; aynı Yönetmeliğin, 16/06/2008 tarih ve 2008/13831 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen ve 16/07/2008 tarih ve 26938 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3. maddesi ile değişik "Gruplandırma" başlıklı 6. maddesinde; 12/10/2015 tarih ve 2015/8136 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen ve 12/11/2015 tarih ve 29530 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin "Gruplandırma" başlıklı 6. maddesinde; "Hastalık ve Arızalar Listesi ve Sınıflandırma Çizelgelerinin Kullanımına İlişkin Açıklamalar" başlıklı Ek-B kısmının "B. Yükümlüler, Yedek Subay Aday Adayları, Yedek Subay Adayları, Yedek Subaylar, Erbaş ve Erler Hakkında Hastalık ve Arızalar Listesinin Uygulanması" başlıklı kısmında yer alan kurallar aktarılarak ve bahsi geçen Yönetmeliği yürürlükten kaldıran, 31/10/2016 tarih ve 2016/9431 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen ve 11/11/2016 tarih ve 29885 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan dava konusu Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nde alıntılanan düzenlemelerin içerik itibarıyla korunduğu belirtilerek ve dava konusu Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin "Hastalıklar Listesi" başlıklı Ek-C kısmındaki 47. maddesinde yer alan kurallar aktarılarak;<br>Davaya konu Yönetmeliğin "Hastalıklar Listesi" başlıklı Ek-C kısmındaki 47. maddesinin, "A, B ve D bentlerinde yer alan uyku apne hastalarından pozitif hava yolu basıncı (PAP) titrasyonu sonrası apne-hipopne indeksi değerlerine" ilişkin hükümleri ile sınırlı olarak incelendiği belirtilmiş;<br>Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğunun belirtildiği; Anayasa Mahkemesi kararlarında hukuk devletinin, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini gerçekleştiren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet olarak tanımlandığı,<br>Hukuk devletinde, idareye tanınan düzenleme yapma yetkisinin, mutlak ve sınırsız olmayıp, düzenlemelerin üst hukuk normlarına, kamu yararına ve hukuken geçerli sebeplere dayanması gerektiği,<br>İdare hukukuna göre, idarelerin, bir idari işlemi tesis edebilmesi için hukuken korunabilir ve hukuka uygun bir nedeni olması gerektiği; bu nedenin, idari işlemlerin sebep unsurunu oluşturduğu; gerek yargısal kararlarda, gerekse doktrinde sebep unsurunun, idari işlemin dışında, idari işlemin yapılmasını gerektiren hukuki işlem veya olay olarak tanımlandığı; sebebin, idareyi işlem yapmaya yönelten tüm etkenler, işlemin bir tür gerekçesi olduğu; idarenin, tesis ettiği işlemi, "gerçek ve hukuka uygun" sebeplere dayandırmak zorunda bulunduğu; sebebin "gerçek" olmasının, varlığının usulüne uygun olarak yapılan tespitlerle ortaya konulmuş olması; "hukuka uygun" olmasının ise, idarenin işlemi dayandırdığı sebebin, kanunda tesisi için dayanabileceği öngörülen sebeplerden olması anlamına geldiği,<br>Bu bağlamda, idari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması, hukukun genel ilkelerinden olduğundan, bu ilkenin genel anlamda düzenleyici veya bireysel işlemi yapan idareyi, uyguladığı ve düzenleme yaptığı alanda, doğru ve anlamlı olgular ortaya koymaya ve denetim yapmaya zorladığı; işlemlerde gösterilen sebep ve gerekçenin, işlemin yasaya uygunluğunu ve dayanağını değerlendirme, itiraz edip etmeme konularında ilgililere yardımcı olmakla birlikte, idarenin saydamlığı, savunma hakları, idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktalarında da büyük öneme sahip olduğu,<br>Ayrıca, idarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları; ancak, bu takdir hakkının, serbestçe kullanılabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmesi