<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2770 E. , 2025/54 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/2770<br>Karar No : 2025/54 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): I) ... Partisi <br> II) ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 27/05/2024 tarih ve E:2024/3076, K:2024/2672 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 14/05/2024 tarih ve 32546 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle 03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin 12. maddesine eklenen "Sözlü sınav başarı puanı, KPSS puanının %50'si ile sözlü sınavdan alınan puanın %50'si alınarak belirlenir." yolundaki beşinci fıkra ile 2. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "sözlü sınav" ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen "başarı" ibaresinin iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 27/05/2024 tarih ve E:2024/3076, K:2024/2672 sayılı kararıyla;<br> İptal davalarının, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören kanun koyucunun, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak aradığı, <br>İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerektiği, <br>İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında; idari işlemlerin, ancak bu idari işlemle doğrudan meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceği,<br>Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisinin varlığının, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlendiği; davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi veya manevi bir ilişkisinin, hukuken korunması gereken bir menfaat bağının bulunmasının dava açma ehliyeti için gerekli sayıldığı,<br> Bu durumda; sözleşmeli öğretmen istihdamına ilişkin yeni düzenlemeler getiren dava konusu Yönetmelik hükümleri ile davacı siyasi parti ve milletvekili olan şahıs arasında güncel, kişisel ve meşru bir menfaat ilişkisi bulunmadığından, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Devlet memurluğuna atamalarda sözlü sınavın esas olması ve bu sınavların da hakkaniyete uygun yapılmadığı, hukuki belirlilik ilkesine aykırı uygulamalarla sürekli karşı karşıya kalındığı, keyfi ve nesnel olmayan puanlamalarla adayların haklarının ihlal edildiği olgusuna dair kamuoyunda oluşan hassasiyetin artık göz ardı edilemeyecek toplumsal bir vakıaya dönüşerek sosyolojik bir sorun halini aldığı; iptali istenen düzenlemeyle, Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğe eklemeler yapılarak yeni bir başarı puan türü getirilmiş olmakla sözleşmeli öğretmen adaylarının atanması usulü değiştirildiğinden sözleşmeli öğretmen adaylarının hak ve menfaatlerinin ihlal edildiği ve aleyhe düzenleme ile yurttaşların etkilendiği; Parti Tüzüğünde öngörülen "yurttaşların temel hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması, ayrımcılığa karşı mücadele edilmesi" amaçları doğrultusunda dava açma ehliyetlerinin bulunduğunun kabulü gerektiği; bununla birlikte, "... " olan diğer davacının da dava açmakta menfaatinin olduğu çünkü hem ... ve hem de aynı zamanda ...'nin ... olarak konuyu doğrudan inceleyen ve milli eğitim politikaları üzerine çalışmalar yürüten kişi olduğu; dolayısıyla, davayı açmakta hukuki yararının ve menfaatinin bulunduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Siyasi partilerin demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olarak nitelendirildiği Anayasa hükmü ile demokratik bir Devlet ve toplum düzeni içinde ülkenin çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması amacını güden ve ülke menfaatini gözeterek kamu yararı için ülke çapında faaliyet göstermek üzere teşkilatlanan tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar olduğu göz önüne alındığında, davacı siyasi partinin hem hukukun tesisi hem de kamu yararı için, uyuşmazlık konusu Yönetmelik değişikliğine karşı dava açma ehliyetinin olduğunun kabulü gerektiği; ayrıca, diğer davacının da, toplumun büyük bir kesimini etkileyen ve kamuoyunu yakından ilgilendiren bir konuda "milletvekili" sıfatıyla dava açabileceği düşüncesiyle davacıların temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacıların yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davacıların temyiz istemlerinin reddine,<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 27/05/2024 tarih ve E:2024/3076, K:2024/2672 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3.Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacılara iadesine,<br>4.Kesin olarak, 16/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
denetim