<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1905 E. , 2025/1031 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/1905<br>Karar No : 2025/1031 <br><br>TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ...<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ...<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacının ... tarih ve ... sayılı dilekçesindeki taleplerinin reddine yönelik Bodrum Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısında belirtilen “İçkili lokanta” faaliyet konulu işyerine ilişkin olarak düzenlenen ... tarih ve ... sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile söz konusu işleme dayanak Mülga Bitez Belediye Meclisinin ... tarih ve ... numaralı içkili yer tespitine ilişkin kararının işyerinin komşusu olan davacı tarafından iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu Bitez Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı içkili yer tespitine ilişkin kararı bakımından; 31/03/2014 tarihi itibariyle sınırları il mülki sınırları olmak üzere Muğla’da büyükşehir belediyesi kurulduğu, Bitez Belediyesi’nin de tüzel kişiliği sona ererek mahalle statüsünde Bodrum Belediyesine bağlandığı, devamında Bodrum Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile Bitez Mahallesinin de aralarında olduğu Bodrum ilçesi sınırları içerisinde kalan mahaller bakımından içkili yer bölgelerinin yeniden tespit edildiği ve daha önce ilgili belde belediye meclislerince alınan içkili yer bölgesi belirlenmesine dair kararların iptaline dair herhangi bir hüküm bulunmadığı, idari davaya konu edilebilir kesin ve yürütülmesi gerekli icrai bir işlem niteliği taşımadığı anlaşıldığından dava konusu işlemin esasının incelenmesine olanak bulunmadığı, ... tarih ve ... sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatı bakımından; işletmenin yer aldığı ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların imar planlarına esas tarımsal etüt raporu çerçevesinde “kuru narenciye dikili tarım arazisi” olarak belirlendiği, 5403 sayılı Yasa’nın yukarıda metnine yer verilen 13. maddesinde açık biçimde mutlak tarım arazilerinin, dikili tarım arazilerinin, özel ürün arazilerinin ve sulu tarım arazilerinin anılan maddede belirlenen sınırlı sayılı hallerde alternatif bulunmaması ve kurulun uygun görmesi şartıyla tarımsal üretim amacı dışında kullanılabileceği, tarımsal üretim amacı dışında kullanılmasına olanak bulunmadığı, işletmenin faaliyet alanı ile yürütülecek hizmetlerin söz konusu maddede belirtilen istinai haller arasında yer almadığı, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında taşınmazların tarım dışı amaçla kullanılmasının uygun görülmediğinin beyan edildiği, "kuru narenciye dikili tarım arazisi” vasfında olan ve tarım dışı amaçla kullanılmasına olanak bulunmayan taşınmazlarda içkili lokanta olarak faaliyette bulunulması hususunda düzenlenen dava konusu işyeri açma ve çalışma ruhsatında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu ... tarih ve ... sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline, Bitez Belediye Meclisi’nin ... tarih ve ... sayılı içkili yer tespitine ilişkin kararına yönelik olarak ise davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : İçkili yer tespitine ilişkin kararın esastan incelenmesi gerektiği, örtülü olarak işlemin kaldırıldığından hareketle incelenmeksizin ret kararı verilmemesi gerektiği, Bitez’in tamamına ilişkin içkili yer ruhsatı verilmemesi gerektiği, hakkında hukuka aykırı işlem tesis edildiğinden kararın aleyhe hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Mahkeme kararına gerekçe olan imar planı değişikliğinin henüz kesinleşmemiş olduğu, bu nedenle tarım görüşünün alınmasının gerekli olmadığı, dava konusu işletmeye ait yapı kayıt belgelerinin bulunduğu, yapı kayıt belgelerinin iptali söz konusu olmadığından işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının da iptal edilemeyeceği, dava konusu yerin 2015 tarihli ruhsatı bulunduğu, bu ruhsatın iptali için yaklaşık yedi yıl sonra dava açılamayacağı, süre aşımı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, usule uygun tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın aleyhe hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>MÜDAHİLİN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Başkan ... ile Üye ...'nin karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/02/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY :<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihlerde yürürlükte bulunan haliyle, "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinde; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu; bu sürelerin idari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı hükmüne, "Sürelerle İlgili Genel Esaslar" başlıklı 8. maddesinde; sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı hükmüne, "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde; ilgililerin, haklarında, idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabileceği ve 60 gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılarak, bu altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri, "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde; idari dava açmadan önce ilgililerin, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde isteyebileceği ve bu başvurunun, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durduracağı, 60 gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı ve isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde, dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı, 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde; dilekçelerin süre aşımı yönünden inceleneceği, aynı maddenin 6. fıkrasında; 3. fıkrada belirtilen hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı, 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise; davada, süre aşımı bulunması halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.<br>Yukarıda aktarılan hükümler uyarınca; idari davalarda dava açma süresinin başlangıç tarihi; idari işlemin tebliğ, yayın veya ilan tarihidir. Ancak Kanunda öngörülen bu durumların söz konusu olmadığı hallerde, ilgililerin dava konusu işlemi öğrenme tarihinin iyiniyet kuralları çerçevesinde, olayın özelliği ve niteliği gözönünde tutulmak suretiyle yargı organınca belirleneceği kuşkusuzdur. İdari işlemin usulüne uygun tebliği ve bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilmesi; ilgililerin dava açma haklarını kullanmalarını ve açılan davanın da gereği gibi yargı mercileri önüne getirilebilmesini doğrudan etkiler. Bu anlamda; bir idari işlemin iptali istemiyle açılan davada usul ve esas yönünden hukuki denetim yapılabilmesi; işlemin içeriğinin tebliğe veya duyuruya ilişkin olarak düzenlenen belgeden kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça anlaşılabilmesi halinde mümkündür.<br>Dosyasının incelenmesinden; dava konusu işyerinin bulunduğu binanın yan binasının sakini olan davacı tarafından, "içkili lokanta" faaliyet konulu işyerine ilişkin 08/11/2021 tarihinde müşterilerin taşkınlık yaparak eğlendiği, insanların rahatsız edildiği, buna ilişkin şikayet ve ihbarların incelenmediği hususlarına istinaden işletmeye ait tüm izinlerin iptali talep edilmiş, davacının en son 12/11/2021 tarihli ek dilekçe ile canlı müzik izin belgesi verilmesi, işyeri ruhsatı ve diğer tüm izinlerin iptali talep edilmiş, anılan dilekçelere cevaben 07/12/2021 tarihinde işyerinde gürültü olduğuna ilişkin gelen şikayetler üzerine çevresel gürültü ölçümü yapıldığı ve yönetmelikte belirtilen sınır değeri sağladığının tespit edildiği, işyerinin tapusunda narenciye bahçesi olarak işlendiği, narenciye dikili tarım arazisinde kaldığı ancak doğal sit alanı olarak belirlendiğine dair tespitin bulunmadığı, tarım arazilerinde ruhsatlandırma yapılamayacağına ilişkin İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte bir düzenleme bulunmadığı, davacının kendisinin dava konusu işlemden ayrı olarak içkili işletme açma talebinin de değerlendirileceği şeklinde görüş belirtildiği, cevap dilekçesinin 14/12/2021 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine 31/02/2022 tarihinde ... tarih ve ... sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Bitez Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı içkili yer tespitine ilişkin kararının iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br>Buna göre; uyuşmazlık konusu işyerinin, davacıya ait taşınmazın yan binasında olması, davacının aynı yerde ikamet ediyor olması, öte yandan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in 11. maddesi gereği işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının işyerinde herkesin görebileceği şekilde asılması zorunluluğu karşısında, hayatın olağan akışı gereği davaya konu işyeri açma ve çalışma ruhsatının verildiği tarih olan 07/07/2015 tarihinden itibaren 60 gün içerisinde ya doğrudan doğruya dava açılması veya aynı süre içerisinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca, ruhsatın iptali istemiyle davalı idareye başvurularak, talebin reddi üzerine de kalan süre içerisinde talebin reddi işlemine karşı dava açılması gerekirken, davacının ... tarih ve ... sayılı dilekçesine istinaden, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı davacının talebinin reddine ilişkin işleminin dava konusu edilmeyerek, 31/02/2022 tarihinde doğrudan işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile söz konusu işleme dayanak Mülga Bitez Belediye Meclisinin ... tarih ve ... numaralı içkili yer tespitine ilişkin kararının iptali istemiyle açılan iş bu davanın süresinde olmadığı, davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği sonucuna varıldığından, temyize konu İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.<br><br></font></p></body></html>
denetim