<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11675 E. , 2025/616 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/11675<br>Karar No : 2025/616 <br><br>TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- ... Vergi Dairesi Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- ... <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem : Davacı tarafından, ... Atık Yağ Geri Dön. Kim Pet. Ürün. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 1.366.725 TL tutarında, 9211, 9011 kodlarına ilişkin 18,19,26,27 numaralı satırlarının iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emri içeriğinin 30/03/2018 tarihinde yapılan denetim üzerine tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işleme ilişkin olarak 02/2018 dönemine ait 364.734,00-TL çevre idari para cezası ile 364.734,00-TL çevre idari para cezası dönüşüm gelirlerinden oluştuğu, şirket borçlarının ait olduğu söz konusu dönemde davacının kanuni temsilcilik sıfatının bulunmadığı anlaşıldığından, davacının anılan döneme ait şirket borçlarından sorumlu tutulmasına ilişkin yasal dayanağı bulunmayan dava konusu ödeme emrinin 9211 ve 9011 kodlarına sahip 26 ve 27 sıra numaralı satırlarına ilişkin kısmında hukuka uyarlık; dava konusu ödeme emrinin 18 ve 19 sıra numaralı satırlarında yer alan 9211 ve 9011 kodlu kısımları bakımından ise amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği dönemde, davacının şirketin kanuni temsilcisi olduğu, bu nedenle de söz konusu borçtan sorumlu olduğu, öte yandan asıl borçlu şirket hakkında ödeme emrinin tanzimi sonrasında usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, buna rağmen ödeme yapılmaması üzerine şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasında, şirketin malvarlığının bulunamadığı ve fiili haciz yapılamadığının tespit edildiği, bu itibarla amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin 26 ve 27 sıra numaralı satırlarına isabet eden kısmının iptaline, 18 ve 19 sıra numaralı satırlarına isabet eden kısmına ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği tarihte kanuni temsilci olmadığı, şirketin mal varlığının bulunduğu, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediği ileri sürülmektedir.<br><br>TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Ödeme emrinin iptal edilen kısmına ilişkin işlemin dayanağının davacının kanuni temsilci olduğu 24/01/2018 tarihli işlem olduğu, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edildiği ve hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.<br>DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. <br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,<br>2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br>4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 29/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
denetim