<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/200 E. , 2025/628 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2025/200<br>Karar No : 2025/628 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Çanakkale İli, Gökçeada İlçesi, ... Köyü, ... (... ada-... parsel) adresinde bulunan 8.653,38m² yüzölçümlü alanda davacı şirket tarafından 80 ton/gün zeytin işleme, 16 ton/gün zeytinyağı üretim kapasiteli, "Zeytinyağı Üretim Tesisi" kurulması amacıyla yapılan başvuru üzerine, Çanakkale Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından ÇED Yönetmeliği 17. maddesi gereğince ilgili kurumlardan gerekli görüşler alınarak yapılan değerlendirme sonucu Çanakkale Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünce tesis edilen ... tarih ve E-... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir" kararının iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; ''(...) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (...) 324. maddesinin birinci fıkrasında; taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olduğu, anılan maddenin ikinci fıkrasında; taraflardan biri avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer tarafın bu avansı yatırabileceği, aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağı düzenlemelerine yer verilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31.maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Resen yapılması gereken işlemlere ilişkin giderler" başlıklı 325. maddesinde: "(1) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir." düzenlemesine yer verilmiştir. (...) ''...Çanakkale İli, Gökçeada İlçesi, ... Köyü, ... (... ada-... parsel) adresinde bulunan 8.653,38 m² yüzölçümlü alanda davacı şirket tarafından 80 ton/gün zeytin işleme, 16 ton/gün zeytinyağı üretim kapasiteli, ''Zeytinyağı Üretim Tesisi" kurulması amacıyla yapılan başvuruya Çanakkale Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından ÇED Yönetmeliği 17. maddesi gereğince ilgili kurumlardan gerekli görüşler alınarak yapılan değerlendirme sonucu Çanakkale Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünce tesis edilen ... tarih ve E-...-...-... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir" kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, uyuşmazlığın keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan çözümüne imkan bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkememizin 04/10/2024 tarihli kararıyla, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesine karar verildiği, bu karar doğrultusunda, Mahkememizin 07/10/2024 tarihli yazısıyla, davacıdan bilirkişi ücreti ve keşif harcının yedi gün içerisinde yatırılmasının istenildiği, buna rağmen davacının bilirkişi ücreti ve keşif harcını yatırmadığı anlaşılmaktadır. <br>Bakılan davanın; davacının kuracağı tesise ilişkin olarak yaptığı başvuru sonucu davalı İdarece yapılan değerlendirme ile vermiş olduğu "ÇED Gereklidir" kararına dair Çanakkale Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünce tesis edilen... tarih ve E-...-...-... sayılı işlemin iptali istemiyle açıldığı, bu işlemin yalnızca davanın taraflarını ilgilendirdiği ve bu itibarla davanın, üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyecek nitelikte olmadığı (üzerinde serbestçe tasarruf edilebilecek nitelikte, sadece davacının şahsını ilgilendirdiği) anlaşılmıştır. Bu nedenle, bakılan davada davacıdan tahsil edilemeyen keşif harcı ile bilirkişi ücretinin Hazineden karşılanması cihetine gidilmemiştir. Olayda, yukarıda anılan 6100 sayılı Kanun hükmü uyarınca, davacının iddiasını ispatla mükellef olduğu, davacının dava dilekçesinde gösterdiği deliller arasında keşif ve bilirkişi incelemesinin bulunduğu, bu doğrultuda Mahkememizin verdiği 04/10/2024 tarihli kararıyla mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 07/10/2024 tarihli yazısıyla, davacıdan bilirkişi ücreti ve keşif harcının yedi gün içerisinde yatırılmasının istenildiği, bilirkişi ücretinin ve keşif harcının yatırılmadığı, bu nedenle davacının iddiasını ispatlamada, keşif ve bilirkişi delil ikamesinden vazgeçmiş sayıldığı görülmektedir. <br>Bu durumda, dava konusu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği, bu doğrultuda Mahkememizce mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesine karşın davacı tarafından bilirkişi ücreti ve keşif harcının yatırılmadığı, bu sebeple davacının bilirkişi incelemesi delili ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı ve iddiasını ispatlayamadığı hususları göz önüne alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.'' denilerek davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Resen araştırma ilkesinin idari yargının en temel ilkelerinden olduğu, bu ilkenin, idari yargı mercilerine uyuşmazlıkları çözmek için gerekli tüm inceleme ve araştırmaları, tarafların talepleriyle bağlı olmaksızın kendiliğinden yapma yükümlülüğü getirdiği, bu bağlamda, keşif ve bilirkişi incelemesi gerektiren uyuşmazlıklarda, davacı tarafından masrafların karşılanmaması halinde, 6100 sayılı Kanun'un 325. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin Hazine tarafından karşılanması, ardından haksız çıkan taraftan tahsil edilmesi sağlanarak nihai karar verileceği, keşif ve bilirkişi ücretinin Hazine bütçesinden karşılanarak davanın devamını talep ettikleri, keşif yapılmasından asla vazgeçmedikleri, gerekli görülmesi ve keşif ücretinin istenilmesi halinde ödeyecekleri belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Temyiz isteminin reddine,<br>2.Temyize konu... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br>3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 29/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br><br>(X) KARŞI OY : <br> Çanakkale İli, Gökçeada İlçesi, Dereköy Köyü, ... (... ada-... parsel) adresinde, "Zeytinyağı Üretim Tesisi" kurulması amacıyla yapılan başvuru üzerine, Çanakkale Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından ÇED Yönetmeliği 17. maddesi gereğince ilgili kurumlardan gerekli görüşler alınarak yapılan değerlendirme sonucu Çanakkale Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünce tesis edilen ... tarih ve E-... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir" kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 324. maddesinde; "Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır." hükmü, 325. maddesinde ise; "Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir." hükmüne yer verilmiştir. <br>Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Mahkeme kararında her ne kadar 6100 sayılı Kanunun 325. maddesine atıfla, davaya konu ÇED Gereklidir kararının yalnızca davanın taraflarını ilgilendirdiği, davanın, üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyecek nitelikte olmadığı, sadece davacının şahsını ilgilendirdiği, davacının keşif ve bilirkişi ücretini yatırmaması sebebiyle bilirkişi incelemesi delili ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı ve iddiasını ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bakılan davanın yalnızca davanın taraflarını ilgilendirmeyip, kamu yararı ile doğrudan ilgili olduğu, öte yandan, Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projeler hakkında verilen "ÇED Gereklidir" kararlarının iptali istemiyle açılacak davalarda, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının belirlenebilmesi için, anılan Yönetmeliğin EK-IV bölümündeki unsurlar yönünden irdeleme yapılmasını; bu hususların incelenip araştırılması suretiyle dava konusu işlemin hukuka uygunluğu yönünden yapılacak denetimlerin ise çoğu zaman teknik yönden yapılacak bir bilirkişi heyeti incelemesini gerektirmektedir.<br>Öte yandan; 492 sayılı Harçlar Kanununun 32. maddesinde, ilgilisi tarafından ödenmeyen harçların, karşı tarafça ödenmesi durumunda işlemlere devam edileceğinin düzenlendiği ve 2577 sayılı Kanunun yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde, yargı harçlarının da yargılama giderleri arasında sayıldığı, aynı Kanunun 325. maddesi uyarınca, başvurulan deliller için gereken giderlerin karşı taraftan da istenebileceğinin hükme bağlandığı hususları yanında, çevreyi ilgilendiren söz konusu uyuşmazlığın çözümünde, resen araştırma ilkesinin de göz önünde bulundurulması gerekliliği dikkate alındığında, davacı tarafından yatırılmayan keşif harcının davalı idareden istenebileceği, bu tutarın davada haksız çıkan tarafa yükleneceği sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Bu itibarla; uyuşmazlığın çözümü, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını zorunlu kıldığından, yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca keşif harcı ile keşif ve bilirkişi incelemesi için gereken diğer giderlerin yargılama sonucu haksız çıkan taraftan alınmak şartıyla, öncelikle davalı idareden, yatırılmaması halinde Hazineden istenerek mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerektiğinden, bu husus gözetilmeksizin aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından, temyize konu kararın onanması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
denetim