gerektiği; idarenin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılması ve yeni düzenleme yapılan alanda, bu duruma temel olan, bir başka ifadeyle kamu yararını gerçekleştirecek bu düzenlemeyi gerektiren olguların somut olarak ortaya konulmasının şart olduğu,<br>Dosyanın incelenmesinden, Aydın Devlet Hastanesinin 09/12/2017 tarihli polisomnografi raporu sonucu apne-hipopne indeksinin 77,9 olması sebebiyle davacının ağır uyku apnesi hastası olduğu ve hastalığın tedavisi için uyurken solunuma yardımcı olan CPAP adlı cihazı sürekli kullanması gerektiğinin raporlandığı, askerliğe elverişliliğin denetlenmesi için Aydın Devlet Hastanesine sevk edilmesi üzerine ise ilk olarak 24/01/2018 tarihinde polisomnografi testi sonucu askerliğe elverişli olmadığı yönünde rapor verildiği, 01/02/2018 tarihinde düzenlenen ikinci raporda ise, 29/01/2018 tarihinde yapılan PAP titrasyonu (cpap cihazı ile titrasyon) sonrasında apne-hipopne indeksinin 2,7'ye düşmesi sebebiyle Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin "Hastalıklar Listesi" başlıklı Ek-C kısmındaki 47. maddesinin (A) bendi gereğince "askerliğe elverişlidir" kanaatinin bildirildiğinin anlaşıldığı,<br>Mevzuatın incelenmesinden, 08/10/1986 tarih ve 86/11092 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen ve 24/11/1986 tarih ve 19291 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin, 23/12/2004 tarih ve 25679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişik haliyle eki "Hastalık ve Arızalar Listesi"nin 47. maddesinde, askerliğe elverişlilik açısından uyku apnesi değerlerinin, apne-hipopne indeksi 5-19 arasında olanlar "askerliğe elverişli", apne-hipopne indeksi 20-59 arasında olanlar "barışta askerliğe elverişli olmayıp savaşta askerliğe elverişli" ve apne-hipopne indeksi 60 ve üzeri olanlar "barışta ve savaşta sürekli olarak askerliğe elverişli olmayanlar" şeklinde düzenlendiği ve uyku apnesinin değer kıstası olarak "polisomnografi testi sonucu çıkan apne hipopne indeksi" esas alınmış iken; anılan Yönetmeliği yürürlükten kaldıran 12/11/2015 tarih ve 29530 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile bu Yönetmeliği yürürlükten kaldıran 11/11/2016 tarih ve 29885 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'te 47. maddenin yeniden düzenlendiği ve uyku apne hastalarının askerliğe elverişlilik açısından değerlendirilmesinde, "pozitif hava yolu basıncı (PAP) titrasyon sonrası apne-hipopne indeksi" ölçütü esas alınarak; pozitif hava yolu basıncı (PAP) titrasyonu sonrası apne-hipopne indeksi 15 (15 hariç)’ten düşük olanlar "askerliğe elverişli", pozitif hava yolu basıncı (PAP) titrasyonu sonrası apne-hipopne indeksi 15 ila 30 (30 hariç) olanlar "barışta askerliğe elverişli olmayıp savaşta askerliğe elverişli" ve pozitif hava yolu basıncı (PAP) titrasyonu sonrası apne-hipopne indeksi 30 ve yukarısında olanlar "barışta ve savaşta sürekli olarak askerliğe elverişli olmayanlar" şeklinde belirlendiği,<br> Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 12/09/2018 tarih ve E:2018/1691 sayılı ara kararıyla, 08/10/1986 tarih ve 86/11092 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin, 23/12/2004 tarih ve 25679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişik haliyle "Hastalık ve Arızalar Listesi"nin 47. maddesinde, uyku apne hastalarının askerliğe elverişlilik açısından değerlendirilmesinde esas alınan polisomnografi testi sonucu çıkan apne hipopne indeksi yerine ilk olarak 12/11/2015 tarih ve 29530 sayılı Resmî Gazete'de, sonrasında ise 11/11/2016 tarih ve 29885 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan yeni Yönetmeliklerle getirilen pap titrasyon sonrası apne-hipopne indeksi ölçütünün belirlenmesinin bilimsel gerekçelerinin ve