<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/245 E.  ,  2025/538 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/245<br>Karar No:2025/538<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Petrol A.Ş. <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının gerekçe yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirketin yeniden satış amaçlı akaryakıt sattığının tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca 125.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. <br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğünün davalı idareye gönderdiği rapor üzerine 22/10/2020 tarihinde davacı şirketin merkezinde denetim yapıldığı, davacı şirket tarafından, çeşitli firmalara dış satış olarak gönderilen akaryakıtın aslında, a) 03/08/2019, 20/09/2019, 11/11/2019 ve 13/11/2019 tarihlerinde ... Pazarlama Anonim Şirketi unvanlı dağıtıcı firmanın Kırıkkale'de faaliyet gösteren ... Turizm Nakliye Gıda Tarım Hayvancılık İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait bayisine gittiği, b) 25/10/2019, 01/11/2019, 06/11/2019, 30/11/2019 ve 26/12/2019 tarihlerinde ise ... Depolama Sanayi Ticaret Anonim Şirketi unvanlı dağıtıcı firmanın Kahramankazan ve Kastamonu'da faaliyet gösteren ... Anonim Şirketi'ne ait bayilerine gittiğinin tespit edildiği, konuya ilişkin olarak davacı şirketin dağıtıcısı olan ... Petrol Anonim Şirketi'nden ilgili belgeler istendiği ve 06/11/2019 tarihinde Elazığ iline 23.487 litre motorin dış satışını gösteren belgelere ulaşıldığı, söz konusu Gümrük Raporu'nda örnekleme yöntemle belirlenen ... tarihinde ... plakalı araca ait Plaka Tanıma Sistemi verileri eklendiği, aracın öğle saatlerinden akşam saatlerine kadar Ankara ilinde olduğu ve Kahramankazan ilçesinde bulunduğunun tespit edildiği, tüm bu hususlar değerlendirilerek davacı şirketin “yeniden satış amaçlı satış” fiilini işlediği gerekçesiyle soruşturma açılarak dava konusu işlemin tesis edildiği, uyuşmazlığa konu olayda, akaryakıt bayisi olan davacının mevzuat gereğince sadece kullanıcılara akaryakıt satışı yapılmasına izin verilmesine karşın, dağıtıcısından temin ettiği akaryakıtı bir başka akaryakıt bayisine sattığı, yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yapması fiilinin usulüne uygun olarak yapılan soruşturmayla ortaya konulduğu anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; bayilik lisansı ile faaliyet gösteren davacıya isnat edilen "lisans ile tanınan haklar dışında faaliyet göstererek yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı hareketine konu eylem gerçekleştirilmesi" fiilinin, 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının ihlali anlamına geleceğinin kabulü ve davacıya 5015 sayılı Kanun'un 4. madde hükümlerini ihlâl ettiğinden bahisle aynı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca ceza verilmesinin mümkün olmadığı, zira, anılan hükümlerin bu şekilde yorumlanmasının, ikincil düzenlemelerde yer alan herhangi bir yükümlülüğün ihlâli halinde, piyasada faaliyet gösteren lisans sahiplerinin 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlâl etmiş olacağı ve tümüne 19. maddenin birinci fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca ceza verilmesi gerekeceği anlamına geleceği, bu durumun 19. maddenin düzenlenme biçimi ve amacıyla çelişeceği gibi kanunilik ilkesine de aykırılık oluşturacağı, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca ceza tayinine gidilebilmesinin ancak 5015 sayılı Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uyulmaması şartına bağlı olduğu, davacı hakkında 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile 3. maddesinin dokuzuncu fıkrasına aykırı davranıldığından bahisle aynı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine göre idari para cezası tayin edildiği anlaşılmakta ise de, anılan Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasında lisansın sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi hakları verdiği, ikinci fıkrada, lisansla tanınan hakların kanun ve diğer mevzuatta yer alan hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılmasının öngörüldüğü, söz konusu düzenlemelerin yükümlülükten ziyade şarta bağlanmış bir hak niteliğinde olduğu, dava konusu işlemde idari para cezasının dayanağı olarak belirtilen Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendinde 4. maddenin birinci ve ikinci fıkrasının ihlalinin yer almadığı, başka bir anlatımla, Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında yer alan yükümlülüğün genel olduğu ve özel bir ihlale yer verilmediği anlaşılmakla, yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yapılması sebebiyle genel hüküm mahiyetindeki 4. maddenin birinci ve ikinci fıkralarına aykırı hareket edildiğinden bahisle 19. maddenin birinci fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca ceza tayininine gidilmeyeceği, kaldı ki bayilik lisansı sahiplerince lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi halinde uygulanacak idari para cezası 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (4) numaralı alt bendinde ayrıca düzenlendiği; bu itibarla, sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterdiğinden bahisle davacıya 19. maddenin birinci fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Öte yandan, davacı tarafından işlendiği sabit bulunan anılan fiiller nedeniyle yukarıda aktarılan açıklamalar da birlikte değerlendirilmek suretiyle alınarak davalı idarece yeni bir işlem tesis edebileceği belirtilmiştir.<br> Açıklanan nedenlerle davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ödenen idari para cezasının iadesi hususunda hüküm kurulmadığı, esas açısından isnat edilen fiile ilişkin somut bir delil bulunmadığı, dağıtıcı tarafından kendi adına kesilen faturalar karşılığında başka bayilere akaryakıt ikmali yapıldığı varsayımına dayanıldığı, şirketleri nezdinde mali kayıtların incelenmediği, şirket yetkilisi hakkında kavuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, soruşturma konusu satışın yıllık satışlarının onbinde beşine denk geldiğinden, bu yola tevessül edilmeyeceğinin açık olduğu, sevk güzergahının taşıyıcı firma tarafından belirlendiği, PST kayıtlarının yeterli bir delil teşkil etmeyeceği, eksik hüküm kurulmuş olması nedeniyle kararın gerekçe yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> <br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, <br> 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 03/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

denetim