<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/2024 E.  ,  2025/197 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2023/2024<br>Karar No:2025/197<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu <br>VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...<br><br>MÜDAHİLLER<br>(DAVALI YANINDA) : 1- ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.<br>VEKİLLERİ : Av. ...<br> Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: ... Cumhuriyet Başsavcılığının yazısı üzerine C.İ. isimli davacı şirket çalışanınca usulsüz kredi çekilmesine yardım ettikleri yönünde isnat edilen fiilleri nedeniyle banka görevlileri hakkında 5411 sayılı Kanun'un 162. maddesi kapsamında bir işlem yapılmayacağına yönelik ... tarih ve ... sayılı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Hukuk İşleri Daire Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Dairemizin 08/06/2021 tarih ve E:2015/1647, K:2021/2102 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında alınan 28/02/2014 tarihli bilirkişi raporunda; "davacı şirket bünyesinde mali müşavir olarak çalışan C.İ. tarafından davacı şirket adına vekaleti olmayan dönemde 10/01/2011 tarihinden 15/03/2012 tarihine kadar 24 adette toplam 10.550.000,00-TL usulsüz ve davacı şirket ortaklarının bilgisi dışında kredi kullandığı, bu kredi kullanımları sırasında talimatlardaki imzaların kopyala yapıştır şeklinde olabileceği ve bankalara gönderilen talimat asıllarının bankada olmadığı, işlemlerin faks ile gerçekleştiği, bankaların talimat asıllarının talep etmediğinin belirtildiği" ifade edilerek şüpheli C.İ. tarafından kredi çekilen banka personelinin eylemlerinin suç teşkil edip etmediğinin takdirinin gerektiği hususu belirtilip, ilgili banka personeli hakkında 5411 sayılı Kanun'un 162. maddesi gereğince yazılı müracaatta bulunup bulunulmayacağının davalı idareden bildirilmesinin istenildiği, bunun üzerine davalı idarece "firma ortaklarının bilgisi ve inisiyatifi dışında şirket adına kredi kullandırıldığı" iddiaları yönünden ... T.A.Ş., ... A.Ş., T. ... Bankası A.Ş., ... Bank A.Ş., ... Bankası A.Ş.'nin Bankalar Yeminli Murakıpları tarafından incelendiği, 04/03/2014 tarihli inceleme raporunda konunun 5411 sayılı Kanunu'nun 160. maddesi kapsamında değerlendirilmesi sonucunda incelemeye konu olayda zimmet suçuna ilişkin maddi ve manevi unsurların gerçekleştiğine ilişkin bir kanaate varılamadığının belirtildiği, ancak aynı inceleme raporunda, "faks talimatlı işlemlere ilişkin olarak sadece ... ve ... A.Ş.'de süreçlerin yazılı hale getirildiği, bu yazılı dokümanlarda ise talimat asıllarının tamamlanması gerektiğinin belirtildiği, firmaya kullandırılan kredilerin bankaların şube kredi portföylerinde kayda değer bir büyüklüğe sahip olmasına rağmen kredilerde söz konusu süreçlerin işletilmediği, mezkur talimatların bankalara davacı şirket yetkililerince gönderilip gönderilmediğine dair kesin bir kanaate ulaşılamadığı, bu hususların adli merciler tarafından netleştirilebileceği, bankalardaki şube personelinin bir kısım ihmali davranışlarının bulunduğu" şeklinde bazı tespitlere yer verildiği, öte yandan, C.İ. hakkında, çeşitli bankalardan çok sayıda kredi çektiği, bilirkişi raporuna göre toplamda 6.000.000,00-TL parayı haksız olarak edinerek davacı şirketi zarara uğrattığı iddiaları yer verilerek ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ... tarih ve Esas No:... ve İddianame No: ... sayılı iddianamenin düzenlendiği ve hakkında açılan ceza davasının devam ettiği;<br>Bu durumda, müdahiller ve diğer ilgili banka çalışanları hakkında belirtilen iddiaların gerek ... Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma izni istenilmeden önce yapılan ön inceleme sırasında, gerekse davalı idarece yaptırılan inceleme neticesinde düzenlenen inceleme raporunda yapılan tespitlerin soruşturma yapılmasını gerektirir nitelik ve ağırlıkta olduğu ve soruşturma başlatılması için yeterli şüphenin oluştuğu kanaatine varıldığından, bu iddialar yönünden soruşturma izni verilmemesi nedeniyle adli soruşturma ve kovuşturma yapılamaması sonucunu doğuran dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Mahkemece yerindelik denetimi yapılarak karar verildiği, zimmet suçuna ilişkin maddi ve manevi unsurun gerçekleşmediği, dolayısıyla yazılı başvuruda bulunulmasına gerek olmadığı, banka personeli hakkında 5237 veya diğer kanunlarda suç olarak nitelendirilen fiiller nedeniyle soruşturma ve kovuşturma yapılabileceği, Kurumun yetkisinin bankacılık suçları ile sınırlı olduğu, nitekim suçun tespiti halinde kamu tüzel kişisi olarak suç duyurusunda bulunulmasının zorunlu olduğu, son derece teknik bir alan olan bankacılık işlemlerine ilişkin isnatlardan, savcılıklarca ve mahkemelerce soruşturulmayı veya kovuşturulmayı gerektirecek nitelikte ve ciddiyette olanların sektörün düzenleyicisi olan Kurum tarafından değerlendirilmesi gerektiğinin kanun koyucu tarafından da kabul edildiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br> Davalı idarece zimmet suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı iddia edilmiş ise de, şirket çalışanı C.İ. hakkında açılan ceza davasında ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan raporda özetle, "(...) ilgili bankalardan aldığı 12/03/2013 tarihli 'risk bakiyelerinin' sorulduğu yazıların sanığın yönlendirmesiyle gerçek durumu yansıtmayacak şekilde banka yetkilerince tanzim edilmesini sağladığının anlaşılması, banka yazılarının sanığın yönlendirmesiyle gerçek durumu uygun tanzim edilmediğinin ilgili banka yetkilerinin beyanlarıyla sabit olması (Örneğin Garanti, Akbank, TEB, Anadolu bankası yetkililerinin beyanları)" tespitine yer verildiği, yine davalı idarece hazırlanan ... tarih ve ... sayılı raporda, "... Bankası'nın kredi kulladırımlarının en yoğun olduğu ikinci banka olduğu, eski Şube Müdürü H.B.'nin şüpheli olduğu,(...) ayrıca 12/03/2013 tarihinde Firmanın Banka'da kredi borcu bulunmasına rağmen 'borcu yoktur' yazısını imzalayarak tek imza ile veren Ticari Portföy Yönetmeni B.B. adlı şahsın diğer şüpheli olduğu, ... A.Ş.'deki baş şüphelirin Firmanın müşteri temsilcisi N.B.B. olduğu, (...) ayrıca mezkur şahsın 12/03/2013 tarihinde Firmanın Banka'da kredi borcu bulunmasına rağmen 'borcu yoktur' yazısını imzalayarak tek imza ile verdiğini polisteki ifadesinde itiraf ettiği" ifadelerine yer verildiği anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, bilirkişi raporu ile birlikte idarece hazırlanan raporda tespit edilen hususlar bir arada değerledirildiğinde, ilgililer hakkında isnat edilen fiiller nedeniyle adli soruşturma başlatılabilmesi için yeterli şüphenin bulunduğu sonucuna varılmıştır. <br> Bu itibarla, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davalının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, <br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br> 5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 14/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi<br><br></font></p></body></html>

denetim