varsa belirlenmesinde esas alınan tıbbi çalışmanın istenilmesine, askerlik hizmetinin yerine getirilmesi esnasında pap titrasyon cihazlarının asker kişilerin kullanabilmesi açısından imkan sağlanıp sağlanmadığının sorulmasına karar verildiği; Cumhurbaşkanlığınca verilen cevapta, konuya ilişkin olarak idarelerinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, söz konusu ara kararı gereğinin Milli Savunma Bakanlığınca yerine getirileceği belirtilerek ara kararında istenilen hususlara ilişkin bir açıklama getirilmediği; Milli Savunma Bakanlığınca verilen cevapta ise, Genelkurmay Başkanlığınca hazırlanan ve Milli Savunma Bakanlığı ile Başbakanlığa gönderilen 2015 Yönetmeliği'ne ait taslağın eski düzenleme ile aynı olduğu, "Hastalık ve Arızalar Listesi"nin 47. maddesinde yer alan apne-hipopne indeksi ölçütünde değişiklik öngörülmediği, ancak Başbakanlık ve Milli Savunma Bakanlığı temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda apne-hipopne indeksi ölçütlerinde değişikliğe gidildiği ve 12/11/2015 tarih ve 29530 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin "Hastalık ve Arızalar Listesi" başlıklı Ek-C kısmındaki 47. maddesinde yer alan A, B, ve D dilimindeki apne-hipopne indeksi ölçütlerinin anılan toplantıda kabul edilen haliyle yürürlüğe girdiği, bu nedenle gerekli bilgilerin Cumhurbaşkanlığından istenilmesi gerektiğinin ifade edildiği,<br>Bu durumda, uyku apnesi hastalarının askerliğe elverişliliği açısından pap titrasyon sonrası apne-hipopne indeksi ölçütünün belirlenmesinin kamu yararına ve hukuken geçerli sebeplere dayandığını gösteren gerekçeler davalı idarelerce ortaya konulamadığından, söz konusu düzenlemede ve bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle iptal kararı verilmiştir.<br> <br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı tarafından, Yönetmeliğin, ilgili kurumların görüşü alınarak ve dayanak kanuni mevzuatı çerçevesinde yürürlüğe konulduğu; davacının askerliğe ilişkin tüm işlemlerinin mevzuata uygun olarak yürütüldüğü; yükümlülere, askerliğe alınmadan önceki hemen her safhada hastalıklarını belirtme imkanı tanındığı; düzenlemede ve işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br>Davalı idarelerden Milli Savunma Bakanlığı tarafından ise, dava konusu düzenlemenin 2023 yılında yapılan değişiklik ile yeniden düzenlendiği; dolayısıyla davaya konu edilebilecek idari bir işlem bulunmadığı; ayrıca dava konusu işleme ilişkin olarak davacının da menfaatinin kalmadığı; işlemlerin esas yönünden hukuka uygun olduğu; davanın konusuz kaldığı belirtilerek, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>Üye...'ın, "dava dilekçesinde, dava konusu Yönetmeliğin "Hastalıklar Listesi" başlıklı Ek-C kısmındaki 47. maddesinin tamamının iptaline karar verilmesi istenilmesine rağmen, Daire tarafından, sözü edilen maddenin A, B ve D bentlerinde yer alan uyku apne hastalarından pozitif hava yolu basıncı (PAP) titrasyonu sonrası apne-hipopne indeksi değerlerine hasren inceleme yapılmasında hukuken isabet olmadığı ve eksik inceleme yapıldığı" yönündeki usule yönelik oyuna karşılık, dava dilekçesindeki davacı iddiaları dikkate alındığında, Dairece hasren inceleme yapılarak karar verilmesinde, yargılama usulüne bir aykırılık görülmeyerek, uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br>b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br>c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,<br>2. Dava konusu düzenleme ile bireysel işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 18/10/2022 tarih ve E:2019/10558, K:2022/4543 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. 30/01/2025 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
denetim