<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/1096 E. , 2025/512 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2020/1096<br>Karar No:2025/512<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Petrol Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirketin, dava dışı bir şirkete ait kurulu tesiste lisanssız bayilik faaliyetinde bulunduğunun tespit olunduğundan bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (1) numaralı alt bendi ve aynı fıkranın (f) bendi uyarınca 80.106,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece davacıya ait akaryakıt istasyonunda 06/08/2015 tarihinde gerçekleştirilen denetim sırasında dava dışı ... isimli şirket yetkilisi tarafından akaryakıt ve otogaz alışı ile ilgili herhangi bir belgenin ve yetkililer tarafından istenilen Z raporlarının sunulamadıği, sözkonusu şirket yetkilisi tarafından tutanak imzalanmak suretiyle bu durumun kabul edildiği, davacı şirket veya dava dışı ... isimli şirket tarafından denetim tarihinden öncesine ait herhangi bir belge veya rapor sunulamaması ve işyerindeki kredili akaryakıt satışlarında davacıya ait pos cihazının kullanılması da dikkate alındığında lisansını 12/10/2015 tarihinde alan davacı şirketin önceki tarihli aykırı fiilinin sabit olduğu ve eylemine uyar şekilde 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19 maddesi uyarınca 80.106,00-TL idari para cezası ile cezalandırıldığı anlaşıldığından davaya konu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Diğer taraftan, hukukun genel bir ilkesi olan "lehe kanunun uygulanması" ilkesi açısından yapılan değerlendirmede ise, 7164 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerde davacının fiili için öngörülen cezalar yürürlükten kaldırılan hükümlere nazaran lehe bulunmadığı gibi Mahkemelerinin 08/03/2019 tarihli ara kararı ile dava konusu Kurul kararına esas oluşturan fiilin niteliği itibariyle düzeltme imkanı olan filler arasında yer alıp almadığı sorulmuş olup gelen cevabi yazıda, dava konusu Kurul kararına esas oluşturan fiilin Kurulun ... tarihli ve ... sayılı kararı ile belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller arasında yer almadığı görüldüğünden 7164 sayılı Kanunla getirilen düzenlemelerin olaya uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, denetim tarihinde herhangi bir akaryakıt satışının yapılmadığı, denetim tarihinde bayilik faaliyetinin dava dışı Özaydınlar isimli şirket tarafından yürütüldüğü, davacı şirketin o tarihlerde tesiste sadece market ve çay ocağı bölümlerini işlettiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, <br> 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 31/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
denetim